Tagged: Trans Kadınlar Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 20:54 on 28 October 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Demet Akalın, Fatih Ürek, Gökhan Çıra, Kerimcan Durmaz, Selin Ciğerci, , Trans Kadınlar,   

    Selin Ciğerci ile Gökhan Çıra evlendi! 

    Sosyal medya fenomeni Selin Ciğerci ile sevgilisi Gökhan Çıra, dünya evine girdi. İstanbul’da lüks bir otelde düzenlenen düğüne çok sayıda davetli katıldı.

    Selin Ciğerci ve Gökhan Çıra Swiss Bosphorus otelde dünyaevine girdi. Çiftin nikah şahitliğini Demet Akalın yaptı.

    Futbolcu sevgilisi Gökhan Çıra ile iki yıldır birlikte olan Selin Ciğerci, 28 Ekim Pazartesi akşamı gerçekleşen düğünle evlendi. Selin Ciğerci düğünden kareleri Instagram hesabından paylaştı.

    Ciğerci’nin nikah şahitliğini ise Demet Akalın yaptı. Selin Ciğerci görkemli gelinliğiyle de göz kamaştırdı. Davet öncesi basın mensuplarıyla konuşan ünlü fenomen, gelinliğinin ağırlığının 40 kilo olduğunu söyledi.

    Ciğerci düğün öncesinde arkadaşlarıyla gelin odasında da bir eğlence düzenledi. Selin Ciğerci o anları ‘Her şey rüya gibi’ notuyla paylaştı.

    Selin Ciğerci kimdir?

    Ameliyat olarak cinsiyet değiştiren Selin Ciğerci, sosyal medyada ‘Bebek Okan’ adıyla ünlenmişti. 3 yıl önce geçirdiği ameliyat ardından adını Selin Ciğerci olarak değiştirdi.

    Bir dönem Wipeout isimli programda da yarışan Selin Ciğerci, Demet Akalın ve Fatih Ürek’in de yakın arkadaşıdır.

    Zeytinburnu’da bir gecekonduda büyüdü ancak babasının işleri iyi gidince hayatı da değişti.

    Selin Ciğerci, bir dönem Asuman Krause tarafından sunulan yarışma programı Wipeout’a katıldı.

    Baba tarafı Konya, anne tarafı ise Kastamonulu olan Selin Ciğerci, 1984 yılın dünyaya geldi.  Selin Ciğerci 35 yaşındadır.

    Babası ünlü bir hazır giyim firmasının sahibi.

    Babanız yeni halinizi yadırgıyor mu? sorusuna Selin Ciğerci, şu şekilde yanıt vermişti…

    Babama göre dünyanın en güzel kadınıyım şu an! Babam, annem ve erkek kardeşimle aram inanılmaz iyi. Annem evlenmemi istiyor, babam ise hiç istemiyor. Biri beni üzer diye çok korkuyor. “Otur oturduğun yerde diyor. çok iyi bilinen bir mağaza zincirinin sahiplerinin çocuğusunuz… Evet ama kim olduklarını söylemek istemiyorum. çünkü babamın ortakları da var. Hepsi biliyorlar ama bunun yazılmasını istemezler. Babam çok mütevazı biridir…

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 18:48 on 25 September 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Trans Kadınlar   

    Tutuklu Trans Kadın Buse: Ameliyat olmak istiyorum 

    Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan trans tutuklu tüm başvurularına rağmen ameliyatının gerçekleşmediğini ve intihara yaklaştığını duyuran bir mektup kaleme aldı.

    Bianet’ten Evrim Kepenek’in haberine göre, trans mahpus Buse, trans geçiş ameliyatının kabul edilmesi için 2018’in Temmuz ayında 38 gün açlık grevi yaptı. Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ndeydi. Mahkeme, “Ameliyat olabilir” kararı üzerine ölüm orucuna ara verdi.

    Ancak ameliyatı gerçekleşmedi. Bunun üzerine Buse, 31 Ocak 2019’da yeniden ölüm orucuna başladı. Cezaevi idaresi ile konuşunca ölüm orucuna tekrar ara verdi.

    Bu sırada, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Buse’nin ölüm orucunun 20. gününde durumunu anlatan mektubu 20 Şubat 2019’da Birleşmiş Milletler’e iletti. Mektupta, Adalet Bakanlığı’nın ameliyatı engellemesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. ve 14. maddelerine aykırı olduğu belirtildi.

    Mahkeme vr hastanenin “Ameliyatı gerçekleşmesi gerekir” raporuna rağmen, cinsiyet geçiş ameliyatı gerçekleşmeyince Buse, Ağustos 2019’da cinsel organını kesti. Bunun üzerine rehabilite merkezinin olduğu Metris Cezaevi’ne getirildi.

    Buse’nin Metris Cezaevi’nden gönderdiği mektubu şöyle:

    “Samatya Hastanesi’ne gittim. Üroloji hiç ilgilenmedi. Doktor, “İlk defa transseksüel görüyorum” dedi. Hemen başından saldı. Plastik Cerrahi ilgilendi, muayene yaptı. Çapa’daki hastaneye sevk etti. Çapa’ya gittim. Üroloji ilgilenmedi. Androloji’ye sevk etti. Plastik Cerrahi de Üroloji’ye sevk etti. Androloji’ye sevk etti. Doktorlar benle konuşmadı. Sadece pencereden memurla konuşarak durumu anlamaya çalıştı. Onlar da Androloji’ye sevk etti. Androloji ilgilenip ilgilenmeyeceğini bilemiyorum, hiç umudum kalmadı. Kendimi çok ama çok kötü hissediyorum. Artık sabrım gücüm kalmadı. “Ameliyatım engellenirse yüzde yüz intihar edeceğim” demiştim. “Ameliyatımın gerçekleşme süreci uzatılırsa intihar etmeyeceğime dair garanti yok” demiştim. Beden sağlığım dolayısıyla da ruh sağlığım alarm vermek üzere. Eğer bir an önce ameliyatım gerçekleşme intihar edeceğim. Yaşamıma son vereceğim. Aslında intihardan söz etmek istemezdim. Ama “İlgililer böyle olacağını bilmiyorduk veya tahmin etmiyorduk” dememeleri için önceden söz etme gereği duydum.

    Artık dayanacak gücüm, sabrım, takatim kalmadığı gibi ruh beden sağlığım alarm veriyor. İdrarımı yaparken bile mağdur oluyorum. Bacaklarım ayaklarım elbiselerim ıslanıyor idrar bulaşıyor. Bazen yüzüme bile idrar geliyor. Ayrıca uykuda bedenim uyarılınca şiddetli ağrı hissediyorum. Ama bunları doktorlarla konuşamıyorum. Konuşturmuyorlar ki. Raporlara, tutanaklara bile doğru düzgün bakmadan hemen başlarından savıyorlar. Nefret ettiklerini tiksindiklerini her davranışlarından belli ediyorlar. İntiharımın yüzde yüz kaçınılmaz oldukları halde umurlarında değil. Moralmen bitmiş durumdayım. Umarım acilen bir şeyler yaparlar. Yoksa, ben kendim bir şeyler acilen yapmak mecburiyetindeyim. Yaşamımdan, hayatımdan bezdim kendinden utanır hale geldim. Sürekli mağduriyetimi dile getirmekten de utanır hale geldim. Not: Sadece tek kat elbisem kaldı, bana elbise ve etek gönderebilir misiniz? Tüm arkadaşlara selam ve sevgi sunuyorum.”

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 19:29 on 22 September 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , Trans Kadınlar,   

    İlk İngiliz Trans Kadın ve Erkeğin İnanılmaz Hikayesi 

    Savaş pilotu Roberta Cowell, cinsiyet geçiş ameliyatı olan ilk İngiliz trans kadın ve tıp öğrencisi Michael Dillon,cinsiyet geçiş ameliyatı olan ilk ingiliz trans erkeğin inanılmaz hikayesi..

    Roberta Cowell iki kız çocuğu babası, Belçika Grand Prix’inde yarışmış bir yarış pilotu ve II. Dünya Savaşı avcı pilotuydu. Croydon’da doğdu ve University College London’da (UCL) mühendislik okudu.

    Fakat başarılarına rağmen, umutsuzca mutsuzdu, bir kadın olduğunu biliyordu Roberta. Tıp öğrencisi Michael Dillon ile arkadaşlık kurdu.

    Bir kadın olarak, Lismullen’in 7. Baroneti Sir John Dillon’ın yeğeni Michael Dillon, özel bir kız okulunda eğitim gördü ve Oxford Kadınlar Üniversitesi Tekne Kulübü Başkanıydı.

    Cowell yüksek dozda hormon alıyordu, ama o ve Dillon ilk tanıştıkları ve arkadaşlık kurdukları zaman, hala bir erkek olarak yaşıyordu.

    Dillon, Roberta’ya delice âşık oldu ve bir kadın olmaya geçişine yasadışı yoldan yardım etmek için tıbbi lisansını riske atmayı göze aldı.

    Ancak hem Roberta Cowell hem de Michael Dillon, kendileri gibi hissetmeyen bedenlerden kurtulmak için ne gerekiyorsa onu yapmak için çok mutsuz ve umutsuzlardı.

    1948’de Cowell karısından ayrıldı, kızlarından uzaklaştı ve onu sardığı depresyondan yardım istedi.

    Daha sonra, Dillon’ın “Ben: Etik ve Endokrinoloji Alanında Bir Çalışma” kitabını okudu, insanların cinsiyetlerini seçebilmeleri gerektiğini savundu.

    Daha sonra kendisine, Dillon’u da ameliyat eden öncü cerrah Sir Harold Gillies tarafından yürütülen bir vajinoplasti yapıldı.

    Birinci Dünya Savaşının siperlerindeki şarapnel ve kurşunların yaraladığı paramparça olan askerlerin yüzlerine düzelterek isim yapan  Sir Harold, Harley’deki en yüksek ücretli cerrahıydı.

    Michael Dillon’ın kadından erkeğe geçişine yardım etmek için bir dünya ameliyatına başlama zorluğunu benimsemiştir:

    Gelecek 10 yıl içinde gerçekleşecek ve Dillon’ın vücudundan alınan deriden yapılan bir penisin cerrahi olarak oluşturulmasıyla sonuçlanacak olan 17’den fazla operasyonun başlangıcıydı.

    Hikayeleri halka açıldığında, bir sansasyon yarattı – 1950’lerde Briton’da cinsiyet değişikliklerinden nadiren bahsediliyordu.

    Ancak hikayenin trajik bir sonu oldu. Dillon, Cowell’la ilgilenirken, duygu karşılıklı değildi ve Roberta başka bir kadınla bir arkadaşlık kurdu.

    Dillon, Budist bir keşiş olmak için 1950’lerin sonunda Hindistan’a giderek İngiltere’den ayrıldı ve 1962’de 47 yaşında öldü.

    Uçaklarda uçmaya ve bir kadın olarak yarış arabalarını sürmeye devam etmiş olan Cowell 2011 yılında öldü.

    Cenazesine sadece altı kişi katıldı ve talimatları üzerine ilan edilmedi ve sadece iki yıl sonra bir profili gazetede basıldığında ortaya çıktı.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:36 on 19 September 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Trans Kadınlar   

    Afrika Güzellik Yarışmasında İlk Trans Yarışmacı 

    Trans model Veso Golden,  31 Ağustos 2019’da Afrika’da düzenlenen güzellik yarışmasına katılıp ilk 10’a kalarak tarih yazdı. 

    Planet Transgender’in 76crimes.com’dan aktardığı habere göre, 31 Ağustos 2019’da Gana’da düzenlenen “Miss Continental Europe” finalinde birbirinden güzel, yetenekli ve cesur on aday katıldı. Yarışma Jsite Model Agency Ghana’nın ev sahipliğinde düzenlendi. 

    Diğer yarışmacılara göre kendini cesur olarak tanımlayan Veso’ya göre bunun en önemli nedeni, 2018 ‘de İtalya’da düzenlenen Miss Europe Continental finalinde ırk çeşitliliğinin olmaması.  Veso yarışmaya katılan bütün adayların beyaz Barbie bebekler gibi olduğunu söyledi. Ayrıca finallerden önce Veso Golden için oy kullanmak isteyen birisinin oyu kullanabilmesi için belli bir ücret ödemesi gerekmekteydi. Uzun lafın kısası, Veso’nun bir dizi engelin üstesinden gelmek zorunda kaldığı, ancak hiçbirinin nefretten daha aşağılayıcı olmadığı…

    Yarışmadan sonra Veso’nun  yaptığı açıklama, “Dün gece elimden gelenin en iyisini yaptım, herkes adımı haykırıyordu ve bu beni gerçekten çok gururlandırdı. Desteğini esirgemeyen herkese çok teşekkür ederim. Tacı kazanmamış olabilirim ama dün gece tarih yazdım ve bununla gurur duyuyorum. Paramı alıp sonrada gerçekten benden nefret ettiklerini gösteren organizatörlerin ayrımcı muamelesine maruz kaldım. Bana bu yarışmaya katılma cesaretini verdiği için Tanrıya şükürler olsun. Sonsuza dek güzellik kraliçesiyim ” şeklinde oldu.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 03:19 on 29 August 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Chanel, Teddy Quinlivan, , Trans Kadınlar, Trans Model, Trans Modeller   

    Trans model Teddy Quinlivan Chanel’in yeni yüzü oldu 

    Trans model Teddy Quinlivan Chanel’in yeni yüzü oldu. Daha önce de birçok markanın kampanya yüzü olan model, Chanel Beauty ile kariyerinde büyük bir aşama kaydediyor. Moda tarihine yön veren firmalardan biri olan Chanel, Victoria’s Secret’ten sonra reklam yüzü olarak bir trans modeli seçen ikinci firma oldu.

    Fransız moda evinin anlaştığı ilk transeksüel model olan Teddy Quinlivan, kişisel Instagram hesabından yaptığı paylaşımla kampanyadan ve bu durumun kendisi için ne kadar özel olduğundan bahsetti.

    Daha önce Chanel’in yanı sıra Gucci, Chloé ve Louis Vuitton gibi moda devlerinin defilelerinde boy gösteren 25 yaşındaki model, trans olduğunu 2017’de açıklamıştı. Amerika Birleşik Devletleri doğumlu model, cinsel kimliğini açıklamasının ardından ‘belki bir daha Chanel için podyuma çıkamama’ endişesini yaşadığını ifade etti.

    Chanel Güzellik, transseksüel model Teddy Quinlivan‘ın şirketin yeni yüzü olarak seçildiğini açıkladı.

    Ağustos ayının ilk günlerinde Victoria’s Secret firması da model Valentina Sampaio’yu ‘melek’lerinden biri seçerek bir ilke imza atmıştı.
    Firmanın yaratıcı yönetmeni Ed Razek, 2018 yılında verdiği bir röportajda, markanın kesinlikle trans kadın bir modelle çalışmayacağını söylemesi büyük tepki yaratmıştı.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 03:44 on 28 October 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Östrojen, , , , , , , , , Estrojen, , , , , Trans Kadın Ameliyatı, Trans Kadınlar,   

    Östrojen Hormonu Tedavisi Hakkında Bilgi 

    Merhaba, ben UCSF Transseksüel Sağlığı Mükemmeliyet Merkezi’nde Klinik Hizmetler Müdürü Dr. Maddie Deutsch. Sizden kadına geçişinizle ilgili bazı riskler, beklentiler, uzun vadeli düşünceler ve ilaçlar hakkında konuşmak istiyorum.

    Birçok insan hormonal değişikliklerin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi için isteklidir. Ancak, yaptığınız değişikliklerin kapsamının ve oranının birçok faktöre bağlı olduğunu hatırlamak çok önemlidir. Bu faktörler genetiğinizi, hormon almaya başladığınız yaşı ve genel sağlık durumunuzu içerir.

    Hormon tedavisinin etkilerini ikinci bir ergenlik olarak düşünün ve ergenliğin normalde tüm etkilerin görülmesi yıllar alır. Daha yüksek dozlarda hormon almak mutlaka daha hızlı değişiklikler yapmaz, ancak sağlığınızı tehlikeye atabilir. Ve herkes farklı olduğu için, ilaçlarınız veya dozajlarınız arkadaşlarınızınkilerden veya kitaplarda veya çevrimiçi olarak okuduklarınızdan çok farklı olabilir.

    Hormon terapiniz ilerledikçe değişikliklerin gerçekleşmesini bekleyebileceğiniz dört alan vardır.

    Fiziksel değişiklikler

    İlki fizikseldir.

    Muhtemelen farkedeceğiniz ilk değişiklikler, cildinizin biraz daha kuru ve daha ince olacağıdır. Gözenekleriniz küçülecek ve daha az yağ üretimi olacaktır. Çürük ve kesilmelere daha yatkın hale gelebilir ve ilk birkaç hafta içinde ter ve idrarınızın kokusunun değişeceğini fark edersiniz. Aynı zamanda daha az terlemeniz de olasıdır.

    Bir şeylere dokunduğunuzda, “farklı hissedebilirler” ve acıyı ve sıcaklığı farklı algılayabilirsiniz.

    Muhtemelen birkaç hafta içinde meme uçlarınızın altında küçük “tomurcuklar” geliştirmeye başlayacaksınız. Bunlar, özellikle dokunuş için biraz ağrılı olabilir ve sağ ve sol taraf düzensiz olabilir. Bu normal meme gelişimi sürecidir ve yaşadığınız her acı birkaç ay boyunca önemli ölçüde azalır.

    Meme gelişiminin kişiden kişiye değiştiğini not etmek önemlidir. Herkes aynı oranda gelişmez… Diğer tüm kadınlar gibi, transeksüel kadınların göğüsleri de büyüklük ve şekil bakımından değişkenlik gösterir ve bazen birbirleriyle eşit olmazlar.

    Vücudunuz kilonuzu yeniden dağıtmaya başlayacaktır. Kalça ve uyluk bölgelerinde yağ toplanmaya başlayacak ve kollarınız ve bacaklarınızdaki kaslar daha az tanımlanacak ve cildinizin hemen altındaki yağ biraz daha kalın hale geldiğinden daha yumuşak bir görünüme sahip olacaktır. Hormonlar, “bağırsak” olarak da bilinen, karnınızdaki yağ üzerinde önemli bir etkiye sahip olmayacaktır. Kas kütlenizin ve gücünüzün önemli ölçüde azalmasını da bekleyebilirsiniz. Kas tonusunu korumak ve genel sağlığınız için egzersiz yapmanızı öneririm. Genel olarak, diyetinize, yaşam tarzınıza, genetik ve kas kütlenize bağlı olarak hormon tedavisine başladığınızda kilo alabilirsiniz veya kaybedebilirsiniz.

    Cildin altındaki yağ arttıkça ve kayarken, gözleriniz ve yüzünüz daha kadın görünmeye başlayacaktır. Bu değişikliklerin tamamen gelişmesi iki veya daha fazla yıl alabileceğinden, herhangi bir sert yüz feminizasyon prosedürünü düşünmeden önce en az bu kadar beklemelisiniz. Değişmeyecek olan şey kalçalarınız, kollarınız, elleriniz, bacaklarınız ve ayaklarınız dahil kemik yapınızdır.

    Saç hakkında konuşalım. Göğüs, sırt ve kollar dahil vücudunuzdaki kıllar kalınlıkta düşecek ve daha yavaş büyüyecektir. Ancak hep birlikte ortadan kalkmayabilir. Bunun için elektroliz veya lazer tedavisini düşünebilirsiniz. Tüm kadınların vücut kılı olduğunu ve bunun normal olduğunu unutmayın. Yüz kıllarınız biraz incelebilir ve daha yavaş büyüyebilir ancak elektroliz veya lazer tedavisi olmadan nadiren tamamen kaybolur. Eğer herhangi bir kafa derisi saçsızlığınız varsa, hormon tedavisi yavaşlatmalı ya da durdurmalı, ancak ne kadar büyüyeceği belli değil.

    Bazı insanlar ayakkabı büyüklüğünde veya yüksekliğinde küçük değişiklikler fark edebilir. Bu, kemik değişimlerinden değil, ayaklarınızdaki bağ ve kaslardaki değişimlerden kaynaklanmaktadır.

    Duygusal durum değişimleri

    Hormon tedavisinin ikinci etkisi duygusal durumunuzdur

    Genel duygusal durumunuz değişebilir veya değişmeyebilir, bu kişiden kişiye değişir. Ergenlik duyguların bir roller coaster ve geçiş sırasında deneyimleyecek ikinci ergenlik bir istisna değildir. Daha geniş bir yelpazedeki duygulara veya duygulara erişebildiğinizi veya farklı ilgi alanlarına, zevklere veya eğlencelere sahip olduğunuzu veya diğer insanlarla ilişkilerde farklı davrandığınızı fark edebilirsiniz. Psikoterapi herkes için olmasa da, çoğu insan bu yeni düşünceleri ve hisleri keşfetmenize ve yeni bedeninizi ve benliğinizi tanımanıza yardımcı olurken destekleyici psikoterapi kursundan faydalanır.

    Cinsel değişiklikler

    Hormon tedavisinin üçüncü etkisi doğada cinseldir.

    Hormon tedavisine başladıktan kısa bir süre sonra, sahip olduğunuz ereksiyon sayısında bir düşüş olduğunu göreceksiniz; ve bir tane varken, nüfuz etme yeteneğini kaybedebilirsin, çünkü bu kadar sert veya uzun sürmeyecek. Ancak yine de erotik hisleriniz olacak ve orgazm olacaksınız.

    Farklı seks davranışlarından ve vücudunun farklı yerlerinden erotik zevk aldığını öğrenebilirsin. Orgazmınız bir “tüm vücut” deneyiminden daha fazla ve daha uzun sürecek, ancak daha az yoğunluğa sahip olacak. Az miktarda saydam veya beyaz sıvının boşalması veya belki de sıvının olmaması ile karşılaşabilirsiniz. Yeni cinselliğinizi mastürbasyon yoluyla ve dildo, vibratörler gibi seks oyuncakları ile keşfetmekten ve denemekten korkmayın. Varsa cinsel partnerinizi dahil edin.

    Testisleriniz orijinal boyutlarının yarısından daha azına daralacak olsa da, çoğu uzman gelecekteki genital cerrahi için mevcut olan skrotal cilt miktarının etkilenmeyeceği konusunda hemfikir.

    Üreme sistemi değişiklikleri

    Hormon tedavisinin dördüncü etkisi üreme sistemi üzerindedir.

    Hormon tedavisine başladıktan birkaç ay sonra kalıcı ve geri dönüşümsüz steril olacağınızı varsaymalısınız. Bazı insanlar hormon terapisinde sperm sayımını koruyabilir veya hormon terapisini durdurduktan sonra sperm sayımlarını geri alabilir, ancak bunun sizin için uygun olmayacağını varsaymalısınız.

    Bir çocuğu kendi sperminizden ebeveynlik etmek isteyebileceğiniz bir ihtimal varsa, sperminizi sperm bankasında korumak konusunda doktorunuzla konuşmalısınız. Bu işlem genellikle 2-4 hafta sürer ve yaklaşık 2000 – 3000 ABD Doları tutarındadır.

    Hormon tedavisinin etkisinin birçoğu, geri almayı bırakırsanız geri dönüşümlüdür. Onların geri alınma derecesi ne kadar zaman harcadığınıza bağlıdır. Meme büyümesi ve muhtemelen kısırlık geri dönüşümlü değildir. Testislerin çıkarılması veya genital yeniden atama ameliyatı olan bir orşiektominiz varsa, daha düşük dozda hormon alabileceksiniz, ancak kemiklerin zayıflamasını önlemek için en az 50 yaşına kadar hormonlar üzerinde kalmalısınız. osteoporoz olarak.

    Tedaviler

    Şimdi tedaviler hakkında konuşalım. Trans kadınlar için çapraz cinsiyet hormonu tedavisi üç farklı türde ilacı içerebilir: Östrojen, testosteron blokerleri ve progesteronlar.

    Estrojen

    Östrojen çoğu kadın özelliklerinden sorumlu olan hormondur. Geçişin fiziksel değişikliklerine ve duygusal değişikliklerin çoğuna neden olur. Östrojen bir hap olarak, enjeksiyonla veya krem, jel, sprey veya bir yama gibi birkaç cilt preparatı ile verilebilir.

    Haplar uygun, ucuz ve etkilidir ancak sigara içiyorsanız veya 35 yaşından büyükseniz daha az güvenlidir. Yamalar çok etkili ve güvenli olabilir, ancak her zaman giyilmeleri gerekir. Ayrıca cildinizi tahriş edebilirler. .

    Çoğu trans kadın enjeksiyon yoluyla östrojen ile ilgilenmektedir. Östrojen enjeksiyonları, çok yüksek ve değişken dalgalı östrojen seviyelerine neden olabilir; bu durum, ruh hali dalgalanmaları, kilo alımı, sıcak basmaları, kaygı veya migrenlere neden olabilir. Ek olarak, bu yüksek seviyelerin uzun vadedeki etkileri hakkında çok az şey bilinmektedir. Enjeksiyonlar kullanılırsa, düşük bir dozda olmalı ve rahatsız edici yan etkilerin olabileceği ve enjeksiyonların başka biçimlere kapatılmasının ruh hali dalgalanmalarına veya sıcak basmalara neden olabileceği anlayışıyla yapılmalıdır.

    Birçoğunun duymuş olabileceğinin aksine, geçişinizin azami etkisini az miktarda östrojenle başarabilirsiniz. Yüksek dozlarda almak mutlaka değişiklik yapılmasını sağlamaz, ancak sağlığınızı tehlikeye atabilir. Genital cerrahi veya orşiektomi yapıldıktan sonra – testislerin çıkarılması – östrojen dozunuz düşecektir. Testisleriniz olmadan, dişil özelliklerinizi ve genel sağlığınızı korumak için daha az östrojen gerekir

    Östrojen sırasında sağlığınızı izlemek için doktorunuz düzenli aralıklarla karaciğer fonksiyonlarınızı ve kolesterolü kontrol edecek ve sizi diyabet için tarar.

    Testosteron blokerleri

    Testosteron blokerlerine geçelim.

    Testosteronu bloke edebilen ve iki kategoriye ayrılan birkaç ilaç vardır: Vücudunuzdaki testosteronun etkisini engelleyenler ve bunun üretimini önleyenler. Testosteron blokerlerinin çoğu çok güvenlidir ancak yan etkileri olabilir.

    En sık kullanılan spironolakton blokeri, özellikle ilk kez kullanmaya başladığınızda aşırı idrara çıkmanıza ve baş dönmesi veya baş dönmesi hissetmenize neden olabilir. Bu ilaçla bol miktarda sıvı içmek önemlidir. Spironolakton böbrek sorunu olan insanlar için tehlikeli olabileceğinden ve bazı tansiyon ilaçlarıyla etkileşime girdiğinden, doktorunuzla tam tıbbi geçmişinizi ve aldığınız tüm ilaçların adlarını paylaşmanız çok önemlidir. Spironolaktonun nadir görülen ancak potansiyel olarak tehlikeli bir yan etkisi, kalbin durmasına neden olabilecek potasyum üretimindeki büyük bir artıştır, bu nedenle bu ilaçta potasyum seviyelerinizi düzenli aralıklarla kontrol ettirmelisiniz.

    Finasterid ve dutasterid, cilt, saç ve prostat üzerinde etkili olan testosteronun spesifik bir formu olan dihidrotestosteron üretimini önleyen ilaçlardır. Bu ilaçlar, spironolaktondan daha zayıf testosteron blokerleridir, ancak az yan etkisi vardır ve spironolaktonu tolere edemeyenler için yararlıdır. Spironolakton ile aynı anda bu ilaçlardan birini almanın herhangi bir yararı olup olmadığı açık değildir.

    Progesteron

    Son olarak, Progesteron hakkında konuşalım.

    Progesteron hem trans kadınlar hem de sağlayıcılar arasında sürekli bir tartışma kaynağıdır. Geliştirilmiş ruh hali ve libido, arttırılmış enerji ve daha iyi meme gelişimi ve vücut yağının yeniden dağıtılması gibi pek çok faydaya sahip olduğuna inanılmasına rağmen, bu iddiaları destekleyecek çok az bilimsel kanıt vardır. Bununla birlikte, bazı trans kadınlar progesterondan bu faydaların bir kısmını veya tamamını yaşadıklarını söylüyorlar. Progesteron hap olarak alınabilir veya krem ​​halinde uygulanabilir.

    Riskler

    Peki riskler neler? Kan pıhtıları, felç ve kanser gibi şeylerin riski azdır, ancak yükselebilir. Transeksüel kadınlarda kanser riskleri hakkında çok fazla bilimsel kanıt yoktur. Prostat kanseri riskinizin düşeceğine inanıyoruz, ancak emin olamadığımızdan, yaşınıza göre standart test yönergelerine uymalısınız. Meme kanseri riskiniz biraz artabilir, ancak yine de transeksüel olmayan bir kadına göre daha az risk altında olacaksınız. En az 2-3 yıl hormon kullanıyorsanız, doktorunuzla görüştükten sonra yaşınıza ve risk faktörlerine bağlı olarak meme kanseri taramasına başlamanızı öneririz. Trans kadınlara östrojen kullanımı hakkında çok fazla araştırma olmadığından, bilhassa yıllardır östrojen kullananlar için bilmeyeceğimiz başka riskler olabilir.

    Sonuç olarak, lütfen sabırlı olun ve deneyimlemek üzere olduğunuz ergenlikle ilgili tüm değişikliklerin gelişmesinin yıllar alabileceğini unutmayın.

    Okuduğunuz ve sağlığınıza özen gösterdiğiniz için teşekkür ederiz.

    Kaynak: https://transcare.ucsf.edu/article/information-estrogen-hormone-therapy

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:11 on 6 January 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Eylül Cansın, , , Trans Kadınlar,   

    Eylül Cansın’ın Anısına 

    Türk toplumunun ahlak yapısına uymadığına karar verildiği için, toplumsal baskı altında ezilmiş, çalıştırılmamış, yaşatılmamış, insan yerine konmamış ve gencecik yaşında intihar etmeye itilmiş bir vatandaşımız. Türk toplumunun ahlak anlayışına ters olduğu için kimse arkasından üzülmez, kimse geride kalan nice aynı durumda ki genç için çaba sarf etmez. destek olmadığı gibi destek olan LGBTİ gibi kurumları da topa tutar bu halk, trans der yolda bıçaklar, lezbiyen der zorla erkeğe nikahlar ve altına yatırır, biseksüel der ırzına geçip mahallece sarkıntılık yapar, ibne der evlenmesine karışır, iş vermez, aş vermez, ev kiralamaz, kaldırımdan yola iter, üstüne araba sürer, ırzına geçer, tecavüz eder, aşağılar…………. daha saatlerce yazabiliriz örnekleri değil mi? Nedeni ise bu insanların Türk toplumunun ahlak yapısına uymamaları, Türk halkı bu konuda yaptıklarında sonuna kadar haklı mıdır?
    Türk ahlak anlayışı:
    Küçücük kızları babaları vasıtasıyla satmayı uygun görür,
    Çocuk yaştaki kızları erkek yatağına atıp, düğün demeyi uygun görür,
    Kendi akrabasına, gelinine, kızına ve oğluna cinsel saldırıyı uygun görür,
    Hırsızlığı, tembelliği, sapkınlığı uygun görür.
    Töre diye, adet diye adam öldürmeyi uygun görür.
    Adalate, kanunlara saygısızlığı ve uymamazlığı uygun görür,
    Her türlü dolandırıcılığı, yalancılığı, namussuzluğu (dillendirmemek koşuluyla) uygun görür.
    Tecavüzü, tacizi hak görür, yapanı ödüllendirir………. (bu örneklerde belki saymakla bitmez. ama uygun görmediği şeyler den biri de doğuştan gelen biyolojik etmenlere dayalı cinsel kimliktir ve insana saygıdır. Türk ahlak anlayışı bunu affetmez.

    Meseleye Eylül Cansın(Mehtap Zengin) gibi Trans olanlara karşı durmak olarak bakmamak gerek, meselenin özü Türk halkının ahlak anlayışının konuları dillendirmemek üzerine olmasıyla ele alalım, o zaman daha aydınlatıcı olur. Uzun uzun yazmaya gerek yok, ki açıp bakabilir merak edenler. Türkiye erkek erkeğe ahlaksızlığın en çok olduğu ülkelerdendir, milli inancımız islam’ın coğrafyası en sık görüldüğü yerdir (eşcinsellik değil, uygunsuz ilişki yani ensest, zorlama, istismar vb), her türlü ahlaksızlığı ve vicdansızlığın en kolay hazmedildiği yerlerdir bu coğrafyalar. Ama yüzyıllardır hazmedemediğimiz tek şey bunları kendimize yakıştıramamak, yapmayı yakıştırırken başkasının dillendirmesini yakıştıramamak. Bu yüzden Mehtap gibi insanlara yer yoktur. Mehtap dediğin çaresiz 22 yaşında birisi sadece, genç olmak, güçlü olmakla falan alakası yok bunun. Bu milletin ataları bile saraylarda saklandılar, mahalle aralarında evlerde saklandılar, camilerde okullarda saklandılar. 7 cihan’a hükmetmiş padişahları bile gizli gizli yaşadılar erkek erkeğe ilişkilerini ve yıllar sonra bile torunları atamız ibne olamaz diye çıkıştı.

    Mesele mehtap değil elbette, Mehtap’ın kendini gizlememesi, rol yapmaması, yalan söylememesi, asıl mesele bu insanların Türk toplumuna gerçek yüzünü göstermesi.

    Ne yapmış Mehtap hem intihar etmiş hem de video ya çekip duyurmuş, konu komşu öğrenmiş onu, insanlar duymuş, kendini anlatmış mehtap, konuyu dillendirmiş. Olmamış tabi ki de Türk ahlak anlayışına ters. O yüzden bir kısmımız üzülürken bir kısmımızda küfretsin. İki üç güne hayıflanırız ve eski hayatımıza döneriz.
    Başkasının fikirlerine, yaşam biçimine saygısı olmayan, aklı kıt şerefsizlerin intihara sürüklediği toplumumuzun bir bireyi.

    kendi yaşam biçimlerini dayatmak için elinden geleni yapan, kendi gerçekliğinden ve neyi savunduğundan bihaber olan cahil it sürüsü bu intiharı yine görmezden gelecek.
    Gerçekten çok üzücü. “o eve çişini kakasını yapmaz” derken boğazım düğümlendi. Belki de yarı sarhoş kafa ile betimlemek istediği şey; “o benim gibi değil, evden atılmayı hak etmiyor” demekti. Ne acı.
    Ve “neden şunu yapmadın” “neden bunu yapmadın” demenin bir anlamı yok. Yapabileceği seks işçiliğinden başka hiçbir şeyin kalmadığı aşikar. Hatta o kadar aleni ki; seks işçiliği dışındaki bir olasılık aklına dahi gelmiyor. Anladığım kadarıyla “beni çalıştırmadılar” demesinin ilk anladığımızdan farklı ve çok daha vahim bir anlamı var;

    Yani seks işçiliği gibi bir insanlığın yüz karası meslek bile yaptırılmamış kendisine.(seks işçilerinden bahsetmiyorum, insanların bunu yapmak zorunda kalmasından bahsediyorum burada)

    Düşünün şimdi; transları sokaklara iten ve seks işçiliği yapmaya mecbur eden bu garabet devlet ve toplumun yanı sıra mekan kapmak için mafyalaşan üstelik kendi oluşturdukları oluşumlar var. Bu oluşum veya bu yaşama savaşı (adına ne derseniz deyin) döverek sokak ortasında çırılçıplak bırakacak kadar vahşileşmiş.
    Şimdi ben bu insanlardan nefret eden hatta yok edilmelerini savunan arkadaşlara sormak istiyorum; Allah, bu insanları neyle sınıyor böyle, nasıl bir imtihan bu?
    Orospudur, ahlaksızdır, köpek kadar değeri yoktur, cehennemliktir, münafıktır, ibnedir, totoştur, g.tverendir, karı kılıklıdır, değersizdir, sapkındır, hastadır, toptur, fahişedir…

    Evet ölmeden önce bunların hepsiydi, bunların hepsi üzerine yapışmıştı ve çok ahlaklı bir toplum yapmıştı bunu, o toplum öyle ahlaklı ki gözünden tanır adamı ve basar damgayı işte öyle güzel Müslümandır.
    Öyle Müslümandır ki asla dinlemez karşısındakini, o öyle diyorsa öyledir kime saygı duyup duymayacağını iyi bilir, herkes insan değildir çünkü ve Müslümanlar sadece insana saygı duyarlar.
    ve Mehtap sen ne kadar temiz kalpli bir insan olsan da cehenneme gideceksin çünkü senin görünüşün kalbinden daha önemli kızım.
    Ve “normal” bir işte çalışamadığı için fuhuş yapmak zorunda kalan ve bu hayatı hazmedemeyip yitip giden, öyle ya da böyle harcanan gencecik insanlardan yalnızca biri.

    Keşke dünya da senin yüzün kadar güzel olsaydı. keşke dünya senin sesinin titreyişi kadar naif olsaydı. Sana değil, hepimize yazık. Toprağın en güzel çiçeklere yaşam olsun.
    Arkadaşının karısıyla yatıp bunu arkadaşının karısının orospu olduğu için hak ettiğine bağlayan bu şekilde namussuzluğunu perdeleyip sabah akşam namus, şeref naraları atan bir toplumda, ortak arkadaşlarının bir diğer ortak arkadaşlarının karısıyla yattığını bilip bunu hak eden kadın s.kilir diyerek açıklayıp bu namussuzluklarını örtüp sabah akşam namus, şeref nutukları aran bir toplumda, daha çocuk yaştaki kızlarla evlenecek kadar namussuz insanlarla dolu bir toplumda, milletin karısına kızına ağzından salyalar akarak sarkan şerefsizlerle dolu bir toplumda canına kıymış insan.

    İsmini hatırlamadığım bir ilahiyat hocası vardı kadınların çalışmaması gerektiğini savunuyordu daha sonra kızının bir şirkette üst düzey yöneticiliği ortaya çıktı. Aslında bu toplumumuzun genel resmi. Hiç kimse aslında kendisi değil. Kurnazlık bu toplumda var olmak için geliştirilen bir sonuç. çoğu insan kendisini saklayıp, muhafazakar değerlerin bayraktarlığını yaparak kapalı kapılar ardında aslında kendisi olup kendini yaşayabiliyor.

    İntihar eden bu insan kendisi olduğu için cezalandırılmış. Bu toplum kendisi olabilen insanları sevmez, bununla yüzleşirse, aslında kendisiyle, kim olduğuyla yüzleşmek zorunda kalır o yüzden yok etmek ister.
    Ve maalesef “it iti ısırıyor”. Seks işçiliği yapan trans kadınlar arasında çok bariz bir şiddet söz konusu. Seks işçiliği yapan bazı translar arasında mafyalaşma var. Belli bölgelerde belli translar çalışıyor ve başkalarını oraya sokmuyorlar. Rant kavgası belki, müşteri kapma kavgası. Şiddet gördüğü müşteriyi başka bir seks işçisine kaptırmamak için o seks işçisine şiddet uygulayan trans bu.
    Yazık, hayatının son anlarında bile herkese sevgi dağıtan, herkesi kucaklayan, öpen bir kadına sahip çıkamamışız,
    Yazık, “ben ölüyorum, hemen bak şimdi, çok yakında” diyen bir kadına “dur, yapma!” diyememişiz,
    Yazık, seçimini yapmış bir kadına “bedeninden” başka bir geçim kaynağı bırakmamışız,
    Yazık, binlerce Eylül ile beraber yaşarken binlercesini görmezden gelmişiz,
    Yazık, gündüzleri biz almışız -başı dik mağrur yaşarken- geceleri ve tekinsizlikleri onlara satmışız,

    Yazık, sana yazık, bana yazık, hepimize yazık …

    ÖYKÜ EVREN ÖZEN

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 14:24 on 8 September 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Trans Kadınlar   

    Trans Kadın’ı oynayacak 

    Ünlü Oyuncu Nurgül Yeşilçay en son yaptığı açıklamada “Erden Kıral ile film yapacaklarını,senaryo’nun içlerine sinmediği için önümüzdeki yıl’a ertelediklerini söyledi
    Bir tane de telif haklarını satın aldığımız Finlandiya filmi var. Bir transeksüel hikâyesi. Onun üzerinde çalışacağız. Çok modern bir aşk filmi. Bir trans kadın ile evli bir adam arasında. Çok zor değil ama iyi uyarlamamız lazım. O yüzden de geçen gün LGBTİ ile konuştuk. O filmde transeksüeli oynamak istiyorum.” dedi.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 01:40 on 2 May 2007 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , , Trans Kadınlar, Transseksüeller,   

    Trans Kadın Olmak 

    düşlerim gerçek; gerçeğim yalan!..”
    kadın şarkıları’ndan…

    I.

    zordur… sürekli didişir durursunuz bedeninizle. doğanın rastlantısallığının sonuçlarını düzeltmek size düşmüştür. bedeninizi yeniden “tasarlamak”; yepyeni bir beden yaratmak zorundasınızdır. bir anlamda tanrıyla yarışmak yani…

    sesiniz, tüyleriniz, elleriniz, ayaklarınız, cildiniz, göğüsleriniz, kalçalarınız, cinsel organınız; hepsi beyninizde “arıza” olarak kodlanmıştır. onarılmalıdır. bunun için içinizde “tasarladığınız” kadına giysiler giydirmek, makyaj yapmak hiç bir zaman yeterli gelmeyecektir size; çok daha derinlere inip, kimyasını değiştirmeniz gerekir bedeninizin. bu, yaşamınızın bundan sonraki bölümünü psikiyatristlerle, endokrinologlarla, bir sürü tahlillerle ve bir takım ilaçlarla geçireceksiniz demektir. gün gün bedeninizdeki değişimi izlersiniz artık. yeni bağımlılığınıza da merhaba dersiniz; aynalar…

    ölmek isteyeceğiniz zamanlar çoktur. ne yapsanız, ne etseniz hiçbir zaman tam da içinizdeki kadın olamayacağınızı düşündüğünüz zamanlar ölmek istersiniz. gerçekleşmesi için çalıştığınız düş yaşamla tek bağınızdır. uyandığınız anlarda ölmek isteyeceğiniz bir düş… bu düşün gerçek, gerçeğinse aslında bir düş olduğunu kimselere anlatamazsınız.

    ailenizden, dostlarınızdan ister istemez uzaklaşırsınız.

    oluşmakta olan “yeni” bedeninizi bir yandan gizlemeye çalışırken, bir yandan da görmesini istersiniz herkesin. ikili bir yaşam sürdürmeye başlarsınız artık; meşru olan ve olmayan… dişiliğinizi dışa vurmamaya ne kadar çalışsanız da bunun elinizde olmadığını, yani bir “tercih” değil, bir “zorunluluk” olduğunu anladığınızda en sancılı süreç başlar; açılma… açıldıkça daha da yalnızlaşırsınız…

    bu “yalnızlaşma”nın bir diğer boyutuyla da, tanrıyla yarışıyor olmanızın diğer insanlarda uyandırdığı rahatsızlık, öfke, öteleme, yok sayma, yok etme duygularıyla karşılaştığınızda tanışırsınız. sokakta meraklı, alaycı, aç, öfkeli gözlerden kaçırmaya çalışmak boşunadır gözlerinizi. annesine “anne bu kadın mı, erkek mi?” diye soran çocuğun sesi ister istemez uğuldar beyninizde. çarşıda, pazarda satıcının “buyur abla!” derken gözlerindeki alaycı ifadeyi nereye koyacağınızı bilemezsiniz. sürekli tetikte olmanız gerekir kalabalıkların içinde. kişilerin bir başınayken kuzu, grup halindeyken kurt olduklarını öğrenmişsinizdir artık; sık sık yolunuzu değiştirirsiniz.

    gittikçe daha alıngan, kırılgan olmaya başlarsınız. sevgilinizle yollarda hiçbir zaman el ele, sarmaş dolaş yürüyemeyeceğinizi bilmek, dostlarınızın artık sizinle birlikte görünmekten kaçındığını görmek acıdır. kocaman mutsuzluklar ve küçücük mutluluklarınızla yaşamın kıyısında yürürken, sizi kıyıdan daha içerilere çekecek dost eller ararsınız sürekli. sizi “böyle” sevecek dostlar…

    zira onların gözlerinde, doğduğunuzda size biçilen cinsiyet rolünü reddederek yaptığınız bu mikro “devrim”e duydukları saygıyı görmek sizi ayakta tutacaktır.

    II.

    peki neden bu “acı – mutlu” hayat? (bitter – sweet manasında!). mutluyum evet; bunca acı ve zorluğa karşın. “egemenin” bedenim üzerindeki egemenliğine “görece” son verdim. bedenim ilaçlarla, ameliyatlarla her ne bokla da olsa, giderek benim istediğim beden oluyor. artık kendimi seviyorum. bedeli ne olursa olsun…

    “cinsel yönelimim”mi cinsiyet rolümü reddetmeme yol açtı? (eşcinsel dostlarım duruma biraz böyle yaklaşıyor; erkeklere ilgi duyuyorum, eh! eşcinsellik de hoş bi şey değil, o halde kadın olmalıyım…) hayır! beynimin derinliklerinde yaşadığım bu değildi. hatta cinsel yönelimim üzerinde çok da fazla kafa yorduğumu söyleyemem. kafamı yoran bedenimdi. bu beden benim değildi. bedenim bir erkek bedeni ama “cinsiyet kimliğim” kadındı. dikkat: “biyolojik cinsiyetim” demiyorum, cinsiyet kimliğim söz konusu olan… beden – beyin diyalektiği… 0-3, 0-5, 0-8 herneyse, o yaşlarda, çok “çeşitli” nedenlerle oluşan… (bu “çeşitlerin” içinden modern tıp da çıkabilmiş değil henüz. eh! tıpta her bilinmeyenin de cevabı deliliktir; o halde bana da bir çeşit deli gözüyle bakılabilir; bu nedenle olsa gerek bedenimin “istediğim beden” olması kararını psikiyatristlerin vermesi…)

    III.

    peki ben “rol” mü yapıyorum? hani cinsiyet rolü filan diyoruz ya… yani “erkek” olmama rağmen “kadın rolü” mü oynuyorum? yakın bir erkek arkadaşım “erkeklik zor bir kimliktir; sen herhalde bunu kaldıramadın” demişti. bu nedenle mi “rol” değiştirip, bin kat daha zor bir yaşama giriştim? yeni tanıştığım bir kadın arkadaşım da “transeksüel olduğun hiç belli olmuyor, söylemeseler inanmazdım” dedi geçenlerde. beni bir kadın olarak kabul etmiyor ama ‘rolünü iyi oynuyorsun’ demeye getiriyordu.

    kadınlık ve erkekliğin “öğrenilen”, dahası: “öğretilen”! roller olduğunu cinsiyetimi, bedenimi “yeniden inşa” ederken öğrendim. “yeniden inşa” gereksinimi duymayan insanlara bunu anlatmanın zorluğunu da çok yaşadım. cinsiyet kimliği kavramını bilmeyen, cinsiyeti yalnızca biyolojik cinsiyete indirgeyen insanlar toplumsal cinsiyet kavramını ne kadar doğru algılayabilirler?

    bir örnek: üç hostes kızımız gökten düşmüş ve bir kitap yazmışlar. köpeği için servis isteyen gazeteciler, hosteslere kur yapan sanayiciler filan. ama doğal olarak benim en ilgimi çeken bölüm, kur yaptığı kişinin “erkek” çıkması sonucu “rezil” olan playboy oldu. yazarlarımız, playboy’umuzun yanında oturan hatunu “mini etekli nefis bir hatun” olarak betimlemişler önce. eh playboy bu, durur mu; kur yapmış garibim. ama her nasılsa hatunun transeksüel olduğu öğrenilince, playboy ve yazarlarımız anında, hatunun “aslında erkek” olduğuna kanaat getirmişler. ah cehalet, vah cehalet…

    peki benim “devrimime” saygı duyan heteroseksüel ya da kimi eşcinsel kadın arkadaşlarım çok mu farklı bakıyorlar bana? her ne kadar hissettirmemeye çalışsalar da yazık ki bakışları üç aşağı, beş yukarı aynı… yani “biyolojik cinsiyet” belirleyici oluyor çoğu zaman.

    IV.

    eh! dönmeyim! sonuçta… dönme: yaygın kullanımı açısından bu kadar yanlış kullanılan ama olguyu bu kadar doğru betimleyen bir sözcük daha var mı acaba?

    evet döndüm… gerçeğime!.. bana öğretilene değil; duyumsadığıma, içimde yaşadığıma…

    gözlerinizden öpüyorum.

    serap

    gacistanbul.org – 02 Mayıs 2007 

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın