Tagged: Trans Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 18:01 on 15 September 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , , Trans,   

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans & İnterseks Tarihi 

    Eşcinsellere Özgürlük Hareketi, Batı’da, eşcinsellerin yurttaşlık haklarından eşit biçimde yararlanmalarını sağlamak amacıyla gelişen hareket. Yetişkinler arasında birbirinin rızasıyla girilen ilişkileri de kapsayan sodomi yasalarının kaldırılması, işe girme, kredi ve ev bulma, kamu hizmetlerinden yararlanma gibi konularla ve yaşamın öbür alanlarında eşcinsellere karşı ayrımcılığın sona erdirilmesi için çaba gösteren hareketin nihai amacı, eşcinselliğin bir yaşam biçimi olarak toplumda kabul görmesini sağlamaktır.

    19. yüzyıl sonlarına değin eşcinsel haklarını savunan pek az “hareket” vardı. 1897’de eşcinseller Berlin’de Bilimsel Yardımlaşma Komitesi adlı bir birlik kurdular. Komite, eşcinsellere eşit haklar verilmesini savunan yayınlar yaptı ve toplantılar düzenledi. Almanya, Hollanda ve Avusturya’da yasaların değiştirilmesi için kampanya yürüten komitenin, 1922’de 25 dolayında şubesi vardı. Komitenin kurucusu Magnus Hirschfeld, 1921-35 arasında bir dizi uluslararası kongre düzenleyen Dünya Cinsel Reform Birliği’nin etkinliklerine de destek sağladı. Hitler’in 1933’te iktidara gelmesiyle birlikte Alman eşcinsel hareketi sona erdi.

    Eşcinselllerin, hakları için eyleme geçtiği ilk ülkeler arasında İngiltere de vardı. 1914’te Edward Carpenter ve Havelock Ellis, propaganda ve eğitim amacıyla İngiliz Cinsel Psikoloji Araştırmaları Derneği’ni kurdular. 1966’da Amsterdam’da kurulan ve kısa zamanda eşcinsel eylemciliğin önemli merkezlerinden biri durumuna gelen Kültür ve Dinlenme Merkezi (COC) Avrupa’da hala etkinliğini sürdüren önemli eşcinsel örgütleri arasındadır.

    ABD’de erkek eşcinsellerin ilk önemli örgütü, 1950-51 yıllarında Los Angeles’ta Henry Hay ve dört arkadaşı tarafından kurulan Mattachine Derneği’ydi. Daha sonra pek çok kentte şubeler açan dernek, adını ortaçağda, maskeli oyuncuların yer aldığı bir Fransız kumpanyası olan Mattachine Topluluğu’ndan alıyordu. Hay ve arkadaşları bu adı kullanarak eşcinsellerin toplum içinde eğilimlerini “maskelemek” zorunda kaldığını vurguluyorlardı. 1955’te San Francisco’da kurulan ve adını Pierre Louÿs’nin Yunan şair Sappho’yu çağrıştıran Chansons de Bilitis’inden (1894; Bilitis’in Şarkıları) alan Bilitis’in Kızları, ABD’nin ilk önemli lezbiyen örgütüdür.

    Militan eşcinsel eylemciliğinin başlangıcı için kesin bir tarih verilebilir. 28 Haziran 1969’da, Greenwich Village’daki Christopher Sokağı’nda bulunan ve ve eşcinsellerin gittiği Stonewall Inn adlı bar, New York kenti polis ekiplerince basıldı. Barda bulunan 200 kadar eşcinsel, eskiden olduğu gibi durumu sessizce kabullenmek yerine, ellerine geçirdiklerini fırlatarak polise direndiler. Kırk beş dakika süren direniş, sonraki gecelerde yinelendi. Bu olayı çeşitli protesto toplantıları izledi. Eşcinsel özgürlüğünü savunan örgütlerin sayısı özellikle 1970 ve 80’lerde arttı. ABD’deki kentlerin yanısıra başka ülkelerdeki pek çok kentte de, her yıl haziran ayının sonlarında kutlanan Eşcinsel Gurur Haftası’nda “Stonewall” ya da “Christopher Sokağı” olayları anılır. Oscar Wilde’ın “adını söylemeye cesaret edemeyen aşk” olarak tanımladığı eşcinsellik, 20. yüzyılın sonlarına doğru açık biçimde dile getirilmeye başlamıştır.

    Eşcinsel hareketlerin etkisi ve siyasal baskı uygulayabilme gücü ülkelere göre farklılık gösterir. Örneğin erkekliğin abartılı biçimde vurgulandığı toplumlarda erkek eşcinselliğine yönelik baskı ve engellemler daha yoğun olduğundan, bu hareketler cılız kalmakta ya da hiç ortaya çıkmamaktadır. Toplumsal ortamın farklı yaşam biçimlerinin bir arada gelişmesine elverişli olduğu, bireyler üzerinde merkezi denetimin zayıfladığı toplumlarda ise eşcinsel hareketi belli bir güce erişmiş ve çeşitli kazanımlar sağlamıştır. Örneğin ABD’nin Illinois eyaleti 1961’de, yetişkinler arasında birbirinin rızasıyla girilen eşcinsel ilişkileri yasaklayan yasaları kaldırmış ve onu bazı başka eyaletler izlemiştir. İngilter’de de benzer bir yasa 1967’de kaldırılmıştır. Eşcinsellerin işe alınması konusunda ise, özellikle öğretmenlik ya da dışişleri gibi “duyarlı” alanlarda eşcinsellerin kötü örnek olacakları ya da kendilerine şantaj yapılabileceği gibi gerekçeler öne sürüldüğü için, ayrımcı uygulamaların kaldırılması yönünde fazla bir ilerleme sağlanamamıştır. Avrupa ülkelerinin bazılarında yasalarda eşcinsellikten söz edilmez ya da eşcinsellik suç kapsamına alınmaz. bununla birlikte yazılı yasalar ile fiili yasal durum arasında çelişkiler görülmektedir. Ayrıca Norveç’te eşcinsellere karşı cinsel ayrımcılığı yasaklayan bir yasa çıkarılmıştır.

    © Encyclopædia Britannica, Inc.

    Türkiye’de eşcinseller 1980’lerde eşitlik istekleriyle örgütlenmeye başlamıştır.

     

    eshcinsel.net – 2001

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 18:48 on 6 November 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Genç, Genç LGBTİ, Gençler, , , , Trans, ,   

    Genç LGBTİ+ Derneği 

    Genç Lezbiyen Gey Biseksüel Trans İnterseks Gençlik Çalışmaları ve Dayanışma Derneği (Kısa adı Genç LGBTİ+ Derneği) LGBTİ+ gençlerin sorunlarını araştırmak, bu sorunları gündemleştirmek, çözüm önerileri sunmak ve LGBTİ+ gençlere kendilerini ifade edebilecekleri alanlar açmak amacıyla İzmir’de kurulmuştur.

    Aşağıdaki bilgiler derneğin web sitesinden alınmıştır…

    Barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara erişim hakkı için çalışmalar, gençlik hakkı, cinsel haklar, sosyal faaliyetler, hak savunuculuğu, nefret suçlarıyla mücadele ve akran desteği derneğin temel faaliyet alanını tanımlar.

    LGBTİ+ Gençler derneğin öncelikli çalışma alanını oluştursa da LGBTİ+ hareketi ilgilendiren konular da çalışma alanı içinde yer alır ve her yaş gurubundan insan dernek çalışmalarında yer alabilir, dernek hizmetlerinden faydalanabilir.

    Dernek; homofobi, bifobi, transfobi, zenofobi, heteroseksizm, cinsiyetçilik, ırkçılık gibi daha pek çok ayrımcılık türüne karşıdır ve ayrımcılığın her türüyle mücadele etmeyi amaçlar. Militarizme, ataerkil düzene, tüm baskı ve tahakküm araçlarına karşıdır.

    Dernek genç tanımı olarak 18-35 yaş aralığını kabul eder fakat bu yaş aralığının dışında kalan kişiler derneğe üye olabilir, dernek çalışmalarına katılabilir, dernek hizmetlerinden faydalanabilirler. Sadece yönetim kurulunda yer alamazlar. Derneğin birincil odak grubunu LGBTİ+ gençler oluşturmaktadır.

    Genç LGBTİ+ derneği vejetaryendir. Düzenlediği etkinliklerde sunulan yemeklerin et ürünlerini barındırmayacağını ve et ürünleri üreten firmalarla ortak etkinlik düzenlemek ya da sponsorluk anlaşması gibi bir ortaklıkta bulunmayacağını beyan ve taahhüt eder.

    Herhangi bir siyasi düşünce, parti ya da grubun içinde yer almaz fakat ortak etkinlik düzenleyebilir. Hayatın içinde politik bir duruşu vardır.

    Dernek, üyeleri, gönüllüleri, etkinlik katılımcıları gibi dernek ile temas edecek kişilerin ırk, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, dini inanç, felsefi görüş, sağlık durumu, yaş ya da statüsü üzerinden ayrım yapmaz ve herkese eşitlikçi bir yaklaşım sergiler.

    En büyük gücün dayanışma olduğuna inanır ve toplumun her kesiminden insanı mücadeleyi büyütmek için bir araya gelmeye çağırır.

    Genç LGBTİ+ Derneği Web Sitesi: https://genclgbti.family.blog/

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:47 on 10 October 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , Trans,   

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Gençler 

    Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transeksüelve İnterseks Adolesanlar; LGBTİ (Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans, İnterseks) bireyler, pek çok toplumda cinsel yönelimlerinden ötürü önyargı ve ayrımcılığın hedefinde yer almakta, toplum tarafından dışlanma, damgalanma sözel, fiziksel, ekonomik ve cinsel olarak saldırıya maruz kalma ve cinsel yönelimlerini açıklayamama gibi pek çok sosyal ve psikolojik sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Cinsel yönelimlerinin çoğunluğunkinden farklılığının farkına varmak ve bu durumu rahatça ifade edememek, LGBTİ çocuk ve adolesanlarda madde kullanımı, yeme bozuklukları, anksiyete, depresyon, kendine zarar verme davranışları, intihar girişimi gibi pek çok psikiyatrik sorunun heteroseksüel gençlerde olduğundan daha yaygın görülmesine neden olmaktadır.

    Kendini LGBTİ olarak ifade etme yaşı

    Ailelerin, sağlık bakım profesyonellerinin ve toplumun LGBTİ adolesanlara yönelik birçok basmakalıp yargıları vardır. En sık karşılaşılan yargılardan birisi, çocukluk ve adolesan dönemde sergilenen LGBTİ davranışların erişkinlik döneminde kaybolacağı düşüncesidir. Aileler bu durumun sadece adolesan dönemde yaşanılan bir geçiş evresi olduğu kanısındadır ve çocuklarının LGBTİ arkadaşları olduğu, eşcinsellik hakkında bir şeyler okuduğu, filmlerden ya da duyduklarından etkilendiğinden dolayı böyle davranışlar sergileyebileceklerini düşünmektedirler. Bilimsel çalışmalar bu yargıların doğru olmadığı yönündedir. LGBTİ adolesanlarla ABD’de yapılan bir araştırmada, LGBTİ bireylerin ilk kez hemcinslerine ilgi duyma durumunun 10’lu yaşlarda başladığını, hatta bazılarında bu yaşın 7–9 olduğu belirtilmiştir. Bu çalışmada, bireylerin kendilerini tam olarak LGBTİ olarak tanımlama yaşının ortalama 13,4 olduğu ve ancak bir yıl sonra ailelerinin durumlarından haberdar olduğu sonucu bildirilmiştir (9). Benzer şekilde, Zway ve Boonzaier’in (2015) lezbiyen adolesanlarla yaptığı kalitatif nitelikteki çalışmada; LGBTİ adolesanların kendilerini hep “erkek fatma”, “erkek gibi kız” olarak ifade ettikleri; araba oyunu, futbol gibi erkek çocuk oyuncakları ile oynadıkları; erkek kıyafeti giydiklerini hatırladıkları belirtilmiştir. Bu çalışma sonuçları, adolesan dönemde görülen eşcinsel yönelimlerin geçici bir durum olmadığı konusunda uyarıda bulunmaktadır.

    Ailelerin tepkileri ve çocuklar üzerindeki etkisi

    Birçok çalışmada, ailesinde LGBTİ çocuk ve adolesan olan ebeveynlerin, çocuklarının cinsel yönelimlerine negatif tutumlar sergiledikleri belirtilmektedir (11,12). Amerika’da yapılan Aile Kabul Projesi Araştırması’nda (2009); ailelerin sıklıkla çocukları ile çatışma yaşadıkları, onlara kısıtlamalar getirdikleri, çocuklarının çevresindeki bireyler tarafında kötüye kullanılabileceği endişesi yaşadıkları belirlenmiştir. Ailelerin pek çoğu, çocuklarının ancak heteroseksüel arkadaşlara sahip olup, onlara uyum sağladıklarında hayata devam edebileceklerine inanmaktadır (9). LGBTİ bireylerle yapılan pek çok çalışmada, depresyon ve intihar (13–15), nikotin, alkol, madde kullanımı (14,15) alkol veya madde etkisi altında seks yapma (16), anksiyete bozukluğu (14), şizofreni/psikotik bozukluklar (14), yeme bozukluğu (17), PTSD (18) gibi pek çok mental sorun, heteroseksüel bireylerde olduğundan daha yüksek oranda bulunmuştur.

    Okullarda LGBTİ olmak

    ABD’deki 3224 okulda, yaşları 13–18 olan adolesanlarla yapılan bir çalışmada, her on LGBTİ adolesandan sekizinin (n=8,584) cinsel yönelimleri ile ilgili olarak akranlarının kendilerini dışladıkları; dalga geçtikleri; arkalarından “homo”, “gay” diye bağırdıkları; bunların aslında kötü bir şey olmadığı ama canlarını acıtmak için söylenildiğini bildikleri bildirilmiştir. Akran zorbalığının yanında okul personelinden de cinsel yönelimleri ile ilgili olumsuz tutumlara maruz kaldıkları sonucu bulunmuştur. Bu yüzden, LGBTİ adolesanların okullarda kendilerini güvende hissetmedikleri, tuvalet, laboratuvar gibi kilitlenen odalara girmekten kaçındıkları, devamsızlık sürelerinin arkadaşlarına göre daha fazla olduğu, okul başarılarının da bu durumdan etkilendiği bildirilmektedir (19). Eğitim yaşamına ilişkin risklerden en önemlisi okulu bırakmadır. Özellikle “gay” ergenler, heteroseksüel yaşıtlarından daha sıklıkla eğitimlerini bırakma eğiliminde olabilmektedirler (20).

    LGBTİ adolesan ve ailesi ile çalışan klinisyenlere öneriler

    • LGBTİ adolesan ve ailesine ulaşabilecekleri toplumsal ve online kaynaklar tanıtılmalı.
    • LGBTİ kaynaklarına ve gruplarına nasıl ve nereden ulaşabileceği açıklanmalı.
    • Ailelere LGBTİ çocuklarını desteklemek ve bakım vermek için yeni roller kazanmasında nasıl yardımcı olabilecekleri öğretilmeli.
    • LGBTİ adolesanlara ailelerinin cinsel yönelimlerine ait nasıl tepkiler verdiği sorulmalı.
    • Aile reddi ve riskli sağlık davranışları değerlendirilmeli.
    • Ailelere çocuklarının cinsel yönelimlerine karşı negatif tutum sergilemenin, onların fiziksel ve ruhsal sağlıklarını olumsuz yönde etkileyebileceği vurgulanmalı (madde kullanımından intihara kadar giden geniş bir yelpazede).
    • LGBTİ bireylerin büyüme ve gelişimi takip edilmeli.
    • LGBTİ bireyleri damgalamaktan kaçınılmalı; bireyler kendi cinsel yönelimlerini nasıl ifade ediyor ise onlara o şekilde hitap edilmeli ve gereksiz yüzleştirmeler yapılmamalı.
    • Eğitim ve aile danışmanlığı yaparak, LGBTİ adolesan ve ailelerinin düzenli takibi yapılmalı (5,9,21).

    LGBTİ adolesana sahip ailelere öneriler

    • Aileler, kendi mutlulukları için önemli bir nedeni kaybetmemek ve çocuklarının sağlıklı bir erişkin yaşama geçişini kolaylaştırmak adına, çocuklarının LGBTİ kimliği kabul etmelidir. Çocuğu kabulden önce ise, aileler bir LGBTİ ebeveyni olmayı kabul etmek zorundadır ve bu konuda yardım almaları gerekebilir.
    • Aile çocuk ile LGBTİ kimliği üzerine mutlaka konuşmalıdır. Çocuklarının cinsel yönelim ya da kimliklerinin farklı olduklarını öğrendiklerinde yaşadıkları güçlükler ve kabul süreçleri, durumu öğrenen aile bireyleri tarafından da yaşanmaktadır. O yüzden, ani tepkiler vermek yerine, gerekirse bir uzmana danışarak ya da ilgili dernek ve kuruluşlardan destek alarak çocuk ile bu konunun nasıl konuşulacağı konusunda bilgi edinilmeli ve sonrasında konuşulmalıdır.
    • Çocuk ile bu konunun konuşulması esnasındaki tutum sakin, şefkatli ve samimiyet içeren bir tonda olmalı, ret edici tutumların çocuğu ebeveynlerden uzaklaştırabileceği unutulmamalıdır.
    • Çocuk LGBTİ kimliğinden dolayı olumsuz davranışlara maruz kaldığında korumalı, savunulmalı ve yanında olunmalıdır. Sıcak ve kabullenici aile tutumlarının çocuk için en güvenilir kaynak olduğu unutulmamalıdır.
    • Hem ailenin hem de çocukların LGBTİ dernekleri ile bağlantı kurması çok önemlidir. Ruh sağlığı profesyonellerinden alabilecekleri destek yanında benzer güçlükler yaşamış aileler ve çocuklarla bir araya gelinmesi, kendilerini ifade etmeleri, diğer aile ve çocuklardan çözüm önerileri duymaları önemli katkı sağlayabilir.
    • Rol model olabilecek bir LGBTİ erişkin ile bağlantıya geçmesi sağlanarak, çocuğun olası sorunları ve çözüm önerilerini görmesi sağlanabilir.
    • Çocuğun LGBTİ kimliğinin kabul göstergesi olarak, arkadaşları ve partnerleri eve kabul edilerek, aile aktiviteleri ve davetlere katılımı sağlanabilir.
    • Çocuğun ileride mutlu bir LGBTİ erişkin olarak yaşayabileceği inancı sağlam tutulmalıdır (19,22).

    Yapılmaması gerekenler

    Yapılması gerekenlerin yanında, aslında çocuğun ailesinden uzaklaşması ve LGBTİ kimliği nedeniyle başkalarınca istismarına davetiye çıkaracak olumsuz ebeveyn tutumlarından uzak durulmaya dikkat edilmelidir. Bu gibi tutumlar, çocuğa zarar vermenin yanında, ebeveynlerin kendi mutsuzluğu için de bir neden olabilir. Bu yüzden;

    • LGBTİ kimliğinden dolayı çocuğa şiddet uygulanmamalı,
    • Sözel aşağılama, lakap takma gibi davranışlarda bulunmamalı,
    • Aile aktivitelerinden LGBTİ çocuğu uzak tutmamalı,
    • Çocuğun diğer LGBTİ bireylere, oluşumlara ve aktivitelere erişimini kısıtlamamalı,
    • Çocuk LGBTİ kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğradığında, onu ayıplamamalı, kınamamalı ve suçlamamalı,
    • Çocuk daha fazla/az maskulen ya da feminen davranmaya zorlanmamalı,
    • Cinsel yöneliminden dolayı ahlaki ve dini baskılar yapılmamalı,
    • Çocuğundan utanç duyulduğu ve aileyi rezil ettiği söylenmemeli,
    • Çocuk cinsel yönelimini değiştirmesi adına psikolojik tedaviye zorlanmamalı,
    • Çocuk LGBTİ kimliğini saklaması ve bunun üzerine konuşmaması yönünde zorlanmamalı (14).

    Sonuç

    Uluslararası yayınlarda, LGBTİ bireylere yönelik sorunlara, yaygınlık oranları veren çalışmalara yer verilirken, ülkemizde LGBTİ bireyler göz ardı edilmektedir. Ebeveynlerin, öğretmenlerin ve sağlık çalışanlarının LGBTİ adolesan bireye destek sağlayabilmek için cinsel yönelim ve cinsiyet kimlik konularında doğru bilgiler ile donanması gerekmektedir. Ayrıca, heteroseksüel bireyler tarafından bu azınlık grupların tanınması, farkındalığın arttırılması, ayrımcılığı önleyici ve kabule yönelik davranışların kazandırılması için, okullarda müfredat derslerine LGBTİ hakkında konular eklenmesi önerilmektedir.

    2016

    Nur Elçin Boyacıoğlu, Araş. Gör. Dr.
    Hüsniye Dinç, Araş. Gör. Dr.
    Neslihan Keser Özcan, Doç. Dr.

    Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 19:36 on 31 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Trans, ,   

    Trans çetelerine karşı mücadele 

    Merhaba; bu ülkede trans bireylerine karşı şiddet, baskı, haraç, kazançlarını,yaşam alanlarını birkaç grup karanlık yüzler tarafından elinden alınıp ve buna sessiz kalan kişilerin bulunmuş olduğu zorluklara tanık olup ve aynı sorunun benimle de ilgisi olduğunu belirterek bu olaya duyarsız kalmamaları hakkında ve benim durumumda olan trans bireylerine çağrıda bulunup bu olaya hep birlikte hukuki destek çerçevesine davet ediyorum..

    Özellikle Beyoğlu/Tarlabaşı’nda  balo sokak ve  sakız ağacı caddesinde ki geçimini seks işçiliği yaparak sürdüren trans bireylerin o bölgede bir trans bar çetesinin çatısı altında görev yapan ve yeni trans bireylerine küçük olanaklar sağlayıp kendi bölgesinde bulunmalarına destek olduklarını belirterek kandırıp ve sonra ağır şartlara iten o bölgede mevcut toprak takma adında travesti ve bu barda görevli sevgilisi, Funda takma adlı travesti ve aynı şekilde o barda görevli sevgilisi ve esat takma adlı travesti ve o bölgede mecburi bilgiler sızdıran diğer trans bireylerin benim şiddet,haraç, ölümle tehdit edildigimi bilen o civarda esnaflarda dahil olmaksızın bu olaya kayıtsız kaldıklarını biliyorlar ve susuyorlar. .

    Evvela bu yazıyı paylaşımda bulunurken can güvenliğimin olmadığını belirterek yazıyorum.

    Bunca olayların arkasında durabilmeye gücüm kalmadı. .geçen yıl 2014 1 Mayıs ta bu çetenin baskılarına dayanamayıp kendisi 5.kattan hayatına son veren güneş takma lakaplı salim yılmaz escinselin ölmeden evvel LGBTİ derneklerine müracaat edip ve aynı şekilde bende onun bana ölmeden evvel attığı son mesajlarını SPOD LGBTİ Derneği’ne bildiride bulunmuştum. 157 numaralı insan taciri hattını da aradım.

    Lakin kimsenin de aynı şekilde bunca olayların arkasında durabilmeye güçlerinin olmadığını belirtmişlerdi. Bir buçuk yıldır bu çetelerle savaşıyorum. .

    Olayların yaşandığı bölgeye korkularımdan ötürü adım atamıyorum.

    Saklandığım kişilerin de hayatlarını tehlike altına soktugumu bildiğim halde tam bir yıldır hukuki destekte alamıyorum.

    Çaresizlik içerisinde bana yaşam hakkımı yok eden bu çeteden halen kaçıyorum.

    Maddi manevi ve fiziksel çöküntüler yaşıyorum.

    Yaşam hakkımı elimden aldılar.

    Bana ve benim gibi o bölgede tehdit altında kalan ve boyun eğen birçok trans arkadaşlar var..

    Şimdi benim hayatım tehlike altında.

    Sizden ve duyarlı bireylerden hatta insan ayrımcılığı yapmayan kişilerden hukuki,psikolojik destek istiyorum.bu yazı dizimi paylaşmakla kendi hayatımı risk altına soktuğumu bildiğim halde sizi bilgilendirme de hiç bir neden aramakta olduğumda belirtiyorum…

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 17:37 on 9 May 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Trans, , ,   

    Transeksüel nedir, ne değildir? 

    Transeksüel sendromu, dünya çapında üniversite hastaneleri tarafından tedavi edilen, doğuştan olan tıbbi bir durumdur. Annenin dölyatağında şekillenen fiziksel (organik) bir durumdur. Tüm memelilerde yavrunun başlangıçtaki cinsiyeti dişidir. Rahimdeki gelişimin 2. ayında, ceninin salgıladığı hormanlarla, bebeğin cinsiyeti ya dişi olarak kalır ya da erkeğe dönüşür. Bu dönemde o küçücük gövdenin ve beynin cinsel yapısı belirlenmiş olur. Bu durum erkeklerin de neden orjinal dişi cinsiyetin izi olarak kalan meme başlarına sahip olduğunu açıklar.

    Ceninin gelişiminin tam bu aşamasında birşeyler yanlış gider ve bebeğin gövdesinin cinsiyeti ile beynin cinsiyeti aynı olmaz, yani gövde cinsel dönüşümünü yaparken beyin değişmeden dişi kalır, ya da beyin dönüşümünü yaparken beden dönüşmeden dişi kalır. Beyin üzerinde yapılan araştırmalar bu açıklamayı doğrular. Transeksüel doğmuş kişilerde yapılan otopsilerde beynin cinsiyetinin, doğduğundaki cinsiyeti ile aynı olmadığı görülmüştür. (Beynin bir bölümü erkeklerde ve dişilerde farklıdır.)

    Bilinci transeksüel gövdeye uygun hale getirmek tıbben mümkün değildir. Çözüm bedeni beyne/bilince uygun hale getirmektedir. Bu işleme cinsiyetin yeniden belirlenmesi ya da cinsiyet düzeltmesi adı verilir. ışlem uzun yıllar alır (epilasyon, konuşma terapisi, hormon tedavisi gibi). Bir de bu işlemin parasal kaynağı sağlanmış olmalıdır. Ameliyat işlemin en son basamağı değildir.

    Transeksüelliğin transvestitlikle bir bağlantısı yoktur. Tranvestitler, erkek olmaktan memnun olmalarına hatta bundan kıvanç duymalarına rağmen kadın gibi görünmekten hoşlanan erkeklerdir.

    Transeksüellik eşcinsellik (homoseksüellik) le bağlantılı değildir. Eşcinsel bir erkek eşcinsel bir erkek ile, ve eşcinsel bir kadın eşcinsel bir kadın ile birlikte olur. Bunlar cinsiyetlerinden gurur duyarlar ve kanser veya diğer bir hastalıkla karşılaşmadıkça ameliyatla cinsel organlarının kaldırılmasına karşı çıkarlar. Eşcinsellik bir ilişkiyi ifade eder. Transeksüellik kimlik kaygısı belirtir, cinsel yönelimi değil. Diğer insanlar gibi transeksüel-doğmuş kişide bir erkekle, bir kadınla, her ikisiyle de, ya da hiçbiriyle ilişki kurabilir.

    Transeksüellik bir ruhsal hastalık değildir. Psikiyatristler ve psikologlar bunu bir hastalık olarak görüp yıllarca tedavi etmeye uğraştılar. Ama bu ruhsal bir hastalık olmadığından ruh hekimlerince tedavi edilmesinin mümkün olmadığı artık anlaşılmıştır. Hatta bir transeksüelin diğer insanlara göre ruhsal sağlık bakımından daha dengeli olduğu görülmüştür.

    Transeksüellerde giyim ve görünüş bir zevk unsuru değildir. Transeksüel kişi özellikle karşı cinsin doğal bir üyesi olarak görülmek için giyinir ve süslenir. Bu tedavini gerekli bir bölümüdür ve kişi ameliyat izni verilene kadar karşı cinsin bir üyesi gibi en az 1 yıl bu rolü yaşamak zorundadır.

    Transeksüel, kadın olmak isteyen bir erkek veya erkek olmak isteyen bir kadın değildir. Kimlik belgesinde bir cinsiyetin üyesi olduğu yazmasına rağmen tedaviden önce kişi ne erkekdir ne de kadındır, o transeksüeldir. Çünkü beynindeki/bilincindeki cinsiyet ile kimlik belgesindeki cinsiyet arasında uyumsuzluk vardır.

    Sendromun cinsiyetin yeniden belirlenmesi işleminden başka bir yolla tedavisi mümkün değildir. Cinsiyetin yeniden belirlenmesi aşamasına kadar kişi tıbben transeksüel olarak kabul edilirse de işlemden sonra artık o bir transeksüel değil basitçe bir kadın ya da bir erkektir.

    Bir transeksüelin hangi ailenin evladı olarak doğabileceği önceden tahmin edilemez. Siz, çocuğunuzun ya da torununuzun transeksüel olup olmadığını bilemezsiniz. Istırap çekenlerin çoğunluğu, herkes gibi doğduğu cinsiyette yaşamayı ısrarla denerken mutsuz geçen onlarca yılını harcar. Öyleki bu kişiler sorgulandıklarında karşı cinsden olmayı ısrarla red bile edebilirler. Yıllar geçip olgunlaştıkça neyin yanlış olduğunu anlamaya başlarlar ve çok büyük bir cesaretle herşeyi kökten değiştirmeye girişebilirler. Çünkü hiç kimse zamanla transeksüel olmaz, siz kişisel olarak transeksüel olup olmadığınızı bilirsiniz. Eğer değilseniz bundan müteşekkir olursunuz.

    Tedavi edilmediği takdirde transeksüeller başa çıkamadıkları anksiyete ve depresyonlar neticesinde delirebilir hatta intihar edebilir, çünkü hiç kimse bir ömür boyu mevcut kimliğini bastıramaz. Ameliyat öncesi bu kişilerin %80 i kendini öldürmeyi cidden tasarlar, dener veya gerçekten intihar edebilirler. Ameliyat sonrası bu oran toplumdaki intihar oranları seviyesine düşer.

    Transeksüellik önemsenmeyecek bir durum değildir. Genellikle, ailesini, arkadaşlarını, işini, evini, tasarruflarını ve itibarını bu tedavi uğruna yitirebilir. Unutulmamalıdır ki,

    Hiç bir şey onların yaşamlarından daha pahalı değildir.

    Bu kayıplar, toplumun meseleye duyarsızlığının bir sonucudur. Transeksüel doğmuş olmak onların seçimi değildir. Bu onun kendi yarattığı bir sorun değildir.

    Eğer siz cinsiyetinizi ameliyatla değiştirirseniz, bir transeksüelin tedavi öncesi durumuna düşersiniz. Hiç kimse yanlış cinsiyette yaşamaya zorlanamaz, bir gün bile!.

    12 Ocak 2000
    geocities.com/Wellesley/3116/ne.html
     
    • Edis adlı kullanıcının avatarı

      Edis 19:51 on 12 Ağustos 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Bravo gercekten cok dogru seyler yazmissiniz son cumle beni cok etkiledi tebrikler

      Beğen

    • Gereksiz adlı kullanıcının avatarı

      Gereksiz 22:07 on 2 Eylül 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Panseksüel bir kızım.Sevgililerim arasında kızlar ve erkekler oldu.Ve bir transeksüelle şu an konuşuyorum.Sanırım gördüğüm en şeker insanlardan biri.Gerçekten zor bir durum olduğunu onu tanıdığımda çok iyi anladım.Genelde insanlar soruğunda biseksüelim derim.Türkiye’de lgbt olmanın zorluklarını çok ağır biçimde yaşadım ve sanırım yaşamak zorundayım.Bizler de insanız her birey gibi.Yaşamaya ve sevilmeye hakkımız var.Sonuçta bizden tiksinen homofobiklere bir zararımız dokunmuyor.Homofobik insanların sığ düşünceleri yüzünden insanlardan nefret eder oldum.

      Beğen

    • açelya adlı kullanıcının avatarı

      açelya 11:38 on 15 Ocak 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      çok güzel bir açıklama olmuş sizi tebrik ediyorum toplumumuzda homofobik insanlar çok ne yazık ki bende bir lgbti üyesiyim benim de yaşadığım zorluklar oldu keşke bizim gibi insanlar kendilerini gizlemek zorunda kalmadıkları bir ortamda yaşıyor olsaydık

      Beğen

    • Rıdvan adlı kullanıcının avatarı

      Rıdvan 05:15 on 21 Nisan 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Bilgilendirme için teşekkür ederim emeğinize yüreğinize saglık .
      Aslında bu tür konuları üst düzey yöneticileri tarafından ele alınmalı tv lerde abuk subuk yayınlar yerine böyle faydalı bilgiler üzerinde durulmalı ve halk bilinçlendirilmeli

      Beğen

    • Kemal adlı kullanıcının avatarı

      Kemal 22:59 on 9 Haziran 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Birini tanıyorum giyinisi goruntusu resmen erkek gibi yasiyor gogusleri de yok bu kişi butch mudur transseksuel midir ? Kendisi arkadasim ama yanlış anlar diye konuyu acmiyorum

      Beğen

    • behcet adlı kullanıcının avatarı

      behcet 15:21 on 16 Ekim 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Cidden bir erkek transexuelim 18 yasındayım istemediğim halde erkek gibi oluyorum aileme söyleyemiyorum ama çok mutsuzum intihar edebilirim bazen keske kız olsam neden erkek dogdum diyorum

      Beğen

    • Ceyhun Kaya adlı kullanıcının avatarı

      Ceyhun Kaya 23:59 on 3 Ocak 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Arkadaşlar tüm yorumları okudum. Şüphesiz bu konu İslam coğrafyasında yaşayanlar için çok sıkıntılı bir vaziyet. Oysa bir otomobil sıkıntılı çıktığında Fabrikasına dava açıyorsunuz vs. İnançlı olduğunu kabul eden zavallı despotlar madem Tanrı yarattı bu insanların günahı nedir (?) Diyemiyor bunu idrak edemiyor. Hiç kimse sahip olduğu cinsel olgusuna rezervasyonla sahip olmuyor. Bunun içindir ki bu durum da olan insanlar adına fevkalade içli ve anlamak temelinde duygudaşım diye bilirim. Eğer mensubu olduğunuz aile cahil ve lümpen ise hayatınız daha vahim bir evre de demektir. Bu ameliyatlar ortalama bir portföye sahip insanları da kapsasa aslında üstesinden gelinemeyecek bir açmaz da değil…

      Beğen

      • Bahadır E adlı kullanıcının avatarı

        Bahadır E 11:40 on 27 Nisan 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

        Problem olarak görülmesinin nedeni içinde bulunduğun toplumdur,insanları suçlayacağımız yerde tanrıyı suçluyoruz ,hatalı olduğunu düşünüyoruz,çünkü hatalı olduğumuzu düşünüyoruz,Yaptığınız alegori gerçekle örtüşmüyor,çünkü o daha yavan bir suçlama ,Hayat zor,dışlanmış bireyler olarak daha da zor,Bu zorlukları yaşayanlar yaşadıklarınla kalacaklar,önümüzdeki bir 50 yılda bu tartışmaları işiteceğimizi sanmıyorum.

        Beğen

    • Hediye adlı kullanıcının avatarı

      Hediye 11:52 on 21 Mayıs 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Çok güzel aciklamissinizz teşekkürler

      Beğen

    • mert adlı kullanıcının avatarı

      mert 18:00 on 11 Ocak 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      sorarlar neden durgunsun.ne yaşadın da yoruldun,çok genç daha yaşın.insan yaşayamadıklarından da yorulur demezsin.ya neden diye sorarlarsa.bakkala ayrı,komşuna ayrı,işverene ayrı rol yaparsın.ne hazin tiyatrodur dünya.bazen koşmadan da yorulursun.senelerdir tanıdığın bi arkadaşın sorar birgün’sen kimsin?’.anlatamazsın.pencerenin yere mesafesi hayat mücadelesinden kısadır belki.korkak değilsin kaçamazsın.kaldır kafanı.yalnız değilsin.

      Beğen

    • Bahadır adlı kullanıcının avatarı

      Bahadır 05:48 on 18 Mart 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Harika bi yazı. Aydınlandım.

      Beğen

    • Can adlı kullanıcının avatarı

      Can 10:02 on 4 Nisan 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Çok dogru açiklamişsiniz ama çok homoseksualler ve travistileride biliyorum kendini sanki ayni sindromli olarak gostericek

      Beğen

    • Rumuz adlı kullanıcının avatarı

      Rumuz 22:33 on 26 Haziran 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Ben bir transeksüel ile beraber oldum hamile kalır mı cok tedirginim

      Beğen

    • Hatice adlı kullanıcının avatarı

      Hatice 13:40 on 2 Eylül 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Bu zamana kadar hep kulaktan dolma şeyler duymuştum şu an 24 yaşında bunları okumuş ve neyin ne olduğunu yeni öğrenmiş olmaktan utanıyorum ne kadar geç kalmışım fark etmekte.. umarım bunlar daha çok konuşulur ve farkındalığımız artar

      Beğen

    • seyfi adlı kullanıcının avatarı

      seyfi 10:24 on 14 Mart 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      yazıda “Transeksüel doğmuş kişilerde yapılan otopsilerde beynin cinsiyetinin, doğduğundaki cinsiyeti ile aynı olmadığı görülmüştür. (Beynin bir bölümü erkeklerde ve dişilerde farklıdır.)” denilmiş.

      1.Burada söylenmek istenen beynin hayat içerisinde değiştiği midir? Beyin hayat içinde değişebiliyorsa herkes çok rahat bir şekilde kadın ya da erkek olarak beynini evirebilir ve bu şekilde yaşar. doğru mu? cevap bence de yanlış olacak..
      2.peki eğer söylenmek istenen bu değilse nedir?
      3.sorum ise “beynin bir bölümü erkeklerde ve kadınlarda farklıdır” denilmiştir. kendini trans olarak nitelendiren bireyin beyin filmi çekilse ve incelense hangi cinsiyetin beyin yapısı görünecek. örneğin erkek olarak doğmuş ancak kadın hissediyor. bu kişinin beyninin yapısı erkek beyni gibi mi kadın beyni gibi midir?

      Bilgisi olan arkadaşlar aydınlatabilirse sevinirim.

      Beğen

    • Özğür düşünce adlı kullanıcının avatarı

      Özğür düşünce 15:04 on 3 Temmuz 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi yaşadığım ülke Avustralya,da eşcinsel evliliği yasal olarak aynı haklardan yararlanıyorlar. Bu eşcinsel evliliği onaylamayıda Avustralya halkına referandum İle soruldu.
      o/o 60 oranda çoğunlukla eşcinsel evliliğe evet denildi. Transeksüel biyolojik görüntülerine karşın beyin cinsiyetleri farklı olması ve bir çok tedavi görerek hormon tedavisi ve cinsiyet deyiştirmeleri sık karşılaşılan bir durumdur.Bence insanlar nasıl
      mutlu oluyorsa öyle yaşamalıdır. Kadın ruhu taşıyan kadını düşünen ve kadın gibi hareket eden killerim erkek gibi yaşanmaları beklenemez.

      Beğen

    • Merve adlı kullanıcının avatarı

      Merve 09:50 on 31 Temmuz 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      panseksüel transeksüellere karşı bir fobim zaten yoktu. Ama maalesef hala lezbiyen biseksüel vs gibi farklı yönelimler hala benim için biraz şok edici. Yanlış anlaşılmasın asla onlara karşı farklı bir tutumum olmadı sadece Homofobiklere sana ne diyebilsem de kendi içimde halledemedim maalesef.

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 05:13 on 28 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Trans,   

    Ne trans ne de transeksüel, yalnızca kadınım! 

    Ya doğru şekilde tanımla, ya da bırak ben kendimi tanımlayayım!

    Adımızın önüne tutuşturulan; ‘transeksüel‘ kadın ya da daha da uygunsuz olarak ‘trans‘ kadın gibi ziyadesiyle gereksiz ön ekler bir çoğumuz için kâbus niteliği taşımakta, en azından benim için durum bundan ibaret. Zira bu gereksiz etiketler temelinde yalnızca, ”kadın ‘ama’ transeksüel yani altını önemle çizelim anatomik olarak erkek!”, gibi bir anlam barındırmakla beraber son derece ayrıştırıcıdır. Ben bir kadınım ve sosyal hayatımda yalnızca ve yalnızca bu şekilde tanınmak isterim. Nasıl ki bir ciscinsel kadına yani biyolojik cinsiyet kimliğiyle uyumlu birine ‘yalnızca’ kadın deniyorsa, benim de bunu istemem sizlere çok görülmemeli. Zira benim transeksüel olmam kadar onlar da birer ciscinsel.

    Bu konularda duyarlı ve saygılı bir insan gibi görünmeye çalışan genelde ‘ciscinsel’ bireylerin tipik cümlelerinden biri de; benim için kadın, erkek ya da trans hiç fark etmez’dir. Trajikomik! Biyolojik cinsiyet üçe ayrılır, doğru… amma velakin üçüncü cinsiyet trans(?) değildir. interseksüeldir yani çift-cinsiyet. Biyolojik cinsiyet ve toplumsal cinsiyet nedir peki?

    Biyolojik cinsiyet (sex) ve toplumsal/sosyal cinsiyet (gender)

    • Biyolojik anlamda üç cinsiyet vardır: Kadın, erkek ve interseksüel.

    Kadın (sex): 44 AA+XX karyotipinde kromozomlara sahip bir birey, kalıtımsal olarak dişi cinsiyettedir.
    Erkek (sex): 44 AA+XY karyotipinde kromozomlara sahip bir birey ise, kalıtımsal olarak erkek cinsiyettedir.
    İnterseksüel veya diğer adıyla hermafrodit: hem erkek hem de kadın biyolojik cinsiyet özelliklere sahip olan kişilerdir.

    • Toplumsal anlamda üç cinsiyet vardır: Transcinsel, ciscinsel ve nötrcinsel.

    Transcinsel veya diğer adıyla transeksüel (kadın/erkek ‘gender’): doğumda kendisine atanan biyolojik cinsiyete uyum sağlayamayan, ruhsal gelişim evresinde kendisinin anatomik olarak karşı cinse ait hisseden kişilerdir.
    Ciscinsel (kadın/ erkek ‘gender’): doğumda kendisine atanan biyolojik cinsiyete uyum sağlayan kişilerdir.
    Nötrcinsel veya diğer adıyla üçüncü cinsel: kadın ve erkek biyolojik kimliklere uyum sağlayamayan, kendini bu iki cinsiyete de ait hissetmeyen kişilerdir.

    İnsanların biyolojik değil toplumsal cinsiyetini önemsediğimizden dolayı biyolojik cinsiyet kimlikleri ne olursa olsun ait hissettikleri cinsiyet yani kadın ya da erkek olarak ya da cinsiyetlere ait hissetmeyenlere nötrcinsel olarak hitap etmeliyiz; transeksüel kadın ya da ciscinsel erkek olarak değil. Velhasıl kelam, transeksüel, benim yalnızca siyasi kimliğimdir, mücadelesini verdiğim transeksüel hareketi içerisinde adımın önüne gelen bir ön addan ibarettir. Etimolojik olarak konuyu ele aldığımızda, transeksüel Latince ‘trans-‘ ve ‘-sexus’ kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. Bu iki kelime ayrı düşünülemez; yani ne transız ne sexus, transsexusuz. Türkçeye geçmiş haliyle; transeksüel. Zira trans-, bir taraftan öbür tarafa anlamına gelirken, -sexus, eril ve dişil cinsiyet yani biyolojik cinsiyete karşılık gelir. Yani doğumla atanan eril ya da dişil cinsiyete uymayan kendini karşı ‘biyolojik’ cinsiyete ait hisseden kişileri tanımlar bu terim. Madem bana alt kimliğim ile hitap etmekte ısrar ediyorsun, o halde kelimenin anlamlarına saygısızlık yapma ve trans yerine transeksüel de!

    Toplumsal cinsiyetin (yalnızca transeksüellerin olmak koşuluyla) altının önemle çizilmesi çoğu sol görüşlü sözüm onlara transeksüel dostu insanların savunmakta olduğu transeksüel bireylerin biyolojik cinsiyetleriyle uyumlu olan ciscinsel bireyler ile eşit olduğümuza yönelik görüşü çürütmekte ve bizleri ciscinseller karşısında eşitsiz kılmaktadır, ancak bunu idrak edebilenler elle gösterilebilir sayıda ne yazık ki. Şayet bu biyolojik/anatomik farklılıklar bizleri sizlerin gözünde diğer kadınlardan daha az kadın yapmıyorsa, biyolojik bir kadın kendini tanımlarken ya da bir başkası onu tanımlarken toplumsal cinsiyeti olan ‘ciscinsel’ etiketine gerek duymuyorsa, biz biyolojik olmayan kadınları bir başkası tanımlarken toplumsal cinsiyetimiz olan ‘transeksüel’ etiketine gerek duymamalı. Bir başka konu ise transeksüalitenin geçici mi kalıcı mı olduğudur. Transeksüalite tıbben gender dsyphoria yani cinsel kimlik bozukluğu olarak geçiyor ve bu durum her ne kadar tartışmaya açık da olsa bizleri hasta yapıyor ‘tıbben’. Farklı bir örnekle yola çıkalım; bir bebek var, iki parmağı birleşik olarak dünyaya geliyor. Tıbben hasta kabul ediliyor bu bebek, henüz küçük olduğu için de yasal olarak operasyon uygun görülmüyor. Yaşı ilerleyince ameliyat oluyor ve bu ‘hastalıktan’ arınıyor. Aynı şekilde bizler de gender dsyphoria ile non-operatif yani operasyonsuz transeksüel bebekler olarak dünyaya geliyoruz, yasaların uygun gördüğü yaşa geldiğimizde pre-operatif yani operasyona hazırlık aşamasında transeksüeller oluyoruz ve nihayetinde operasyonumuzu da olup post-operatif yani operasyonu atlatmış bireyler ve o saatten sonra gender dsyphoria’dan arınmış oluyoruz. Parmağı birleşik doğan kişileri bitişikparmak olarak adlandırdığımızı düşünelim, ameliyat olduktan sonra bitişikparmak demeye gerek duyar mıyız? Duymayız. Bu ameliyat öncesinde bitişikparmak denmesini savunduğum anlamına gelmiyor elbette. Bu ad yalnızca hastane ortamında kullanılması gerekir ki ona göre muamele yapılsın. Bizler de misal hastaneye gidip transeksüeliz dediğimizde ona göre işlem yapılıyor ama sosyal hayatta ne gerek var ki bu adlandırmalara? Trans ya da transeksüel bir birey değilim. Ben bir kadınım! Bitmiştir!

    Hep birlikte, dayanışmayla daha güzel günlere çıkmak dileğiyle.

    Stefania Yılmaz

    Radikal Blog – 28.10.2014

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:44 on 12 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Trans, , ,   

    Trans ya da Transeksüel olarak açılmak 

    Varsaydıklarından farklı bir cinsiyete sahip olduğumu başkalarına nasıl söylerim? Kendimi ne ölçüde açığa vuracağıma nasıl karar veririm? Açılmamda bana ne yardımcı olur?

    Kimisi geleceğini bir kadın olarak sürdüreceğini arkadaşlarıyla emeklilikten sonra paylaşır. Bir başkası ise henüz kreşteyken bir erkek olduğunun bilincindedir ve bunu ifade etmiştir. Bir insanın cinsiyetinin dış görünüşünden belli olduğunun ve yaşam boyu aynı kaldığının kabul gördüğü bir dünyada transeksüel bireyler “açılmak” zorundadır. Ve genellikle büyük bir açılmadan sonra -aile ve arkadaşlara yönelik, okulda ya da iş ortamında- bir çok küçük kendini açıklama anı gelir.

    Transeksüel olduğumdan emin olmak mı zorundayım?

    Kendi cinsel kimliklerine dair bir özel kesinlik trans bireylerden sıkça beklenir. Oysa siz emin olmak ya da kendinizi net bir şekilde konumlandırmak zorunda değilsinizdir. Sizin de tereddüt etmeye, iyice düşünmeye ya da iç güdünüzü dinlemeye, daha sonra tekrar “eski” rolünüze dönmeye veya bambaşka bir role karar vermeye hakkınız vardır.

    Açılıp açılmayacağıma ve nerede açılacağıma nasıl karar veririm?

    Açılıp açılmayacağınıza, ne zaman ve kime açılacağınıza kendi yaşam kaliteniz ve güvenliğiniz için iyi olan neyse ona göre karar vermelisiniz. İnsanların bir çoğu açıldıktan sonra ayrımcılığa uğramaktan ve önemli destekçilerini ya da korunaklı alanlarını kaybetmekten korkar. Bu haklı endişe, gündelik yaşamlarında halihazırda ırkçılıkla, yoksullukla ya da soyutlama ile baş etmek zorunda olan insanlara daha da ağır gelebilir. Bu durumda kendi cinsel kimliğini yalnızca belirli alanlarda özgürce yaşamak da düşünülebilir.

    Diğer yandan bir çok trans birey artık rol yapmak zorunda olmamanın özgürleştirici bir duygu olduğundan bahseder. Açılma, kişinin başkalarıyla ve kendisiyle olan ilişkisini derinleştirmesi ve yeni arkadaşlar bulması anlamına da gelebilir. Buna ek olarak, çoğu zaman açılma konuşmaları korkulduğundan çok daha olumlu geçer.

    Açılmada bana ne yardımcı olur?

    Bir çok insana şunların yardımı olur:

    Otobiyografilerden, röportajlardan ya da benzeri deneyim aktarımlarından diğer insanların kendi açılmalarını nasıl kurguladığına ve deneyimlediğine kulak vermek.

    Forumlarda, öz yardım gruplarında veya dayanışma mercilerinde başkalarıyla paylaşımda bulunmak.

    Cinsel öz belirlenim hakkı konusunda kendiniz bilinçlendirmek.

    Açılma esnasında daha az açıklamaya gerek kalması için, el ilanları veya filmlerle başkalarını rast geldikçe konuya hazırlamak.

    Kendilerine ihtiyaç duydukları kadar zaman tanımak.

    Olumsuz tepkilerle nasıl baş edebilirim?

    Diğer insanlar reddiyeci veya şüpheci bir şekilde transeksüel olarak açılmanıza tepki gösterirse bu elbette acı verici ve adaletsiz bir şeydir -bu durumda bu tür savunma tepkilerinin nedenlerinin sizden değil, aksine karşınızdakinden kaynaklandığını hatırlamak çok daha önemlidir. Zamanınızı size güç veren insanlarla ve uğraşlarla geçirmeyi deneyin.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:35 on 10 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Eşcinsel Siteleri, , , , Trans,   

    Eşcinsel Arkadaşlık & Sohbet Siteleri 

    Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans ve İnterseks  arkadaşlık siteleri ve sohbet odaları… ile ilgili dikkat edilmesi gerekenler.

    LGBTİ bireyler için, özellikle baskıcı politik veya sosyal ortamlarda, iletişim kurmak ve sizin gibi diğer insanlarla tanışmak için internete başvurmak oldukça yaygındır. Bu, özellikle de internet bizi böylesine geniş ve çeşitli bir küresel topluluğa bağladığı ve bize belli bir anonimlik hissi verdiği için oldukça doğal. LGBTİ arkadaşlık siteleri de bu açıdan özellikle yararlıdır.

    Bununla birlikte, bu siteler insanlarla tanışmak ve kendimizi başka türlü söyleyemeyeceğimiz ya da istemediğimiz yerlerde kendimizi ifade etmek için harika bir kaynak oluştursa da, onların bizim olmasını istediğimiz güvenli ve anonim alanlar ve dikkatli olmadıkça etkileşimimiz olmaz. Bununla birlikte istenmeyen bir “çıkış” ya da daha kötüsü olabilir. Bazı ülkelerde kişisel anlaşmazlıklardan dolayı sitelerden ele geçirilen bilgiler sayesinde bazı LGBTİ bireylerin evlerinin basılmasına ve bilgilerinin ailelerine gönderilmesini sağladı. Mısır’da polis sahte profiller oluşturarak LGBTİ bireyleri tuzağa düşürdu…

    Bu nedenle, bu siteler yeni insanlarla tanışmak için iyi ya da gerçekten tek yol olabilirken, güvende kalmak için aşağıdaki bilgileri, ipuçlarını ve araçları akılda tutmakta yarar var.

    Sizi risk altında bırakabilecek ortak tanışma sitelerinin teknik zayıflıkları ve bunların üstesinden gelmek için yararlı stratejiler.

    LGBTİ arkadaşlık sitelerini kullanırken kendiniz ve başkaları hakkında bilgi nasıl korunur?

    Bu kılavuzdan neler öğrenebilirsiniz?

    Sizi risk altında bırakabilecek ortak tanışma sitelerinin teknik zayıflıkları ve bunların üstesinden gelmek için yararlı stratejiler.

    LGBTİ arkadaşlık sitelerini kullanırken bilgilerimizi nasıl koruruz?

    Bilgisayarınızdaki LGBTİ arkadaşlık sitelerinin kullanımının kanıtlarını en aza indirmek, bilgisayarınızı kullanmak isteyen birisinden veya çalınmaya karşı keşfedilmenizin önüne geçebilecek iyi bir fikirdir.

    İlk ve en temel adım, her kullanımdan sonra göz atma geçmişinizi silmek veya tarama geçmişini tamamen devre dışı bırakmaktır.

    Birçok web sitesi, özellikle de sosyal ağ siteleri, bilgisayarınıza çerezler adı verilen küçük dosyaları depolar, bu da söz konusu web sitesiyle ve diğer kişilerle etkileşiminiz hakkında bilgi toplar, böylece ilgi alanlarınızla alakalı reklamlar sağlayabilirler. Bu nedenle, Facebook veya Google gibi bir hesapta oturum açmış olmanız ve aynı zamanda arkadaşlık sitenizin profilinde (farklı bir sekmede bile) oturum açarsanız, bu siteler sizin hakkınızda bu bilgileri toplayabilir ve size reklam vermek için kullanabilir, hatta üçüncü taraflara. Bu siteyi kullanımınızı diğer çevrimiçi profillerinize veya etkinliklerinize bağlamaktan kaçınmak için, bir arkadaşlık sitesine giriş yaptığınızda tarayıcınızdaki çerezleri devre dışı bırakmak iyi bir fikir olabilir.

    Tarama geçmişinizi, çerezlerinizi ve diğer geçici internet dosyalarınızı güvenli bir şekilde silmek isterseniz, size yardımcı olabilecek bir dizi kolay kullanımlı Serbest ve Açık Kaynaklı Yazılım (FOSS) aracı vardır. Özellikle CCleaner ve Eraser’ı kullanabilirsiniz..

    Son olarak, birçok sosyal ağ gibi arkadaşlık sitelerinin kötü amaçlı yazılımları yaymak isteyen bilgisayar korsanları için verimli bir zemin olduğunu unutmayın. Bunu genellikle sahte bir profil oluşturarak ve mesaj göndererek, izleyicileri ve alıcıları “web sitelerine” veya “videolarına” yönelik bir bağlantıya tıklamaya teşvik eden girişimlerde bulunurlar. Bununla birlikte, bu tehditten kendinizi çok basit bir ilkeye uyarak koruyabilirsiniz: göndereni tanımıyorsanız, özellikle profil veya mesajlar şüpheli görünüyorsa, gönderdikleri herhangi bir köprüyü tıklamayın.

    SSL bağlantı

    Https olarak da bilinen Güvenli Yuva Katmanı bağlantısı (SSL) sağlayan bir arkadaşlık sitesi seçmek çok önemlidir. Bu, internet trafiğinizi izleyen birisinin siteyi ziyaret ettiğini hala söyleyebilmesine rağmen, bilgisayarınız ile web sitesi sunucuları arasındaki tüm iletişimin şifreleneceği anlamına gelir. Çoğu site giriş sayfasında bir SSL bağlantısı sunsa da, siteyle etkileşimin geri kalanı için sağlamayabilir – yani gönderdiğiniz veya aldığınız profil güncellemeleri, mesajlar ve resimler, gözlemciler tarafından görülebileceği gibi ISS’niz, posta kartları bir postacı için. Arkadaşlık sitenizin SSL sağlayıp sağlamadığını kontrol etmek için giriş yapın ve tarayıcının adres çubuğundaki adresin “https: //” ile başlayıp başlamadığını kontrol edin. PlanetRomeo gibi bazı sitelerin giriş sayfasında size “güvenli bağlantı” seçeneği sunduğunu unutmayın; Bunu görürseniz, ayrıntılarınızı girmeden önce kutunun işaretlendiğinden emin olun. Siteniz SSL sağlamazsa, profilinizi silmenizi ve bir siteye geçmenizi öneririz. Daha fazla bilgi için, rehberimize bakın İnternet iletişiminizi özel tutma. SSL sağlamayan bir siteyi kullanmaya devam etmeniz gerektiğini düşünüyorsanız, Tor veya VPN gibi bir gizlilik ve anonimlik aracı kullanarak bağlamanız şarttır.

    Sızma ve Anonim Tarama

    Yukarıda belirtildiği gibi, bir SSL bağlantısı arkadaşlık sitenizin sunucularına gönderdiğiniz veya ondan aldığı içeriği korurken, sizi anonim hale getirmez. Bilgisayarınızın IP adresi ve web sitesinin sunucularının IP adresi, İSS’niz, web sitesinin yöneticileri ve muhtemelen başkaları tarafından görülebilir. Ancak, bu soruna çözümler var. Anonimliğiniz sizin için önemliyse, Tor Tarayıcısını veya Sanal Özel Ağ (VPN) bağlantısını kullanmak gibi web sitesiyle anonim olarak iletişim kurmak için atabileceğiniz basit adımlar vardır.

    Bu araçlar, aynı zamanda sansürlenmiş içeriğe erişmek için kullanılabilen sınırlama araçlarıdır.

    Mobil Uygulamalar

    Akıllı telefonlar ve tabletler gibi mobil bilgi işlem cihazları, en sevdiğimiz internet içeriğimizin ve sosyal ağ uygulamalarımızın çoğuna mobil erişim ile anında bağlantı kurarak son derece popüler bir iletişim aracı haline geldi.

    LGBTİ siteleri bu değişime adapte olmak için zorluk yaşamadı. PlanetRomeo, Gaydar ve Scruff gibi büyük tanışma siteleri artık kendi uygulamalarına sahip. Üstelik, Grindr gibi bazı uygulamalar, konumunuzu yakınınızdaki olası iş ortaklarına yayınlamak için özellikle GPS gibi akıllı telefon ve tablet özelliklerinden yararlanacak şekilde tasarlanmıştır.

    Konumunuzu ve kimliğinizi bir LGBTİ birey olarak yakınınızdaki diğer kişilere yayınlamanın olası tehlikelerinin yanı sıra akıllı telefon ve tablet formatında bir dizi dezavantaj vardır:

    Bu uygulamaların birçoğu, web siteleri olsa bile bir SSL bağlantısı sağlamamaktadır;

    Appstore veya Google Play’den uygulama indirmek onları doğrudan Apple kimliğinize veya Google hesabınıza bağlar;

    Mobil operatörünüz de bu bilgileri toplayarak doğrudan kimliğinize bağlar;

    Mobil cihazınızda Facebook veya Twitter gibi yüklü diğer sosyal ağ uygulamaları da sizin hakkınızda bu bilgileri toplayabilir.

    Bu nedenle, bir LGBTİ birey olarak gizliliğiniz sizin için önemliyse, arkadaşlık için tasarlanan mobil uygulamaları kullanmamanız.

    Kimlik ve Mali Bilgileriniz

    Ne yazık ki, tanışma siteleri genellikle kar amacı gütmeyen kuruluşlar olarak çalıştırılmaz. Daha ziyade, kâr amacı güden işletmelerdir ve bunu iki şekilde yapma eğilimindedirler: ilk olarak, sitenin “premium” versiyonunu sunarken, ek özellikler için, ek bir ücret karşılığında ve ikincisi, daha fazla bilgi toplayarak Genelde reklam verenler olmak üzere üçüncü taraflara bu bilgileri geçmek.

    Sonuç olarak, bu web siteleri genellikle kendiniz hakkında olabildiğince fazla bilgi vermeniz konusunda oldukça isteklidir. Manjam gibi bazı siteler, bir profil oluşturmak için tam adınızı bile soruyor ve “premium” hizmet sunan herhangi bir site, kredi kartı bilgilerinizi de isteyecektir. Doğal olarak, adınız ve mali bilgileriniz oldukça hassastır ve kimliğinizi doğrudan web sitesindeki etkinliklerle ilişkilendirir. Ülkenizdeki yasal duruma bağlı olarak, LGBTİ arkadaşlık sitelerini kullanmanın bu kanıtı size karşı kullanılabilir. Üstelik, birçok arkadaşlık siteleri, gizlilik politikalarında, kişisel bilgilerinizi, yetkililer de dahil olmak üzere, kendileri için yasal bir talep varsa, üçüncü taraflara devredeceklerini belirtmektedir. Sadece kendiniz hakkında tam olarak gerekli gördüğünüz gerçek bilgileri gönüllü olmalı ve bir arkadaşlık sitesine tam adınızı, telefon numaranızı veya kredi kartı bilgilerinizi asla vermeyin.

    Nijerya’da, polis ve suç örgütleri eşcinsel erkekleri çekmek için arkadaşlık sitelerinde sahte profiller oluşturdular. 2012 yılında, bir gazete makalesinde, geyleri gasp etmekte hapsedilen ve uzmanlaşan bir suç örgütü üyesi.. “Biz onları çağırıyoruz, bir otel odasında fotoğraflarını çekiyoruz, sonra onlardan para almak için bu fotoğrafları kullanıyoruz” ifadesini kullanıd.

    Kenya’nın Gey ve Lezbiyen Koalisyonu, şantaj ve haraç olaylarının yüksek olduğunu ve ülke içinde sürekli olarak büyüdüğünü ve LGBTİ bireylere karşı işlenen en yüksek suçlardan birini oluşturduğunu söylüyor.

    Fotoğraf Alışverişi Hakkında

    Biriyle tanışmadan önce, o kişi hakkında daha iyi bir fikir verecek olan çeşitli fotoğraflar istemek iyi bir fikirdir.

    Birisi size sahte olabileceğini düşündüğünüz veya bir web sitesinden alınmış bir fotoğraf gönderirse, bir web sitesinden alınmış olup olmadığını görmek için resmi google resim arama çubuğuna sürükleyebilirsiniz. Resmin meta verilerine de bakabilirsiniz.

    Meta verileri “exif data”, fotoğrafın çekildiği yer, zaman, kamera gibi gizli bazı bilgileri içerir..

    İletişim Kurma ve Buluşma

    Biriyle görüşmeyi kabul etmeden önce, önce telefonla onlarla iletişim kurmalısınız. Ev telefonunuzu ya da cep telefonunuzu kullanmak yerine, jitsi ya da skype gibi bir IP üzerinden Ses programı kullanmak ya da herkese açık telefonlardan konuşmayı ayarlamak en iyisi olabilir.

    Son olarak, biriyle tanışmadan önce, diğer LGBTİ arkadaşlarınız veya topluluğunuzdan birini bilgilendirmek en iyisidir.

    Doğru olamayacak kadar iyi mi?

    Kuşkusuz ‘mükemmel’ gibi görünen biriyle karşılaşırsanız veya kendisiyle ilgili verdiği bilgilerdeki tutarsızlıkları fark ederseniz, dikkatli olmalısınız.

    Şüphe duyuyorsanız, arkadaşlarınıza veya toplululuğunuzdaki kişilere bu kişiden haberdar olup olmadıklarını sorabilirsiniz.

    Belirli siteler için genel ipuçları ve öneriler

    Herhangi bir sosyal ağ sitesinde olduğu gibi, özellikle de LGBTİ’lerin karşılaştığı tehditler göz önüne alındığında, bir LGBTİ arkadaşlık sitesini kullanmadan önce aşağıdaki soruları kendinize sormanız gerekir.

    İnternete girdiğim bilgilere kim erişebilir?

    Sosyal paylaşım sitesine girdiğim bilgileri kim kontrol ediyor, sahibi kim?

    Benim hangi bilgilerime diğer insanlar ulaşabiliyor?

    Kişilerle ilgili bilgileri başkalarıyla paylaşırsam iletişim bilgilerim akla gelir mi?

    Bağlandığım herkese güvenir miyim?

    Hizmet kullanıcılara SSL (veya HTTPS) bağlantısı sağlıyor mu?

    Site yöneticileri ve coğrafi olarak sunucuları hangi ülkede, (hangi ülkenin yargısına bağlı), barındıran şirket hangisi?

    Manjam

    Manjam’da bir profil oluşturmak için, ilk ve son isimleriniz de dahil olmak üzere kişisel bilgileriniz istenir. Gizlilik politikasına göre, bu bilgiler toplanacak ve yasal bir talep dahil olmak üzere üçüncü taraflarla paylaşılabilir. Her ne pahasına profil oluştururken bu bilgileri paylaşmamanız gerekir: gerçek isminizi vermek için iyi bir neden yoktur, bu yüzden sahte olanı verin.

    Gaydar ve GaydarGirls

    Eğer Gaydar veya GaydarGirls kullanıyorsanız, oturumunuzun SSL kullanacağından emin olmak için giriş yaptığınızda “güvenli oturum” yanındaki kutunun işaretlendiğinden emin olun. Firefox için HTTPS Everywhere eklentisini kullanarak bunun her zaman olduğundan emin olabilirsiniz.

    Planetromeo

    Eğer PlanetRomeo’yu kullanırsanız, oturumunuzun SSL kullanmasını sağlamak için giriş yaptığınızda “güvenli giriş” in yanındaki kutunun işaretlendiğinden emin olun. Firefox için HTTPS Everywhere eklentisini kullanarak bunun her zaman olduğundan emin olabilirsiniz.

    Planetromeo, sitelerini kullanırken “Yardım ve Hizmetler” altında güvenli uygulamalar için yararlı bir kılavuza sahiptir.

    Grindr

    Yukarıda belirtildiği gibi, Grindr bir akıllı telefon uygulamasıdır. Gizliliğiniz ve güvenliğiniz sizin için önemliyse, Grindr’ı kullanmamanız önerilir.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 12:42 on 21 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Trans, , , Transeksüel Kadın   

    Ünlü model transeksüel çıktı 

    ABD’de 12 yıl boyunca iç çamaşırı modelliği yapan Geena Rocero açıklamalarıyla şok etkisi yarattı.
    Glamour dergisine konuşan Rocero, transeksüel,ameliyatla kadın olduğunu açıkladı.
    ABD’de 12 yıl boyunca iç çamaşırı modelliği yapan Geena Rocero açıklamalarıyla şok etkisi yarattı.
    Rocero, “Ancak içimde hep bir korku vardı. Ortaya çıkarsa ne olacak, kariyerim bitecek diye düşünürdüm” dedi.
    Rocero, “Menajerim dahi şaşkına döndü, ama cesaretimden dolayı beni kutladı” diye konuştu.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:55 on 29 July 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , Trans, ,   

    Eşcinsel’lerin çocukları daha mutlu 

    Melbourne Üniversitesi’nde yayımlanan bir araştırmaya göre eşcinsel çiftlerin yetiştirdiği çocukların geleneksel ailelerin yetiştirdiği çocuklara kıyasla daha sağlıklı ve daha mutlu.
    Bilim adamları araştırmayı çoğunluğu kadın olan 315 eş cinsel çift ve 500 çocukla gerçekleştirdi.
    İki annesi veya iki babası olan çocukların sağlık ve aile uyumu bakımından genel nüfustan daha iyi oldukları belirtildi.

    Eşcinsel ailelerin çocukları sağlık ve aile uyumunda genel nüfustan yüzde 6 daha iyi sonuçlar gösterirken mizaç ve ruh hali, davranış, zihinsel sağlık ve kendine güven bakımından diğer çocuklarla aynı oldukları ortaya çıktı.

    İki çocuğu olan ve araştırmayı yöneten eşcinsel bilim adamı Simon Crouch bu araştırmanın “aile üyelerinin birbirleriyle nasıl geçindiklerine baktığını” söyledi. Crouch, “eşcinsel ebeveynlerin ve çocuklarının iyi geçinmesinin çocuğun sağlığına olumlu etkileri olduğunu” belirtti.

    Daha önceki araştırmalarla paralel sonuçlar elde eden araştırma yine de büyük tartışmalara sebep oldu.

    ABC Radyo Avustralya’ya “Araştırmaya katılan ebeveynlerin hepsinin çocuklarının iyi durumda olduğunu düşünmelerine şaşırmadım,” şeklinde konuşan Aile Sesi Avustralya (Family Voice Australia) araştırma görevlisi Rosyln Phillips, “Çocuk ergenliğe ulaştığında bu tip araştırmaların ötesine bakmak lazım ve sadece o zaman ebeveynlerin performansı hakkında bağımsız bir değerlendirme yapabiliriz,” ifadesini kullandı.

    İnternette araştırmayı eleştiren her kişi için tebrik eden bir kişi de bulunuyor.

    Fark.com’daki bir yorumcu, “Hiçbir eşcinsel çift bir gece sarhoş olduktan sonra ertesi sabah kalkıp bir çocuğu evlatlık edinmek için gerekli belgeleri yanlışlıkla dolduklarını fark etmemiştir,” ifadesini kullandı.

    Ancak konunun daha sorunlu noktası çocukların onları kabullenmek istemeyenler karşısında yaşamak zorunda kalabilecekleri olmaya devam ediyor.

    “Toplumsal damgalama mektup ve benzeri yollarla üstü kapalı bir şekilde veya okulda zorbalık ve sataşmalar eşliğinde açık ve zarar verici bir şekilde gerçekleşebilir,” diyen Crouch, “Bulgularımıza göre bu aileler ne kadar fazla toplumsal baskı görüyorsa çocuğun sosyal ve duygusal sağlığı da o kadar etkileniyor,” ifadesini kullandı.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:51 on 29 July 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Trans, , ,   

    Mahkeme: Trans birey sizi nasıl rahatsız etti? 

    T.T. adlı seks işçisine “rahatsız etme” suçundan kesilen para cezaları bozulunca, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açıldı.
    Ankara ’da yaşayan T.T. adlı seks işçisine “rahatsız etme” suçundan ötürü birer gün arayla Kabahatlar Kanunu’na göre kesilen para cezası, yargı tarafından iptal edildi. İki ayrı mahkeme, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle örtüşmediği, olayın gerçekleştiğinin sabit olmadığı, rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için kararı bozdu. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, iki cezanın da iptal edilmesi üzerine İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Avukat Toköz, dilekçesinde, polislerin trans bireyleri cinsel kimliklerinden ötürü sistematik olarak cezalandırdıklarını savundu.

    ‘RAHATSIZ ETMEK NE DEMEK?’

    Ankara’da seks işçisi olarak çalışan T.T. adlı trans bireye geçen 24 ve 25 Nisan tarihinde polis tarafından iki ayrı para cezası kesildi. Polis, T.T. hakkında Kabahatlar Kanunu’nun 37. maddesine göre “rahatsız etme” suçundan işlem yaptı. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, karara itiraz etti. Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Recep Kınalı, 91 TL’lik para cezasının “mahallede oturduğu belirtilen meçhul kişilerin telefonla ihbar etmesi” üzerine verildiğini kaydederek, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle örtüşmediği gibi, olayın gerçekleştiğinin de sabit olmadığı” gerekçesiyle 1 Temmuz’da kararı iptal etti.
    T.T.’nin 25 Nisan’da aldığı ikinci para cezası da, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Zeka Kayalı’ndan döndü. Hakim Kayalı, 30 Mayıs’ta verdiği kararında, “rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için bu cezayı iptal etti.

    ‘SİSTEMATİK SALDIRI’
    İki cezanın iptal edilmesi üzerine Avukat Ahmet Toköz, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Toköz’ün dilekçesinde; polislerin birçok kez yaşanıldığı üzere T.T.’ye cinsel kimliğinin suç olduğu kabulüyle hareket ederek, ceza verdiğini, adeta cinsel kimliğin cezalandırıldığını ve müvekkiline ayrımcılık uygulandığını savundu. Bu ceza uygulandıktan sonra T.T.’nin gözaltına alındığını kaydeden Toköz, “Polis müvekkili haksız olarak durdurmakla kalmamış idari yaptırım kararını uygulamak için polis merkezine götürmüş ve haksız gözaltı işlemi uygulayarak özgürlüğünü de kısıtlamışlardır” dedi. Çankaya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polislerin sık sık trans bireylere karşı fuhuş yaptıkları iddiasıyla ceza kestiğini hatırlatan Toköz, “kimsenin fuhuş yapma eyleminden ötürü cezalandırılamayacağını” kaydetti. Bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağının ihlali anlamına geldiğini vurgulayan Toköz, “Bu memurlar eylemlerini bir çok kere tekrarlamıştır. Ülkede özgür bir birey olarak yaşama hakkına sahip olan müvekkil, cinsiyet kimliği, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi nedeniyle özgürlüğünün kısıtlandığını ve güvenliğinin kamu gücünü kullananlar tarafından tehlikede olduğunu düşünür ve çözüm üretemez hale gelmiştir” dedi.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 09:52 on 5 January 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , , , Takı, Takılar, Trans,   

    Eşcinsel Takılar 

    Takılar, tarih öncesi zamanlardan beri insanları büyülemektedir. Genellikle muska ya da tılsım olarak adlandırılan takılar, büyü, mistik, korunma, maneviyat, inanç, sevgi ve zenginlik ile ilişkilendirilir.

    Taş devrinin başlamasıyla insanlar, süs eşyaları olarak kullanılmak üzere kilden, hayvan kemiklerinden ve mermilerden takı yapmaya başladılar. Tarih boyunca farklı kültürlerden farklı kültürlerin geldiği Afrika’da, 75.000 yıl önce erken yaşta taş çağındaki erkeğin kabukları süslemeler olarak kullandığına dair kanıtlar var. Almanya’nın güneybatısındaki bir mağarada, 30.000 yıl öncesine dayanan, mamut dişlerinden yapılmış küçük, girintili oyulmuş fildişi figürleri bulundu.

    Bronz Çağı boyunca, takı yapımı süreci kullanılan malzemelerle birlikte daha sofistike ve karmaşık hale geldi. İlk takılar lapis lazuli, rock kristali ve diğer yarı değerli taşlardan yapılmış ve özel güçler veya anlamlarla ilgili küçük tasarımlarla yazılmıştır. Babilliler, Asurlar ve Persler dahil olmak üzere farklı uygarlıklar  takılar taktılar. Babillerin MÖ 700 civarında bir bileziği takı olarak takan ilk insanlar olduğuna inanılıyor.

    Mısırlılar, M.Ö 3000 gibi erken bir zamanda takı kullanmaya başladı. Kötü ruhları engellemek, öbür dünyada sevdiklerini korumak… ve refahı sağlamak için takılar kullanıyorlardı. Usta kuyumcular olarak, bugün birçok modern mücevher üreticisinin halen kullandığı kayıp mum tekniğini kullanarak, altın dökme yeteneğini geliştiren ilk uygarlık oldular.

    Endüstri devrime öncülük eden takılar, ısmarlama mücevher parçalarıydı. Zengin vatandaşların bu parçaları satın alma ve devreye alma yöntemleri vardı.

    Makine çağı, değerli metalleri maden haline getirme ve bunları hem Avrupa’da hem de Dünya’da büyüyen orta sınıf için uygun fiyatlı mücevherler halinde seri üretme teknolojisi  sağladı.

    Takı bilezikler, II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’de popülerliğin doruklarına ulaştı. Amerikan askerleri, kurtardıkları şehirlerden hatıra takılarıyla eve geri döndü. Kuyumcular çok geçmeden, çeşitli metaller, stiller ve tılsımları kataloglarına eklediler. Bugün, takılar her zamanki gibi popüler. İnsanlar, boynuna takılan basit bir kalp ya da küçük bir  bilezik olsun, hayatlarının hikayesini anlatmak için takıları ve bileklikleri kullanmaya devam ediyorlar. LGBTİ bireyler arasında da takıların ve aksesuarların ayrı bir önemi var..

    İşte bazı Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans & İnterseks Takı Örnekleri.. LGBTİ Gökkuşağı Takılar, Küpeler, Kolyeler, Bileklikler, Eşcinsel Takı Çeşitleri, Takı Modelleri…

    Bileklikler

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans & İnterseks Bileklikler, Eşcinsel Bileklik Çeşitleri

    Deri Bileklikler

    Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans ve İnterseks Deri Bileklikler, Deri Bileklik Çeşitleri

    Küpeler

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Küpeler, Küpe Çeşitleri

    Kolyeler

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Kolyeler, Eşcinsel Kolye Çeşitleri

    Yüzükler

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Yüzükler, Eşcinsel Yüzük Çeşitleri

    Piercingler

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Piercingler, Eşcinsel Piercing Çeşitleri

    Tokalar

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Saç Tokaları, Eşcinsel Saç Tokası Çeşitleri

    Kol Düğmeleri

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Kol Düğmeleri, Eşcinsel Kol Düğmesi Çeşitleri

    Kravat İğneleri

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Kravat İğneleri, Eşcinsel Kravat İğnesi Çeşitleri

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:44 on 28 November 2013 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Trans, ,   

    Türkiye’de Trans Olmak! 

    Zordur… Sürekli didişir durursunuz bedeninizle. Doğanın hatasını düzeltmek size düşmüştür. Sürekli bu hatayla mücadele etmek, bir yandan da birlikte yaşamaya alışmak zorundasınızdır. Bedeninizi yeniden “tasarlamak”; yepyeni bir beden yaratmak zorundasınızdır. Bir anlamda tanrıyla yarışmak yani…

    Sesiniz, tüyleriniz, elleriniz, ayaklarınız, cildiniz, göğüsleriniz, kalçalarınız, cinsel organınız; hepsi beyninizde “arıza” olarak kodlanmıştır. Onarılmalıdır. Bunun için içinizde “tasarladığınız” kadına giysiler giydirmek, makyaj yapmak hiç bir zaman yeterli gelmeyecektir size; çok daha derinlere inip, kimyasını değiştirmeniz gerekir bedeninizin. Bu, yaşamınızın bundan sonraki bölümünü psikiyatristlerle, endokrinologlarla, bir sürü tahlillerle ve bir takım ilaçlarla geçireceksiniz demektir. Gün gün bedeninizdeki değişimi izlersiniz artık. Yeni bağımlılığınıza da merhaba dersiniz; aynalar…

    Ölmek isteyeceğiniz zamanlar çoktur. Ne yapsanız, ne etseniz hiçbir zaman tam da içinizdeki kadın olamayacağınızı düşündüğünüz zamanlar ölmek istersiniz. Gerçekleşmesi için çalıştığınız düş yaşamla tek bağınızdır. Bu giderek sizi “sürekli” bir düş içinde yaşamaya zorlayacaktır. Uyandığınız anlarda ölmek isteyeceğiniz bir düş…

    Ailenizden, dostlarınızdan ister istemez uzaklaşırsınız.
    Oluşmakta olan “yeni” bedeninizi bir yandan gizlemeye çalışırken, bir yandan da görmesini istersiniz herkesin. İkili bir yaşam sürdürmeye başlarsınız artık; meşru olan ve olmayan… Dişiliğinizi dışa vurmamaya ne kadar çalışsanız da bunun elinizde olmadığını, yani bir “tercih” değil, bir “zorunluluk” olduğunu anladığınızda en sancılı süreç başlar; açılma… Açıldıkça daha da yalnızlaşırsınız…

    Bu “yalnızlaşma”nın bir diğer boyutuyla da, tanrıyla yarışıyor olmanızın diğer insanlarda uyandırdığı rahatsızlık, öfke, öteleme, yok sayma, yok etme duygularıyla karşılaştığınızda tanışırsınız. Sokakta meraklı, alaycı, aç, öfkeli gözlerden kaçırmaya çalışmak boşunadır gözlerinizi. Annesine “anne bu kadın mı, erkek mi?” diye soran çocuğun sesi ister istemez uğuldar beyninizde. Çarşıda, pazarda satıcının “buyur abla!” derken gözlerindeki alaycı ifadeyi nereye koyacağınızı bilemezsiniz. Sürekli tetikte olmanız gerekir kalabalıkların içinde. Kişilerin bir başınayken kuzu, grup halindeyken kurt olduklarını öğrenmişsinizdir artık; sık sık yolunuzu değiştirirsiniz.

    Gittikçe daha alıngan, kırılgan olmaya başlarsınız. Sevgilinizle yollarda hiçbir zaman el ele, sarmaş dolaş yürüyemeyeceğinizi bilmek, dostlarınızın artık sizinle birlikte görünmekten kaçındığını görmek acıdır. Kocaman mutsuzluklar ve küçücük mutluluklarınızla yaşamın kıyısında yürürken, sizi kıyıdan daha içerilere çekecek dost eller ararsınız sürekli. Sizi “meşru” olarak gören ve sizi “böyle” sevecek dostlar… Bunun için her türlü iletişim yolunu açık tutmak zorundasınızdır; başka şansınız yoktur.

    Burada duralım artık. Şimdi arkanıza yaslanın ve düşünün; artık sokakta gördüğünüz bir transeksüele daha önce baktığınız gibi bakabilecek misiniz?

    Serap – Gacı  28 – 11 -2003

     
    • ahmet adlı kullanıcının avatarı

      ahmet 13:35 on 29 Ağustos 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      bol bol kitap okurum üzelikle tarih bilim ilim vese ben birtürlü bu insanlardan anlayamadım Mesele surye tarih derinliklerine baktığımızda neler neler var ilginç Mesele memlekete şehre indiğimde mileti izlerim çarşı kalabalık yerler İnsanlar hep koşturuyolar bakiyorum izliyorum Anlık çıkar vebe nice nice akıl almaz yaşam Bazen soruyorum bu ne koşmak koşturmak Yani kısacası anlamlı yaşam varken akılı yaşam iradeli yaşam mutlaka olmalı ama baktığımızda cidi birbirini anlayan yok HERKES ÖZGÜR OLMALI insanlar mutlaka bir ibrine saygılı olmalı Ne ekersin onu biçersin

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 12:23 on 11 July 2013 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Trans, , ,   

    Türkiye’de Trans Kadın Olmak 

    Türkiye de transeksüel olmak; transeksüel olmak hayat boyu üzerinde bir yük taşımak demektir. Ülkemizde maalesef ki transeksüellerin durumu oldukça kötü. toplum bilgili değil. aileler bilgili değil. Toplumumuza travesti ve transeksüeller sadece olay olduğunda gösteriliyor. Haberlerde bağıran çağıran travestiler gösteriliyor. Hem de aşağılayıcı bir şekilde. (‘adamlar yine sahnede..!’)

    Bu toplum bu haberleri izleyince travesti ve transeksüellerin bundan ibaret olduğunu anlıyorlar. Tu kaka uzaylı yaratık gibi görmeye başlıyor toplum…

    Maalesef günümüzde, evine kapanan travesti ve transeksüel oldukça fazla. Dışarı çıkmaya korkar olmuşlar. taciz korkusu hakaret korkusu şiddet korkusu… akşam On dan sonra seks işçiliği yapsın yapmasın. travesti ve transeksüel gören memurlar sorgusuz sualsiz ekip arabasına aldıkları o dönemler…. ”ben seks işçisi değilim” desende nafile. Karakola alınıp yok yere para cezası kesiliyor. Üstelik bakkala gitmek için evden çıkan, seks işçisi olmayan bir transeksüel yaşıyor bunu. Ve bu cezayı nasıl ödeyeceklerini bile sormuyorlar. ”Seks işçisi isen çalış öde..!” deniliyor. Bu cezayı keserek; bu insanları bir kez daha seks işçiliğine ittiklerinin farkındalar mı bilinmez… Normal iş verilmediği gibi, para cezası ödemesi için medet umuyorlar.

    transeksüel bireyler, genç yaşta cinayete kurban gidiyorlar. kendi abisi bile sırf transeksüel olduğu için kardeşini öldürüyor. Ne var namusmuş.! Ailesi reddediyor. transeksüeller yalnız yaşamaya mahkum ediliyorlar. Sevgiden yoksun aileden yoksun. Seks işçiliği dışında başka bir şans tanınmıyor bu insanlara. Neden çünkü transeksüeller! Ötekiler! Kiralık ev tutmak istediğinde bile, yüksek miktarda kira isteniyor. ”transeksüelsin sen mecbursun o evi tutmaya, başka şansın yok…”

    Bu durum gerçekten derinden kanayan bir yara, ülkemiz için. Halbuki bir çok şey yapılabilir. Aileler ve toplum bilgilendirilse durumlar daha da düzelebilir. Ama maalesef hiç bir yüksek makamda ilgili kimse yok.. Kimse transeksüel ve eşcinsel bireylerin sesini serzenişlerini duymak istemiyor yada duymazdan geliyor….

    Toplumda, sokakta bir transeksüel gördüklerinde, alaycı bakışlarla tacizlerle küfürlerle aç gözlü bakışlarla karşılanıyorlar. Benim ailemde yok, transeksüel olamazda diye bir kurama takılmış insanlar. Peki transeksüellerin annesi babası ailesi yok mu? Ailede transeksüel olması, bu o ailenin namussuz olduğu anlamına mı geliyor?

    İnsanlara, topluma, ailelere, travestinin transeksüelin onların ailesi içinden de çıkabileceği anlatılmalıdır. bunun bir tercih olmadığı, özenti olmadığı, transeksüellerin bu durumda, suçlarının olmadığı insanlara anlatılmalıdır… Doğarken hangi insana kadın mı? erkek mi? transeksüel mi? doğmak istersin diye sorulmadığı insanlara anlatılmalıdır. çok geç kalınsa da!…

    Ülkemizde milyonlarca, Eşcinsel, Travesti, transeksüel, Lezbiyen var….

    Travesti ve transeksüel cinayetlerinde hemen üstü körü bir haber yapılıyor o kadar. Ama heteroseksüel bireyler cinayete kurban gittiğinde günlerce programlar yapılıyor, (burada tabi ki hiç bir insan cinayete kurban gitmeyi hak etmez heteroseksüel olsa bile, (yanlış anlaşılmasın) Aynı haklara eşcinsellerde sahip olmalı.onlar içinde günlerce yapılan programlar olmalı….

    Kim bilebilir ki? bir gün kardeşinin, ablasının, abisinin, çocuğunun, eşcinsel olmayacağını kim bilebilir?

    Umarım bir gün travestiler de transeksüeller de insanca yaşayabilirler ülkemizde.

    yazan:  trans azranil.  07/2013

    transseksuel.net

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 01:40 on 2 May 2007 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Trans, , , , , Transseksüeller,   

    Trans Kadın Olmak 

    düşlerim gerçek; gerçeğim yalan!..”
    kadın şarkıları’ndan…

    I.

    zordur… sürekli didişir durursunuz bedeninizle. doğanın rastlantısallığının sonuçlarını düzeltmek size düşmüştür. bedeninizi yeniden “tasarlamak”; yepyeni bir beden yaratmak zorundasınızdır. bir anlamda tanrıyla yarışmak yani…

    sesiniz, tüyleriniz, elleriniz, ayaklarınız, cildiniz, göğüsleriniz, kalçalarınız, cinsel organınız; hepsi beyninizde “arıza” olarak kodlanmıştır. onarılmalıdır. bunun için içinizde “tasarladığınız” kadına giysiler giydirmek, makyaj yapmak hiç bir zaman yeterli gelmeyecektir size; çok daha derinlere inip, kimyasını değiştirmeniz gerekir bedeninizin. bu, yaşamınızın bundan sonraki bölümünü psikiyatristlerle, endokrinologlarla, bir sürü tahlillerle ve bir takım ilaçlarla geçireceksiniz demektir. gün gün bedeninizdeki değişimi izlersiniz artık. yeni bağımlılığınıza da merhaba dersiniz; aynalar…

    ölmek isteyeceğiniz zamanlar çoktur. ne yapsanız, ne etseniz hiçbir zaman tam da içinizdeki kadın olamayacağınızı düşündüğünüz zamanlar ölmek istersiniz. gerçekleşmesi için çalıştığınız düş yaşamla tek bağınızdır. uyandığınız anlarda ölmek isteyeceğiniz bir düş… bu düşün gerçek, gerçeğinse aslında bir düş olduğunu kimselere anlatamazsınız.

    ailenizden, dostlarınızdan ister istemez uzaklaşırsınız.

    oluşmakta olan “yeni” bedeninizi bir yandan gizlemeye çalışırken, bir yandan da görmesini istersiniz herkesin. ikili bir yaşam sürdürmeye başlarsınız artık; meşru olan ve olmayan… dişiliğinizi dışa vurmamaya ne kadar çalışsanız da bunun elinizde olmadığını, yani bir “tercih” değil, bir “zorunluluk” olduğunu anladığınızda en sancılı süreç başlar; açılma… açıldıkça daha da yalnızlaşırsınız…

    bu “yalnızlaşma”nın bir diğer boyutuyla da, tanrıyla yarışıyor olmanızın diğer insanlarda uyandırdığı rahatsızlık, öfke, öteleme, yok sayma, yok etme duygularıyla karşılaştığınızda tanışırsınız. sokakta meraklı, alaycı, aç, öfkeli gözlerden kaçırmaya çalışmak boşunadır gözlerinizi. annesine “anne bu kadın mı, erkek mi?” diye soran çocuğun sesi ister istemez uğuldar beyninizde. çarşıda, pazarda satıcının “buyur abla!” derken gözlerindeki alaycı ifadeyi nereye koyacağınızı bilemezsiniz. sürekli tetikte olmanız gerekir kalabalıkların içinde. kişilerin bir başınayken kuzu, grup halindeyken kurt olduklarını öğrenmişsinizdir artık; sık sık yolunuzu değiştirirsiniz.

    gittikçe daha alıngan, kırılgan olmaya başlarsınız. sevgilinizle yollarda hiçbir zaman el ele, sarmaş dolaş yürüyemeyeceğinizi bilmek, dostlarınızın artık sizinle birlikte görünmekten kaçındığını görmek acıdır. kocaman mutsuzluklar ve küçücük mutluluklarınızla yaşamın kıyısında yürürken, sizi kıyıdan daha içerilere çekecek dost eller ararsınız sürekli. sizi “böyle” sevecek dostlar…

    zira onların gözlerinde, doğduğunuzda size biçilen cinsiyet rolünü reddederek yaptığınız bu mikro “devrim”e duydukları saygıyı görmek sizi ayakta tutacaktır.

    II.

    peki neden bu “acı – mutlu” hayat? (bitter – sweet manasında!). mutluyum evet; bunca acı ve zorluğa karşın. “egemenin” bedenim üzerindeki egemenliğine “görece” son verdim. bedenim ilaçlarla, ameliyatlarla her ne bokla da olsa, giderek benim istediğim beden oluyor. artık kendimi seviyorum. bedeli ne olursa olsun…

    “cinsel yönelimim”mi cinsiyet rolümü reddetmeme yol açtı? (eşcinsel dostlarım duruma biraz böyle yaklaşıyor; erkeklere ilgi duyuyorum, eh! eşcinsellik de hoş bi şey değil, o halde kadın olmalıyım…) hayır! beynimin derinliklerinde yaşadığım bu değildi. hatta cinsel yönelimim üzerinde çok da fazla kafa yorduğumu söyleyemem. kafamı yoran bedenimdi. bu beden benim değildi. bedenim bir erkek bedeni ama “cinsiyet kimliğim” kadındı. dikkat: “biyolojik cinsiyetim” demiyorum, cinsiyet kimliğim söz konusu olan… beden – beyin diyalektiği… 0-3, 0-5, 0-8 herneyse, o yaşlarda, çok “çeşitli” nedenlerle oluşan… (bu “çeşitlerin” içinden modern tıp da çıkabilmiş değil henüz. eh! tıpta her bilinmeyenin de cevabı deliliktir; o halde bana da bir çeşit deli gözüyle bakılabilir; bu nedenle olsa gerek bedenimin “istediğim beden” olması kararını psikiyatristlerin vermesi…)

    III.

    peki ben “rol” mü yapıyorum? hani cinsiyet rolü filan diyoruz ya… yani “erkek” olmama rağmen “kadın rolü” mü oynuyorum? yakın bir erkek arkadaşım “erkeklik zor bir kimliktir; sen herhalde bunu kaldıramadın” demişti. bu nedenle mi “rol” değiştirip, bin kat daha zor bir yaşama giriştim? yeni tanıştığım bir kadın arkadaşım da “transeksüel olduğun hiç belli olmuyor, söylemeseler inanmazdım” dedi geçenlerde. beni bir kadın olarak kabul etmiyor ama ‘rolünü iyi oynuyorsun’ demeye getiriyordu.

    kadınlık ve erkekliğin “öğrenilen”, dahası: “öğretilen”! roller olduğunu cinsiyetimi, bedenimi “yeniden inşa” ederken öğrendim. “yeniden inşa” gereksinimi duymayan insanlara bunu anlatmanın zorluğunu da çok yaşadım. cinsiyet kimliği kavramını bilmeyen, cinsiyeti yalnızca biyolojik cinsiyete indirgeyen insanlar toplumsal cinsiyet kavramını ne kadar doğru algılayabilirler?

    bir örnek: üç hostes kızımız gökten düşmüş ve bir kitap yazmışlar. köpeği için servis isteyen gazeteciler, hosteslere kur yapan sanayiciler filan. ama doğal olarak benim en ilgimi çeken bölüm, kur yaptığı kişinin “erkek” çıkması sonucu “rezil” olan playboy oldu. yazarlarımız, playboy’umuzun yanında oturan hatunu “mini etekli nefis bir hatun” olarak betimlemişler önce. eh playboy bu, durur mu; kur yapmış garibim. ama her nasılsa hatunun transeksüel olduğu öğrenilince, playboy ve yazarlarımız anında, hatunun “aslında erkek” olduğuna kanaat getirmişler. ah cehalet, vah cehalet…

    peki benim “devrimime” saygı duyan heteroseksüel ya da kimi eşcinsel kadın arkadaşlarım çok mu farklı bakıyorlar bana? her ne kadar hissettirmemeye çalışsalar da yazık ki bakışları üç aşağı, beş yukarı aynı… yani “biyolojik cinsiyet” belirleyici oluyor çoğu zaman.

    IV.

    eh! dönmeyim! sonuçta… dönme: yaygın kullanımı açısından bu kadar yanlış kullanılan ama olguyu bu kadar doğru betimleyen bir sözcük daha var mı acaba?

    evet döndüm… gerçeğime!.. bana öğretilene değil; duyumsadığıma, içimde yaşadığıma…

    gözlerinizden öpüyorum.

    serap

    gacistanbul.org – 02 Mayıs 2007 

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın