Tagged: Queer Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:19 on 25 October 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Fragman, Generation Q, , Lezbiyen Dizileri, , , Queer, The L World   

    The L Word: Generation Q 

    Los Angeles’ta yaşayan LGBTİ+ bireylerinin yaşamlarına ışık tutan The L Word’ün devam dizisi olan The L Word: Generation Q’dan yeni fragman yayınlandı.

    2004-2009 yılları arasında Amerikan kablolu kanalı Showtime’da yayınlanan ve Los Angeles’ta yaşayan LGBTİ+ bireylerinin yaşamlarına ışık tutan The L Word, yıllar içinde sağlam bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmıştı. 2009’da büyük ölçüde hayal kırıklığı yaratan bir finalle ekranlara veda eden The L Word, bu yıl devam dizisiyle ekranlara geri dönecek.

    The L Word: Generation Q adını taşıyan devam dizisi için tanıtım çalışmalarını sürdüren Showtime, merakla beklenen diziden yeni bir fragman yayınladı. Bu fragmanda The L Word’ün sevilen karakterlerini 10 yıl sonra yeniden bir arada görme şansı yakalıyoruz.

    The L Word: Generation Q, 8 Aralık’ta Başlayacak

    6 Balloons ile adını duyuran Marja-Lewis Ryan‘ın yürütücü yapımcılığını üstlendiği dizide Jennifer Beals, Katherine Moennig ve Leisha Hailey orijinal serideki rolleriyle geri dönüyor. Devam dizisinin yapımcıları arasında orijinal serinin yaratıcısı olan Ilene Chaiken da yer alıyor.

    Yeni bölümlerde Beals, Moennig ve Hailey’e Los Angeles’ı mesken tutan yeni nesil LGBTİ+ karakterler eşlik edecek. Bu yeni karakterlere Arienne Mandi, Leo Sheng, Jacqueline Toboni, Rosanny Zayas ve Sepideh Moafi hayat veriyor.

    Dizi, Los Angeles’ta yaşayan LGBTİ+ bireylerinin hayatlarına; karakterlerin aşk, seks, kalp kırıklığı, zorluk ve başarı deneyimleri üzerinden ışık tutmaya devam edecek.

    The L Word: Generation Q’nun 8 bölümden oluşan ilk sezonu, 8 Aralık’ta izleyici ile buluşacak.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 19:25 on 30 September 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Queer, Queer Teori   

    Normal ve Queer Çatışmasının Sınırlarını Zorlamak 

    Rosemary M. Canfield Reisman‘ın Gay and Lesbian Themes adlı kitabının Queer Teori‘yi anlatan kısmında, sayfa 2 ve 3’te bulunan Pushing The Boundaries of Normal Versus Queer yazısının çevirisi…

         Queer teori, her sistemin içsel mantığını tespit edip ortaya çıkarmayı tercih ederek- ki bu ona- normal ve normal dışı engele- sıklıkla karşı gelerek olur- normal dışının sonuçlarını ve doğasını ve normal olanın normal olmayanı kendi normalliğini güçlendirmek için kullandığı yolları keşfederek cinsel kimlik ve yönelimi yöneten ikili mantık gibi hem konstrüktivist (yapılandırmacı) hem de esansiyalist (özcü) yaklaşımı reddetti. Queer teorisyenleri bu görüşlerde, Sokratik diyalogları atfeden Plato’nun diyalektik söylemleri tarafından kurumlaşmış mantık ve akla yatkın tartışmasının Batı sistemlerinin temeli ve ifadelerini reddeden, post-yapısalcıları takip eder. 

         Kuruluşunda, en akla yatkın olarak dilbilimci Ferdinand De Saussure ve filozof Jacques Derrida tarafından bu zorluk, dilin kendisine getirilir. Saussure işaretçi olarak adlandırdığı kelimeyle, işaret edilen olarak adlandırdığı tanımın arasında doğal bir bağ olmadığını savunur. Derrida, bir kelime ve tanımı arasındaki ilişki yalnızca geçici olabileceği için, bu ilişkinin sabit ya da stabil olmadığını ancak kayma –karşılığında, tanımlanmak zorunda olan başka kelimeler kullanarak bir kelimeyi tanımlama işlemi- olarak adlandırdığı şeye konu olduğunu belirtir. Bu yüzden bir düşüncenin anlamı asla sabit değildir; o daima, onu detaylandırmak için kullanılan terimler zincirine bağlı bir akış hali içindedir. Queer teorisyenleri, her birinin kendine özgü bir tarihsel yörünge boyunca kurulan ilişkilerinin ağına bağlı olduklarını savunarak, en az şekilde geçici olan; muhtemel olarak anlamsız olan ve arzuyu, cinsiyeti ve böylelikle de kimliği düzenlemeyi hedef alan dengesiz ve baskıcı güç yapısına hizmet eden sabit tanımlamalara direnerek; cinsel kimlik, toplumsal cinsiyet rolleri ve arzuya, benzer bir mantık uygularlar. Bu yöntemde çalışan analistler tarafından benimsenen ‘‘queer’’ terimi çok tartışmanın sebebi olmuştur. 

         Tarihsel olarak, ‘‘queer’’ terimi hem anlam karmaşıklığına yol açabilen hem de küçük düşürücü olmuştur. Queer çalışmaları alanında queer terimi çok anlamlılığı ve onur kırıcılığı yüzünden genellikle kesin bir şekilde kavranmıştır; terim dinleyiciyi sarsar, tartışmayı kışkırtır ve normalin ne olduğu tanımlarına karşı çıkar. Pratikte queer teori ilk ve en önemli olarak kendini tanımlamak için uğraşır. Yönlendirdiği sorular ‘‘queer’’ teriminin ne anlama geldiğini, eşcinsel, lezbiyen ve transseksüel gibi benzer kavramlarla nasıl kesiştiğini ve onlardan nasıl ayrıldığını ve ‘‘queer’’in ‘‘normal’’in üzerindeki olası etkisinin ne olduğunu (örneğin, bir şeyi queerleştirmek/bozmak/mahvetmek) içerir. Böyle tanımsal stratejiler genellikle gelişmekte olan bir çalışma alanını nitelendirirken, bu araştırma biçimleri kendi disiplin konusunun sınırları içinde kalabilsin diye sürekli olarak standardı oluşturan şeyi sorgulayarak, queer teori bu stratejilerin, kendi analizinin merkezi odak noktası olarak kalmasını talep eder. 

     
    • Berk adlı kullanıcının avatarı

      Berk 02:37 on 1 Ekim 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Münhasır derecede heteroseksüel ve tek eşli çoğunluğun cinsel tercihleri, yönelimleri ve alışkanlıklarının bir matrisini içeren bir şemsiye terim. Queer, lezbiyenleri, gey erkekleri, biseksüelleri, trans kişileri, interseks kişileri, radikal seks topluluklarını ve diğer birçok cinsel açıdan transgressive (yeraltı) kaşiflerini içerir. 2. Bu terim, bazen “biseksüel” yerine cinsel yönelim etiketi olarak kullanılmakta, ikiden fazla cinsiyetin bulunduğunu kabul etmenin veya heteroseksüel olmayan bir yönelimin belirtilmesinin bir yolunu belirtmenin bir yolu olarak kullanılmaktadır. onlar etkilenir. 3. Eskiden yalnızca bir bulamaç olarak kullanılmış, ancak kötü niyetli grubun üyeleri tarafından anlamsal olarak devirilmiş, onu meydan okur gururu olarak kullanan, geri çevrilmiş bir kelime. ‘Queer’, bu işlemden geçen bir kelimeye örnektir. On yıllar boyunca “queer” sadece eşcinseller ve lezbiyenler için aşağılayıcı bir sıfat olarak kullanıldı, ancak 1980’lerde bu terim eşcinsel ve lezbiyen aktivistler tarafından bir özdeşleşme terimi olarak kullanılmaya başlandı. Sonunda, eşcinsel erkekleri, lezbiyenleri, biseksüelleri ve transseksüel insanları içeren bir şemsiye terim olarak kullanılmaya başlandı. Bununla birlikte, bu terimin geçerli olabileceği oldukça fazla sayıda insan hala “queer” olarak nefret dolu bir hakarettir ve heteroseksüellerin kullanımının genellikle rahatsız edici olduğu düşünülmektedir. Benzer şekilde, geri kazanılan diğer kelimeler, yabancılar tarafından kullanıldığında genellikle grup içi saldırgandır, bu nedenle, bir grubun üyesi olmadığında kullanımlarına ilişkin çok dikkatli olunmalıdır.

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 11:44 on 7 November 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Cyprus, Gazimağusa, Kuir Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs, Lefkoşa, Mağusa, Queer, Queer Cyprus, Queer Kıbrıs   

    Kuir Kıbrıs Derneği 

    Aşağıda yer alan bilgiler Kuir Kıbrıs Derneği’nin web sitesinden alınmıştır…

    Kuir Kıbrıs’ın Tarihi

    İlk Homofobiye Karşı İnisiyatif olarak bir araya geldik. 2007’de, dernek kaydımız için Kıbrıs’ın kuzeyindeki yetkililere başvurduk.
    2008 yılında HOKİ, Ceza Yasası’ndaki “Doğa Kurallarına Aykırı Suçlar“ adı altında 171., 172. ve 173. maddeleri ile düzenlenen ve hapislikle cezalandırılabilen suçların kaldırılmasını talep etti ve dönemin KKTC meclis başkanı Fatma Ekenoğlu ‘na sundu. 171. madde “doğa dışı ilişkiyi“, 172. madde şiddet kullanarak “doğa dışı ilişkiyi“ ve 173. madde ise “doğa dışı ilişki“ suçuna teşebbüsü düzenlemekteydi. “Doğa dışı ilişki“, yasada anal ilişki olarak tanımlanmış olup, kadınlar da bu suçtan ötürü ceza alabilmekteydi. Ancak uygulamada bu yasa maddesinden en çok etkilenen kişilerin, erkek eşcinsellerdi. “Cinsel yönelim temelli ayrımcılığın devlet tarafından uygulanmasının başlıca çerçevesini oluşturmakta ve İngiliz Koloni zamanından beri de revize edilmediğini”nin altını çizdik.

    2010 yılıkda HOKİ ILGA-Avrupa işbirliğiyle, Gazeteciler Birliği Lokali’nde “Dayanışma ve Ağ Oluşturma Konferansı Kıbrıs 2010” isimli uluslararası bir konferans düzenledi.Etkinlik, Kıbrıs’ın kuzeyinde eşcinselliğin suç sayılması vurgulandı ve bunun bir insan hakları ihlali teşkil ettiğininin altını çizdi.
    20 Temmuz 2011 tarihinde iki erkek, komşuların aralarından birinin “eve erkek getirdiği”ne dair şikayet ve suçlamaları üzerine “doğaya aykırı cinsi münasebet”le suçlanarak gözaltına alındı ve mahkemeye çıkartıldı. Yargıç bir günlük tutukluluk Verdi. HOKİ bu davayı duyurması akabinde Malta, Yunanistan, Türkiye, Arnavutluk ve Kıbrıs’ta bulunan LGBTQI örgütleri tarafından HOKİ’yi destekledikleri, hemcinsler arası ilişkilerin cezalandırılmasını kınadıkları ve yasa değişikliğinin bir an once yapılmasının gerekli olduğu yönünde açıklama yapıldı.

    27 Ocak 2014’de, Kıbrıs’ın kuzeyindeki yasama Ceza Yasası’ndaki yetşkin erkekler arası, rızaya dayalı cinsel davranışları beş yıla kadar hapis ile cezalandıran yasa maddelerini kaldırdı ve yerine gelen maddeler cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli aşağılama ve kötülemeyi suç kapsamında ele alındı. Bu suçun basın ve sosyal medya üzerinden işlenmesini ağırlaştırıcı bir unsur olarak değerlendiriyor.

    11 Kasım 2015 tarihinde Kuir Kıbrıs Derneği, Kıbrıs Toplum Medya Merkezi (CCMC) ve Thomson Vakfı ile birlikte, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, iki yıllık Konuşulmayan Projesini başlattı.

    17 Mayıs 2016 tarihinde, Kuir Kıbrıs tarafından, Envision Diversity ve MAGEM ile birlikte yapılan açık çağrı akabinde oluşturulan ve 11 sivil toplum örgütü ve 21 siyasi parti, sendika ve STÖ’yü temsil eden Toplumsal Cinsiyet Platformu’nun oluşturduğu 17 Mayıs Organizasyon Komitesi tarafından Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobiye karşı gün çerçevesinde bir dizi etkinlikler ve yürüyüş gerçekleştirildi.

    Çalışma Alanı

    Oryanta(la)syon Ekibi:

    homo+bi+trans-fobiye karşı oryantalasyon!

    Bu düzen böyle geldi böyle gitmez diyorsan, LGBTİ+ mücadelesi şunu da yapsa iyi olur diyorsan, Ayyy.. bu mücadele bensiz devam edemez çekilin ben geliyorum diyorsan, Hiç bir şey demiyor ama mücadelenin parçası olmak istiyorsan… ya da gay, lezbiyen, trans, biseksüel, interseks, aseksüel, demiseksüel, panseksüel, aromantik, şöyle böyle veya öyle “+” daysan, yani toplumun “elalem ne der” söyleminden bıkmış biriysan. Hiç olmadı etiketlere karşıyım ama LGBTİ+ mücadelesinin parçası olmak istiyorum diyorsan o zaman sen da Kuir Kıbrıs’ın düzenleyeceği Oryantalasyon’un parçası ol ve hep birlikte mücadele edelim…

    Not: havalı bir açıklaması olsun diye kasdık ama işin özeti bu ekip oryantasyon ekibidir ve dernek tanıtımı, faaliyetleri ve üyelikleri hakkında bilgi vermektedir, etkinliklerimizde dileyen dilediğini sorabilmekte hatta ve hatta dileyen oryantal da yapabilmektedir =)

    ‘Okuma’ Grubu

    Belirli aralıklarla, kolektif olarak seçilen yazılı, görsel ve işitsel malzemelerin okunması, izlenmesi

    ve hep birlikte tartışılması için oluşturulmuş çalışma grubumuz.

    Geçmişte ‘okuduklarımız’a örnekler:

    Kitap, “Çuvallamanın Queer Sanatı”, Judith Halberstam
    Makale, “Queer Kuram ve Cinsiyet Farklılığı”, Zeynep Direk
    Animasyon – Film, “Tavuklar Firarda”
    Kaos GL Dergisi’nde yayınlanan “Hem beden olumlama ne ola ki!” Ezgi Kayış
    Yeni Düzen gazetesinde yayınlanan “Toplumsal Cinsiyetin Ötekisi: Erkeklik, Tegiye Birey

    Dayanışma Hattı Ekibi:

    Kuir Kıbrıs Dayanışma Hattı; LGBTİ+ mücadelesi, cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliği ile ilgili sorulan soruları cevaplamayı amaçlamaktadır. Arayan kişilerin kimlik bilgilerinin gizli tutulacağı ve kapsamlı bir eğitim almış gönüllüler tarafından kullanılacak, Dayanışma Hattı’nda psikolojik destek sağlanmayacak ve bireyler uzmanlık gerektiren tüm sorular ile ilgili konunun uzmanlarına yönlendirilecektir.

    Ücretsiz dayanışma hattına, +90 542 858 5847 (KUİR) numarasından erişilebilmektedir.

    Haftanın 7 günü 10:00 – 22:00 saatlerinde aktif olan telefon hattına direkt arama yaparak, çevrim-içi uygulamalardan ve/ veya SMS mesaj atarak da ulaşabilirsiniz.

    ‘Sağlık’ Grubu

    Neden LGBTİ+’ler sağlık alanında bir çalışmaya ihtiyaç duyuyor?

    Kıbrıs’ın kuzeyinde sağlığa ayırılan bütçenin yetersiz bırakılması ile, bilinçli ve planlı bir şekilde, neo-liberal dönüşüme razı ettirilme aşamasındayız. Sağlık kamusal bir hak olmaktan çıkarılmakta ve ticarileştirilmektedir. Bu dönüşümü özelden hizmet almanın yaygınlaştırılması ile gözlemlemekteyiz. LGBTİ+’ler de, yoksullaştırılan bir grup olarak, neo-liberal saldırılardan nasiplerini almaktadırlar.

    LGBTİ’ler genel popülasyondaki sağlık sorunlarına ek olarak, bu alanda cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinden ötürü sağlık alanında ve sağlık hizletlerine erişimde sorunlar da yaşamaktadır.

    19. yüzyıl sonundan başlayarak tıp disiplini, uzun bir süre boyunca, cinsel yönelim ve cinsel davranışların sağlık ve hastalık boyutlarıyla değerlendirilmeye başladığını unutmamak gereklidir. Bugün coğrafyamızda da icra edilen tıp, heteroseksüel aileyi ve fabrikaya işçi üretiminin devamlılığını sağlamak saikiyle, ikili cinsiyet rejimi ve heteroseksist temellere oturtulmuş bir bilimdir. Ne kadar da, onarım ve dönüştürme tedavilerinin hem LGBT’ler, hem de bu tedavileri uygulamak zorunda kalan hekimlerde olumsuz etkilere neden olması, ve eşcinselliğin ‘iyileştirilebilecek’ bir hastalık olmamasından ötürü, 1970’li yıllardan sonra eşcinselliğin hastalık kategorisi olmaktan çıkarıltılsa da, tıbbın dayandığı temelleri ve cinselliği denetleme biçimlerini tartışmak LGBTİ+ özgürlük mücadelesi açısından kaçınılmazdır.

    LGBTİ’ler heterojen bir grup olsa da, sağlık hizmetlerine erişimde yaşadıkları ortak sorunların bir kısmı aşağıdaki gibi listelenebilir:

    sağlık çalışanları tarafından damgalanma;
    hizmet sunumunda psikolojik şiddet ve/veya ayırımcılığa maruz kalma;
    kişisel bilgilerin gizliliğinin korunmaması;
    sağlık hizmeti alırken kendilerine yönelik olumsuz tutum ve davranışları engellemek amacıyla kimliklerini ya da sağlık açısından önemli olabilecek bazı kişisel bilgilerini gizlemek zorunda kalma;
    olumsuz deneyim yaşama endişesi ile sağlık hizmetlerini kullanmaktan kaçınma;
    trans geçiş süreçlerine ilişkin yazılı ve pratikte herhangi bir düzenlemenin olmayışı;
    resmi heteroseksüel evlilik olmadığı veya ailenin reddetmesi durumunlarında LGBTİ+’ler eş veya aile üyelerinnin sigortasından da faydalanamadıkları için ücretsiz mevcut kamu sağlık sistemlerine erişememe.
    Buna ek olarak, atipik cinsiyet özellikleri ile doğan interseks çocuklar ayrımcılığa uğramakta ve cinsiyetlerinin belirlenmesi için kendilerinin ya da ebeveynlerinin aydınlatılmış onamı olmaksızın, tıbben gereksiz cerrahi müdahaleye maruz bırakılmaktadırlar.

    ‘Eğitim’ Grubu

    Neden LGBTİ+’ler eğitim alanında bir çalışmaya ihtiyaç duyuyor?

    Mevcut eğitim paradigması, aslında kapitalizmin sömürücü sistemini gizlemekte ve baskıcı, ataerkil ve heteroseksist bir insan tipi de yaratmaktadır. Okula ilk adım atılan yaşlardan üniversite yıllarına kadar devam eden eğitim sürecin çocuk ve ergenlerde farklılıkları görmezden gelen ve baskılayan, tektipleşmeyi özendiren uygulamalar bulunduğu aşikardır.

    Kıbrıs’ın kuzeyindeki örgün eğitim sürecinde ayrımcılık lezbiyen, gey, biseksüel, trans ya da interseks olarak algılanan gençlerin eğitim hakkını kullanmaya ilişkin ciddi derecede engeller bulunmaktadır. Bu bazen eğitimden sorumlu yetkililerin algılanan cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde yaptıkları ayrımcılıktan, bazen de sınıf arkadaşları ve öğretmenleri tarafından, zorbalık ve diğer şiddet türleri ve istismardan kaynaklanmaktadır

    Kaynak Yaratma

    Mücadelemizin maddi ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile üye aidatlarımıza ek kaynak yaratmaya ihtiyaç duymaktayız. Kaynaklarımı

    Kuirzin: Dönemlik fanzin. Belirli bir dayanışma miktarı karşılığında etkinliklerimizde ve derneğimizden temin edebilirsiniz.
    Projeler: Kısa ve uzun dönemli, ihtiyaç doğrultusunda sivil topluma yönelik fonlara başvurmaktayız. Bu çerçevede Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen bir uzun bir de kısa dönemli proje yürütmekteyiz.
    El yapımı magnet, bardak altlıkları, stickerler dayanışma katkısı karşılığında etkinliklerimizde ve derneğimizden temin edebilirsiniz.
    Faaliyetlerimizin değerli olduğunu düşünen ve bunun devamlılığını önemseyen kişilerden bireysel bağış kabul etmekteyiz. Bağışlarınızı etkinliklerimizde, dernek binamızda veya banka transferi olarak yapabilirsiniz.

    Neredeyiz?

    Lefkoşa
    Kuir Kıbrıs Derneği:
    Hüseyin Küçük Sokak Sokak No:4 – Köşklüçiftlik / Lefkoşa

    Mağusa
    Kuir Kıbrıs Derneği ve Mağusa Gençlik Merkezi (MAGEM) Ofisi:
    Mehmet Ali Görmüş Sokak/ Mağusa Kale Pasajı / Mağusa

    Kuir Kıbrıs Derneği Web Sitesi: https://www.queercyprus.org/tr/

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın