Tagged: AIDS Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 00:28 on 30 September 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: AIDS, ,   

    AIDS Kurdelesi 

    AIDS Kurdelesi veya Kırmızı Kurdele, ceket yakalarında veya diğer giysilerde AIDS ile savaşımın ve dayanışmanın bir simgesi olarak görülmektedir.

    Kurdele Projesi 1991 yılında, New York temelli bir grup olan Visual AIDS tarafından gündeme getirildi. Visual AIDS, AIDS yüzünden ölen veya AIDS hastası olan arkadaş ve meslektaşlarını onurlandırmak ve anmak için bir araya gelen sanatçılardan oluşan bir yardım kuruluşudur. Bu kuruluş, sanat kurumlarını, müzeleri, galerileri ve AIDS destek örgütlerini, AIDS’e kurban verdiklerimizi anmak, AIDS/HIV bilincini artırmak, AIDS’li kişilerin gereksinimlerini duyurmak ve AIDS araştırmalarına mali destek sağlamaları için harekete geçirmeyi amaçlamaktadır. Kurdele imgesi, Körfez Savaşı’nda bulunan Amerikan askerlerini onurlandırmak için verilen sarı kurdelelerden esinlenilmiştir. Kırmızı renk ise, Visual AIDS yetkililerine göre “öfkeyle değil, kendini feda eden bir aşık gibi kanla ve tutkuyla olan bağlantısından” dolayı seçilmiştir.

    Kırmızı kurdelenin halkla ilk tanışması 1991 Tony Ödülleri’nin galasında oldu. Galada, sunucu Jeremy Irons yakasına kırmızı bir kurdele taktı. Bunun hemen ardından kırmızı kurdele, sanatçıların ve ünlülerin “politik doğru” giyim tarzlarının vazgeçilmez bir aksesuarı oldu. Bu aşırı popülerliğinden dolayı bazıları, kırmızı kurdeleyi kullananların içten olmadıklarını düşünmektedir. Bunu bir örneği, eski A.B.D. başkanının eşi Barbara Bush’un otururken kırmızı kurdeleyi takması, konuşma sırasında ise çıkarmasıdır.

    Ancak, Kurdele Projesi AIDS bilincinin yaygınlaşması ve bu hastalık için araştırmanın ve savaşımın sürmesinde ciddi bir güç olduğu söylenebilir. Kurdele Projesinin en içten amacı, bu projeye gerek duyulmayacağı günlerin gelmesidir.

    Kırmızı kurdeleden esinlenilerek tasarlanan pembe kurdele, göğüs kanseri için kullanılmıştır. Göğüs kanseri de AIDS gibi eşcinsel çevrelere kısıtlı bir hastalık olmamasına rağmen, bu hastalığa, çocuk doğurmayan kadınlarda istatistiksel olarak daha sık rastlandığı saptanmıştır. Bunun sonucunda, bazı lezbiyenler için göğüs kanserinin önlenmesi çok önemli bir konudur.

    Sarı kurdele savaş esirleri, rehineler, insan hakları ve eşitlik hareketlerinde kamuoyunun ilgisini çekmek için kullanılmıştır. Günümüzde politik doğruluğun bir yaşam tarzı halini almaya başlamasıyla beraber, kurdele renklerinde çeşitlilik görülmeye başlanmıştır. Yeşil kurdeleler çevre konusunda duyarlı kişiler tarafından kullanılırken mor kurdeleler şehir içi şiddete karşı, mavi kurdeleler şiddet kurbanlarına destek için (yakın zamanda da internette sansüre karşı) kullanılıyor. Görüldüğü gibi, kurdele kampanyaları birbirlerini gölgelemek bir yana, insanlığa olan katkılarından dolayı beraberce bir güç oluşturuyorlar.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:37 on 29 July 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: AIDS, , , , , Hiv   

    Eşcinsel erkeklere HIV ilacı kullanma çağrısı 

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO), HIV virüsünün yayılma hızını azaltmak amacıyla aktif cinsel hayatı bulunan eşcinsel erkeklere HIV ilacı alma çağrısı yaptı.

    WHO, antiretroviral ilaçların (HIV’e karşı etkili ilaçlar) kullanımıyla 10 yıl içinde HIV’nin 10 milyon kişiye bulaşmasını engelleyeceğini söyledi.
    Yetkililer, dünya çapında HIV virüsü taşıma oranının eşcinseller arasında yüksek olmayı sürdürdüğünü belirtiyor.
    Ancak aktivistler ilaç kullanımının bu kişileri prezervatif kullanmaktan vazgeçirebileceğini söylüyor.

    Prezervatif kullanımı, virüsün yayılmasını önlemenin en iyi yöntemlerinden biri.

    WHO’nun raporuna göre erkeklerle cinsel ilişki kuran erkeklerin HIV virüsüne sahip olması olasılığı genele oranla 19 kez daha fazla.

    Sağlık uzmanları risk altında olan erkeklerin prezervatif kullanımı yanında antiretroviral ilaçları kullanmalarının bu enfeksiyonu önlemede ek katkı yapacağını belirtti.

    Araştırmalar, yüksek tehlike altındaki insanların bu ilaçları devamlı olarak kullanmalarının HIV kapmaları olasılığını yüzde 92 oranına kadar azaltabileceğini gösteriyor.

    Bilim insanları bu gruptaki erkeklerin bu ilaçları almaya teşvik edilmesinin dünya çapında yeni HIV kapma vakalarını yüzde 25’e kadar varan bir oranda azaltabileceğini söylüyor.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 09:54 on 9 October 2008 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: AIDS,   

    AIDS, Uyuşturucular ve Korunma Yolları 

    Madde bağımlılarında HIV görülme riski oldukça yüksektir. Madde bağımlılığı ve AIDS arasında yakın bir ilişki olduğunu birçok araştırma kanıtlamaktadır. Bu ilişkiyi etkileyen unsurlardan biri madde bağımlıların enjektör kullanıyor olmasıdır.

    İki ya da daha fazla kişi aynı iğneyi kullanıyorsa, HIV dahil olmak üzere Hepatit B, Hepatit C gibi hastalıkları kolaylıkla kendilerine bulaştırabilirler.

    Uyuşturucu şırınga edilmesinden sonra, iğnede bir miktar kan kalır. Bu kan, uyuşturucu ile birlikte aynı iğneyi kullananın atardamarına zerk edilir.

    Riski yüksek olmasının sebebi, kanın çok miktarda HIV virüsü içermesidir.

    Ayrıca uyuşturucu alımında kullanılan kaşık, filtre, tampon gibi malzemeler de benzer riski taşır.

    Korunma Kuralları

    –  Her zaman kendi iğnenizi ve kendi malzemelerinizi kullanın ve başka kimseye vermeyin.

    • Kullandığınız iğnelerin güvenli bir şekilde ortadan kalkmasına dikkat edin.
    • Acil durumlarda kullanılmış bir iğne temizlenerek başkasına kullanılmak üzere verilebilir. Bunun için aşağıdaki adımları takip edin:

    1.  İğnenin içini ve dışını soğuk suyla yıkayın.

    2. Sonra iğnenin parçalarını birbirinden ayırarak en az 15 dakika kaynar suyun içine koyun. Bu, plastik iğneler için de geçerlidir. Bu işlem en fazla 3 kez uygulanmalıdır. 3’ten fazla uygulandığında malzeme zarar görür.

    3. Kaynama işlemi bittikten sonra iğnenin parçalarını bir araya getirin ve soğuk suyla içini tekrar çalkalayın.

    Bu yöntem sizi HIV’e karşı korur ancak Hepatit virüslerini zararsız hale getirip getirmediği kanıtlanmamıştır.

    Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transeksüel ve İnterseks bireylerin cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda daha dikkatli olmaları tavsiye ediliyor.

    Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

    Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

    Aşağıdakilerden sadece 3’ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

    • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
    • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
    • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
    • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

    Etkileri

    Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar. Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır. Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

    • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
    • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
    • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
    • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
    • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

    Ne yapmalı?

    • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
    • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
    • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
    • Genellemeler yapmaktan kaçının.
    • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
    • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
    • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
    • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
    • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

    Ne yapmamalı?

    • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
    • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
    • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
    • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
    • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
    • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

    Bilgilerin bir kısmı yeşilay web sitesinden alıntıdır…

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın