Tagged: Kadın Hakları Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 00:03 on 30 September 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Kadın Hakları, Kadınlar Günü   

    Kadınlar Günü’nün Tarihi 

    ABD’nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar,1800lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları,emeklerinin karşılığında hakkettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedirler. Ama,bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çarelerden biri olan greve baş vururlar ve grev ilan ederler. Patronların buna verdiği cevap ise hunharca bir saldırı olur. Patronlar ve onlarla iş birliği yapan “gardiyan”lar işçi kadınları fabrika binasına kilitler. Patronlar, bu yolla işçi kadınlara destek veren sendika aktivistlerinin grev yapan kadınlarla dayanışmaya girmelerini önlemek amacını gütmektedir. Patronların korkusu, işçi kadınların verdikleri kavganın güçlenmesi ve grevin başka fabrikalara sıçramasıdır.

    Fabrika binasında birdenbire beklenmedik bir yangın baş gösterir,kısa bir süre içinde binanın hemen hemen tümü alevlere teslim olur. İçerde bulunan kadın işçilerden yalnızca çok azı kaçarak canlarını kurtarabilir. Fabrikanın çevresinde barikatlar kurmuş olan karşı grevcilerin çemberini yarıp dışarı çıkabilmeyi ne yazık ki pek az emekçi kadın başarabilir. Fabrikada kapalı kalan 129 işçi kadın alevler içinde can verir.

    Aynı yıl yine tekstil,tütün ve diğer endüstri kollarında kadın işçiler mücadeleyi devam ettirirler, işlerini bırakarak grev dalgasını sürdürürler.

    Grevler 1909 yılında da devam eder. Manhattan’da tekstilde çalışan 20.000 kadın işçinin ilan ettiği grevde,binlercesi tutuklanır. Buna rağmen,grev önlenemez. İki ay süren grevin sonunda kadın işçiler kavgasını verdikleri hakları elde ederler;patronlar kadın işçilerin taleplerini kabul etmek zorunda kalırlar.

    Amerikalı sosyalist kadınların inisiyatifiyle, kadınların seçme/seçilme hakkı, sosyalizm mücadelesi çerçevesinde “enternasyonal kadın mücadele günü” fikri doğar. Her şubat ayının sonuncu pazar gününün kadınların seçme/seçilme hakkı konusunda etkinlikler ve toplantılar düzenlenmesi kararı alınır.20 Şubat1909 günü Amerika’nın hemen hemen bütün kentlerinde “Kadınlar Günü” kutlamaları yapılır.1910 yılında sosyal demokrat partilerin Kopenhag’da düzenlediği ve 17 ülkeden 100’e yakın kadın delegenin katıldığı II. Enternasyonal Kadın Konferansı’nda Clara Zetkin’ in girişimleriyle “II. Enternasyonal Kadın Mücadele Günü” resmen kabul edilir. Bu günün anlamı,dünyanın neresinde olursa olsun kadınlara uygulanan sömürü ve baskıya karşı mücadele yürütülmesi zorunluluğudur. Kadınların seçme/seçilme hakkını alması, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve emperyalist savaşa karşı mücadele bütün dünya kadınlarının ortak mücadele prensiplerinin başında yer almaktadır.

    19 Mart 1911 günü,milyonlarca kadının katıldığı ilk “Enternasyonal Kadınlar Günü”Danimarka,Almanya Avusturya, İsviçre ve ABD’de gerçekleştirilir.1912 yılında, düzenledikleri yürüyüşlerle Fransız, Hollandalı ve İsveçli kadınlar da katılırlar Kadınlar Günü’ne. Kadınların seçme/seçilme hakkı ve günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi, insanca çalışma koşulları ve daha yüksek ücret talepleriyle başlayan proleter mücadele, kadınların yürüttükleri mücadelenin temelini oluşturmaktadır.

    1914 yılı, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kadınlar Günü’ nün büyük toplantılar ve yürüyüşlerle kutlandığı son yıl olur. Bu yıl da önceki talepler yinelenir ve “savaşa karşı savaş” sloganıyla, başlayan Birinci Dünya Savaşı’na karşıt tavır alınır.

    Birinci Dünya Savaşı’nın beraberinde getirdiği acılar ve dertler nedeniyle 1917’ye kadar Kadınlar Günü yürüyüşleri ve etkinlikleri birkaç yıl boyunca yapılamaz. Tâ ki, 8 Mart 1917 günü Petrograd’da greve gitmelerine kadar. Kadın işçiler, bu grevi Kadınlar Günü’nde başlatarak bu güne özel bir anlam kazandırırlar. Aynı gün metal işçilerine delegeler göndererek onların da greve katılmalarını talep ederler. Grev dalgası çok kısa bir süre içinde tüm kente yayılır; 8 Mart akşamına kadar yaklaşık 120.000 işçi bu grevde yerlerini alır. 1921 yılında toplanan II. Enternasyonal Konferansı’nda 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olması kararlaştırılır.

    İki dünya savaşı arasındaki zaman diliminde kadınların talepleri ve 8 Mart Kadınlar Günü’nde yoğunlaştırdıkları mücadelenin içeriğini, serbest ve yasal kürtaj hakkıyla işçi kadınların hamileliklerinde ve anne olduklarında koruma altına alınmaları konuları oluşturur. Ayrıca, aynı işe eşit ücret, günlük çalışma saatlerinin ücretlerde düşme olmadan azaltılması gibi konularda kadın-erkek eşitliği konusunda getirilen istemlerdir.

    8 Mart, bu gelişme içinde Enternasyonal Kadınlar Günü olarak dünya çapında yayılmıştır. Kadınlar Günü, bugün de, aynı başlangıçta olduğu gibi, politik haksızlıklara, savaşa ve faşizme, emperyalist sömürüye karşı; daha iyi yaşam ve çalışma koşulları, bağımsız ve sömürünün olmadığı bir düzen ve sınıfların ortadan kalktığı eşit bir toplum için verilen mücadele olarak algılanmaktadır.

    Tüm dünya kadınlarının Kadınlar Günü’nde mücadeleyi devam ettirmeleri dilekleriyle!

    SİBEL TÜRKER/HAMBURG

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 23:44 on 4 October 2001 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Kadın Hakları   

    Kadınlar & Eğitim 

    Bitmeyen Mücadele

    Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlar, eğitim hakkını mücadele ederek aldılar; bu hak, onlardan esirgenmişti. Tanzimat dönemi ile birlikte ilk kız okulları açılmaya başladı. 1842’de Avrupa’dan getirilen ebe kadınların, Tıbbiye’ye verdikleri kurslarla başlayan kadınlara mesleki eğitim çalışmaları, 1858’de ilk kız rüştiyelerinin açılması ile yeni bir evreye girdi. Ancak kadın öğretmen yoktu ve kız çocukların erkek öğretmenlerle bir arada bulunmaları hoş karşılanmıyordu. 1860’larda ilk kız öğretmen okulları açıldı. 1869’da Yedikule’de kadınlar için mesleki eğitime yönelik ilk Kız Sanayi Mektebi açıldı. Bunu, 1878’de Üsküdar Kız Sanayi Mektebi ve 1879’da Aksaray ve Cağaloğlu Kız Sanayi Mektebleri izledi. Okulların sayısının artmasında kadınların, kız okullarının açılması, kız çocuklarının eğitim giderlerinin karşılanması taleplerini sürekli gündemde tutmasının da rolü vardı.

    1913’te Kız Rüştiyeleri altı yıllık kız okulları haline getirildi ve aynı yıl Redif Paşa Konağı’nda ilk kız lisesi açıldı. İstanbul dışında kız liselerinin açılması için 1922’yi beklemek gerekecekti. 7 Şubat 1914’te Darülfünün’un (bugünkü İstanbul Üniversitesi) Konferans Salonu’nda haftada dört gün olmak üzere kadınlara açık konferanslar verilmeye başlanıldı. Üniversiteye kadın öğrenciler 12 Eylül 1914’te alınmaya başlandı ve edebiyat, matematik, tabiat ve güzel sanatlar derslerinin verildiği İnas Darülfünunu (Kadın Üniversitesi) açıldı.

    1921’de kız öğrenciler, erkek öğrencilerin sınıflarını işgal ederek, erkeklerle birlikte derse girmeyi talep ettiler. Bu boykot sonucunda üniversitede karma eğitim başladı. Nihayet 3 Mart 1924’te Tevhidi Tedrisat Kanunu yürürlüğe girdi. Kız ve erkek öğrenciler aynı eğitim sistemi içine alındı.

    Ancak eğitim sisteminde eşitlik yönünde gerçekleştirilen bu yasal düzenlemeler, güncel yaşamda beklenen sonuçları vermedi. Kız öğrencilerin sayısı, bugün bile erkek öğrencilere oranla oldukça düşük. Ayrıca, erkeklerle aynı eğitimi alan kız mezunlar da, pratik yaşamda geleneksel ve hatta bürokratik engellerle karşılaşıyorlar. İlgili fakülte eğitimini başarıyla tamamlamış kadınların, 1989 yılına kadar kaymakam olarak atanmaması, bu engellemelerden sadece biri.

    Kaynak

    Kadın Eserleri Kütüphanesi
    2000 Ajandası

    kadinlar.com – 04 Ekim 2001

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın