Tagged: Lezbiyen Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 14:52 on 17 December 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Lezbiyen, Reklam   

    Evlilik Eşitliği Reklamını Kaldıran Hallmark Özür Diledi 

    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yayın yapan Hallmark kanalı, iki kadının evlendiği reklamları yayından çekmesinin ardından yoğun tepki alınca kamuoyundan özür diledi.

    Hallmark Channel, bir düğün organizasyon firmasının iki kadının evlendiği reklamını muhafazakar kesimden gelen tepki üzerine yayından çekmesi üzerine sosyal medyada büyük tepki görmüştü. Hallmark CEO’su Mike Perry, firmasının reklamı kaldırma kararını ‘yanlış’ olarak nitelendirdi ve bir özür mesajı yayınladı.

     

    Hallmark’ın resmi twitter hesabından yapılan açıklamada kurumun LGBTİ toplumunu daha iyi temsil etmek için işbirliği içinde olduğu belirtildi ve reklamları yayından çekilen Zola firmasıyla yeniden çalışmak için başvurduklarını duyurdu.

    Hallmark Channel, internet üzerinden düğün planlaması yapan Zola firmasının reklamlarını One Million Moms (Bir milyon anne) adlı muhafazakar grubun baskıları üzerine kaldırmıştı.

    One Million Mom internet sitesinden grup üyelerinin, Hallmark’ı bünyesinde bulunduran Crown Family Networks CEO’su Bill Abbott ile bir araya geldiğini duyurmuştu. Hallmark Channel ise reklamı çektiğini doğrulamış ve yanlışlıkla yayınlandığını açıklamıştı.

    Hallmark’ın reklamı kaldırma kararı daha sonra sosyal medyada yoğun tepkiyle karşılanmıştı. ABD Başkan adaylarından, Demokrat Partili Pete Buttigieg de Hallmark’ın kararına tepki gösterenler arasında yer aldı.

    Euronews

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 23:58 on 25 November 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Ünlü Lezbiyenler, , Biseksüel Kadınlar, Eşcinsel Kadınlar, , Lezbiyen,   

    Lezbiyen Ünlüler 

    Bu ünlü lezbiyenler ya da eşcinsel kadınları gerçekten bilmelisiniz.

    Bu ünlülerin tümü  gey, eşcinsel kadın ya da lezbiyen olarak kendilerini tanımlamaktadır.

    Lena Waithe

    Lena Waithe

    Lena Waithe

    Lena Waithe, Amerikalı bir senarist, yapımcı ve oyuncu. Netflix komedi-drama dizisi Master of None’da başrol oynadığı bilinmektedir.

     

    Hayley Kiyoko

    Hayley Kyoko

    Hayley Kiyoko

    Şarkıcı Hayley Kiyoko’nun kelimenin tam anlamıyla ‘Girls Like Girls‘ adlı bir şarkısı var, Twitter’da 20GAYTEEN adı verildi ve hatta hayranları tarafından “lezbiyen İsa” olarak anılıyordu.

    Kısa süre önce yapılan bir gurur zirvesinde, “Ben hiç bir etiket istemedim, ama bir kez müziğimi çıkardığımda, kızlardan hoşlandığım için bu destekten bahsetmiştim. Bir lezbiyen olarak, diğer birçok insan için bunu normalleştirmeye yardım ediyordum.”

     

    Samira Wiley

    Samira Wiley

    Samira Wiley

    Samira Denise Wiley Amerikalı bir aktris. Netflix komedi-drama dizisi Orange Is The New Black’de Poussey Washington ve Hulu distopya dizisi The Handmaid’s Tale’de Moira olarak başrol oynadığı rolüyle tanınmıştır. Drama dizisi. Wiley ayrıca Sitter, Nerve, Detroit ve Social Animals gibi filmlerde başrol oynadı.

    King Princess

    King Princess

    King Princess

    Şarkıcı ve söz yazarı King Princess (gerçek isim: Mikaela Straus), Entertainment Weekly cover röportajında kendisini nasıl tanımladığını anlattı. “Bazen” lezbiyen olduğunu söyledi. “Şu an yaşadığımız zamanları sevdiğim şey, cinsiyet arayışını ifade edebiliyor olmanız, eşcinsel olduğun, lezbiyen olduğun, kızlarla çıkan bir kız olduğun.” Kızlarla çıkan bir kız olduğum için Uzun zamandır bu yüzden lezbiyenim. Ama bazen eşcinsel bir erkek gibi hissediyorum, anlıyor musunuz? Sadece ruhumda. Aralarında nasıl rahat olunacağını öğreniyorum “dedi.

    Kate McKinnon

    Kate McKinnon

    Kate McKinnon

    Kathryn McKinnon Berthold, The Big Gay Sketch Show ve Saturday Night Live’da normal oyuncu kadrosu olarak bilinen bir Amerikalı aktris ve komedyendir.

    Katherine Moennig

    Katherine Moennig

    Katherine Moennig

    Katherine Sian Moennig, Amerikan oyuncu. Bir Broadway dansçısı ve bir keman yapımcısının kızıdır. Babasının ilk evliliğinden bir üvey kız ve erkek kardeşi vardır. Oyuncu Blythe Danner’in yeğeni ve Oscar’lı yıldız Gwyneth Paltrow’un kuzenidir.

    Hannah Gadsby

    Hannah Gadsby

    Hannah Gadsby

    Hannah Gadsby Avustralyalı bir komedyen, yazar, oyuncu ve televizyon sunucusu. 2006’da yeni komedyenler için Raw Comedy yarışmasının ulusal finalini kazandıktan sonra uluslararası alanda olduğu gibi televizyon ve radyoda da gezdiği için öne çıktı.

    Audre Lorde

    Audre Lorde

    Audre Lorde

    Audre Lorde yazar, feminist, kütüphaneci, ve sivil hakları korumak için uğraşan eylemci. Yazar olarak, en çok tekniğindeki ustalık ve duyguları dışa vurumu ile ünlüdür. Hayatı boyunca gözlemlediği sivil ve sosyal hayattaki adaletsizliğe karşı gösterdiği kini ve kızgınlığıyla tanınır. Audre Lorde kendini “siyah, lezbiyen, anne, savaşçı, şair” olarak nitelendirdi. 1992 yılında öldü.

    Sandi Toksvig

    Sandi Toksvig

    Sandi Toksvig

    Sandra Birgitte Toksvig, OBE İngiliz radyo, sahne ve televizyonda İngiliz-Danimarkalı bir yazar, yayıncı, oyuncu ve yapımcıdır. Aynı zamanda 2015 yılında Kadın Eşitliği Partisi’ni kurdu. Siyasi bir eylemci.

    Ellen Page

    Ellen Page

    Ellen Page

    Ellen Grace Philpotts-Page, profesyonel düzeyde Ellen Page adıyla bilinen Kanadalı oyuncu. Halifax’da doğdu. Erken yaşlardan itibaren tiyatroya merak saldı ve Neptune Tiyatro Okuluna girdi. İlk kez Pit Pony adlı bir televizyon şovunda boy gösterdi ve bu nedenle Gemini Ödülü’ne aday gösterildi.

    Radclyffe Hall

    Radclyffe Hall

    Radclyffe Hall

    Marguerite Radclyffe Hall bir İngiliz şair ve yazardı. Lezbiyen edebiyatında çığır açan bir eser olan Yalnızlık Çukuru “The Well of Loneliness” adlı romanı ile tanınır.

    Gigi Gorgeous

    Gigi Gorgeous

    Gigi Gorgeous

    Gigi Gorgeous olarak bilinen Giselle Loren Lazzarato, Kanadalı bir YouTuber, sosyalist, oyuncu ve modeldir. 2008’de Lazzarato, video bloglarını streaming platform YouTube’a yüklemeye başladı. Videoları popülerlik kazandı.Kanadalı YouTuber Gigi Gorgeous, 2016’da Pride sırasında “Lezbiyenim” adlı kanalına bir video yükledi. Daha önce biseksüel olarak tanımlanmıştı.

    Cynthia Nixon

    Cynthia Nixon

    Cynthia Nixon

    Cynthia Nixon, Amerikalı oyuncu. Cynthia Nixon, 12 yaşında iken oyunculuğa başladı. Sinema dünyasındaki ilk çıkışını Little Darlings isimli filmle yaptı.

    Sue Perkins

    Sue Perkins

    Sue Perkins

    Susan Elizabeth Perkins bir İngiliz komedyen, yayıncı, oyuncu ve yazardır. Aslen Mel ve Sue’daki Mel Giedroyc ile olan komedi ortaklığıyla öne çıkmakta olan o zamandan beri en iyisi, özellikle “The Great British Bake Off” ve “Insert Name Here” olmak üzere, bir radyo yayıncısı ve televizyon sunucusu olarak tanındı.

    Jodie Foster

    Jodie Foster

    Jodie Foster

    Jodie Foster, Amerikalı sinema oyuncusu, yönetmen ve yapımcı. Asıl adı Alicia Christian Foster. 3 yaşındayken oyunculukla tanıştı. Robert De Niro ile oynadığı Taksi Şoförü ve Anthony Hopkins ile başrolünü paylaştığı Kuzuların Sessizliği filmleriyle tanınır.

    Ruby Rose

    Ruby Rose

    Ruby Rose

    Ruby Rose Langenheim, Ruby Rose olarak bilinen Avustralyalı model, DJ, sanatçı, aktris, televizyon sunucusu ve eski MTV VJ’i. Rose ilk olarak MTV Avustralya’da sunucu olarak karşımıza çıktı, daha sonra birçok modellik anlaşması yaptı, Maybelline’in Avustralya yüzü oldu.

    Jane Lynch

    Jane Lynch

    Jane Lynch

    Jane Marie Lynch, Amerikalı komedyen, oyuncu ve şarkıcı. 2009’dan beridir Fox Broadcasting Company’de yayınlanan müzikal komedi dizisi Glee’de Sue Sylvester rolünü oynamaktadır.

    Lea DeLaria

    Lea DeLaria

    Lea DeLaria

    Lea DeLaria, Amerikalı bir komedyen, oyuncu ve caz şarkıcısı.Netflix orijinal dizisi Orange Is the New Black’deki mahk Carriem Carrie “Big Boo” Black’in canlandırılmasıyla tanınır.

    Portia de Rossi

    Portia de Rossi

    Portia de Rossi

    Portia Lee James DeGeneres, Portia de Rossi ismi ile bilinen, Avustralyalı aktris ve model. Ally McBeal dizisindeki Nelle Porter karakterini ve Arrested Development dizisindeki Lindsay Fünke karakterini canlandırdığı roller ile tanınır.

    Lily Tomlin

    Lily Tomlin

    Lily Tomlin

    Mary Jean “Lily” Tomlin, Amerikalı sinema, dizi ve tiyatro oyuncusu, komedyen, senarist ve yazar. Sanat yaşamına 1960’larda komediyle başladı. Daha sonra kariyerine Brodway müzkalleri Tv yapımı film ve dizilerle devam etti. Oyuncu Emmy Ödülü, Grammy Ödülü ve Tony Ödülü sahibidir.

    Virginia Woolf

    Virginia Woolf

    Virginia Woolf

    Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmen. Virginia Woolf, çalışmalarının yasaklanmasından veya yargılanmasından korktuğu için çalışmalarından lezbiyen pasajlar çıkardığı bilinmektedir. Yazar Vita Sackville-West ile ilişkisi olduğu düşünülüyor.

    Anne Lister

    Anne Lister

    Anne Lister

    Anne Lister, bir İngiliz toprak sahibi ve West Yorkshire’deki Halifax’tan bir isyancıydı. Hayatı boyunca, lezbiyen ilişkileri, mali kaygıları, endüstriyel faaliyetleri ve Shibden Hall’u geliştiren çalışmaları da dahil olmak üzere günlükler tuttu.

    Ellen Degeneres

    Ellen Degeneres

    Ellen Degeneres

    Ellen DeGeneres, Amerikalı oyuncu ve komedyen. Stand up kariyerine Teksas’ta, küçük bir kulüpte başladı. Ellen isimli dizide başrolü oynadı. 1997’de lezbiyen olduğunu açıkladıktan sonra birçok tepkiyle karşılaştı ama bu tepkilere rağmen dizinin popüleritesi arttı.

    Kaynak: Cosmopolitan

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 21:18 on 21 November 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Butch, , , Femme, Lezbiyen, , , Maskülen   

    Her Kısa Saçlı Kadın Lezbiyen Değildir 

    Her kısa saçlı kadın lezbiyen ya da maskülen/butch değildir​. Toplumumuzda ve LGBTİ+ bireyleri arasında genel bir olgu var. Toplum için saçı kısa olan, davranışları biraz sert olan kişilerin çoğunu tomboy (erkek Fatma), lezbiyen ilan etme durumu mevcuttur. Bunu çocukluğumuzdan itibaren çevremizde çok görmüşüzdür. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki kişinin cinsel kimliği ile yönelimi aynı şey değildir. Yani erkek gibi davranan bir kadın lezbiyen olmak zorunda değildir. Tomboy tarzında olup heteroseksuel olan kadın örnekleri mevcuttur dünyada. Femme/ Butch ayrımlarına ülkemizde uzun saçlı olup makyaj yapana kadınsı, kısa saçlı olup da erkeksi giyene butch gözüyle bakılmakta. 

    Lezbiyen kendi cinsinden yani kendisi gibi kadınlardan hoşlanan kişidir. Bu bağlamda erkeksi (butch) olsa bile bu kişi bir kadındır. Aksi durum mevcut ise kimliğini transgender şemsiyesi altında değerlendirmek gereklidir. Transgender genel bir tanımdır kendi içerisinde kollara ayrılır. Binary ve nonbinary olarak. Bunun bilincinde olmadığı için birçok kişi kendini kadın görmediği halde butch olarak tanımlamakta. Tam olarak sabit bir kimliği, sürece girme isteği olmayınca trans demeyi doğru bulmuyor kişiler ya da toplumsal baskılardan kaynaklı bir çekince, korku oluşuyor bu sözcüklere karşı. Lezbiyenliğin ise belirli bir kalıbı yoktur. Kişinin görüntü, giyim ve davranışı onun kendisi ile alakalıdır. “Giysilerin cinsiyeti yoktur!” en sevdiğim slogandır. Bu yüzden erkek/ kadın giysisi olarak ayrım yapmak hoşuma gitmiyor. Ama rahatça anlatabilmek için bu ayrımı yapacağım. Ağırlık olarak erkek giysileri giyen, erkeksi davranan bir biyolojik kadının kimliği illa ki erkek olmak durumunda değildir. Bu şekilde erkeksi bir imajı olan, saçları kısa olan, tomboy giyim imajında olan bir kadın butch ya da (aktif) erkeksi bir birey olmak zorunda değildir.  Aynı şekilde uzun saçlı her kadın femme (pasif) değildir. Lgbti+ bireylerininse yaptığı en büyük hatalardan biri aktif ve pasif kavramını yönelim sanmak. Aslında heteroseksist bir ayrım olan bu pasif / aktif olayı insanların kendini kısıtlamasıdır. Günümüzde kendi içimizde en çok tartışmaya yol açan konu zaten aktif/pasif ayrımıdır. Kişilerin kendini bir role sokmaya çalışması, ilişkilerinde ise bu ayrımlara göre kurallar koyması cinsiyetçi bir kısıtlamadan ibarettir. Ben aktifim ve sevgilim de pasif olacak demek kendini ve karşındakini sınırlamaktır. Elbet herkesin bir enerjisi ve hissettiği şeyler vardır. Ama ilişkilerimizde asıl olan bir gerçek vardır ki o da sevgi, karşıdaki kişiye duyulan hisler. Bunlar için bu ikili ayrımlara girmemize gerek yoktur. Eğer ki “love is love” ise bu tarz ayrımlarla sevgi oluşamaz. Umarım açıklayıcı şekilde yazabilmişimdir. Daha özgür, etiketlere ihtiya duymayacağımız bir dünya umudu ile. Esen kalın…

    Sirius Elçin

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 18:24 on 28 October 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Bogota, Claudia Lopez, Kolombiya, Lezbiyen,   

    Bogota, ilk kadın ve lezbiyen belediye başkanını seçti 

    Latin Amerika ülkesi Kolombiya’da devlet başkanlığından sonra en önemli ikinci makam addedilen Bogota belediye başkanlığını, solcu Claudia Lopez kazandı.

    Kolombiya başkentini ilk kez bir kadın ve lezbiyen yönetecek.

    Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile 52 yıllık çatışmaları sona erdiren barış anlaşmasının 2016 yılında imzalanması sonrası ilk bölgesel ve yerel seçimlere giden Kolombiya, 32 vali, 1000’den fazla belediye başkanı ve binlerce yerel meclis üyesini seçti.

    Başkent Bogota, tercihini solcu Claudia Lopez’den yana kullanarak bir ilke imza attı.

    Kendisini ‘bozulmaz’ (yolsuzluk yapmaz, rüşvet kabul etmez) diye niteleyen Lopez, güvenliği sağlamak için sokaklarda daha fazla polis görevlendirmeyi, çocukların çalıştırılması ve ergen hamilelikleriyle mücadele etmeyi, eğitim fırsatlarını yaşı 45’ten büyük olanlara da ulaştırmayı vaat etmişti.

    Diğer bölgelerde genelde nüfuzlu ailelerin desteklediği ya da siyasi hanedanların mensubu olan adaylar kazandı.

    36.6 milyon seçmenin yaklaşık yarısı sandığa gitti. Kampanya döneminde 7 adayın öldürülmesi, 10’dan fazla adayın saldırıya uğraması, 100’den fazla adayın tehdit edilmesine rağmen bunun son dönemdeki en barışçı bölgesel ve yerel seçim olduğu belirtildi.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:19 on 25 October 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Fragman, Generation Q, Lezbiyen, Lezbiyen Dizileri, , , , The L World   

    The L Word: Generation Q 

    Los Angeles’ta yaşayan LGBTİ+ bireylerinin yaşamlarına ışık tutan The L Word’ün devam dizisi olan The L Word: Generation Q’dan yeni fragman yayınlandı.

    2004-2009 yılları arasında Amerikan kablolu kanalı Showtime’da yayınlanan ve Los Angeles’ta yaşayan LGBTİ+ bireylerinin yaşamlarına ışık tutan The L Word, yıllar içinde sağlam bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmıştı. 2009’da büyük ölçüde hayal kırıklığı yaratan bir finalle ekranlara veda eden The L Word, bu yıl devam dizisiyle ekranlara geri dönecek.

    The L Word: Generation Q adını taşıyan devam dizisi için tanıtım çalışmalarını sürdüren Showtime, merakla beklenen diziden yeni bir fragman yayınladı. Bu fragmanda The L Word’ün sevilen karakterlerini 10 yıl sonra yeniden bir arada görme şansı yakalıyoruz.

    The L Word: Generation Q, 8 Aralık’ta Başlayacak

    6 Balloons ile adını duyuran Marja-Lewis Ryan‘ın yürütücü yapımcılığını üstlendiği dizide Jennifer Beals, Katherine Moennig ve Leisha Hailey orijinal serideki rolleriyle geri dönüyor. Devam dizisinin yapımcıları arasında orijinal serinin yaratıcısı olan Ilene Chaiken da yer alıyor.

    Yeni bölümlerde Beals, Moennig ve Hailey’e Los Angeles’ı mesken tutan yeni nesil LGBTİ+ karakterler eşlik edecek. Bu yeni karakterlere Arienne Mandi, Leo Sheng, Jacqueline Toboni, Rosanny Zayas ve Sepideh Moafi hayat veriyor.

    Dizi, Los Angeles’ta yaşayan LGBTİ+ bireylerinin hayatlarına; karakterlerin aşk, seks, kalp kırıklığı, zorluk ve başarı deneyimleri üzerinden ışık tutmaya devam edecek.

    The L Word: Generation Q’nun 8 bölümden oluşan ilk sezonu, 8 Aralık’ta izleyici ile buluşacak.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 14:15 on 14 September 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Öpüşme Sahnesi, Behzat Ç, Lezbiyen   

    Behzat Ç.’de Lezbiyen Öpüşme Sahnesi 

    Blu TV’de yayınlanmaya başlayan fenomen dizi Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi’nin 8’inci bölümünde iki kadın oyuncunun öpüşmesi diziye damga vurdu.

    haberler.com’da yer alan haberde, Uzun bir aradan sonra sevenlerinin karşısına çıkan efsane dizi Behzat Ç.’de Türk dizi tarihine geçen bir olay yaşandı. Dizinin yayınlanan son bölümünde iki kadın karakterin öpüşme sahnesi olay oldu.

    12 Eylül Perşembe günü Blu Tv’de yayınlanan Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi 8. son bölümüyle sevenlerinin karşısına çıktı.

    Cinayet Soruşturmasında Tanışmıştı

    Cinayet Büro Amirliği Komiser Yardımcısı rolünü canlandıran İlkyaz Arslan’ın, cinayet soruşturmasında tanıştığı Fatoş karakteriyle öpüşme sahnesi diziye damga vurdu.

    Son Bölümde Neler Oldu?

    Behzat abisi, kızı ve ekibinin tehlikede olduğunu düşünerek herkesle konuşur. Ekip, Cinayet Büro olarak kendilerini tanımlarlar. Ercüment’i isteyen örgütün teklifini reddederek farklı bir yolu tercih eden Behzat’a gözdağı için abisi Şevket’i bıçaklarlar. Peki, Şevket öldü mü? Behzat “Abimin kanını yerde bırakmam” diyerek intikam hırsıyla savaş verir. Öte yandan Mahir’in kız arkadaşı Hayalet’e söyledikleriyle Mahir ve Hayalet arasında bir savaş daha başlatacak. Komiser Yardımcısı İlkyaz Arslan’ın öpüşme sahnesi ise Türk dizi tarhine damga vurdu.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 12:29 on 29 August 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Lezbiyen, ,   

    Lezbiyen çift kebap salonunda tacize uğradı 

    31 yaşındaki Alice Bowerman ve 34 yaşındaki Terri-Ann Metcalfe, İngiltere Nottingham’da bulunan Marmaris adlı kebap salonunda salon personelinin tacizine uğradı.

    İki yıldır birlikte olan çift öpüştükleri için paket servis personeli tarafından “bunu görmek istemiyoruz” denilerek alay edildiklerini söyleyerek şikayetçi oldu.

    Terri-Ann BBC’ye şunları söyledi: “Çok çirkin bir şey değildi, sadece normal bir öpücüktü. Şok oldum. Bir kadına ve bir erkeğe böyle tepki gösterip göstermeyeceklerini sorduğumda “ Hayır, çünkü o normal ”dediler.

    Kebap dükkanı BBC’ye yorum yapmaktan kaçındı.

    Alice Bowerman ve Terri-Ann Metcalfe’ın şikayeti üzerine Nottinghamshire Polisi soruşturma başlattı.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 01:24 on 1 November 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Kadın Eşcinsel, , Lezbiyen, ,   

    Lezbiyenlik Nedir?, Lezbiyen Kime Denir? 

    Lezbiyenlik, kadınlar arasında cinsel ve romantik çekiciliği tanımlamak için en yaygın olarak kullanılan terimdir. Bu sözcük, bir isim olarak, kendilerini tanımlayan veya başkaları tarafından kadın eşcinselliğin birincil niteliğine sahip olan veya bir sıfat olarak nitelendirilen kadınlara atıfta bulunmak, kadın eşcinselliği ile ilgili bir nesnenin veya faaliyetin özelliklerini tanımlamak için kullanılabilir.

    Lezbiyen terimi, Yunan Midilli adasının adından türetilmiştir ve bu nedenle bazı durumlarda, Afrikalı-Amerikalıların ve diğer Avrupalı olmayan etnik grupların kimliklerini mutlaka temsil etmeyen bir Avrupa merkezli kategori olarak kabul edilir. Bu söylenirken, Afrikalı-Amerikalılar da dahil olmak üzere çeşitli etnik gruplardan bireysel olarak tanımlanmış bireyler, “lezbiyen” terimini bir kimlik etiketi olarak kabul ediyorlar.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:39 on 15 January 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Lezbiyen, ,   

    Lezbiyenlik biyolojik mi, yoksa psikolojik mi? 

    Hiç kimsenin aklına heteroseksüelliğin biyolojik mi psikolojik mi olduğu sorusu gelmez. Oysa eşcinsellik, heteroseksüelliğin normal kabul edilip yüceltildiği toplumlarda norm dışı bir yaşam tarzı olarak görüldüğü için nedenleri şiddetle aranılan bir şeydir. Bir kadının kendi hemcinsine duygusal, cinsel eğilimler göstermesi ille de psikolojik ya da biyolojik bir temellendirmeye ihtiyaç duymaz. Asıl önemli olan böyle bir duygulanımı hissediyor olup olmamaktır. Karmaşık insan yapısını açıklamak ne kadar zorsa, tamamen insani bir duygulanım ve etkileşim olan böyle bir şeyi açıklamak da o kadar zor. Hissedilir ve yaşanır, işte o kadar!…

    Eşcinsellik, heteroseksüellik gibi olağan bir varoluş olarak görülmediği için bu soru hep sorulur ve bu sorunun altında yatan eşcinselliğin bir bozukluk, bir hastalık olarak algılanması. Yanıtı ne olursa olsun ataerkil bir toplumun muhtemel yaklaşımı eşcinselliği iyileştirme yönünde olacaktır ki, bu durumun örnekleri tarihte mevcut.

    WestHollywood/Chelsea @ Geocities – 05/2011

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 18:01 on 15 September 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Lezbiyen, , ,   

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans & İnterseks Tarihi 

    Eşcinsellere Özgürlük Hareketi, Batı’da, eşcinsellerin yurttaşlık haklarından eşit biçimde yararlanmalarını sağlamak amacıyla gelişen hareket. Yetişkinler arasında birbirinin rızasıyla girilen ilişkileri de kapsayan sodomi yasalarının kaldırılması, işe girme, kredi ve ev bulma, kamu hizmetlerinden yararlanma gibi konularla ve yaşamın öbür alanlarında eşcinsellere karşı ayrımcılığın sona erdirilmesi için çaba gösteren hareketin nihai amacı, eşcinselliğin bir yaşam biçimi olarak toplumda kabul görmesini sağlamaktır.

    19. yüzyıl sonlarına değin eşcinsel haklarını savunan pek az “hareket” vardı. 1897’de eşcinseller Berlin’de Bilimsel Yardımlaşma Komitesi adlı bir birlik kurdular. Komite, eşcinsellere eşit haklar verilmesini savunan yayınlar yaptı ve toplantılar düzenledi. Almanya, Hollanda ve Avusturya’da yasaların değiştirilmesi için kampanya yürüten komitenin, 1922’de 25 dolayında şubesi vardı. Komitenin kurucusu Magnus Hirschfeld, 1921-35 arasında bir dizi uluslararası kongre düzenleyen Dünya Cinsel Reform Birliği’nin etkinliklerine de destek sağladı. Hitler’in 1933’te iktidara gelmesiyle birlikte Alman eşcinsel hareketi sona erdi.

    Eşcinselllerin, hakları için eyleme geçtiği ilk ülkeler arasında İngiltere de vardı. 1914’te Edward Carpenter ve Havelock Ellis, propaganda ve eğitim amacıyla İngiliz Cinsel Psikoloji Araştırmaları Derneği’ni kurdular. 1966’da Amsterdam’da kurulan ve kısa zamanda eşcinsel eylemciliğin önemli merkezlerinden biri durumuna gelen Kültür ve Dinlenme Merkezi (COC) Avrupa’da hala etkinliğini sürdüren önemli eşcinsel örgütleri arasındadır.

    ABD’de erkek eşcinsellerin ilk önemli örgütü, 1950-51 yıllarında Los Angeles’ta Henry Hay ve dört arkadaşı tarafından kurulan Mattachine Derneği’ydi. Daha sonra pek çok kentte şubeler açan dernek, adını ortaçağda, maskeli oyuncuların yer aldığı bir Fransız kumpanyası olan Mattachine Topluluğu’ndan alıyordu. Hay ve arkadaşları bu adı kullanarak eşcinsellerin toplum içinde eğilimlerini “maskelemek” zorunda kaldığını vurguluyorlardı. 1955’te San Francisco’da kurulan ve adını Pierre Louÿs’nin Yunan şair Sappho’yu çağrıştıran Chansons de Bilitis’inden (1894; Bilitis’in Şarkıları) alan Bilitis’in Kızları, ABD’nin ilk önemli lezbiyen örgütüdür.

    Militan eşcinsel eylemciliğinin başlangıcı için kesin bir tarih verilebilir. 28 Haziran 1969’da, Greenwich Village’daki Christopher Sokağı’nda bulunan ve ve eşcinsellerin gittiği Stonewall Inn adlı bar, New York kenti polis ekiplerince basıldı. Barda bulunan 200 kadar eşcinsel, eskiden olduğu gibi durumu sessizce kabullenmek yerine, ellerine geçirdiklerini fırlatarak polise direndiler. Kırk beş dakika süren direniş, sonraki gecelerde yinelendi. Bu olayı çeşitli protesto toplantıları izledi. Eşcinsel özgürlüğünü savunan örgütlerin sayısı özellikle 1970 ve 80’lerde arttı. ABD’deki kentlerin yanısıra başka ülkelerdeki pek çok kentte de, her yıl haziran ayının sonlarında kutlanan Eşcinsel Gurur Haftası’nda “Stonewall” ya da “Christopher Sokağı” olayları anılır. Oscar Wilde’ın “adını söylemeye cesaret edemeyen aşk” olarak tanımladığı eşcinsellik, 20. yüzyılın sonlarına doğru açık biçimde dile getirilmeye başlamıştır.

    Eşcinsel hareketlerin etkisi ve siyasal baskı uygulayabilme gücü ülkelere göre farklılık gösterir. Örneğin erkekliğin abartılı biçimde vurgulandığı toplumlarda erkek eşcinselliğine yönelik baskı ve engellemler daha yoğun olduğundan, bu hareketler cılız kalmakta ya da hiç ortaya çıkmamaktadır. Toplumsal ortamın farklı yaşam biçimlerinin bir arada gelişmesine elverişli olduğu, bireyler üzerinde merkezi denetimin zayıfladığı toplumlarda ise eşcinsel hareketi belli bir güce erişmiş ve çeşitli kazanımlar sağlamıştır. Örneğin ABD’nin Illinois eyaleti 1961’de, yetişkinler arasında birbirinin rızasıyla girilen eşcinsel ilişkileri yasaklayan yasaları kaldırmış ve onu bazı başka eyaletler izlemiştir. İngilter’de de benzer bir yasa 1967’de kaldırılmıştır. Eşcinsellerin işe alınması konusunda ise, özellikle öğretmenlik ya da dışişleri gibi “duyarlı” alanlarda eşcinsellerin kötü örnek olacakları ya da kendilerine şantaj yapılabileceği gibi gerekçeler öne sürüldüğü için, ayrımcı uygulamaların kaldırılması yönünde fazla bir ilerleme sağlanamamıştır. Avrupa ülkelerinin bazılarında yasalarda eşcinsellikten söz edilmez ya da eşcinsellik suç kapsamına alınmaz. bununla birlikte yazılı yasalar ile fiili yasal durum arasında çelişkiler görülmektedir. Ayrıca Norveç’te eşcinsellere karşı cinsel ayrımcılığı yasaklayan bir yasa çıkarılmıştır.

    © Encyclopædia Britannica, Inc.

    Türkiye’de eşcinseller 1980’lerde eşitlik istekleriyle örgütlenmeye başlamıştır.

     

    eshcinsel.net – 2001

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 22:15 on 24 January 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Eşcinsel Mekan, Eşcinsel Mekanlar, , , Lezbiyen, Love Dance Point, Love DP, , Tekyön Club, Tekyön İstanbul, , , İstanbul Eşcinsel Gece Kulüpleri, İstanbul Eşcinsel Mekanları, İstanbul Gay Bar, İstanbul Gay Barları, İstanbul Gay Gece Kulüpleri, İstanbul Gay Mekanları   

    Love Dance Point ve Tekyön Club’ı Boykot Ediyoruz! 

    Eşcinsel bireylere hizmet amaçlı var olan ve bunu yaparken de trans bireylere kapılarını açmayan bu tür mekanlara kesinlikle para kazandırmak istemiyoruz.

    Bizi bu kararı almaya iten, kendilerini eşcinsellere yönelik eğlence mekanı olarak tanımlayıp; girişlerde insanların cinsiyetleriyle, görünüşleriyle, giyim kuşamlarıyla, makyajlarıyla ayrımcılığa uğramasıdır.

    Biz LGBTİ’nin T harfiyiz. Siz sokaklarda bizlerden korkuyorsunuz. Biz sizin sokaklarınızdan korkuyoruz. Trans bireyler olarak cinsel kimliklerimizi gizleyemediğimiz için yarattığınız terörün kurbanı olmaya devam ediyoruz. Kendilerini gizleyen eşcinseller için, toplum tarafından dışlanarak işsiz bırakılan insanlar için, cinsiyetinden utandırılıp hayattan bezdirilen kadınlar için; Türkiye’de en ön cephede bizler savaş veriyoruz. Eğer bir gün bu ülkede eşcinsellik kabul görecek olursa, bu yıllardır işkencelere, cinayetlere, intiharlara, taciz ve tecavüzlere dur durak bilmeksizin kurban veren ve buna rağmen tüm eylemlerde yılmadan en ön saflarda haykıran bizler sayesinde olacak.

    ve Siz LGBTİ’nin LGBİ harfleri. Bizim dışlanmamıza, sizin yanınızdayken de ayrımcılığa uğramamıza göz mü yumacaksınız?

    #SenYoksanBenDeYokum #TransfobiyeHayır

    Love Dance Point İstanbul‘u Boykot Eden Diğer STK ve Oluşumlar

    İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği

    LGBTİ Kolektifi

    Cins Arı – İstanbul Teknik Üniversitesi Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Kulübü

    Üniversitelerde genç kadınların kadın olmaktan dolayı yaşadıkları sorunlar karşısında örgütlenen
    bağımsız bir topluluk olan Kampüs Cadıları

     
    • Tuna Arca adlı kullanıcının avatarı

      Tuna Arca 03:27 on 25 Ocak 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Eşcinsel Barı Diyo Nasıl Olur Bu Anlayamadım ?!

      Beğen

    • Deniz adlı kullanıcının avatarı

      Deniz 03:32 on 25 Ocak 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      İstanbul Teknik Üniversitesi Cins Arı da bu şekilde paylaşmış
      Grup kapalı olduğu için linkini paylaşamadım

      !!! DİKKAT TRANSFOBİ VAR !!!
      Bir trans arkadaşımızın 22 Ocak Pazar günü 01.00 sularında, gay arkadaşlarıyla eğlenmek amacıyla gittiği Love Dance Point adlı eşcinsel gece kulübü girişinde maruz kaldığı transfobik söylemleri kınıyoruz!
      Love Dance Point girişinde trans arkadaşımızın mavi kimliğini gören bodyguard, kendisine yöneticiler tarafından “bu tür insanların” içeri alınmaması talimatı verildiğini belirtmiş olup, sırf bir trans birey olduğu için arkadaşımızın içeri girmesini engellemiştir. Bunun üzerine trans arkadaşımız gayet feminen giyimli, makyajlı, sakallı, kısa saçlı insanların neden girebildiğini sorduğunda ise “Onlar normal, sen de saçını kes, makyaj yapma, ‘kadın gibi giyinme o zaman.° gibi transfobik söylemlere maruz kalmış ve içeri girmesi engellenmiştir.
      Kulübün içerisinde ise bazı trans bireylerin sahne aldığı, kulübe ait videolarda trans bireylerin içeride görüldüğü de açıkça ortadadır. Ayrıca kulübe pembe kimliği olan kadınlar da girebilmektedir. Bu ayrımcı ve transfobik yaklaşımı algılamakta güçlük çekiyoruz. 21. yy.’da yaşanan bu rezillik kulübün yönetici ve bodyguardlarının yanına katmama’ı ve arkadaşımıza yaşatılan bu kötü olaydan dolayı kendisinden özür dilenmelidir. Bu yapılana kadar Love Dance Point adlı gece kulübünü ifşa ve boykot ediyoruz!

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:23 on 15 January 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Lezbiyen, ,   

    Feminizm & Lezbiyenlik arasındaki ilişki nedir? 

    Lezbiyenler, kadın oldukları için, feminizm de kadınların yaşadıkları sorunları çözümleyip, sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik mücadele yöntemleri öneren bir düşünce sistemi olduğu için, lezbiyen kadınları feminizmden ayrı düşünmek imkansız. Ayrıca her iki toplumsal mücadeleyi (feminizm ve lezbiyen özgürleşme hareketi) birbirinden bağımsız ele aldığımızda, bağımsız sorunlarımızın ana kaynağının ataerki olduğunu görüyoruz. Yani lezbiyen mücadele, feminist bakışaçı olmadan olamaz. Feminist mücadele düşman olarak karşısına birebir erkekleri değil de toplumsal erkekliği aldığı halde, yaşadığımız toplumda toplumsal erkeklikten nasibini almamış erkek bulmak zor olduğundan, feminist mücadele içindeki bazı kadınlar lezbiyenliği mücadele yöntemlerinden biri olarak algılarlar. Lezbiyen kadınlar ise mücadele yoluna girdikleri andan itibaren feminizme gözlerini kapayamazlar. Lezbiyenlerin mücadeleleri için feminizme, feministlerin de lezbiyenlere ihtiyaçları vardır. Bu iki grup yanyana durmadığı sürece bir kanatları kırık olacaktır. Biz sapphonun kızları olarak kendimize lezbiyen feminist diyoruz.

    WestHollywood/Chelsea @ Geocities – 05/2011

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:04 on 15 January 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Lezbiyen, ,   

    Lezbiyenler aşık olur mu? 

    Eşcinselliğe karşı önyargılı olan toplumumuzda, iki kadın arasındaki ilişki sadece cinsellik olarak düşünülürken, bu ilişkide duygusal yoğunluk olabileceği kimsenin aklına gelmez. İki kadın arasındaki ilişki cinsel şehvet aracı olarak görülmekte, hatta p*rno dergilerine lezbiyen ilişkiler bu şekilde yansıtılmakta. Heteroseksist yapılanma nedeniyle, lezbiyenliğin sadece cinsel yönü üzerinde (bilinçlice) durulurken, lezbiyenliğin duygusal yönü yokmuş gibi görülmekte. Oysa bir kadının bir erkeğe hissedebilecekleri nasıl olağansa, bir kadının hemcinsine hissedebilecekleri de gayet olağandır. Aşk, insani bir şeyse bunun sınırlamasını yapmaya kalkışmak toplumun kendisiyle çelişkiye düşmesinden öte bir şey getirmez. Lezbiyenler de aşık olur.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 18:48 on 6 November 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Genç, Genç LGBTİ, Gençler, , Lezbiyen, , , ,   

    Genç LGBTİ+ Derneği 

    Genç Lezbiyen Gey Biseksüel Trans İnterseks Gençlik Çalışmaları ve Dayanışma Derneği (Kısa adı Genç LGBTİ+ Derneği) LGBTİ+ gençlerin sorunlarını araştırmak, bu sorunları gündemleştirmek, çözüm önerileri sunmak ve LGBTİ+ gençlere kendilerini ifade edebilecekleri alanlar açmak amacıyla İzmir’de kurulmuştur.

    Aşağıdaki bilgiler derneğin web sitesinden alınmıştır…

    Barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara erişim hakkı için çalışmalar, gençlik hakkı, cinsel haklar, sosyal faaliyetler, hak savunuculuğu, nefret suçlarıyla mücadele ve akran desteği derneğin temel faaliyet alanını tanımlar.

    LGBTİ+ Gençler derneğin öncelikli çalışma alanını oluştursa da LGBTİ+ hareketi ilgilendiren konular da çalışma alanı içinde yer alır ve her yaş gurubundan insan dernek çalışmalarında yer alabilir, dernek hizmetlerinden faydalanabilir.

    Dernek; homofobi, bifobi, transfobi, zenofobi, heteroseksizm, cinsiyetçilik, ırkçılık gibi daha pek çok ayrımcılık türüne karşıdır ve ayrımcılığın her türüyle mücadele etmeyi amaçlar. Militarizme, ataerkil düzene, tüm baskı ve tahakküm araçlarına karşıdır.

    Dernek genç tanımı olarak 18-35 yaş aralığını kabul eder fakat bu yaş aralığının dışında kalan kişiler derneğe üye olabilir, dernek çalışmalarına katılabilir, dernek hizmetlerinden faydalanabilirler. Sadece yönetim kurulunda yer alamazlar. Derneğin birincil odak grubunu LGBTİ+ gençler oluşturmaktadır.

    Genç LGBTİ+ derneği vejetaryendir. Düzenlediği etkinliklerde sunulan yemeklerin et ürünlerini barındırmayacağını ve et ürünleri üreten firmalarla ortak etkinlik düzenlemek ya da sponsorluk anlaşması gibi bir ortaklıkta bulunmayacağını beyan ve taahhüt eder.

    Herhangi bir siyasi düşünce, parti ya da grubun içinde yer almaz fakat ortak etkinlik düzenleyebilir. Hayatın içinde politik bir duruşu vardır.

    Dernek, üyeleri, gönüllüleri, etkinlik katılımcıları gibi dernek ile temas edecek kişilerin ırk, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, dini inanç, felsefi görüş, sağlık durumu, yaş ya da statüsü üzerinden ayrım yapmaz ve herkese eşitlikçi bir yaklaşım sergiler.

    En büyük gücün dayanışma olduğuna inanır ve toplumun her kesiminden insanı mücadeleyi büyütmek için bir araya gelmeye çağırır.

    Genç LGBTİ+ Derneği Web Sitesi: https://genclgbti.family.blog/

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:47 on 10 October 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Lezbiyen, ,   

    Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Gençler 

    Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transeksüelve İnterseks Adolesanlar; LGBTİ (Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans, İnterseks) bireyler, pek çok toplumda cinsel yönelimlerinden ötürü önyargı ve ayrımcılığın hedefinde yer almakta, toplum tarafından dışlanma, damgalanma sözel, fiziksel, ekonomik ve cinsel olarak saldırıya maruz kalma ve cinsel yönelimlerini açıklayamama gibi pek çok sosyal ve psikolojik sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Cinsel yönelimlerinin çoğunluğunkinden farklılığının farkına varmak ve bu durumu rahatça ifade edememek, LGBTİ çocuk ve adolesanlarda madde kullanımı, yeme bozuklukları, anksiyete, depresyon, kendine zarar verme davranışları, intihar girişimi gibi pek çok psikiyatrik sorunun heteroseksüel gençlerde olduğundan daha yaygın görülmesine neden olmaktadır.

    Kendini LGBTİ olarak ifade etme yaşı

    Ailelerin, sağlık bakım profesyonellerinin ve toplumun LGBTİ adolesanlara yönelik birçok basmakalıp yargıları vardır. En sık karşılaşılan yargılardan birisi, çocukluk ve adolesan dönemde sergilenen LGBTİ davranışların erişkinlik döneminde kaybolacağı düşüncesidir. Aileler bu durumun sadece adolesan dönemde yaşanılan bir geçiş evresi olduğu kanısındadır ve çocuklarının LGBTİ arkadaşları olduğu, eşcinsellik hakkında bir şeyler okuduğu, filmlerden ya da duyduklarından etkilendiğinden dolayı böyle davranışlar sergileyebileceklerini düşünmektedirler. Bilimsel çalışmalar bu yargıların doğru olmadığı yönündedir. LGBTİ adolesanlarla ABD’de yapılan bir araştırmada, LGBTİ bireylerin ilk kez hemcinslerine ilgi duyma durumunun 10’lu yaşlarda başladığını, hatta bazılarında bu yaşın 7–9 olduğu belirtilmiştir. Bu çalışmada, bireylerin kendilerini tam olarak LGBTİ olarak tanımlama yaşının ortalama 13,4 olduğu ve ancak bir yıl sonra ailelerinin durumlarından haberdar olduğu sonucu bildirilmiştir (9). Benzer şekilde, Zway ve Boonzaier’in (2015) lezbiyen adolesanlarla yaptığı kalitatif nitelikteki çalışmada; LGBTİ adolesanların kendilerini hep “erkek fatma”, “erkek gibi kız” olarak ifade ettikleri; araba oyunu, futbol gibi erkek çocuk oyuncakları ile oynadıkları; erkek kıyafeti giydiklerini hatırladıkları belirtilmiştir. Bu çalışma sonuçları, adolesan dönemde görülen eşcinsel yönelimlerin geçici bir durum olmadığı konusunda uyarıda bulunmaktadır.

    Ailelerin tepkileri ve çocuklar üzerindeki etkisi

    Birçok çalışmada, ailesinde LGBTİ çocuk ve adolesan olan ebeveynlerin, çocuklarının cinsel yönelimlerine negatif tutumlar sergiledikleri belirtilmektedir (11,12). Amerika’da yapılan Aile Kabul Projesi Araştırması’nda (2009); ailelerin sıklıkla çocukları ile çatışma yaşadıkları, onlara kısıtlamalar getirdikleri, çocuklarının çevresindeki bireyler tarafında kötüye kullanılabileceği endişesi yaşadıkları belirlenmiştir. Ailelerin pek çoğu, çocuklarının ancak heteroseksüel arkadaşlara sahip olup, onlara uyum sağladıklarında hayata devam edebileceklerine inanmaktadır (9). LGBTİ bireylerle yapılan pek çok çalışmada, depresyon ve intihar (13–15), nikotin, alkol, madde kullanımı (14,15) alkol veya madde etkisi altında seks yapma (16), anksiyete bozukluğu (14), şizofreni/psikotik bozukluklar (14), yeme bozukluğu (17), PTSD (18) gibi pek çok mental sorun, heteroseksüel bireylerde olduğundan daha yüksek oranda bulunmuştur.

    Okullarda LGBTİ olmak

    ABD’deki 3224 okulda, yaşları 13–18 olan adolesanlarla yapılan bir çalışmada, her on LGBTİ adolesandan sekizinin (n=8,584) cinsel yönelimleri ile ilgili olarak akranlarının kendilerini dışladıkları; dalga geçtikleri; arkalarından “homo”, “gay” diye bağırdıkları; bunların aslında kötü bir şey olmadığı ama canlarını acıtmak için söylenildiğini bildikleri bildirilmiştir. Akran zorbalığının yanında okul personelinden de cinsel yönelimleri ile ilgili olumsuz tutumlara maruz kaldıkları sonucu bulunmuştur. Bu yüzden, LGBTİ adolesanların okullarda kendilerini güvende hissetmedikleri, tuvalet, laboratuvar gibi kilitlenen odalara girmekten kaçındıkları, devamsızlık sürelerinin arkadaşlarına göre daha fazla olduğu, okul başarılarının da bu durumdan etkilendiği bildirilmektedir (19). Eğitim yaşamına ilişkin risklerden en önemlisi okulu bırakmadır. Özellikle “gay” ergenler, heteroseksüel yaşıtlarından daha sıklıkla eğitimlerini bırakma eğiliminde olabilmektedirler (20).

    LGBTİ adolesan ve ailesi ile çalışan klinisyenlere öneriler

    • LGBTİ adolesan ve ailesine ulaşabilecekleri toplumsal ve online kaynaklar tanıtılmalı.
    • LGBTİ kaynaklarına ve gruplarına nasıl ve nereden ulaşabileceği açıklanmalı.
    • Ailelere LGBTİ çocuklarını desteklemek ve bakım vermek için yeni roller kazanmasında nasıl yardımcı olabilecekleri öğretilmeli.
    • LGBTİ adolesanlara ailelerinin cinsel yönelimlerine ait nasıl tepkiler verdiği sorulmalı.
    • Aile reddi ve riskli sağlık davranışları değerlendirilmeli.
    • Ailelere çocuklarının cinsel yönelimlerine karşı negatif tutum sergilemenin, onların fiziksel ve ruhsal sağlıklarını olumsuz yönde etkileyebileceği vurgulanmalı (madde kullanımından intihara kadar giden geniş bir yelpazede).
    • LGBTİ bireylerin büyüme ve gelişimi takip edilmeli.
    • LGBTİ bireyleri damgalamaktan kaçınılmalı; bireyler kendi cinsel yönelimlerini nasıl ifade ediyor ise onlara o şekilde hitap edilmeli ve gereksiz yüzleştirmeler yapılmamalı.
    • Eğitim ve aile danışmanlığı yaparak, LGBTİ adolesan ve ailelerinin düzenli takibi yapılmalı (5,9,21).

    LGBTİ adolesana sahip ailelere öneriler

    • Aileler, kendi mutlulukları için önemli bir nedeni kaybetmemek ve çocuklarının sağlıklı bir erişkin yaşama geçişini kolaylaştırmak adına, çocuklarının LGBTİ kimliği kabul etmelidir. Çocuğu kabulden önce ise, aileler bir LGBTİ ebeveyni olmayı kabul etmek zorundadır ve bu konuda yardım almaları gerekebilir.
    • Aile çocuk ile LGBTİ kimliği üzerine mutlaka konuşmalıdır. Çocuklarının cinsel yönelim ya da kimliklerinin farklı olduklarını öğrendiklerinde yaşadıkları güçlükler ve kabul süreçleri, durumu öğrenen aile bireyleri tarafından da yaşanmaktadır. O yüzden, ani tepkiler vermek yerine, gerekirse bir uzmana danışarak ya da ilgili dernek ve kuruluşlardan destek alarak çocuk ile bu konunun nasıl konuşulacağı konusunda bilgi edinilmeli ve sonrasında konuşulmalıdır.
    • Çocuk ile bu konunun konuşulması esnasındaki tutum sakin, şefkatli ve samimiyet içeren bir tonda olmalı, ret edici tutumların çocuğu ebeveynlerden uzaklaştırabileceği unutulmamalıdır.
    • Çocuk LGBTİ kimliğinden dolayı olumsuz davranışlara maruz kaldığında korumalı, savunulmalı ve yanında olunmalıdır. Sıcak ve kabullenici aile tutumlarının çocuk için en güvenilir kaynak olduğu unutulmamalıdır.
    • Hem ailenin hem de çocukların LGBTİ dernekleri ile bağlantı kurması çok önemlidir. Ruh sağlığı profesyonellerinden alabilecekleri destek yanında benzer güçlükler yaşamış aileler ve çocuklarla bir araya gelinmesi, kendilerini ifade etmeleri, diğer aile ve çocuklardan çözüm önerileri duymaları önemli katkı sağlayabilir.
    • Rol model olabilecek bir LGBTİ erişkin ile bağlantıya geçmesi sağlanarak, çocuğun olası sorunları ve çözüm önerilerini görmesi sağlanabilir.
    • Çocuğun LGBTİ kimliğinin kabul göstergesi olarak, arkadaşları ve partnerleri eve kabul edilerek, aile aktiviteleri ve davetlere katılımı sağlanabilir.
    • Çocuğun ileride mutlu bir LGBTİ erişkin olarak yaşayabileceği inancı sağlam tutulmalıdır (19,22).

    Yapılmaması gerekenler

    Yapılması gerekenlerin yanında, aslında çocuğun ailesinden uzaklaşması ve LGBTİ kimliği nedeniyle başkalarınca istismarına davetiye çıkaracak olumsuz ebeveyn tutumlarından uzak durulmaya dikkat edilmelidir. Bu gibi tutumlar, çocuğa zarar vermenin yanında, ebeveynlerin kendi mutsuzluğu için de bir neden olabilir. Bu yüzden;

    • LGBTİ kimliğinden dolayı çocuğa şiddet uygulanmamalı,
    • Sözel aşağılama, lakap takma gibi davranışlarda bulunmamalı,
    • Aile aktivitelerinden LGBTİ çocuğu uzak tutmamalı,
    • Çocuğun diğer LGBTİ bireylere, oluşumlara ve aktivitelere erişimini kısıtlamamalı,
    • Çocuk LGBTİ kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğradığında, onu ayıplamamalı, kınamamalı ve suçlamamalı,
    • Çocuk daha fazla/az maskulen ya da feminen davranmaya zorlanmamalı,
    • Cinsel yöneliminden dolayı ahlaki ve dini baskılar yapılmamalı,
    • Çocuğundan utanç duyulduğu ve aileyi rezil ettiği söylenmemeli,
    • Çocuk cinsel yönelimini değiştirmesi adına psikolojik tedaviye zorlanmamalı,
    • Çocuk LGBTİ kimliğini saklaması ve bunun üzerine konuşmaması yönünde zorlanmamalı (14).

    Sonuç

    Uluslararası yayınlarda, LGBTİ bireylere yönelik sorunlara, yaygınlık oranları veren çalışmalara yer verilirken, ülkemizde LGBTİ bireyler göz ardı edilmektedir. Ebeveynlerin, öğretmenlerin ve sağlık çalışanlarının LGBTİ adolesan bireye destek sağlayabilmek için cinsel yönelim ve cinsiyet kimlik konularında doğru bilgiler ile donanması gerekmektedir. Ayrıca, heteroseksüel bireyler tarafından bu azınlık grupların tanınması, farkındalığın arttırılması, ayrımcılığı önleyici ve kabule yönelik davranışların kazandırılması için, okullarda müfredat derslerine LGBTİ hakkında konular eklenmesi önerilmektedir.

    2016

    Nur Elçin Boyacıoğlu, Araş. Gör. Dr.
    Hüsniye Dinç, Araş. Gör. Dr.
    Neslihan Keser Özcan, Doç. Dr.

    Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 22:55 on 20 December 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Lezbiyen, ,   

    Kadın Kadına Aşk Sohbeti 

    Melce Melaz: Bu yazıyı yazmaya başladığımda ablama eşcinsel olduğumu söyleyeli 3 saat olmuştu. Sanırım hala ağlıyordu. Önce homofobiyle ilgili yazayım dedim; birkaç satır karaladım lakin bir kez daha anladım ki büyük laflar etmek pek bana göre değil. Ben yine beni anlatayım en iyisi…

    Ablam duyduğuna inanamama evresini atlattıktan sonra ağlayarak “Öldür beni ya, öldür” dedi. Neden ağladığını sordum; “bu normal mi?” dedi.

    Normal?

    18 sene önce de bunu söylemişti.  Aptallık da demişti…

    Normal olmayı hiç önemsememiştim de aptallık sert gelmişti. O yaşa kadar sadece kızlara ilgi duymuş, sadece onları öpmüştüm ama ablamın söylediklerinden anladığım kadarıyla artık büyümem gerekiyordu. Ortaokuldaydım yaa, koskoca ortaokul… Regl bile oluyordum lan, basbayağı kadındım. Artık o çocuksu öpüşmelerden sıyrılıp gerçeğine yönelmeliydim ve gerçek olan pipiydi. Pipiligillerden bir sevgili bulmak büyüdüğümün ispatı olacak, beni kadın yapacaktı. Buldum… O ilk sevgilimin pipisini hiç görmedim de gerçi ama eminim çok güzeldir, en büyüğü, en mükemmellisi, en işlevlisi de kesin onunkidir. Öyle olmalı ki hiç temas etmediğimiz halde varlığını bilmek bile beni kocaman bir kadın olduğuma inandırmaya yetti.

    Aslına bakarsanız “kadın” benim için çok küçük yaşlardan itibaren mücadele ve onur demekti. Zeyna ile başlayan kadın kahramanlarıma zaman içinde Nene Hatun, Sanem Ayşe, babamın tüm işkencelere rağmen arkadaşlarının isimlerini vermeyen Dev-Sol üyesi kuzeni, Rosa Parks, Olympe de Gouges, Clara Zetkin gibi birçok isim eklemiştim. Nedense ben kadına en çok güçlü olmayı ve savaşmayı yakıştırmıştım.

    Kadınlık bende nasıl oldu da bir erkekle seks yapabilme yetisi ile mücadelecilik arasında sıkıştı kaldı hatırlamıyorum doğrusu. Yalnız bildiğim bir şey var ki kadınlığın içinde aşk yoktu. Erkek âşık olabilir, erkek içip içip ayrılığa ağlayabilir, erkek bir kadının peşinde koşabilir ama bir kadın bunların hiçbirini yapmazdı. Aşk, benim kadın kahramanlarım için fazla mı sümsükçe bir şeydi ne… Yeşilçam’da en sevdiğim erkeğin Sadri Alışık, en sevdiğim kadınınsa Aliye Rona olması çelişkisi, bu algımın ürünü sanırım.

    Aşkı ve kadınları, büyümekle güçlü olmak kargaşası içinde eritmiştim ama hayatıma giren bazı kadınlara karşı olan aşırı doz ilgimi nereye oturtacağımı bilememiştim. Lezbiyenlik bana göre sadece aptallıktı ve ben aptal olamazdım. Mademki gerçek olan pipiydi, akıllıca olan da onu seçmekti.

    Ben seks ya da eşcinsellik yüzünden cehennem ateşlerinde cayır cayır yanacağımızı düşünmemiştim hiç. Sohbetlerine ve insanlıklarına doyamadığım gay arkadaşlarımı da hiçbir zaman Lut soyu olarak görmemiştim. Benim inandığım Tanrı, yarattıklarında kibri, kul hakkını ve cimriliği affetmezdi.  Benim yarattığım bense zayıflığı affetmez…

    Bir kadına fazla ilgi duyduğumda hem aptal hem zayıf oluyordum bana göre. Ha bir ara bu duygumun kalıba sığmadığı olmuştu. Bu sefer çok kötü fena aşık olmuştum. İçimdeki aceleci pislik, “zayıflık, aptallık anlamam, banane lan öpüşelim” diye tutturdu da zor zapt ettim. Eee, zapt ettim de n’oldu? Clara Zetkin mi oldum?

    Zejavu Çıkmazı: ‘Clara Zetkin’ olamazsın demedim ama olamazmışsın! Sen kendini mi, aşkı mı ötekileştirdin de duyguların aptallık, sevgin ve arzuların zayıflık oldu? Aşkı değil de bakış açına yapıştırmalıyım aptallığı diye düşünüyorum. Sevmediğinden, sevemediğinden doğan bu duygular senin ile o kadar bütünleşmiş ki aslında hiç yaşamadığın o güzide duygu aptallık olarak kabul görmüş hayatında. Merak ediyorum, kendini keşfettiğin şu zaman diliminden sonraları da aşık oluşunu aptallığa bağlayabilecek misin?  İşte bağzılarımız da böyle ne yazık ki! Hep olması gerektiği gibi yaşamış olan melce şimdi o 29 senenin kuyruğundan tutup kesse ne kesmese ne! Erkek şeysi de cabası, hissedemediklerinin suçunu yasla gariban heterolara. Olacak iş mi? Bu değil, bu değil, bu hiç değil diye diye sayısız erkekle aşk yaşamış bir kadın söz konusu. Neden? Toplum ‘Aferin’ desin diye mi, hayır yani anlamıyorum. Ailen, arkadaşların ya da sosyal çevren sırtını sıvazlayıp ‘Ne güzel heterosun, fakat iyi heterosun, baya iyi heterosun’ mu? Dedi. Şimdi de demeyecekler ne güzel de Lezbiyensin’mi diyecekler? Tabiki Hayır !

    Ablalar ağlamasın. Neden ağlasınlar ki, Lezbiyen olan kardeş ağlatacak bir şey midir?

    Geçenler de bir kadınla bir topluluk vasıtasıyla iletişime geçtiğimde çok derin hissettim ben bu durumu. Karşımda ki saygı değer takipçimiz, eşcinsellik konusunda illa ki bir Lezbiyen ile yüz yüze (face to face) görüşmenin onu çok daha iyi bir şekilde aydınlatabileceğinden bahsediyordu ve ekliyordu ‘ben lezbiyen değilim aman ha yanlış anlaşılmasın’ . Sakin olun lütfen dedim’’ tabi ki siz lezbiyen değilsiniz! Ama bu ablamız o kadar korkuyordu ki lezbiyen olarak anılmaktan, böylesine hasta ve sapkın olarak görmüyordu kendini belli ki. Tam bu konuşmalar sırasında onun bilinçaltında yatan ve aklından geçen her şeyi okuyor gibiydim sanki. Döndüm ve dedim ki – lezbiyen olmak da ayıp değil, hetero olmak da, hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Bütün iş insan olmakta yani yürek de taa şurda bak! Utancından yahut da ‘farklılık’ arayışının seksüel duygularının yüzüne vurulmuş halinden olsa gerek ‘Ok’ dedi. Sen kimsin de bana ‘Ok’ diyorsun diyemedim elbette. Genel de ‘At’ kelimesini daha çok severim oysa ben. At deseydi tamamdı, olsundu. Ama ‘OK’ dedi. Bu olmasındı dedim kendi kendime.

    Ee heteroyum deseydi ağlayacak mıydı ablan? Saçlarını bile yaptırıp şıkır şıkır gelecekti düğüne değil mi? Eşcinselim deyince neden tutamadı gözyaşlarını? Çünkü nasıl olurdu, neden olsundu kardeşi bir kadına aşık falan? İşte toplum bize bunu dayata dayata ne hallere düştük gördünüz mü? Doğrusu bu ne ilk ne de son olacak. Duygularını bastıra bastıra yemeden içmeden kesilmiş evli insanlar bile var bu ülkede. Hep olması gerektiği gibi yaşamış olan insanlar bunlar, homofobiyi yetiştirip kendi benliğini yok sayan, gizlenen, ayıplanmaktan korkan, bunu kendine bile itiraf edememiş insanlar… Neden yaptınız bunu bize? Neden kendimizden nefret eder halde bıraktınız? Bilmiyorum.

    Peki ya aşk! Tuhaf geliyor çoğunuzun kulağına biliyorum yahu bir kadın başka bir kadını ‘o biçim’ nasıl sever diye düşünmekten uykularınız bile kaçıyordur. Sever! Daha önce de söylemiştim ben bunu, bir kadını en güzel bir kadın sever benim dünyamda… Bu aptallık, zayıflık veya saçmalık değildir. Hemen hemen her insan bir aşk şiiri okuduğunda, Sezen’den bir parça dinlediğinde, bir filmin en ağlak sahnesinde içindeki küçücük dünyada aşkı hissetmenin hazzını yaşamıştır diye düşünüyorum. Cümleler bile en çok bu duyguyu yazıyor, nerdeyse tüm gözler en çok bu kelimeleri okuyorken aşkı ötekileştirmenin, cinsiyetleştirmenin hiçbir mantıklı açıklaması olamaz. Hiç beklemediğin bir zamanda gelen, varlığını ikiye katlayan, kendinden önceye başka birini koymaya yarayan bu büyülü duygunun karşısında etkisiz kalabilmek imkansız olacaktır. Ve aşk senin en el değmemiş yerlerine dokunacaktır…

    Bir gün ‘biri’ ama ‘o’ biri okur diye yazardım ben hep. Hep bir kişiye yazdım ben onlarca kelimeyi. Hiç birileri okur diye düşünmedim. Ya da taşımadım böyle kaygılar. Şimdi hayatım da ilk kez birçok kişi okusun istiyorum. Okusun ve anlasınlar ’lütfen doğru’ anlasınlar istiyorum. Utandıkları benliklerini sevmeye, onu yıllarca kenara atmanın hüznüyle, özlemiyle ona sarılmaya çalışsınlar. Korkmasınlar istiyorum…

    Haykırsınlar! “Buradayız, Alışın, Hiçbir yere Gitmiyoruz!” diyebilsinler. O gücü bulsunlar kendilerinde paylaşmayı tatsınlar ve hiç aşık olmadan ölüp yitirmesinler… Aşk diyorum, her şeyi aşacaktır!

    Bu arada Zeyna falan bizim buralı diye biliyorum ben, az ötede heykeli var. Bizim iki alt mahallede doğmuş biridir kendisi, yani araya sığuşturayım istedim bu notu da. Ben de az Zeyna değilim hani! Bide ‘At’ var. ‘At’ çok önemli bir şeydir. İster şaha kaldır şey etsin, İster kırbacı vur şey etsin ama beyaz atlılar bu tarafa meyletmesin… Sevgilerimle…

    Melce Melaz: Efendim sataşma var dikkatinizi çekerim, bana cevap hakkı doğdu. Bu agresif kadın haklı. Aşk küçümsenecek, zayıflık ya da aptallık olarak görülecek bir şey değil. Lakin bağzılarımız bunu geç anlar işte… Aşkın ne olmadığına dair iki seçeneğim cepte şimdi. Peki ya ne olduğuna nasıl karar veriyoruz?

    Ne zaman bu konuda ağzımı açsam birileri “aaaa aşık olsan o öyle olmaz” diye lafı ağzıma tıkıyor. Benim hislerimi de kendi kalıplarına göre isimlendiriyorlar. Neden? En güzel, en doğru aşk tanımının kendilerininki olduğuna nasıl karar verdiler ki? Sahip ya da ait olmak, kıskanmak, karışmak ve dokunmak kelimeleri aynı cümle içinde kullanılınca gözlerinde kalp işaretleri beliriyor bağzılarının. Ne kadar basit! “Bu benim olsun mu? Eve götürüp bi şey yaparım ben bunla” cümlesiyle ifade edebileceğimiz şey midir aşk? Hadi bu aşk diyelim, başka türlüsü de olamaz mı? Ben en değerli hislerimi yüklediğim kişiyi, en değerli eşyaların konulduğu ve kapısı ev halkına dahi açılmayan misafir odasını sever gibi sevemez miyim? Dokunmadan, bozmadan, bulaşmadan, arada tozunu pasını silerek… Ara ara açtığım o kapıdan güzelliğine hayranlıkla bakarak… Olmaz mı? Olabilir. Huzur bulduğum, yayılıp ayaklarımı uzattığım salonu sever gibi de sevebilirim tabi, kucağımdakileri döke saça. O da olur. Kiminin aşkı naiftir, kiminin hırçın, kiminin özgür, kiminin mağrur… Biz neysek aşkımız da odur. Bunu yıllarca göz ardı edip aşkı zayıflık olarak nitelendiren bana ve kalıba sokmaya çalışanlara ne buyrulur?

    Zejavu Çıkmazı: Aşkın dili, rengi, cinsiyeti ve tek kelimeyle ifade edilebilir bir tarafı olmadığı gibi mevsimi de yoktur. Yanındayken zamanı tutamadığınız insanlara At gibi değl Aşk gibi bakın! Hoşça Kalın!

     
    • nanelimonbal adlı kullanıcının avatarı

      nanelimonbal 22:52 on 14 Şubat 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      O kadar güzel kelimelerle, o kadar güzel anlatmışsınız ki..
      Mutlu oldum fazlaca, hislerime tercüman oldunuz.
      Teşekkürler.

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:35 on 10 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Eşcinsel Siteleri, , Lezbiyen, , ,   

    Eşcinsel Arkadaşlık & Sohbet Siteleri 

    Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans ve İnterseks  arkadaşlık siteleri ve sohbet odaları… ile ilgili dikkat edilmesi gerekenler.

    LGBTİ bireyler için, özellikle baskıcı politik veya sosyal ortamlarda, iletişim kurmak ve sizin gibi diğer insanlarla tanışmak için internete başvurmak oldukça yaygındır. Bu, özellikle de internet bizi böylesine geniş ve çeşitli bir küresel topluluğa bağladığı ve bize belli bir anonimlik hissi verdiği için oldukça doğal. LGBTİ arkadaşlık siteleri de bu açıdan özellikle yararlıdır.

    Bununla birlikte, bu siteler insanlarla tanışmak ve kendimizi başka türlü söyleyemeyeceğimiz ya da istemediğimiz yerlerde kendimizi ifade etmek için harika bir kaynak oluştursa da, onların bizim olmasını istediğimiz güvenli ve anonim alanlar ve dikkatli olmadıkça etkileşimimiz olmaz. Bununla birlikte istenmeyen bir “çıkış” ya da daha kötüsü olabilir. Bazı ülkelerde kişisel anlaşmazlıklardan dolayı sitelerden ele geçirilen bilgiler sayesinde bazı LGBTİ bireylerin evlerinin basılmasına ve bilgilerinin ailelerine gönderilmesini sağladı. Mısır’da polis sahte profiller oluşturarak LGBTİ bireyleri tuzağa düşürdu…

    Bu nedenle, bu siteler yeni insanlarla tanışmak için iyi ya da gerçekten tek yol olabilirken, güvende kalmak için aşağıdaki bilgileri, ipuçlarını ve araçları akılda tutmakta yarar var.

    Sizi risk altında bırakabilecek ortak tanışma sitelerinin teknik zayıflıkları ve bunların üstesinden gelmek için yararlı stratejiler.

    LGBTİ arkadaşlık sitelerini kullanırken kendiniz ve başkaları hakkında bilgi nasıl korunur?

    Bu kılavuzdan neler öğrenebilirsiniz?

    Sizi risk altında bırakabilecek ortak tanışma sitelerinin teknik zayıflıkları ve bunların üstesinden gelmek için yararlı stratejiler.

    LGBTİ arkadaşlık sitelerini kullanırken bilgilerimizi nasıl koruruz?

    Bilgisayarınızdaki LGBTİ arkadaşlık sitelerinin kullanımının kanıtlarını en aza indirmek, bilgisayarınızı kullanmak isteyen birisinden veya çalınmaya karşı keşfedilmenizin önüne geçebilecek iyi bir fikirdir.

    İlk ve en temel adım, her kullanımdan sonra göz atma geçmişinizi silmek veya tarama geçmişini tamamen devre dışı bırakmaktır.

    Birçok web sitesi, özellikle de sosyal ağ siteleri, bilgisayarınıza çerezler adı verilen küçük dosyaları depolar, bu da söz konusu web sitesiyle ve diğer kişilerle etkileşiminiz hakkında bilgi toplar, böylece ilgi alanlarınızla alakalı reklamlar sağlayabilirler. Bu nedenle, Facebook veya Google gibi bir hesapta oturum açmış olmanız ve aynı zamanda arkadaşlık sitenizin profilinde (farklı bir sekmede bile) oturum açarsanız, bu siteler sizin hakkınızda bu bilgileri toplayabilir ve size reklam vermek için kullanabilir, hatta üçüncü taraflara. Bu siteyi kullanımınızı diğer çevrimiçi profillerinize veya etkinliklerinize bağlamaktan kaçınmak için, bir arkadaşlık sitesine giriş yaptığınızda tarayıcınızdaki çerezleri devre dışı bırakmak iyi bir fikir olabilir.

    Tarama geçmişinizi, çerezlerinizi ve diğer geçici internet dosyalarınızı güvenli bir şekilde silmek isterseniz, size yardımcı olabilecek bir dizi kolay kullanımlı Serbest ve Açık Kaynaklı Yazılım (FOSS) aracı vardır. Özellikle CCleaner ve Eraser’ı kullanabilirsiniz..

    Son olarak, birçok sosyal ağ gibi arkadaşlık sitelerinin kötü amaçlı yazılımları yaymak isteyen bilgisayar korsanları için verimli bir zemin olduğunu unutmayın. Bunu genellikle sahte bir profil oluşturarak ve mesaj göndererek, izleyicileri ve alıcıları “web sitelerine” veya “videolarına” yönelik bir bağlantıya tıklamaya teşvik eden girişimlerde bulunurlar. Bununla birlikte, bu tehditten kendinizi çok basit bir ilkeye uyarak koruyabilirsiniz: göndereni tanımıyorsanız, özellikle profil veya mesajlar şüpheli görünüyorsa, gönderdikleri herhangi bir köprüyü tıklamayın.

    SSL bağlantı

    Https olarak da bilinen Güvenli Yuva Katmanı bağlantısı (SSL) sağlayan bir arkadaşlık sitesi seçmek çok önemlidir. Bu, internet trafiğinizi izleyen birisinin siteyi ziyaret ettiğini hala söyleyebilmesine rağmen, bilgisayarınız ile web sitesi sunucuları arasındaki tüm iletişimin şifreleneceği anlamına gelir. Çoğu site giriş sayfasında bir SSL bağlantısı sunsa da, siteyle etkileşimin geri kalanı için sağlamayabilir – yani gönderdiğiniz veya aldığınız profil güncellemeleri, mesajlar ve resimler, gözlemciler tarafından görülebileceği gibi ISS’niz, posta kartları bir postacı için. Arkadaşlık sitenizin SSL sağlayıp sağlamadığını kontrol etmek için giriş yapın ve tarayıcının adres çubuğundaki adresin “https: //” ile başlayıp başlamadığını kontrol edin. PlanetRomeo gibi bazı sitelerin giriş sayfasında size “güvenli bağlantı” seçeneği sunduğunu unutmayın; Bunu görürseniz, ayrıntılarınızı girmeden önce kutunun işaretlendiğinden emin olun. Siteniz SSL sağlamazsa, profilinizi silmenizi ve bir siteye geçmenizi öneririz. Daha fazla bilgi için, rehberimize bakın İnternet iletişiminizi özel tutma. SSL sağlamayan bir siteyi kullanmaya devam etmeniz gerektiğini düşünüyorsanız, Tor veya VPN gibi bir gizlilik ve anonimlik aracı kullanarak bağlamanız şarttır.

    Sızma ve Anonim Tarama

    Yukarıda belirtildiği gibi, bir SSL bağlantısı arkadaşlık sitenizin sunucularına gönderdiğiniz veya ondan aldığı içeriği korurken, sizi anonim hale getirmez. Bilgisayarınızın IP adresi ve web sitesinin sunucularının IP adresi, İSS’niz, web sitesinin yöneticileri ve muhtemelen başkaları tarafından görülebilir. Ancak, bu soruna çözümler var. Anonimliğiniz sizin için önemliyse, Tor Tarayıcısını veya Sanal Özel Ağ (VPN) bağlantısını kullanmak gibi web sitesiyle anonim olarak iletişim kurmak için atabileceğiniz basit adımlar vardır.

    Bu araçlar, aynı zamanda sansürlenmiş içeriğe erişmek için kullanılabilen sınırlama araçlarıdır.

    Mobil Uygulamalar

    Akıllı telefonlar ve tabletler gibi mobil bilgi işlem cihazları, en sevdiğimiz internet içeriğimizin ve sosyal ağ uygulamalarımızın çoğuna mobil erişim ile anında bağlantı kurarak son derece popüler bir iletişim aracı haline geldi.

    LGBTİ siteleri bu değişime adapte olmak için zorluk yaşamadı. PlanetRomeo, Gaydar ve Scruff gibi büyük tanışma siteleri artık kendi uygulamalarına sahip. Üstelik, Grindr gibi bazı uygulamalar, konumunuzu yakınınızdaki olası iş ortaklarına yayınlamak için özellikle GPS gibi akıllı telefon ve tablet özelliklerinden yararlanacak şekilde tasarlanmıştır.

    Konumunuzu ve kimliğinizi bir LGBTİ birey olarak yakınınızdaki diğer kişilere yayınlamanın olası tehlikelerinin yanı sıra akıllı telefon ve tablet formatında bir dizi dezavantaj vardır:

    Bu uygulamaların birçoğu, web siteleri olsa bile bir SSL bağlantısı sağlamamaktadır;

    Appstore veya Google Play’den uygulama indirmek onları doğrudan Apple kimliğinize veya Google hesabınıza bağlar;

    Mobil operatörünüz de bu bilgileri toplayarak doğrudan kimliğinize bağlar;

    Mobil cihazınızda Facebook veya Twitter gibi yüklü diğer sosyal ağ uygulamaları da sizin hakkınızda bu bilgileri toplayabilir.

    Bu nedenle, bir LGBTİ birey olarak gizliliğiniz sizin için önemliyse, arkadaşlık için tasarlanan mobil uygulamaları kullanmamanız.

    Kimlik ve Mali Bilgileriniz

    Ne yazık ki, tanışma siteleri genellikle kar amacı gütmeyen kuruluşlar olarak çalıştırılmaz. Daha ziyade, kâr amacı güden işletmelerdir ve bunu iki şekilde yapma eğilimindedirler: ilk olarak, sitenin “premium” versiyonunu sunarken, ek özellikler için, ek bir ücret karşılığında ve ikincisi, daha fazla bilgi toplayarak Genelde reklam verenler olmak üzere üçüncü taraflara bu bilgileri geçmek.

    Sonuç olarak, bu web siteleri genellikle kendiniz hakkında olabildiğince fazla bilgi vermeniz konusunda oldukça isteklidir. Manjam gibi bazı siteler, bir profil oluşturmak için tam adınızı bile soruyor ve “premium” hizmet sunan herhangi bir site, kredi kartı bilgilerinizi de isteyecektir. Doğal olarak, adınız ve mali bilgileriniz oldukça hassastır ve kimliğinizi doğrudan web sitesindeki etkinliklerle ilişkilendirir. Ülkenizdeki yasal duruma bağlı olarak, LGBTİ arkadaşlık sitelerini kullanmanın bu kanıtı size karşı kullanılabilir. Üstelik, birçok arkadaşlık siteleri, gizlilik politikalarında, kişisel bilgilerinizi, yetkililer de dahil olmak üzere, kendileri için yasal bir talep varsa, üçüncü taraflara devredeceklerini belirtmektedir. Sadece kendiniz hakkında tam olarak gerekli gördüğünüz gerçek bilgileri gönüllü olmalı ve bir arkadaşlık sitesine tam adınızı, telefon numaranızı veya kredi kartı bilgilerinizi asla vermeyin.

    Nijerya’da, polis ve suç örgütleri eşcinsel erkekleri çekmek için arkadaşlık sitelerinde sahte profiller oluşturdular. 2012 yılında, bir gazete makalesinde, geyleri gasp etmekte hapsedilen ve uzmanlaşan bir suç örgütü üyesi.. “Biz onları çağırıyoruz, bir otel odasında fotoğraflarını çekiyoruz, sonra onlardan para almak için bu fotoğrafları kullanıyoruz” ifadesini kullanıd.

    Kenya’nın Gey ve Lezbiyen Koalisyonu, şantaj ve haraç olaylarının yüksek olduğunu ve ülke içinde sürekli olarak büyüdüğünü ve LGBTİ bireylere karşı işlenen en yüksek suçlardan birini oluşturduğunu söylüyor.

    Fotoğraf Alışverişi Hakkında

    Biriyle tanışmadan önce, o kişi hakkında daha iyi bir fikir verecek olan çeşitli fotoğraflar istemek iyi bir fikirdir.

    Birisi size sahte olabileceğini düşündüğünüz veya bir web sitesinden alınmış bir fotoğraf gönderirse, bir web sitesinden alınmış olup olmadığını görmek için resmi google resim arama çubuğuna sürükleyebilirsiniz. Resmin meta verilerine de bakabilirsiniz.

    Meta verileri “exif data”, fotoğrafın çekildiği yer, zaman, kamera gibi gizli bazı bilgileri içerir..

    İletişim Kurma ve Buluşma

    Biriyle görüşmeyi kabul etmeden önce, önce telefonla onlarla iletişim kurmalısınız. Ev telefonunuzu ya da cep telefonunuzu kullanmak yerine, jitsi ya da skype gibi bir IP üzerinden Ses programı kullanmak ya da herkese açık telefonlardan konuşmayı ayarlamak en iyisi olabilir.

    Son olarak, biriyle tanışmadan önce, diğer LGBTİ arkadaşlarınız veya topluluğunuzdan birini bilgilendirmek en iyisidir.

    Doğru olamayacak kadar iyi mi?

    Kuşkusuz ‘mükemmel’ gibi görünen biriyle karşılaşırsanız veya kendisiyle ilgili verdiği bilgilerdeki tutarsızlıkları fark ederseniz, dikkatli olmalısınız.

    Şüphe duyuyorsanız, arkadaşlarınıza veya toplululuğunuzdaki kişilere bu kişiden haberdar olup olmadıklarını sorabilirsiniz.

    Belirli siteler için genel ipuçları ve öneriler

    Herhangi bir sosyal ağ sitesinde olduğu gibi, özellikle de LGBTİ’lerin karşılaştığı tehditler göz önüne alındığında, bir LGBTİ arkadaşlık sitesini kullanmadan önce aşağıdaki soruları kendinize sormanız gerekir.

    İnternete girdiğim bilgilere kim erişebilir?

    Sosyal paylaşım sitesine girdiğim bilgileri kim kontrol ediyor, sahibi kim?

    Benim hangi bilgilerime diğer insanlar ulaşabiliyor?

    Kişilerle ilgili bilgileri başkalarıyla paylaşırsam iletişim bilgilerim akla gelir mi?

    Bağlandığım herkese güvenir miyim?

    Hizmet kullanıcılara SSL (veya HTTPS) bağlantısı sağlıyor mu?

    Site yöneticileri ve coğrafi olarak sunucuları hangi ülkede, (hangi ülkenin yargısına bağlı), barındıran şirket hangisi?

    Manjam

    Manjam’da bir profil oluşturmak için, ilk ve son isimleriniz de dahil olmak üzere kişisel bilgileriniz istenir. Gizlilik politikasına göre, bu bilgiler toplanacak ve yasal bir talep dahil olmak üzere üçüncü taraflarla paylaşılabilir. Her ne pahasına profil oluştururken bu bilgileri paylaşmamanız gerekir: gerçek isminizi vermek için iyi bir neden yoktur, bu yüzden sahte olanı verin.

    Gaydar ve GaydarGirls

    Eğer Gaydar veya GaydarGirls kullanıyorsanız, oturumunuzun SSL kullanacağından emin olmak için giriş yaptığınızda “güvenli oturum” yanındaki kutunun işaretlendiğinden emin olun. Firefox için HTTPS Everywhere eklentisini kullanarak bunun her zaman olduğundan emin olabilirsiniz.

    Planetromeo

    Eğer PlanetRomeo’yu kullanırsanız, oturumunuzun SSL kullanmasını sağlamak için giriş yaptığınızda “güvenli giriş” in yanındaki kutunun işaretlendiğinden emin olun. Firefox için HTTPS Everywhere eklentisini kullanarak bunun her zaman olduğundan emin olabilirsiniz.

    Planetromeo, sitelerini kullanırken “Yardım ve Hizmetler” altında güvenli uygulamalar için yararlı bir kılavuza sahiptir.

    Grindr

    Yukarıda belirtildiği gibi, Grindr bir akıllı telefon uygulamasıdır. Gizliliğiniz ve güvenliğiniz sizin için önemliyse, Grindr’ı kullanmamanız önerilir.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 21:52 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Lezbiyen, ,   

    Lezbiyen miyim? 

    Kadınlardan hoşlanan kadınlara lezbiyen denir.Bizler cinsel açıdan diğer kadınları çekici bulan kadınlarız.Bizler,kendilerini duygusal ve zihinsel açıdan kadınlara yakın hisseden kadınlarız. Bizler,partner(ya da sevgili mi desem?) olarak kadınları tercih eden kadınlarız.

    Lezbiyenler olarak,yalnız değiliz.Ergenlik çağındaki her 10 kişiden biri lezbiyen ya da geydir.Tarih sahnesinde pek çok ünlü lezbiyene rastlanır. Lezbiyenler,doktor,öğretmen,avukat, fabrika işçisi,polis memuru,politikacı,bakan,film yıldızı,sanatçı,anne,hemşire,kamyon şoförü, manken,yazar olabilir. Siz adını koyun,biz yapalım.

    Lezbiyenler,beyaz,siyah,asyalı,latin,güney amerikalı,yahudi, katolik,protestan,budist olabilir. Lezbiyenler,zengin,yoksul,işçi sınıfından ya da orta sınıftan olabilir.Bazı lezbiyenler heteroseksüel evlilikler yaşamaktadır. Bazı lezbiyenler engellidir. Lezbiyenler genç kadınlar ve yaşlı kadınlar olabilir. Siz adını koyun,biz olalım.

    Şehirlerde de,taşrada da pek çok lezbiyen yaşamaktadır.Biz her yerdeyiz.

    LEZBİYEN OLUP OLMADIĞIMI NASIL ANLAYABİLİRİM?

    “Ben küçükken,büyüyünce en iyi kız arkadaşımla yaşamayı hayal ederdim,ve bu duygu yaşım ilerledikçe değişmeden kaldı.”—Tuğba,21

    “Ben çok küçükken,diğer kızlara aşık olurduk,ancak daha sonra bu süreçten kurtulmamız beklenirdi.Kızların erkeklerle,erkeklerin kızlarla tanışma hikayelerini anlatan kitaplar okumalıydık.Doğrusunu söylemek gerekirse,o kitapları hiçbir zaman sonuna kadar okuyamazdım.”—Tülin,19

    Ergenlik çağında,çoğu genç kız cinsel duygularının bilincine varır ve “çıkma” fikrine ilgi duymaya başlar.Çoğu,erkekleri çekici bulur.Ancak pek çok genç kız da hemcinslerine çekim duyar.

    Hemcinslerinizden hoşlandığınızın farkına varabilirsiniz. Kız arkadaşlarınızdan farklı olduğunuzu,bazen hiç uyuşmadığınızı hissedebilirsiniz. Kız arkadaşlarınız erkekleri keserken,kendinizi kızları keserken bulabilirsiniz.Erkeklerle çıkmak sizin ilginizi çekmeyebilir.”Neden görüştüğüm şu harika kadına benzer hiç erkek yok?” diye kendi kendinize sorabilirsiniz.

    Tüm bunların yanı sıra,lezbiyen olup olmadığınızla ilgili kafanız karışabilir,şüpheye düşebilirsiniz.Yetişkinlerin büyük çoğunluğu bize,kendimize eşcinsel diyebilmemiz için daha erken olduğunu,bir dönemden geçtiğimizi ya da neden bahsettiğimizi bilmediğimizi söyleyecektir.Bu,bazılarımızın lezbiyen olduğu gerçeğini yadsıma yöntemleridir.

    Hem erkekleri,hem kadınları çekici bulduğunuz için kafanız karışabilir.Bu sorun teşkil etmez.Bazı kadınlar,yaşamları boyunca hem erkeklerle hem kadınlarla ilişkiye girebilir.Bazıları sonradan tamamen lezbiyen ya da heteroseksüel olmayı tercih edebilir.(”tercih etmek”,cinsel yönelim için uygun bir tanım değil gibi geldi bana.)

    Cinsellik zamanla gelişir.Bu yüzden,cinsel kimliğinizden emin değilseniz endişe etmeyin.

    NORMAL MİYİM?

    “Bize eşcinselliğin hastalıklı,sapkınca,günah ya da anormal olduğu söyleniyor.Ancak bunu söyleyenler,kadının yerinin mutfak olduğunu,engellilerin ise işe yaramaz olduklarını iddia edenlerle aynı kişiler.Neyin normal olduğunu söylemeye kimin hakkı var?Kimilerine göre çiğ balık yemek normalken,kimilerine göre iğrenç ve anormal olabilir.”—Tülin,19

    “İçimizdeki eşcinsel yönelimin bilincine varmamız ve yaşam şartlarımızı buna göre değiştirmek istemine ulaşmamız çok cesurca.” Natalie,23

    Evet,normalsiniz. Bir insanın hemcinslerine çekim duyması tamamen doğaldır.Ancak bu,toplumumuz tarafından desteklenen bir şey değildir.Pek çok kişi,gey ve lezbiyen karşıtı önyargılar nedeniyle bu duyguları bastırır.

    Çoğu bilim insanı,cinsel yönelimin temellerinin çok genç bir yaşta,hatta kimi zaman doğumda atıldığı konusunda hemfikirdir.

    İster eşcinsel ister heteroseksüel olun,kendiniz olmak normal ve sağlıklıdır.Önemli olan kendimizi sevmeyi öğrenmektir.

    GENÇ VE LEZBİYEN OLMAK NASIL BİR DUYGU?

    “Kendimi çok güçlü, özel, bağımsız ve cesur hissediyorum”-Natalie, yaş 23.

    “Bu bazen korkutucu bir duygu.Kendimden emin olamadığım zamanlar oldu ama bunun dışında kendimi harika ve gururlu hissettim.”-Tülin, yaş 19.

    Lezbiyen olmanın belli kuralları, doğrusu yada yanlışı diye bir şey yoktur. Toplumun bize çocukluğumuzdan beri dayatmış olduğu klişeleşmiş lezbiyen tiplemeleri yüzünden eğer lezbiyenseniz belirli bazı özelliklere sahip olmanız gerektiğini düşünebilirsiniz. Ama
    lezbiyenler her çeşit eğitim seviyesinden, herhangi bir dış görünüşe veya meslek grubuna sahip olabilen kadınlardır.

    Cinsel yöneliminiz kişiliğinizin sadece bir parçasıdır ve büyük bir olasılıkla heteroseksüel arkadaşlarınızla aynı olan hobilere ve ilgi alanlarına sahipsiniz.

    Homofobik ve önyargılı düşüncelerden dolayı bazı insanlar lezbiyenleri ve geyleri kabullenemezler. Lezbiyenler ve geyler ayrımcılık ve şiddet yüzünden acı çekmektedirler.Bu yüzden dolayı eşcinsel hakları için mücadele vermekte olan gey ve lezbiyen organizasyonu vardır.

    “Kendimi ve cinselliğimi kabul ettiğim andan itibaren farkına vardım ki hayata karşı daha ilgili olmaya ve arkadaşlarımla daha sıcak ilişkiler kurmaya başladım.Çünkü kendimle çok daha barışıktım”-Tuğba, yaş 21

    “Sürekli karşı karşıya kaldığım homofobi yüzünden çoğu kez kendimi depresif ve üzgün hissettim, ama sonra farkettim ki kendi kuşağımdan insanları bu konuda eğitebilme gücüne sahibim.”-Müge, yaş 20.

    KENDİMİZİ SEVMEYİ NASIL ÖĞRENECEĞİZ?

    “Duygularımızı inkar etmememiz çok önemli. Eğer biz gerçekten içimizden gelen kişi olabilirsek, ne kadar mutlu olabildiğimize şaşırabiliriz. Ve olumlu yönlerimize kafa yormalıyız, lezbiyen olmak çok olumlu birşeydir.”- Rabia, yaşı 24

    “Kendimi mutlu ve iyi hissettiren insanlarla etkileşim içinde olmam yardımcı oluyor. Ve iyi hissetmemi sağlayan şeyleri yapmaya çalışıyorum.”- Serap, yaşı 19

    Her insanın kendi kendisinden hoşnut olmaya hakkı vardır. Hepimiz değerli insanlarız. Genç insanlar için özgüven geliştirmek çok önemlidir. Çevremizde bizim hasta, sapkın ya da çok mutsuz hayatlar sürmeye mahkum olduğumuzu düşünen insanlar varken, lezbiyen ve gay gençliğin kendileri ile ilgili iyi hissetmeleri zordur.

    Kendimizi, gerçekte kim olduğumuzu saklamak zorunda hissedersek, alkol, uyuşturucular ve intihar yoluyla kendimize zarar vermek isteyebiliriz. Özellikle, lezbiyen olduğumuz gerçeğini konuşacak kimsemiz yoksa, oldukça dışlanmış, korku dolu ve depresif hissedebiliriz.

    Herşeyin ötesinde, biz, genç lezbiyenler olarak, kimliğimizi sevmeyi öğreniyoruz. Lezbiyenler hakkında yazılmış iyi kitaplar okumanın faydası oluyor- tam ve doğru bilgiler içeren ve çok tatmin edici hayatlar süren lezbiyenler hakkındaki kitaplar. Başka lezbiyenlerle tanışmanın da faydası oluyor çünkü böylelikle lezbiyenlerin en az diğer insan grupları kadar çeşitlilik gösterdiğini ve toplumun bize bir çok yalan söylediğini anlıyoruz.

    “Ben bir lezbiyenim ve ben iyiyim.” hergün kendi kendinize bunu söylemeniz faydalı olabilir. Ve konuşmak için de, lezbiyenlerin sorun olmadığını düşünen birilerini bulmaya çalışın. Unutmayın; lezbiyen olmak normal ve doğaldır, aynı, bazılarının heteroseksüel olmasının normal ve doğal olduğu gibi.

    KİME SÖYLEMELİYİM?

    ” Bu konuda kendinizi rahat hissedene kadar lezbiyen olduğunuzu başkalarına söylemek için kendinizi baskı altında hissetmemelisiniz. İnsanların farklı farklı tepkilerine karşı hazırlıklı olun.”
    -Tuğba, yaş 21.

    ” Sadece olabilecek şeylerle yüzleşebilecek yeterli güce sahip olduğunuzu düşünüyorsanız bunu birine söylemelisiniz.Bu duygularla daha fazla tek başınıza başa çıkamayacağınızı düşündüğünüzde başkalarına açılmaya çalışın.Ailenizin delirebileceğini düşünüyorsanız daha objektif olabilecek birine söyleyin.”-Sabriye, yaş 19.

    “Lezbiyen olduğumu birkaç arkadaşıma söylediğimde onlara bundan 5 dakika öncesinden hiç bir farkım olmadığını sadece şimdi onlardan büyük bir sırrı saklamıyor olduğumu söyledim.”-Tülin, yaş 19.

    Dışarı açılmak (coming out), kendinizi bir lezbiyen olarak kabullenme ve cinsel yöneliminiz konusunda ne kadar açık olmak istediğinizi anlama sürecidir.

    Ne yazık ki tanıdığınız herkes lezbiyen olmanın dilimlenmiş hazır ekmekten bu yana en harika şey olduğunu düşünmeyebilir.Kimin size destek olabileceğini ve bununla başa çıkabileceğini bilebilmek zordur. Bazı arkadaşlarınız sizi kabullenir, bazıları da sizden uzaklaşabilir veya sizin izniniz olmadan başka insanlara söyleyebilirler. Aileye açılmak çok zor olabilir.Bazı aileler bu

    konuda çok anlayışlı davranırlar.Ama bir kısım lezbiyen ve gey gençlik,aileleri onların yönelimlerini öğrendiğinde evlerinden kovulmuştur.

    Konuşabileceğiniz birisinin olması önemli çünkü hayatınızın bu kadar önemli bir kısmını bir sır olarak saklamak zorunda kalmak ne normal bir şeydir ne de sağlıklı. Bu konuda güvenebileceğiniz, yardım alabileceğiniz ya da danışabileceğiniz eşcinsel organizasyon ve topluluklarının internet adresleri sitemizin “linkler” bölümünde mevcuttur.

    DİĞER LEZBİYENLERLE NASIL TANIŞABİLİRİM?

    “Çevrenizde bir çok lezbiyen vardır , ama siz onların lezbiyen olduğunu bilmiyorsunuz, tıpkı onların, sizin lezbiyen olduğunuzu bilmedikleri gibi. Umudunuzu kaybetmeyin. Sonuçta birileriyle tanışacaksınız.”- Serap, yaşı 19

    Yerel feminist,lezbiyen organizasyonlarla bağlantı kurun.(Sitemizin linkler bölümünde bu organizasyonların internet adreslerini bulabilirsiniz) Ayrıca Türkiye’nin bir çok üniversitesi gay&lezbiyen organizasyona (Legato) sahiptir.
    Çevrenizde gay/lezbiyen veya feminist yayınları araştırın.

    • Bu broşür ,OUTRİGHT The portland,Maine,Alliance of lesbian and gey youth tarafından hazırlanmış,LeGaTo içerisindeki öğrenciler tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve Türkiye şartlarına göre adapte edilmiştir.

    http://community.lgbti.family.blog forum sitemize üye olabilirsiniz
    Üye olmak isteyenler için kayıt sayfası: http://community.lgbti.family.blog/register/

     
    • Zeynep adlı kullanıcının avatarı

      Zeynep 12:19 on 7 Aralık 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Mrb ben 18 yaşındayım ve büyük kadın p*posundan ve göğüslerinden çok etkileniyorum. Daha önce erkeklerle çıktım hatta erkeklere aşık oldum. Ama erkek vücudundan az etkileniyorum ve p*nis görünce tahrik olmaktan çok iğreniyorum. Sizce lezbiyen miyim? Yoksa hormomal bir durum mu

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 20:59 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Lezbiyen, ,   

    Gizli Lezbiyenler Kulübü 

    Hollywood’un en ünlü kadın yıldızları 1940 yılında toplanıp yoksullara yardım amaçlı Dikiş Kulübü’nü (The Sewing Circle) kurduklarında, akıllarından geçen tek şeyin kanaviçe yapmak olduğu sanılmıştı. Önümüzdeki sonbahar İngiltere’de yayımlanacak olan bir kitap ise Greta Garbo, Marlene Dietrich, Judy Garland ve Joan Crawford gibi yıldızların lezbiyen ilişkiler içinde olduklarını ve kendilerini bu biçimde maskelediklerini öne sürüyor.

    Axel Madsen ‘ın Dikiş Kulübü üzerine 231 sayfalık araştırması 1996 yılında Amerika’da yayımlandığında tartışmalara yol açmıştı. Kitap sadece 1940’lı yıllardan söz etmekle kalmıyor, homoseksüel ilişkilerin bugün de Hollywood’da egemen olduğunu ileri sürüyordu. Madsen kitapta, bazı kadın yıldızların film stüdyolarının baskısı sonucu evlenmek zorunda kaldıklarını da iddia etmişti.

    Madsen’a göre Myrna Loy, Tallulah Bankhead, Elsa Lanchester, Barbara Stanwyck ve Fred Astaire ‘in kız kardeşi Adele de lezbiyen ilişkiye giren kadınlardan bazılarıydı. Bu kadınlar cinsel kimliklerine ilişkin gerçeğin ortaya çıkmasını önlemek için ilişkilerini her zaman gizlediler.

    Bacaklarının arasında bir kadınla görülen çıplak Joan Crawford fotoğrafının dışında pek sağlam kanıtları olmayan kitabın tutulmasının sırrı, yazarın gizli erotizm fikriyle oynamaktaki başarısına ve halkın sinema ikonlarına olan ilgisine dayanıyor.

    Gerçek dışı cinsel etiketlendirmeleri ortaya çıkaran ‘Anti-Gay’ isimli kitabın yazarı Mark Simpson , Hollywood yıldızlarının cinselliklerine duyulan ilgiyi, genel bir ‘yaşamı basitleştirme’ eğiliminin parçası olarak görüyor.

    ”Cinsellikle ilgili söylentiler tüm toplumlarda gündemdedir, ama bunlar her zaman yazıya dökülmez” diyor Simpson, ”Neyin doğru olduğunu, gerçeği asla bilemezsiniz, ancak bu tip kitaplar halkın genel saplantısının bir göstergesidir. Yarattığımız yıldızlar, kendi karmaşık psikolojimizi yansıtırlar” . Homoseksüel hayranların da sevdikleri yıldıza kendilerine yakın bir yakıştırma yapma eğilimi taşıdıklarını belirtiyor Simpson: ”Aynı şey Burt Reynolds ‘ın da başına geldi. Cinsel kimliğine ilişkin gerçek ne olursa olsun, 1970’lerin sonunda hakkında çıkarılan söylentilerin nedeni gay erkekler tarafından beğenilen bir tip olmasıydı.”

    Madsen’ın kitabı çoğu noktalarda sağlam kanıtlara dayanmıyor, Judy Garland’ın düzmece bir evlilik yapmış olması ya da Katherine Hepburn ‘ün hiç çocuğunun olmaması gibi. Ancak senaryo yazarı Mercedes de Acosta ‘ya ilişkin iddialar, daha sağlam bir araştırmanın ürünü görünümünde. Alice B. Toklas , Acosta’nın kesin olarak 20. yüzyılın en önemli üç kadınıyla ilişkiye girdiğini söylüyor. Bu kadınlardan ikisinin Garbo ve Dietrich olduğu biliniyor. Gizli kalan üçüncü ismin ise Gertrude Stein ya da Eleanor Roosevelt olabileceği belirtiliyor.

    Kadın yıldızların cinsel kimliği tartışılıyor
    Dikiş Kulübü’nün sırrı
    01 Ağustos 1998 tarihli Cuhmuriyet Gazetesi

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 23:18 on 3 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Lezbiyen, ,   

    Kadınlardan Hoşlanan Kadınlar 

    LEZBİYEN OLMAK NE DEMEKTİR?
    Kadınlardan hoşlanan kadınlara lezbiyen denir.Bizler cinsel ve duygusal açıdan diğer kadınları çekici bulan kadınlarız.Bizler,kendilerini duygusal ve zihinsel açıdan kadınlara yakın hisseden kadınlarız. Bizler,partner(ya da sevgili mi desem?) olarak kadınları tercih eden kadınlarız.

    Lezbiyenler olarak,yalnız değiliz.Ergenlik çağındaki her 10 kişiden biri lezbiyen ya da geydir.Tarih sahnesinde pek çok ünlü lezbiyene rastlanır. Lezbiyenler,doktor,öğretmen,avukat, fabrika işçisi,polis memuru,politikacı,bakan,film yıldızı,sanatçı,anne,hemşire,kamyon şoförü, manken,yazar olabilir. Siz adını koyun,biz yapalım.

    Lezbiyenler,beyaz,siyah,asyalı,latin,güney amerikalı,yahudi, katolik,protestan,budist olabilir. Lezbiyenler,zengin,yoksul,işçi sınıfından ya da orta sınıftan olabilir.Bazı lezbiyenler heteroseksüel evlilikler yaşamaktadır. Bazı lezbiyenler engellidir. Lezbiyenler genç kadınlar ve yaşlı kadınlar olabilir. Siz adını koyun,biz olalım.

    Şehirlerde de,taşrada da pek çok lezbiyen yaşamaktadır.Biz her yerdeyiz.

    LEZBİYEN OLUP OLMADIĞIMI NASIL ANLAYABİLİRİM?

    “Ben küçükken,büyüyünce en iyi kız arkadaşımla yaşamayı hayal ederdim,ve bu duygu yaşım ilerledikçe değişmeden kaldı.”—Tuğba,21

    “Ben çok küçükken,diğer kızlara aşık olurduk,ancak daha sonra bu süreçten kurtulmamız beklenirdi.Kızların erkeklerle,erkeklerin kızlarla tanışma hikayelerini anlatan kitaplar okumalıydık.Doğrusunu söylemek gerekirse,o kitapları hiçbir zaman sonuna kadar okuyamazdım.”—Tülin,19

    Ergenlik çağında,çoğu genç kız cinsel duygularının bilincine varır ve “çıkma” fikrine ilgi duymaya başlar.Çoğu,erkekleri çekici bulur.Ancak pek çok genç kız da hemcinslerine çekim duyar.

    Hemcinslerinizden hoşlandığınızın farkına varabilirsiniz. Kız arkadaşlarınızdan farklı olduğunuzu,bazen hiç uyuşmadığınızı hissedebilirsiniz. Kız arkadaşlarınız erkekleri keserken,kendinizi kızları keserken bulabilirsiniz.Erkeklerle çıkmak sizin ilginizi çekmeyebilir.”Neden görüştüğüm şu harika kadına benzer hiç erkek yok?” diye kendi kendinize sorabilirsiniz.

    Tüm bunların yanı sıra,lezbiyen olup olmadığınızla ilgili kafanız karışabilir,şüpheye düşebilirsiniz.Yetişkinlerin büyük çoğunluğu bize,kendimize eşcinsel diyebilmemiz için daha erken olduğunu,bir dönemden geçtiğimizi ya da neden bahsettiğimizi bilmediğimizi söyleyecektir.Bu,bazılarımızın lezbiyen olduğu gerçeğini yadsıma yöntemleridir.

    Hem erkekleri,hem kadınları çekici bulduğunuz için kafanız karışabilir.Bu sorun teşkil etmez.Bazı kadınlar,yaşamları boyunca hem erkeklerle hem kadınlarla ilişkiye girebilir.Bazıları sonradan tamamen lezbiyen ya da heteroseksüel olmayı tercih edebilir.(”tercih etmek”,cinsel yönelim için uygun bir tanım değil gibi geldi bana.)

    Cinsellik zamanla gelişir.Bu yüzden,cinsel kimliğinizden emin değilseniz endişe etmeyin.

    NORMAL MİYİM?

    “Bize eşcinselliğin hastalıklı,sapkınca,günah ya da anormal olduğu söyleniyor.Ancak bunu söyleyenler,kadının yerinin mutfak olduğunu,engellilerin ise işe yaramaz olduklarını iddia edenlerle aynı kişiler.Neyin normal olduğunu söylemeye kimin hakkı var?Kimilerine göre çiğ balık yemek normalken,kimilerine göre iğrenç ve anormal olabilir.”—Tülin,19

    “İçimizdeki eşcinsel yönelimin bilincine varmamız ve yaşam şartlarımızı buna göre değiştirmek istemine ulaşmamız çok cesurca.” Natalie,23

    Evet,normalsiniz. Bir insanın hemcinslerine çekim duyması tamamen doğaldır.Ancak bu,toplumumuz tarafından desteklenen bir şey değildir.Pek çok kişi,gey ve lezbiyen karşıtı önyargılar nedeniyle bu duyguları bastırır.

    Çoğu bilim insanı,cinsel yönelimin temellerinin çok genç bir yaşta,hatta kimi zaman doğumda atıldığı konusunda hemfikirdir.

    İster eşcinsel ister heteroseksüel olun,kendiniz olmak normal ve sağlıklıdır.Önemli olan kendimizi sevmeyi öğrenmektir.

    GENÇ VE LEZBİYEN OLMAK NASIL BİR DUYGU?

    “Kendimi çok güçlü, özel, bağımsız ve cesur hissediyorum”-Natalie, yaş 23.

    “Bu bazen korkutucu bir duygu.Kendimden emin olamadığım zamanlar oldu ama bunun dışında kendimi harika ve gururlu hissettim.”-Tülin, yaş 19.

    Lezbiyen olmanın belli kuralları, doğrusu yada yanlışı diye bir şey yoktur. Toplumun bize çocukluğumuzdan beri dayatmış olduğu klişeleşmiş lezbiyen tiplemeleri yüzünden eğer lezbiyenseniz belirli bazı özelliklere sahip olmanız gerektiğini düşünebilirsiniz. Ama
    lezbiyenler her çeşit eğitim seviyesinden, herhangi bir dış görünüşe veya meslek grubuna sahip olabilen kadınlardır.

    Cinsel yöneliminiz kişiliğinizin sadece bir parçasıdır ve büyük bir olasılıkla heteroseksüel arkadaşlarınızla aynı olan hobilere ve ilgi alanlarına sahipsiniz.

    Homofobik ve önyargılı düşüncelerden dolayı bazı insanlar lezbiyenleri ve geyleri kabullenemezler. Lezbiyenler ve geyler ayrımcılık ve şiddet yüzünden acı çekmektedirler.Bu yüzden dolayı eşcinsel hakları için mücadele vermekte olan gey ve lezbiyen organizasyonu vardır.

    “Kendimi ve cinselliğimi kabul ettiğim andan itibaren farkına vardım ki hayata karşı daha ilgili olmaya ve arkadaşlarımla daha sıcak ilişkiler kurmaya başladım.Çünkü kendimle çok daha barışıktım”-Tuğba, yaş 21

    “Sürekli karşı karşıya kaldığım homofobi yüzünden çoğu kez kendimi depresif ve üzgün hissettim, ama sonra farkettim ki kendi kuşağımdan insanları bu konuda eğitebilme gücüne sahibim.”-Müge, yaş 20.

    KENDİMİZİ SEVMEYİ NASIL ÖĞRENECEĞİZ?

    “Duygularımızı inkar etmememiz çok önemli. Eğer biz gerçekten içimizden gelen kişi olabilirsek, ne kadar mutlu olabildiğimize şaşırabiliriz. Ve olumlu yönlerimize kafa yormalıyız, lezbiyen olmak çok olumlu birşeydir.”- Rabia, yaşı 24

    “Kendimi mutlu ve iyi hissettiren insanlarla etkileşim içinde olmam yardımcı oluyor. Ve iyi hissetmemi sağlayan şeyleri yapmaya çalışıyorum.”- Serap, yaşı 19

    Her insanın kendi kendisinden hoşnut olmaya hakkı vardır. Hepimiz değerli insanlarız. Genç insanlar için özgüven geliştirmek çok önemlidir. Çevremizde bizim hasta, sapkın ya da çok mutsuz hayatlar sürmeye mahkum olduğumuzu düşünen insanlar varken, lezbiyen ve gay gençliğin kendileri ile ilgili iyi hissetmeleri zordur.

    Kendimizi, gerçekte kim olduğumuzu saklamak zorunda hissedersek, alkol, uyuşturucular ve intihar yoluyla kendimize zarar vermek isteyebiliriz. Özellikle, lezbiyen olduğumuz gerçeğini konuşacak kimsemiz yoksa, oldukça dışlanmış, korku dolu ve depresif hissedebiliriz.

    Herşeyin ötesinde, biz, genç lezbiyenler olarak, kimliğimizi sevmeyi öğreniyoruz. Lezbiyenler hakkında yazılmış iyi kitaplar okumanın faydası oluyor- tam ve doğru bilgiler içeren ve çok tatmin edici hayatlar süren lezbiyenler hakkındaki kitaplar. Başka lezbiyenlerle tanışmanın da faydası oluyor çünkü böylelikle lezbiyenlerin en az diğer insan grupları kadar çeşitlilik gösterdiğini ve toplumun bize bir çok yalan söylediğini anlıyoruz.

    “Ben bir lezbiyenim ve ben iyiyim.” hergün kendi kendinize bunu söylemeniz faydalı olabilir. Ve konuşmak için de, lezbiyenlerin sorun olmadığını düşünen birilerini bulmaya çalışın. Unutmayın; lezbiyen olmak normal ve doğaldır, aynı, bazılarının heteroseksüel olmasının normal ve doğal olduğu gibi.

    KİME SÖYLEMELİYİM?

    ” Bu konuda kendinizi rahat hissedene kadar lezbiyen olduğunuzu başkalarına söylemek için kendinizi baskı altında hissetmemelisiniz. İnsanların farklı farklı tepkilerine karşı hazırlıklı olun.”
    -Tuğba, yaş 21.

    ” Sadece olabilecek şeylerle yüzleşebilecek yeterli güce sahip olduğunuzu düşünüyorsanız bunu birine söylemelisiniz.Bu duygularla daha fazla tek başınıza başa çıkamayacağınızı düşündüğünüzde başkalarına açılmaya çalışın.Ailenizin delirebileceğini düşünüyorsanız daha objektif olabilecek birine söyleyin.”-Sabriye, yaş 19.

    “Lezbiyen olduğumu birkaç arkadaşıma söylediğimde onlara bundan 5 dakika öncesinden hiç bir farkım olmadığını sadece şimdi onlardan büyük bir sırrı saklamıyor olduğumu söyledim.”-Tülin, yaş 19.

    Dışarı açılmak (coming out), kendinizi bir lezbiyen olarak kabullenme ve cinsel yöneliminiz konusunda ne kadar açık olmak istediğinizi anlama sürecidir.

    Ne yazık ki tanıdığınız herkes lezbiyen olmanın dilimlenmiş hazır ekmekten bu yana en harika şey olduğunu düşünmeyebilir.Kimin size destek olabileceğini ve bununla başa çıkabileceğini bilebilmek zordur. Bazı arkadaşlarınız sizi kabullenir, bazıları da sizden uzaklaşabilir veya sizin izniniz olmadan başka insanlara söyleyebilirler. Aileye açılmak çok zor olabilir.Bazı aileler bu

    konuda çok anlayışlı davranırlar.Ama bir kısım lezbiyen ve gey gençlik,aileleri onların yönelimlerini öğrendiğinde evlerinden kovulmuştur.

    Konuşabileceğiniz birisinin olması önemli çünkü hayatınızın bu kadar önemli bir kısmını bir sır olarak saklamak zorunda kalmak ne normal bir şeydir ne de sağlıklı. Bu konuda güvenebileceğiniz, yardım alabileceğiniz ya da danışabileceğiniz eşcinsel organizasyon ve topluluklarının internet adresleri sitemizin “linkler” bölümünde mevcuttur.

    DİĞER LEZBİYENLERLE NASIL TANIŞABİLİRİM?

    “Çevrenizde bir çok lezbiyen vardır , ama siz onların lezbiyen olduğunu bilmiyorsunuz, tıpkı onların, sizin lezbiyen olduğunuzu bilmedikleri gibi. Umudunuzu kaybetmeyin. Sonuçta birileriyle tanışacaksınız.”- Serap, yaşı 19

    Yerel feminist,lezbiyen organizasyonlarla bağlantı kurun.(Sitemizin linkler bölümünde bu organizasyonların internet adreslerini bulabilirsiniz) Ayrıca Türkiye’nin bir çok üniversitesi gay&lezbiyen organizasyona (Legato) sahiptir.
    Çevrenizde gay/lezbiyen veya feminist yayınları araştırın.

    • Bu broşür ,OUTRİGHT The portland,Maine,Alliance of lesbian and gey youth tarafından hazırlanmış,LeGaTo içerisindeki öğrenciler tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve Türkiye şartlarına göre adapte edilmiştir.

    2009 Legato

    unilegato.org

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın