Son Güncellemeler Sayfa 9 Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 23:20 on 20 August 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Sevgilim ortamdan olmamalı! Adımızı karalıyorlar! 

    Uzun zamandır akşam yemeklerimi, facebook profilimin anasayfasını izleyerek yiyorum.. İştahımı açıyorlar, “Bunca gerizekalı varken yaşamak adına bir güzel, afiyetle, yemeliyim!” dedirtiyorlar.

    Profilinde 5000’e yakın arkadaşı var ve “Ortamdan kimseyle sevgili olunmaz!” diye bir taraflarını yırtıyor haspam! “Kimden bahsediyor?” diye sorma kendine, bu kişi “sen” bile olabilirsin.

    Haa bir de şu iki çiçek, bir kaplan, üç penguen fotoğrafı koyarak “Ben sizin gibi kendimi pazarlamam asla!”vari geçinen arkadaşlar var. Aşkım ev boşken kiminle oynaşacağını şaşırıyorsun; senin o “pazarlama” dediğine biz “fragman” diyoruz.. Kolaları, mısırları alıp da berbat bir filmde hayatımızın o hiç geri dönmeyecek 2-3 saatini kaybetmektense; “dürüst” oluyoruz. Hani dürüstlük diyorsun ya; “İşte biz o fotoğraflı profillerimizle bunun ilk adımını atabilmiş insanlarız.

    İnsanız diyorum; ama hiç oralı olmuyorsun!

    Çeşitli sebepler yüzünden kendini hedef göstermekten çekinerek profiline fotoğraf koyamayan; ve kimseyi “Kendini pazarlıyorsun seni kepaze!” diyerek taşa tutmayan arkadaşlara şapka çıkarıyorum.

    Gelelim şu “Ortamdan sevgilim olamaz! Asla!”cı takılan “ortam çocuklarımız”a. Yavrum; hunharca, aç gözlü bir şekilde o önüne gelen arkadaşlık teklifini kabul ediyorsun ya; yanlış anlama buna saygım var, ama fütursuzca yazdıklarına yok! Sen orada belli bir kitleye hitap ediyorsun..

    Katil misiniz? Zalim mi? Yemin ediyorum ki hiç anlayamıyorum.

    Ne biçim bir gaflettesiniz? Hiç mi aklınız yok şöyle okkalı iki üç fikir üretebileceğiniz?

    Oturup dünyayı eleştiriyorsunuz. Âlâ! Eleştirin tabii ki; eleştirin fakat “HEDEF GÖSTERMEDEN ELEŞTİRİN!”.. Kalkıp “Trans bireylerin yanındayım, bu nefreti kınıyorum!” diyorsun; ayakta alkışlıyorum.. Ardından “Kadınsı gaylerden nefret ediyorum. Erkek gibi erkek kalmamış piyasada!” diye zıplıyorsun. Baktın sağlam beğeni geldi; daha da arsızlaşıyor ve “Ortamın içine ettiler! Adımızı karalıyor şu şekilde giyinen zırıllar! Hepsi pislik!” diyorsun. Ulan! Bir yerden “nefreti kınarken”, öbür tarafta “nefret körüklüyorsun”.

    Ahkâm Kasabısınız. En kötüsü de cahil.. İki tur İstiklâl’de yürümeyi “Tamam ben insanları tanıyorum, ortam hakkında her şeyi gördüm, herkesin ne mal olduğu da ortada”yla karıştırıyorsunuz. Sen sadece “görüyorsun” canımın içi; “konuşmuyor”, “dinlemiyor”, “anlamaya çalışmıyor”,sadece ve sadece “sanıyorsun”.. Hey gidi aptal erkeğim! Hey gidi şapşal kadınım! Hey gidi hey be!

    İnsan aşağılamak için yarışa girmişsiniz. Sana ne onun makyajından! Sana ne benim şortumdan! Sana ne ötekinin kız gibi giyinmesinden! Sana ne berikinin soyunmasından!

    Son zamanlarda yaşanan “nefret suçlarının” bir çoğunda parmağınız var. Bunun farkında olmamanız, sizi masum kılmıyor. Kökünüz çürümüş; haberiniz yok.

    Sahi sizin adamlığınız kaç cm? İnsanları hedef göstererek lanetleyebilecek kadar ne yaşadınız? Kimsiniz? Nesiniz? Nimetlerini sömürdüğünüz hayata katkınız kaç cm?

    İstanbul2015 Onur Yürüyüşü sonrasında da bu saçma linç girişimlerinde bulundunuz. Güldüm.. Neremle olduğunu merak etme, cumartesi akşamları burnunda tüten yerimle güldüm!

    Sen “normal” olabilirsin. Bu “normal”e de çok gülüyorum. Aşkım neyin “normal”isin sen? Gerizekalının mı?

    5000 arkadaşına sesleniyor katil; “Ortamın adına leke sürdüler! Şunu bunu yaptılar!” diye hedef göstererek.. Bir de kendini bilmek diye bir şey var ki bunu da hiç beceremiyorsunuz; ve utanmadan “Onur Yürüyüşü dediğin böyle olmaz!” diye ciyaklıyorsunuz..

    Aşkım kaç tane Onur Yürüyüşünde bayrak salladın?

    Kaç ülkede bulundun? Kaç değişik derneğin toplantısına katıldın?

    Eylemler hakkında ne biliyorsun?

    Ramazanda yapılacak şey değildi bu!” diyorsun. Dinimiz hoşgörü ve saygı dini olmalıydı; zulüm ve saldırı değil! Ben 12 aydan 1 tanesine saygı duyuyorum; peki ya neden bu ülke, bu cennet ülkemiz, benim o 365 günden 1 taneme saygı duyamıyor? Bunu hiç sordun mu kendine? Sorma! Fikir üretebilseydin “Bizden değil; kendinden utanırdın.”.

    Uzun lafın kısası; istediğin gibi bir dünyada yaşamak istiyorsan, istediğin gibi olmamızı bekleme bizden. Çünkü hepimizin düşlediği farklı bir dünya var. Buna saygı duyup “Onu bunu lanetlemeden” yaşayacaksın ki, o duyduğun saygı sana katlanarak dönsün.

    Aksi takdirde; o tatlı kuyruk acısı yanına kâr kalan tek şey olacak.

    Benim sevgilim mümkünse “ortam”dan olsun. “Adımızı lekeliyorlar!” dediğin insanlar sayesinde LGBTİ’nin farkına varılıyor; senin gibi ışıklar kapanınca kendini şaşıranlar sayesinde değil.

    Sevilmek istiyorsan; sevmeyi, nefret etmemeyi öğreneceksin. Sonra geleceksin, elinden öpeceğim.

    ve “Adamsın!” diyeceğim. Adamsın.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 08:56 on 20 August 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Kimliğinizi ezdirmeyin! 

    Yıl olmuş 2015; ve biz develerle yaşıyoruz.

    İnternet sitelerinin ve telefon uygulamalarının nimetlerinden faydalanmaya başladım başlayalı, hayatıma girip çıkan insanlardaki seçiciliğim köreldi arkadaş! Evdeyim, yalnızım ve ne hikmetse aniden bir “Yalnız öleceğim” kaygısına kapılıyorum.. Bir sonraki dakika elimde telefonum, malum uygulamalardan “Evlenilecek adam” bakıyorum..

    Evet, evet! Çok fena bir şekilde görüntüye aldanıyorum.. “Eli, yüzü temiz birine benziyor yaa! Yazsam mı? Hah yazdım, yanıt da verdi! Çağırsam gelir mi bir kahve içmeye? Sevse ya beni keşke… En azından arkadaş olurum. Yaşasın, yarım saate burada olurmuş!” temalı sohbetler işte..

    Adam telefonla arıyor, gayet güzel konuşuyorsun.. Bayık bayık “Sesini beğendim.” diyor.. Görüntülü konuşuyorsun, mimiklerini izleyip “Çok sempatiksin yaa seninle nasıl oldu da bunca zamandır tanışmadık!” diye hayretler içinde kalıyor.. ve ve ve Üşenmiyorsun; uykundan feragat edip, hesap sorarcasına yazdığı tüm mesajları büyük bir sabırla yanıtlıyorsun.. Bir şekilde yıldırım hızıyla hayatının merkezine oturtuyorsun.

    Sonra “o gece” geliyor ve buluşuyorsun.. Hazırlanmışsın, saçlarını taramış, temiz kıyafetler giyip, o en sevdiğin parfümünü kullanmışsın.. Adam içeri giriyor, gayet güzel bir sohbet ortamı var.. Kahveler içiliyor.. Muhabbet derinleşiyor.. Güzel şarkılar dinletiyor sana, senin bilgisayarını kullanarak.. ve Finalde o beklenen seks gerçekleşiyor.. Sarılarak uyuyorsunuz.. Sabah oluyor..

    Güneş doğar ve doğanın tüm renkleri geri döner ya.. Dönen tek şey renkler olacağına, genelde bu develer oluyor; sayelerinde renkler sabah olunca daha da bir kararıyor..

    Onu geçirmek için metro durağına kadar yürümek istiyorsun.. “Dur ben önden çıkayım bi gören olur şimdi.. Hem yorulmanı istemiyorum.” diyor. İlk cümlesinden akan pislik, ikinci cümleyi de kirlettiğinden o “yorulmanı istemiyorum” olayını hiç birimiz yemiyoruz..

    “Eee görsünler; ne olacak ki?” diyorsun.. “Ben gizliyim, hem sevmiyorum öyle..” diyerek kestirip atıyor..

    Bundan daha güzel hakaret var mı? İnsan düşmanına yapmaz bunu.. Bizi kendimizden utandırmaya ne hakları var…

    Kendime geldim geleli insanlarla ilk buluşmalarımı halka açık yerlerde gerçekleştirmeye başladım.. Ben “Hadi dışarıda bir kahve içelim” mottosunu tutturduğumdan beri, buluşabildiğim kişi sayısında ciddi azalmalar oldu.. Şikayetçi miyim? Asla!

    Ne derler bilirsiniz; “Hem böylesi daha sağlıklı be!”

    Aynı yolda yan yana yürümekten utanmayan insanla “aynı yolda yürünür”. Gerisine sadece gülünür.

     
    • HanifeDDL adlı kullanıcının avatarı

      HanifeDDL 17:03 on 20 Ağustos 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Sevmesi ve sevilmesi dengeli olan belki eli tutulan olur 🙂 çok güzel bi eleme yöntemi (>_<) hayırlı olsuuuunnnn

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 19:48 on 11 August 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Türklerin Periskop ile imtihanı 

    Periskop!..
    Gençlerin yeni çılgınlığı!?
    Yoksa yalnızlaşan gençlerin kendini beğendirmek için her yolu denediği bir sosyal ağ çılgınlığı mı desek??
    İsimlendirmek oldukça zor!!!
    Ortaokul çağından itibaren kız ve genç erkeklerin biraz daha renkli kalp alabilmek için her yolu denediği twiter’ın yan uygulaması PERİSKOP ta canlı kameralarda neler sergileniyor bir bilse anne babalar!!!
    Neler oluyor??
    Göğüsler fora!!
    Cinsel bölgeleri göstererek daha çok izleyeci,daha çok kalp,daha çok twork… peşinde bu gençler…
    Kimisi sokakta travestilerle habersiz canlı canlı pazarlık yapıyor sonra da kahkahaya boğuluyorlar içlerindeki gizli eşçinseliklerini bu şekilde yaşayarak!.. Hatta rastgele birilerinin numarasını yayın anında alarak adamları arayıp yağız delikanlı birden kadın olan sesi ile amcamla dalga geçerek yine ruhunda ki bastırılmış ortaya çıkaramadığı gizli eşçinselliğini yaşıyor yağız delikanlı!..
    Genç kız ise sokakta daha büyürken erkekler hakkında kötü konuşan anne babasından gizlice seksi iç çamaşırlarını giyerek daha sonra soyunarak kendini beğendiriyor erkeklere!.. Yeni iletişim şekli bu olmuş gençlerin!
    Toplumca AÇ kalmışız cinselliğe!
    Oysa erkekler hep suçlanır aç diye!
    Oysa bulamıyorlar birbirlerini!
    Gencecik kızların ve genç erkeklerin bilumum şekillerde kendini pazarlaması sosyal medya çılgınlığı olmuş bu günlerde.
    Yaşı 20 lerde olanlar ise ne anlıyorlarsa kameralar karşısında iki kişi değil birkaç kişi bir arada sevişerek kendilerini sergiliyorlar!..
    Ne meraklıymışız aslında 7 den 70 e kendimizi göstermeye!
    Sosyal medya hesapları penis ve vajinalardan oluşan profil fotoları ile dolu!.. Bütün orada bulunanlar haykırıyorlar aç aç vajinanı ,aç aç penisini,.. Diye mesajların kalplerin ardı arkası kesilmiyor CANLI VİDEO yayını esnasında.Tabi memeleride unutmayalım. Hadi bunun ticaretini yapanları anladık ta ya ticaretini yapmayan bu gençlik ne yapmak istiyor? Bunu düşünmeden edemiyorum.
    Artık o kadar çılgınlık olmuş ki yayın yapmadan duramayan PERİSKOP üyeleri dakika başı banyodan ,yataktan ,mutfaktan…bilumum her yerden eline cep telefonunu alan canlı yayında.
    Acaba biz teknolojiyi cinsel açlık dışında ne kadar kullanıyoruz çok merak ediyorum.
    Oysa ne güzel bir uygulama. Anında canlı canlı dünyanın her tarafına sesini duyurabilirsin.Konuşabilirsin, haber geçebilirsin, anlık olaylar paylaşılabilir.Bu tarz yayın organlarında dile getirilecek paylaşılacak o kadar çok konu var ki!.. Vallahi Haydar Dümen buradan canlı yayın yapsa ve soruları cevaplasa inanılmaz ilgi görür. Müthiş kalp delisi olur.
    Bazı gazeteci dostlarda yayın yapıyorlar gündeme dair ama ne yazık ki takipçileri çok fazla değil. Zaten bu tarz konuları da orada bulunan kimse izlemek istemiyor. Çünkü eğlence sadece istiyor insanlar.
    Düşündüm acaba dünyada nasıl diye dünya yayınlarını takip ettim izledim. İşte o zaman aradaki farkı gördüm. O yayınlar arasında cinsellik içeren yayınlar boş yayınlar otomatikmen azalıyor. Dünyaya ve insana ait her şey gündeme düşüyor canlı canlı. Galiba Türk halkı olarak çocuklarımızı ve kendimizi çokkkkk eğitmeliyiz.
    Yasaklarla, ayıplarla, el alem ne der baskısı ile yetiştirdiğimiz bu gençler içlerindeki yasakları bu şekilde aşmak istiyor. Çünkü o kız dışarda bir erkek arkadaşı ile zaman geçiremiyor. Cinsel bilgisi yok ne öğreniyorsa internetten ve arkadaşlarından öğreniyor. Taciz ve tecavüzlerin bu kadar yaygın olmasında ailelerde oldukça suçlu ama asıl suçlu ise devlet.
    Bu gençlik nereye gidiyor derken yasakçı zihniyeti aşıp çocuklarla konuşmayı öğrenmek gerekiyor.
    Özgürleşmek,
    Yasaklarla değilde anlatarak öğretmek gerekiyor galiba.
    Çocuklarla arkadaş olabilmek,
    Onlara doğru ve yanlışı fark ettirecek eğitimde önemli .
    Ama tabi ki cinsel ihtiyacı düşünmeyerek yasaklarsak ve bunu tabu halini getirirsek zannedersem;
    Zina ,
    Tecavüz,
    Bebek aldırma,
    Bu ülkede bitmez!!!
    Daha ne PERİSKOP lar görürüz biz bu ülkemizde.
    Bu nedenle bu uygulamaya bir girin bakın ondan sonra çocuklarınıza nasıl eğitim vereceğinize karar verin diyorum.
    Son sözüm;
    Ey aileler,
    Ey konu komşu,
    Ey toplum,
    Ey devlet,
    BU GENÇLİK NEREYE GİDİYOR!!!

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 23:41 on 7 August 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Eylül Yağmur Saraçoğlu   

    Eylül Yağmur Saraçoğlu: Tecavüze uğradım 

    Bursa Hayatın Renkleri ve Özgürlük Derneği Başkanı Eylül Yağmur Saraçoğlu  tecavüze uğradığını yazdı.

    Saraçoglu, yaşadığı travmayı yazarlığını  yaptiğı koyulaci.com’daki köşesinde itiraf etti

    İşte Eylül Yağmur Saraçoğlu”nun  koyulaci.com’da yer alan o yazısı..

    “Hani her şey çok güzel olacak diye bir yalan var ya; ben artık o yalana inanmıyorum. Şimdi anlatacaklarımı saklama taraftarı idim; ancak bencillik ettiğimi farkettim. Çünkü bu sadece benim değil bütün insanlığın meselesi…

    Kolay bir yazı olmayacak benim için; yaşayan bilir ya yaşadıklarım hiç kolay değil. Aslında bir taraftanda artık hiç bir şey umrumda değil. Kim hangi gözle bakacaksa baksın. Kim nerede ne konuşacaksa konuşsun. Merak ediyorum ben hayatım boyunca seks işçiliğide yapmadım; bakalım şimdi ne bahane bulacaklar trans tecavüzünü aklamak için. Neyse zaten elalem ne der korkusuyla gelmedi mi korktuğumuz herşey başımıza?

    09 Mayıs 2015, Cumartesi saat 23:00 sıralarında dernekle ilgili bir görüşmeden evime dönerken eski iş yerinden tanıdığım biri ve ilk kez o akşam gördüğüm biri ile birlikte bana tecavüz etmeye çalıştı. Daha önce hiç tanımadığım o kişi arabası ile önümü kesip beni aracına bindirdi. Ve önceden planlandığı belli ki beni biraz ileride ki boş bir araziye götürdü ve bana orada tecavüz etti. Sonra daha önce eski iş yerimden tanıdığım o kişi geldi. Bir süre onada direndim. Fazla sarhoş olacaktı ki direndiğim için amacına ulaşamadı. Beni orada araçtan indirip uzaklaştılar. Bir süre orada öylece oturdum. Ne hissettiğimi, canımın nasıl yandığını tarif etmem imkansız. Dünyanın bütün ağırlığı benim üzerimdeydi sanki. Biraz daha bıraksam kendimi o koyu karanlık koparacaktı beni hayattan. Sonra biraz kendimi toparlayıp kalktım. Bir kaç adımla olay yerinden biraz uzaklaşabildim ve tekrar oturdurup polisi aradım.

    O gece, o bitmeyen gece. Ben hala o geceyi yaşıyorum. Kendimi neden toparlanmak zorunda hissedeyim ki? Hayatın acı gerçekliği değil mi bu? Toparlansam daha mı güzel olacak sanki herşey? Her acı o gece orada bitti mi? Bitmedi. Bitmeyecek. Eğer transeksüelsem bu ülkede daha çok şey var sırada. Yaşama dair en ufak bir isteğim kalmadı. Bazen zorluyorum kendimi gülmeye. İşte o zaman daha çok yanıyor insanın canı. Gece diyorum gece… Korkmuyorum artık… İçimde ölesi bir yangın var. Mutlu olmak denen o şeyi kaybettim ben artık.

    Şimdi 16 Eylül’de ilk duruşması var bu olayın. Tecavüz duruşmaları katil ile öldürülenin birlikte katıldığı duruşmalardır. Yalan değil şimdi kim iddia edebilir ki yaşadığımı. Yaşamak değil bu, hayat değil. Biliyorum beni kimse anlamayacak. Benimdi yanan can. Olay evimin çok yakınlarında olmasına rağmen ben hala anneme bile söyleyemedim. Nasıl söylenir ki? Tecavüze uğranyanlar banada öğretir misiniz nasıl silinir o geceden kalanlar? İnancım yok ama yinede çok isterim böyle bir olayı kimse yaşamasın artık. Kimsenin hayatta iken çalınmasın yaşama hevesi. Çünkü gerçekten zoraki yaşamak çok zor!”

     
    • yb adlı kullanıcının avatarı

      yb 22:33 on 3 Kasım 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Sevgili eylül, sakın pes etme. Önemlisin ve hayatta kalıp her şeye rağmen mutlu olabilirsin. Hikayeni paylaşman ne kadar cesur olduğunun kanıtı. Umarım her şey zamanla yoluna girer.

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 18:13 on 4 August 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Minik dostlarımızı ne kadar tanıyoruz? 

    Merhaba lgbti ailesi ;

    Sizlere evde kedi köpek beslemenin kolaylıkaları, zorlukları ve karakterleri hakkında bilgi vereceğiz.

    Kısaca kediler kendi karakterleri oturtmuş, özgür, pek kimseye itat etmeyen ve genel olarak uysal bir yapıdadır. Canını sıkarsanız tırnaklarını gösterir.

    Köpekler ise, genelde bir veya iki kişiye bağlanan, sahibine kalbi ile bağlanabilme yapısındadır,

    Koruma içgüdüsü, genel anlamda kendiliğinden ortaya çıkmaktadır ( bir kaç ırkta koruma iç güdüsü nadirdir )

    Kediler bakım besleme yönünden daha kolay bir yapıya sahiptir.

    Mama ve suyu taze ise birde kum kabı temiz ise ondan iyisi yoktur.

    Bol bol uyurlar keyifleri İsterse sizlerle oynarlar ve sevdirirler. Zaten kendi kendini temizlerler ama yinede onlarıda taramak, bazen yıkamak gerekebilir .

    Sizlere direk şu ırk şöyledir diyemem.

    Her kedinin ayrı ayrı karakteri ve yapısı vardır.

    Hiç beklenmedik bir ırktan nasıl bir kedi olacagını kestirmek zordur.

    Ama evinizde asi, başına buyruk bir kedi arıyorsanız, tekirler çok güzeldir.

    Tabi bu genel anlamda ama bu sizin elinizde nasıl olacağı yada taramayı ilgilenmeyi istediğiniz bır kedi olmasını istiyorsanız cins kedilere yönelebilirsiniz ama hiçbiri bir tekirin yani sokak kedisinin yerini tutamaz, kısacası aldığınız yavrunun nasıl olacağı genel anlamda sizin elinizde o yuzden bir bilene danışmak nasıl davranılacağı nasıl yaklaşılağını bildiğinizde istediğinize yakın bir kedi sahibi olabilirsiniz .

    Her kedi sevilmeyi sever ve gerktiğinde çok yalaka oluyorlar bu biraz size ve onun keyfine bağlı.

    Köpek bakmak isteyen arkadaşlar öncelikle zamanınız olmalı.

    Sabah akşam en az bir iki saat kadar ilgilenmelisiniz.

    Gezdirmeli ve zaman geçirmelisiniz yoksa köpek besliyorum dememelisiniz.

    Onlarda bir can insan gibi ilgi ve alaka isterler köpeklerin bahçe ve ya terasta bakımı daha kolay olsada evdede bakılmasıda kolaydır.

    Tuvalet eğitimini alan bir köpek günde iki üç kez dışarıya çıkarıldıgında hiç bir problem oluşturmaz.

    Tüy dökmekten başka diğer sıkıntılar yerinde ve zamanında müdahalelerle çok kolay önlenebilmektedir.

    Küçük ırklar

    Koruma iç güdüsü daha fazla olan ve sahibinden başkasını tanımayan

    Bir vazo kadar yer kaplayan ufak tefek tüylü canlılardır yabancılara karşı pek sıcak olmayabilirler.

    Orta ırk köpekler

    Genel anlamda sakin şımarık söz dinlemeyi sevmezler. Ama zamanında alınacak önlemler ve tavsiyeler, köpeğinizle olan bağınızı çok artırır. Ve zamanın nasıl geçtiğinizi anlamazsınız.

    Büyük ırklar

    Evde beslemesi zordur.

    Çünkü heyecanlandığında kuyrugu ile evi tamamen dagıtabilir.

    Ama bununda önüne geçile bilir, alan olarak fazla yer kaplar ve kontrol edebilecek kişi ya çok otoriter biri olmalı ya da çok güçlü olmalıdır .

    Kısacası köpekler

    Sahibine aşık, onları dünyada en çok sevebilecek tek canlıdır.

    Kin tutmazlar, çünkü hangi ırk olursa olsun, iyi bir ilgi zaman geçirme ve tasiyeler ile

    100 kg lık bir köpek ile 2 kg köpek arasında, kuvvet güç yönü hariç bir fark yoktur.

     

    Hayvan beslemek, onlarla zaman geçirmek, çok farklı bir duygu yükler size

    Düşünün, tüm sırlarınızı anlatıyorsunuz ve sadece ve sadece ikiniz arasında kalıyor.

    Sizi gerçekten seven hiç kusmeyecek kadar sevebilen tek canlılardır.

     

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 00:41 on 3 August 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Camiamızın Renkleri 

    Toprak Vesta: “Bizler, yani Hestia Topluluğu olarak, lgbti bireylerinin hak ve özgürlüklerini

    savunmak,

    Ve aynı kararlılıkta, onların da, kendilerine verilmiş bu haklarını korumaları için, çaba

    sarfetmelerini istiyor, ayrıca gelecekte oluşacak, yeni hakları elde edebilmeleri içinde, inanç

    aşılıyoruz, topluluğumuzda yer alan, her bir üyemize/bireyimize…”

     

    Türkiye LGBTİ Birliğinden, bir ilk!

     

    Fever Lgbti’nin hazırladığı “Camiamızın Renkleri” adlı, yeni yazı dizisiyle, lgbti bireylerinin

    haklarını savunan, ve sosyal sorumluluk projeleriyle, farkındalık yaratan Aileleri, Toplulukları, özel

    söyleşilerle, her hafta konuk edecektir.

     

    Camiamızın Renkleri’nin bu hafta ki konuğu, Hestia Topluluğunun kurucusu, sayın Toprak

    Vesta‘dır.

     

    Kısaca kendinizi anlatır mısınız?

     

    Ben, Toprak Vesta

    1989 İzmir doğumluyum,

    Bu camiaya 18 yaşında girdim.

     

    Peki camiada yer alan, aile oluşumlarına, ne zaman katıldınız?

     

    Son üç dört yıldır.

    Ama bunun öncesinde, camia da yer alan ailelerin, aslında ne için var olduklarını bilmiyordum!

    Fakat, yakın bir arkadaşımın verdiği bilgi sayesinde, ve benimde yaptığım, küçük bir araştırma

    sonrasında

    Bu oluşumların aslında, yaşadığımız toplumda kendimizi anlatabilme

    Homofobik düşünceyi yıkma, daha özgür yaşamsal alanlar oluşturma gibi,

    Ve benim düşünce çizgime yakın insanların, bir araya geldiği, küçük küçük gruplar, olduğunu

    farkettim.

    İşte bu vesileyle, kendimi keşfetmek, kimliğimi özgürce yaşamak adına, ayrıca bu oluşumlara

    veyahut camiaya ne gibi katkım olabilir düşüncesinin verdiği tutkuyla, bende dahil oldum.

     

    Üyesi olduğunuz, aileler hakkında ki, ilk izlenimleriniz nelerdir?

     

    Aslında tek bir aileye dahil oldum.

    O da, doğup büyüdüğüm şehir İzmirdeydi. İzlenimlerime gelince

    Güzel arkadaşlıklar kurduğum, farklı fikirlerin zihnime işlendiği, ve bu işlenen fikirlerin

    Geleceğe dair projelerime, katkısı olduğunu düşünüyorum. Tabii ki bu düşüncelerimi, ilerleyen

    söyleşi içeriğimizde, aktaracağım sizlere.

     

    Peki “Hestia Topluluğunun” kuruluş amacı, ve içeriği kısaca nedir?

     

    Bizler, yani Hestia Topluluğu olarak,

    Lgbti bireylerinin hak ve özgürlüklerini savunmayı hedefliyoruz.

    Ve aynı kararlılıkta, onların da, kendilerine verilmiş bu haklarını korumaları için, çaba

    sarfetmelerini istiyor, ayrıca gelecekte oluşacak, yeni hakları elde edebilmeleri içinde, inanç

    aşılıyoruz, topluluğumuzda yer alan, her bir üyemize…

     

    Gerçektende güzel bir amaç, ve düşünceymiş.

     

    Toprak Vesta: Teşekkür ederim.

     

    Mesela diyelim ki;

    Hestia Topluluğunun bir üyesi/bireyi

    Homofobik bir saldırıya maruz kalarak, hastanelik oldu (Allah göstermesin)

    Peki bu üyenize/bireyinize, hukuki destek veyahut sağlık hizmetini, sağlıyor musunuz?

    Sağlıyor iseniz, bunu nasıl yapıyorsunuz? Bir bütçeniz, ya da kaynaklarınız var mı?

    Çok güzel bir soru, teşekkür ederim.

    Şu an hali hazırda, çalışmalarını yürüttüğümüz “ortak havuz” projemiz var.

    Bu projenin amacı da, sizinde yönelttiğiniz soruya, cevap niteliğindedir.

    Bu ortak havuz projesinde ki amaç, herhangi bir üyemiz/bireyimiz darp veyahut hastalandığında

    Ya da, daha farklı ihtiyaçları oluştuğunda, bu proje kapsamında, üyelerimizden toplanılacak olan

    Cüzzi miktarlarda ki kaynaklar, bu havuzda birikecek ve gerektiğinde, o üyemize/bireyimize

    verilerek, destek sağlanmış olacaktır.

    Size, söyleşinin başında da söylemiştim hatırlarsanız?

    Geleceğe dair düşüncelerim, ve fikirlerim var demiştim. Şu an bunlar, Yöneticilerimizin düşünce

    ve fikirleri ile harmanlanıp, uygulamaya sokuluyor.

     

    Peki şu an uygulamakta olduğunuz, her hangi bir projeniz var mı?

     

    1. Topluluğumuzun bünyesinde oluşturduğumuz, bir network ağımız var

    Ve bu network ağıyla, işe ihtiyacı olan üyelerimize, iş imkanı sağlıyoruz.

    2. Bir diğer projemizde, sosyal sorumluluğu tüm camiamıza yaymak istediğimiz

    Ve yüzlerce, binlerce lgbti bireyinin katkı sağlayarak destek olduğu, ve amacımıza fazlası ile

    ulaştığımız

    “Çocuklarımıza bir kitapta sen gönder” kampanyasıydı. Sizlerin vesilesiyle, tekrardan destek

    olanlara sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

    3. Ortak havuz sistemi

    Bu projemizin temelinde, hak ve hukuk özlük oluşturmaktadır.

    Yani bir üyemize/bireyimize hukuki, ve sağlık giderlerine dair destekler önceliklidir.

    Daha farklı ihtiyaçlarda söz konusu olursa, yine aynı şekilde, aynı ölçü de desteklerimiz devam

    edecektir.

     

    Hestia Topluluğunun kuralları nelerdir?

     

    Sizde bilirsiniz ki;

    Düzenin ve disiplinin olmadığı bir yer

    Asla başarılı olamaz, ve hedeflediklerine ulaşamaz.

    Yani üyelerimize/bireylerimize ve camiamıza, daha iyilerini sunma adına

    Her yıl, zamanın getirdiklerine göre düzenlenen, sürekli güncel kalan kurallarımız vardır.

    Bazen katı, bazen orta yolu, fikri düşünceyi bulmayı hedefleyen, ama asla düzenden ve

    disiplinden ödün verilmeyen “hiyerarşik” denetim zincirine sahibiz.

     

    Hestia Topluluğuna, üye/birey seçimi nasıl gerçekleşmektedir?

    Ve yasalarımızda yer alan, yaş sınırlaması var mı?

     

    Öncelikle topluluğumuza, 18 yaş altı kimseyi almamaya özen gösteriyoruz.

    Nedeni de, 18 yaş altını korumaya yönelik bir davranış biçimidir bu.

    Tabii bu çoğunlukta, anlamak istemediklerinden dolayı, kırgınlıklara sebebiyet vermektedir.

    Ayrıca bu yıl güncellenen, ve 20 yaş sınırlandırmasını uygun gördüğümüz, bir kuralımız var,

    kurallarımızda.

     

    Şimdi diyeceksiniz ki;

    Hiç mi, 18 yaş altı üyeniz yok? Var!

    Ama bu topluluğumuz ilk kurulduğu zamanlarda

    Ve camiamıza, biraz da yabancı olduğumuz dönemlerde

    Bir iki arkadaşımızı aldık. Ve ilk üyelerimizden/bireylerimizden oldukları için, çıkarılma yaptırımı

    uygulamıyoruz şu an.

     

    Yaş sınırlandırması dışında kalan, üye/birey seçimine gelirsek;

    Öncelikle kendisine katkısı olan, ardından bulunduğu camiaya bir şeyler yapmak isteyen

    Kişileri bilgisi dahilinde bilinçlendirme, sosyal kültürel alt yapıya sahip, kendisine ve topluma

    saygısı olanları, seçmeye özen gösteriyoruz.

     

    Peki Lgbti camiası ve dışından, hangi oluşumu, grubu, derneği, ya da topluluğu destekliyorsunuz?

     

    Şu an için Camiamızda;

    Öykü Ay‘ın, tüm olumsuzluklara rağmen, asla pes etmediği

    Canını dişine kattığı, ve ülkemizin lgbti bireylerinin olduğu illere, trans misafirhaneleri

    Açmayı, yaygınlaştırmayı planladığı “Trans Melekler” topluluğuna, desteğimiz var.

     

    Bunun dışında;

    Malumunuz üzere, son zamanlarda

    Ülkemize ve ülkemizin kolluk güçlerine

    Aynı zamanda Atatürk‘ümüzün devrimlerine karşı haince gerçekleştirilen, saldırılar var

    Bu hassasiyeti göz önünde bulunduraraktan “Çağdaş yaşamı destekleme derneğini

    destekliyoruz.

     

    Şu an camiada bir çok kişinin dilinde olan “Hestia kimliği” hakkında bilgi alabilir miyiz?

    Nedir bu kimlik olayı? Ve üyenize/bireyinize ne gibi katkıları olacak? Amacı nedir yani.

     

    Burada ki amaç;

    Üye/birey ile topluluğu özleştirmek,

    Kendisinin gerçektende, önemli olduğunu hissettirmek

    Kendisine, ve fikirlerine, düşüncelerine saygı duyulduğunu vurgulamak

    Onlar için, daha özgür yaşamsal alanlar için, çaba sarfettiğimizi, bilmelerini istemek

    Ve ayrıca, ilerleyen zamanlarda, kimlikle bir bütün olmasını düşündüğümüz, topluluk içi

    projelerimiz olacak! Üyelerimize/bireylerimize özel.

    Beklesinler, çok harika uygulamalarımız, kendileri için hayata geçirilecek.

    Hestia demek “kalite” demek…

     

    Sayın Vesta;

    Türkiye LGBTİ Birliği adına

    Bu güzel söyleşi için, öncelikle size teşekkür ediyorum.

     

    Ve ayrıca;

    İlerleyen zamanlarda

    Lgbti camiamıza kazandıracağınız

    O güzel fikirlerinizle oluşacak, yeni projelerinizde

    Proje sorumlusu (yöneticiniz) sayın Jason Perty Hestia, ve Deniz Hestia ile proje içerik söyleşileri

    yapmak üzere, sizden söz aldık. Bu söyleşileri, heyecanla bekliyoruz.

    Tekrardan teşekkürler.

     

    Toprak Vesta: Asıl ben size teşekkür ediyorum.

    Oldukça keyifli, eğlenceli, neşeli, bir söyleşiydi.

    Ve dediğim gibi, projelerimiz lgbti camiasına sunulmadan önce

    Değerli yöneticim, Jason Perty Hestia ve Deniz Hestia ile projelerimizin söyleşilerini, ilk sizinle

    yapacağız.

     

    Bu söyleşiyi hazırlayan size, ve Türkiye LGBTİ Birliğine, tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

     
    • Alper Ocaklı adlı kullanıcının avatarı

      Alper Ocaklı 09:24 on 3 Ağustos 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Hestia bi kalite demektir.

      Beğen

      • lezbiyengaybiseksuel adlı kullanıcının avatarı

        Fever Lgbti 10:15 on 3 Ağustos 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

        Evet. Yeni bir topluluk olmasına rağmen;
        İçeriği olsun, projeleri olsun, oldukça göz önündeler.

        Değerli yorumunuz için teşekkürlerimi sunuyorum size.

        Keyifli bir gün dilerim

        Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 19:36 on 31 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , ,   

    Trans çetelerine karşı mücadele 

    Merhaba; bu ülkede trans bireylerine karşı şiddet, baskı, haraç, kazançlarını,yaşam alanlarını birkaç grup karanlık yüzler tarafından elinden alınıp ve buna sessiz kalan kişilerin bulunmuş olduğu zorluklara tanık olup ve aynı sorunun benimle de ilgisi olduğunu belirterek bu olaya duyarsız kalmamaları hakkında ve benim durumumda olan trans bireylerine çağrıda bulunup bu olaya hep birlikte hukuki destek çerçevesine davet ediyorum..

    Özellikle Beyoğlu/Tarlabaşı’nda  balo sokak ve  sakız ağacı caddesinde ki geçimini seks işçiliği yaparak sürdüren trans bireylerin o bölgede bir trans bar çetesinin çatısı altında görev yapan ve yeni trans bireylerine küçük olanaklar sağlayıp kendi bölgesinde bulunmalarına destek olduklarını belirterek kandırıp ve sonra ağır şartlara iten o bölgede mevcut toprak takma adında travesti ve bu barda görevli sevgilisi, Funda takma adlı travesti ve aynı şekilde o barda görevli sevgilisi ve esat takma adlı travesti ve o bölgede mecburi bilgiler sızdıran diğer trans bireylerin benim şiddet,haraç, ölümle tehdit edildigimi bilen o civarda esnaflarda dahil olmaksızın bu olaya kayıtsız kaldıklarını biliyorlar ve susuyorlar. .

    Evvela bu yazıyı paylaşımda bulunurken can güvenliğimin olmadığını belirterek yazıyorum.

    Bunca olayların arkasında durabilmeye gücüm kalmadı. .geçen yıl 2014 1 Mayıs ta bu çetenin baskılarına dayanamayıp kendisi 5.kattan hayatına son veren güneş takma lakaplı salim yılmaz escinselin ölmeden evvel LGBTİ derneklerine müracaat edip ve aynı şekilde bende onun bana ölmeden evvel attığı son mesajlarını SPOD LGBTİ Derneği’ne bildiride bulunmuştum. 157 numaralı insan taciri hattını da aradım.

    Lakin kimsenin de aynı şekilde bunca olayların arkasında durabilmeye güçlerinin olmadığını belirtmişlerdi. Bir buçuk yıldır bu çetelerle savaşıyorum. .

    Olayların yaşandığı bölgeye korkularımdan ötürü adım atamıyorum.

    Saklandığım kişilerin de hayatlarını tehlike altına soktugumu bildiğim halde tam bir yıldır hukuki destekte alamıyorum.

    Çaresizlik içerisinde bana yaşam hakkımı yok eden bu çeteden halen kaçıyorum.

    Maddi manevi ve fiziksel çöküntüler yaşıyorum.

    Yaşam hakkımı elimden aldılar.

    Bana ve benim gibi o bölgede tehdit altında kalan ve boyun eğen birçok trans arkadaşlar var..

    Şimdi benim hayatım tehlike altında.

    Sizden ve duyarlı bireylerden hatta insan ayrımcılığı yapmayan kişilerden hukuki,psikolojik destek istiyorum.bu yazı dizimi paylaşmakla kendi hayatımı risk altına soktuğumu bildiğim halde sizi bilgilendirme de hiç bir neden aramakta olduğumda belirtiyorum…

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 21:50 on 26 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    LGBTİ camiasında ki ailelerin, amacı nedir? 

    Bilindiği üzere;
    Son sekiz yıldır, facebook başta olmak üzere
    Bir çok sosyal ağ da, yirmiyi aşkın “lgbti aile” oluşumu var.

    Ve genelinde;
    Bu oluşumları, daima ön planda tutabilmek için
    Azınlıkta dahi olsa, sosyal ağlarda popüler olan isimler, bünyesinde yer almaktadır!

    Peki neden,
    Böyle bir oluşuma, ihtiyaç duyuldu?
    Sosyal ağlar dışında, yerleşik (bar, kafe, park dışında) kendilerine ait, yerleri var mı?

    Mesela, her hangi bir lgbti ailesi;
    Üyesi, homofobik bir saldırıya maruz kaldığında,
    Veyahut darp edildiğinde, hukuki destek sağlıyor mu?
    Ya da hastalandı diyelim, sağlık giderlerini karşılıyor mu?
    Ve en önemlisi, aralarına aldıkları kişiye, kimliği hakkında bilgi veriyor mu?

    Yani kısacası, lgbti camiasına ve bireylerine, ne gibi katkıları var?

    Bu soruların cevaplarını,
    Ve daha fazlasını öğrenmek için
    Hestia Topluluğunun kurucusu sayın Toprak Vesta,
    Ayrıca yöneticisi, sayın Jason Perty Hestia ile 01.08.2015 cumartesi günü
    Türkiye LGBTİ Birliği adına, çok özel bir söyleşi düzenlenecektir.

    Ayrıca;
    Birliğimiz ile alakalı
    Diğer içeriklerimize ulaşmak için
    Lütfen verilen linklere tıklayınız
    http://lgbti.tv
    http://lgbti.com.tr
    http://lgbti.blogspot.com
    http://lgbti.livejournal.com
    http://facebook.com/lgbti.family.blog
    http://twitter.com/lgbtiorg
    http://pinterest.com/lgbti

    Neşeniz, ve keyfiniz daim olsun

    Saygılarımla
    Fever Lgbti

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 21:45 on 24 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Renkli Rüyalar 

    10 yaşlarında Yağmur adında genç bir kızın biseksüel olduğunu fark etmesiyle başından geçen olayların anlatıldığı “Renkli Rüyalar” adlı hikayenin yazarı Ecenur ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

    Tanımayanlar için öncelikle Ecenur kimdir?

    Sadece hemşirelik okuyan bir lise öğrencisi. 98 doğumlu olmama rağmen bazı insanların göremediği zulmü fark ettim ve buna farkındalık getirmek istedim. Yapımda haksızlıklara karşı “Dur” diyen bir kişiliğim var. Olabildiğince insanlara yardım etmeye çalışırım buda beni mutlu eder. Kısaca kendi hakkının yanı sıra başkalarının haklarınıda savunmaya çalışan bir insan 🙂

    Ne zamandan beri yazıyorsunuz?

    Ben kendimi bildim bileli yazarım. Ama bu LGBTİ hakkında ele aldığım ilk çalışmadır. Uzun süre düşündüm acaba nasıl bir tepki alırım diye ve açıkcası korktum en başta.En sonunda yazmaya karar verdim. Ama yayınladığım ilk çalışma olmasına rağmen güzel tepkiler aldım.

    LGBTİ birey misiniz?

    Biseksüelim yani evet

    Neden biseksüel bir kızın hikayesini yazıyorsunuz?

    Ben biseksüel olduğumu fark ettiğimde önce bunun normal birşey olmadığını düşündüm çünkü etrafımda hiç böyle bir şey yoktu. Öğretmenime söyledim ve bunun geçiş süreci olduğunu söyledi ama bunun öyle bir süreç olmadığını fark ettim. Aileme en sonunda açıkladım ve çok kötü tepkiler aldım. Ve bu tepkilerin sırf bana karşı değil her böyle hisseden bireylere yapıldığını fark ettim. Bu yüzden böyle bir hikaye yazarak onları daha iyi anlamamızı istedim.

    Ailenizden ne tür tepkiler aldınız?

    Ailemden hiç hoş tepkiler almadım. Çok ağır bir dışlanma ile karşı karşıya kaldım. Sürekli “Elalem ne der” gibi yakınmalar evi sardı. En sonunda bunu kimseye duyurmama kararı aldılar. Durum halaa böyle ve maalesef ailem homofobik ve benim bu yanımı halada kabul etmiyorlar.

    Okul arkadaşlarınız biseksüel olduğunuzu biliyor mu?

    Okul arkadaşlarımdan bazıları biliyor kimisi beni böyle kabul etti kimisi ise benden uzaklaştı. Ama gözden kaçırdıkları bir şey var; ben buyum, bende insanım. Ve seçimim yüzünden beni dışlayacaklarsa zaten gerçek arkadaşım olamamış demeklerdir. Ben bana kalan arkadaşlarımla mutluyum ^^

    “Renkli Rüyalar” adlı hikaye gerçek mi?

    Hikayenin çoğunluğu gerçeklerden alıntıdır fakat tamamiyle gerçek değildir.

    Bize kısaca hikayeyi anlatır mısınız?

    Yağmur adında bir genç kızın 10 yaşlarında biseksüel olduğunu fark etmesiyle başlıyor. Yağmur 1,70 boylarında sarışın, ela gözlü, güzel ve alımlı bir kız. Yağmur 18’ine girdi ve bunun bir süreç olmadığının artık farkında. Bunu en yakın arkadaşına açıklıyor ama beklediği gibi bir tepki almıyor. En sonunda okulun sünepe kızı Selin ile takılmaya başlıyor. Selin ise lezbiyen olduğu için dışlanmış bir kız. Omuzlarındaki düz kestane saçlarıyla ve ela gözleriyle adeta Yağmur’u büyülüyor ve aşk başlıyor. Aşkla birlikte gelen sorunlarda cabası. Çünkü etrafları homofobik bireylerle kaynıyor. Bu zorlu yolda karşılaşılan güçlükleri ele aldığım kitap herkes için çünkü aşk herkes içindir.

    Kitap olarak yayınlamayı düşünüyor musunuz?

    Kitap olarak yayınlamayı isterdim fakat hikayeyi çok uzun tutmak gibi bir niyetim yok. Kısa olarakta pek ilgi göreceğini sanmıyorum. Ama içimde hep bir ukte kalacak 🙂

    Söyleşi için teşekkür ederiz.

    Ben teşekkür ederim.

    Hikayeyi okumak için…
    http://www.wattpad.com/user/QueenLightTr

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 22:05 on 14 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Eşcinsel Tv ve LGBTİ Fm’in Kurucusu ile Söyleşi 

    Türkiye LGBTİ Birliğine üye Eşcinsel Tv ve LGBTİ Fm’in kurucusu ve yöneticisi Ahmet Katip ile kısa bir söyleşi yaptık.

    Ahmet Katip kimdir?

    Ahmet Katip İstanbul Bahçelievler doğumlu 20 yaşında üniversite ogrencisi, LGBTİ haklarını daha rahat temsil hakkını elde edebileceğini düşünerek Ankara’nın köklü üniversitelerinden birini tercih ederek Ankara’ya yerleşmiş, Bilgisayar Mühendisliği okuyan bir eşcinsel birey.

    LGBTİ Fm ve LGBTİ TV’yi kurma amacın nedir?

    LGBTİ görünürlüğüne katkı sağlamak amacıyla LGBTİ Fm ve Eşcinsel Tv’yi kurma ihtiyacı duydum.

    LGBTİ Fm ve LGBTİ Tv ile kaç kişi ilgileniyor?

    LGBTİ FM’de beş köşe yazarı, dört radyo yayıncısı ve bir yönetici, Eşcinsel TV ile de şimdilik üç kişi ilgileniyor

    Homofobik bir saldıraya maruz kaldığın oldu mu?

    Fiziksel bir homofobik saldırıya maruz kalmadım ama uzun saçlı olduğum için sözlü olarak çeşitli homofobik söylemlere maruz kaldım. İnsanlarımız kendilerini mükemmel görüp çevrelerindeki insanları eleştirmeye bayılıyorlar. (erkek adam saç mı uzatır ılık mısın vb.)

    Türkiye’de LGBTİ hakları hakkında ne düşünüyorsun?

    Türkiye’de LGBTİ bireylerin hakları maalesef ki verilmiyor.Siyasi partilerin çoğu LGBTİ bireyleri tanımıyor. Bazılarıda oy toplamak için tanıyormuş gibi yapıyor. Homofobinin en yaygın olduğu doğu bölgesini temsil eden siyasi parti seçim vakti eşcinsel dostu oluveriyor.

    Türkiye’de LGBTİ hareketinde verilen mücadelede nasıl daha başarılı sonuçlar elde edilebilir?

    Son zamanlarda Türkiye’de ki LGBTİ savunucuları , aktivistler ve bazı dernekler maalesef ki LGBTİ hareketini yanlış temsil etmekde daha çok homofobi yaratmakdadır. Bir bebeği misal alalım bebek yürümeyi öğrenmeden koşamaz değil mi? Bizim durumumuzda aynı bu şekilde önce temel haklarımızı elde etmemiz gerekir sonra eşcisel evlilik vb haklarımız zaten kendiliğinden gelecektir. Demek istediğim şu ki daha yavaş daha planlı çalışarak adımlar atarsak başarılı sonuçlara ulaşmak çok da zor olmayacaktır.

    Türkiye’de homofobinin olduğunu düşünüyor musun?

    Türkiye’de homofobi heryerde Üniversitede,Otobüsde,Evde,İşyerinde her an sözlü veya fiziksel saldırıya maruz kalabiliyoruz. İnsanların eşcinselliğin bir tercih değil doğuştan geldiğini artık kabul etmesi lazım. Nasıl bir heteroseksüel birey bu seçimi kendisi yapmıyorsa bizlerde bu seçimi kendimiz yapmıyoruz. Bu bir varoluş meselesi.

    Sevgilin var mı?

    Evet çok sevdiğim her an yanında olmak istediğim,ömrümün son anına kadar beraber yaşamak istediğim yakışıklı bir sevgilim var.Mavi gözlerine baktığımda inanın huzur buluyorum.

    Eşcinsel evlilik hakkında ne düşünüyorsun?

    Eşcinsel evliliğin yasal hale gelmesi eşcinsel bireylerin yaşamlarını düzene sokacaktır.Aile kavramının vermiş olduğu ağırlık daha düzenli bir yaşamı beraberinde getirecektir.Bu yüzden eşcinsel evliliği destekliyorum.

    Evlenmeyi düşünüyor musun?

    Eşcinsel evliliğin yasalaşması ile birlikte ilk evlenen çiftlerden biri olacağız.

    Eşcinsel çiftlere evlat edinme hakkı verilse, evlat edinmeyi düşünür müsün?

    Bu tek başıma alabileceğim bir karar değil sevgilimle uzun uzun oturup konuşmamız lazım.Bana kalsa direk kabul ederim.Ama sevgilim ister mi bilemiyorum.

    Teşekkür ederiz.

    Ben Teşekkür ederim.

    Eşcinsel Tv: http://escinsel.tv

    LGBTİ Fm: http://lgbtifm.com

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 13:16 on 12 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Londra, ,   

    Onur Yürüyüşü’ne müdahale Londra’da protesto edildi 

    İstanbul’da homofobi ve transfobiye karşı düzenlenen 13. LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne yönelik polis saldırısı Londra’da protesto edildi.
    LGBTİ örgütlerinin düzenlediği eyleme Peter Tatchell Vakfı, Day-Mer ve Yeşiller Partisi Lideri Natalie Bennett’de destek verdi.
    Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği önünde yapılan eylemde AKP Hükümetinin kendinden olmayan herkese saldırdığına dikkat çekildi.

    ‘Türkiye’de Devlet Şiddetine Karşı İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşüyle Dayanışıyoruz!’ başlığıyla eylemde organizatörler İstanbul valisinin keyfi olarak son anda yürüyüşü durdurmaya çalıştığını belirtti.

    Eylemle ilgili açıklamada, yürüyüşün yapılacağı valiliğe aylar öncesinden bildirildiği ve Onur haftası komitesine öncesinden her hangi bir uyarının yapılmadığı belirtildi. Açıklama şöyle devam etti: ‘‘Yasağa dair önceden hiç bir bilgilendirme yapmadan, binlerce kişi Taksim alanına toplandıktan sonra keyfi ve mevzuata Aykırı bir şekilde son dakikada yasaklandığı anons edildi. Ramazan ayı bahane edilerek, polis binlerce kişiye, saldırdı.’’

    Eyleme destek veren kurumlar:

    Peter Tatchell Vakfı
    Peter Tatchell Foundation

    Londra Türk, Kürt, Kıbrıslı LGBTI Topluluğu
    Turkish Kurdish Cypriot LGBTI Community in London

    Nar UK (Kıbrıslı, Türk, Kürt Toplumu LGBTQ Ağı)
    Nar UK (Cypriot, Turkish, Kurdish Community LGBTQ Network)

    DAY-MER Türk ve Kürt Topluluk Merkezi
    DAY-MER Turkish and Kurdish Community Centre

    İslamofobi’ye karşı LGBTQIA
    LGBTQIA Against Islamophobia

    LGSM, Lezbiyen ve Gey Madenci Dayanışması
    LGSM, Lesbians and Gay Men Support the Miners

     
    • aslan adlı kullanıcının avatarı

      aslan 06:41 on 18 Mayıs 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Allah homoseksüelliğin iğrenç bir eylem olduğunu bildirmiştir. Homoseksüellik iğrenç bir hayasızlıktır. Bir Müslüman bu sapıklığı savunamaz
      İslam aleminin yüzlerce sorunu var. Türkiye’de her gün asker polis şehit ediliyor. Böyle hayati konular varken homoseksüellik savunuyorlar..

      Hani Lut da kavmine şöyle demişti: “Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz.” Kavminin cevabı: “Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!” demekten başka olmadı. (Araf Suresi, 80-82)

      dikkat etmenizi rica ederim.
      ingiliz derin devleti kültürmüze sinema/reklam/markalarla sokmaya çalışıyor en azından bize yapan yapsın sizde SAYGI duyun diyorlardı ben bile bir ara saygı duayaktım Güneşi grdüm filmini hepimiz biliyoruz.
      Sonra dedim ki ben iğrençliğe saygı mı duyuyorum.

      Hayır hamdolsun duymuyorum ama birileri bizim burnumuza burnumuza karşı sokmaya çalışıyo bu fikri.
      Arkadaşlar uyanalım yaptığımız savunduğumuz şey doğru değil.
      vesselem

      Beğen

      • loveislove adlı kullanıcının avatarı

        loveislove 21:43 on 11 Temmuz 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

        Eşcinsellik denilince aklına gelen ilk şey ‘cinsel ilişki,sapıklık’ dimi?

        Beğen

    • Robotic adlı kullanıcının avatarı

      Robotic 05:18 on 26 Eylül 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Homosexüellik dogada hayvanlarda ve insanlarda evrim surecinden beri var.İngiliz Fransiz kulturumuze sokmaya calisiyormus bik bik bik.Ayrica kimse senin dininin kurallarina gore de yasamak zorunda degil.Turkiye cogunlugu musluman olan yonetim bicimi olarak sekuler bir devlettir.İSlam devleti degil.

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 11:40 on 10 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Kemal Ördek, İHD, İnsan Hakları Derneği   

    İHD’den Kemal Ördek’e yönelik saldırıya kınama! 

    İHD, İnsan Hakları Derneği Kırmızı Şemsiye Derneği kurucularından Kemal Ördek‘e yönelik saldırı için kınama mesajı yayınladı.
    İşte İHD’nin yayınladığı o mesaj

    “Uzun yıllardan bu yana LGBTİ’ler ve seks işçilerinin maruz kaldıkları hak ihlallerini gündeme taşımanın derdiyle hak savunuculuğu yapıyorum. Bu yaşananları bilmediğimden değil yani, biliyorum ayrımcılığın, şiddetin ne demek olduğunu” Kemal Ördek

    Trans aktivist ve Kırmızı Şemsiye Derneği kurucularından Kemal Ördek‘in, Ankara’daki evinde tecavüze uğradığı ve gasp edildiği saldırganların ise mahkemeye çıkarılmadan serbest bırakıldığını büyük bir şaşkınlıkla öğrenmiş durumdayız.

    LGBTİ bireylerin genellikle toplumsal baskılar nedeniyle başlarına gelen saldırıları anlatmakta güçlük çektikleri bilinmektedir. Kemal Ördek kendisine yaşatılan bu insanlık dışı durumu yapmış olduğu açıklama ile kamuoyuna duyurmuş, LGBTİ bireylerin yaşadıkları ağır travmatik durumları ve ne yazık ki insanlığın/insanlığımızın ne halde olduğunu açık bir biçimde gözler önüne sermiştir.

    İnsan hakları aktivistleri olarak sevgili Kemal Ördek ve LGBTİ’lerin yanında olduğumuzu, hukuksal süreçleri takip edeceğimizi, saldırganları kınadığımızı ve yargı önünde cezalandırılmaları için her türlü çabayı göstereceğimizi belirtir, Türkiye’nin bir an önce nefret suçlarını düzenleyerek nefret saikiyle işlenen suçların cezalarını ağırlaştırmasını hükümetten bir kez daha talep ediyoruz.

    İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 01:02 on 6 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği Sitesi Hacklendi 

    İstanbul Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Trans Dayanışma Derneği web sitesi hacklendi.

    Hackerlar, istanbul-lgbtt.net site başlığına “O* Çocukları — Hacked By Armania”,

    Sitenin anasayfasına da “O* Çocuğuyuz Bizz Yeahh” ve “Ne hakla İstanbulun ortasında götünüzü başınızı açıp eylem yapıyorsunuz şerefsizler. Sizin gibi köpekler yüzünden kirleniyor bu topraklar.” notu düştu.

     

    istanbul lgbtt

    İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği şeklinde aratılınca Google’da karşılaşılan sonuç

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 14:07 on 2 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    13.İstanbul Lgbti Onur Yürüyüşünde Polisin Onursuzluğu 

    Bu yıl 13.üncüsü gerçekleşen Lgbti Onur Yürüyüşünde kolluk kuvvetlerinin lgbti’lere karşı kullandığı orantısız güc, belkide devletin biz lgbti’lerden korktuğunun , bizi tanıdığının en büyük kanıtı oldu.
    Her yıl olduğu gibi bu yılda coşku ile aşk ile kutlamaya hazırlandığımız yürüyüşümüze , izin alınmadığı gerekçesi ile müdahale edildi. Ramazan ayı bahanesi ile yandaş medya da ahlaksızlık ,onursuzluk olarak gösterilen yürüyüşümüz ,geçtiğimiz yılda Ramazan ayına denk gelmişti fakat hiç bir müdahale olmadan yürüyüşümüz gerçekleşmişti. Bu yıl ise her seneki yürüyüşlerden farklı bir yürüyüş gerçekleştirilecekti.
    Yürüyüşe artan ilgi ,Obama’nın Lgbti‘lere karşı ılımlı tutumu, mecliste lgbti sözleşmesi ve lgbti dostu belediyecilik uygulamalarından dolayı ,git gide artan görünürlüğümüz belkide devlet tarafından durdurulmak istendi.

    Pride haftasından önceki haftada gerçekleşen ve izinsiz olan şeriat yanlısı grupların yürüyüşüne ise devlet hiç bir müdahalede bulunmamıştı.
    Akp yanlısı gruplar ,sağ gruplar, şeriatçılar ,faşistler,milliyetçiler özgürce yürüyü yaparken lgbti’ler,sosyalistler veya diğer sol gruplar yürüyüş yaptığında hep polis engeli ile karşılaştı.
    Sistemin gün geçtikçe bozuk çarklarını daha çok ve daha baskıcı bir şekilde gösterdiği şu dönemde biz lgbti bireylerine karşı yapılan saldırılara , bütün gücümüzle karşılık vereceğiz.
    Çünkü bizler artık gettolara sıkıştırılan topluluk değiliz. Bizler sokakta esnafız,okulda öğretmeniz,hastanede doktoruz ,mecliste vekiliz……
    Eski gerici düşünce ile hala “Ya sev ya da terket ” ideolojisinde hareket etselerde biz lgbti bireyleri olarak ,özgürlük mücadelemizden taviz vermeyeceğiz.
    Kabul etselerde ,etmeselerde bizler her yerdeyiz. Okulda işte mecliste eşcinseller her yerde. Kabul et ya da etme eşcinseller her yerde.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:35 on 1 July 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Hakan Hepcan ile Özel Röpörtaj 

    Hazırladığı kısa videolar ile 1.4 milyon üzerinde kişi tarafından takip edilen Vine Fenomeni Hakan Hepcan ile özel bir röportaj yaptık.

    İşte o röpörtaj…

    Biz seni sosyal medyadan tanıyoruz ama belki biraz kendinden bahsetmek istersin. Hakan Hepcan kimdir?

    Müzisyenim, profesyonel olarak 15 yıldır müzisyenlik yapıyorum. İki tane de albümüm vardı daha önceden, sosyal medyada patlama yaşamadan evvel. Ünlü olmak hayalleriyle Ege Üniversitesi konservatuvarı kazanıp her şeyi bırakıp İstanbul’a geldim, biraz kıl bir söylem oldu ama (gülüyor) amacıma ulaştım sonuç olarak sosyal medya sayesinde istediğim yerdeyim.

    Vine kullanmaya ne zaman, nasıl başladın?

    Benim Ziya Turp adında Twitter fenomeni olan bir arkadaşım var. O zamanlar eski kız arkadaşım I­phone hediye etmişti, Kanada’dan getirmişti ve o zamanlar pek kimselerde yoktu. “Vine diye bir aplikasyon çıktı, bir indir istersen bunu kullan, bu mecrada gelecek var” dedi. Hakkikaten de gelecek varmış (gülüyor). Arkadaşlarla kendi aramızda yaptığımız eğlenceli zamanları çektim. Böyle bir yere geleceğini hiç ummuyordum ama çok farklı bir noktaya geldi.

    Sosyal Medyada paylaşım yaparken ki motivasyonun nedir?

    Aslında bir motivasyon yok, herkes gibi o an neyi goruyorsam, neden eğleniyorsam, neyden keyif alıyorsam, neyle dalga geçiyorsam onu kullanıyorum materyal olarak. Ne yaşıyorsam onu paylaşıyorum.

    Fenomen olmanın avantajları ve  dezavantajları nelerdir?

    Avantajı para kazanıyorsun, şöhretin oluyor. Dezavantajı çok küfür yiyorsun, seni sevmeyen adam da seven kadar çok.

    ­Fenomen olduktan sonra hayata bakış açında bir değişiklik oldu mu?

    Oldu. Daha güçlü bir adam oluyorsun gerçekten şöyle bir gerçek varmış, güç hissediyorsun içinde.Bunda para da var, kariyer de var, çevre de var. Bütün fenomen olanlar bunu yaşıyorlar mı bilmiyorum ama ben şu an hepsini yaşıyorum ve bu da mütavazı olacağım bir konu değil.

    Yaşadığın her şeyi paylaşım malzemesi olarak gördüğün oluyor mu?

    Evet, genelde ilk günden beri komik bir şey gördüğümde de paylaşıyorum ama amacım gerçekten insanları güldürmek değil; kendim eğlenmem. İnsanlar da benimle birlikte gülüyor, ne mutlu!

    Ekranlarda gördüğün en komik gaf nedir?

    Detone olan adamlara çok gülüyorum ben. Kendilerine çok güvenip sesleri kıçlarına kaçıyor ya çok gülüyorum.

    Sosyal Medya’da LGBTİ bireyleri aşağılayarak prim yapmayı, fenomen olmayı uman kişiler hakkında ne düşünüyorsun?

    Sosyal medyada LGBTI bireyleri aşağılayarak prim yapmayı fenomen olmayı düşünen Şerefsizler (gülüyor). Ya ne gerek var yani onlar daha çok Türk aile ahlak yapısıyla çok babaçko yetişmiş tipler. O yüzden bazı sıkıntıları var, sıkıntılarını da o şekilde ortaya döküyorlar. Hoşlanmıyorum tabii ki.

    LGBTİ Onur yürüyüşüne katıldığın oldu mu  veya katılmayı düşünür müsün?

    Olmadı hiç. İstanbul’da olsaydım bu son Onur Yürüyüşü’ne katılacaktım, benim çoğu arkadaşım oradaydı, destek verdiler. Katılırım, hiç problem değil. Destek veriyorum zaten.

    Bu sene düzenlenen LGBTİ onur yürüyüşü ve  valilik tarafından izin verilmemesi konusunda ne düşünüyorsun?

    Sadece sizlere izin verilmiyor değil; kimseye izin verilmiyor.

    LGBTİ birey olsaydın cinsel kimliğini açıklamayı düşünürmüydün?

    Açıklardım, fenomen olmasaydım da açıklardım, hiç sıkıntı yaşamazdım.

    Aşık olduğun kadının trans bir birey olduğunu öğrenseydin. Tepkin ne olurdu?

    Buna üzülürdüm ya. Buna üzülürdüm hakikaten yalan yok. Çünkü ben aşık olduğum kadınla birlikte olmak isterim gönül rahatlığıyla ama o şekilde olamam 🙂

    Gay Bara gittiğin oldu mu?

    Olmadı ama çok duyuyorum. 15 yıldır gece hayatının içindeyim, çok enteresan bir kere bile gay bara gitmedim ama bu girmeme kastıyla değil hiç denk gelmedi.

    Eşcinsel evlilikler hakkında ne düşünüyorsun?

    Benim çok yakın bir arkadaşım evlendi Londra’da. Hiçbir sıkıntı yok, keşke evlense eşcinseller çünkü ben karşı cinsi sevmek diye bir şeyin varlığına inanmıyorum, “insan sevmek” diye bir şey var dünyada. Eğer yönelimi öyleyse saygı duymak lazım. O kadar da yasakçı zihniyete gerek yok.

    Neden LGBTi hareketini destekliyorsun?

    Özgürlük istiyorum. Her alanda, her yerde, her şartta özgürlük olsun istiyorum. LGBTİ‘leri desteklemek de özgürlüğün bir dalı ve LGBTİ‘leri bu yüzden destekliyorum.

    Çok teşekkür ederiz bu güzel röportaj için videolarının devamını bekliyoruz…

    Ben teşekkür ederim çok keyifli bir röportajdı.

     

     
    • Cemal adlı kullanıcının avatarı

      Cemal 01:18 on 3 Temmuz 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Lgbt ye ilk basta karsi cikiyorum fakat hakan beyin roportajindan sonra kararim degisti insan sevmek diye bisey var . ama yinede turkiye de hosgoru ve anlayis ile karsilanmayan bir durum. Uzuleyim mi sevineyim mi hala kararsizim.

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 20:24 on 28 June 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Turnusol Adam 

    Gecenin bir yarısı genç bir kızın bir grup adam tarafından taciz edilmesine şahit olan Ogün’ün bu tacize nasıl müdahale ettiğini ev arkadaşıyla paylaşmasını konu alan Turnusol Adam “Litmus Man” adlı kısa filmin yazarı ve yönetmeni ile konuştuk.

    Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

    1992 Kayseri doğumluyum ama yıllardır Mersin’de yaşıyorum. Akdeniz Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü öğrencisi olmakla birlikte müzik ve sinemayla da yakından ilgileniyorum. “Karaya Oturan Deniz” kısa filminin konusunu yazıp, filmin yönetmen yardımcılığını yaptım . “Turnusol Adam” ise hem yazıp hem yönettiğim ilk kısa filmimdir.

    Yazıp yönettiğiniz “Litmus Man” Turnusol Adam adlı kısa filmde geçen konu gerçekten yaşanmış mı yoksa hayal ürünü mü?

    Bence simdiye kadar gerçekleşmiş olma ihtimali çok yüksek olan, hayal ürünüm.

    Film’de anlatmak istediğiniz, dikkat çekmeye çalıştığınız konu nedir?

    Dünyanın ve ne yazık ki ülkemizin genelinde; cesaret, sahiplenme, kahramanlık, güçlü kişilikli olmak gibi bazı karakter özellikleri, erkeklerin genel kişilik özellikleri olarak sunuluyor. Bence bu tip niteliklere sahip olmanın önceden belirlenmiş cinsiyet rolleriyle zerre alakası yok. Bu nitelikler sadece yürekli insanlarin sahip olabildikleri nitelikler. Bunu anlatmak istedim.

    Filminizde gerçek bir trans bireyi oynatmayı düşündünüz mü?

    Gerçek bir transı filmimde oynatmak istedim ne yazık ki tanıdığım trans bireylerin hiçbiri oyunculuğuna güvenmedi

    Filminizin adı neden Turnusol Adam?

    Toplumda bir çok şey tek renk olarak lanse ediliyor. Tek tip. Fakat turnusol kağıdı farklı. Duruma göre mavi de oluyor kırmızı da. Yani illa mavi veya illa kırmızı olacak diye bir şey yok. Seçimi yapmak sana kalıyor. Tıpkı hayatımızdaki seçimlerde olması gerektiği gibi..

    Neden filminizde argo kullandınız ?

    İnsanlar arkadaşlarıyla muhabbet ederken daha doğal bir dil kullanırlar. Daha samimi ve doğal olacağını düşündüm.

    Teşekkür Ederiz.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 10:36 on 28 June 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Stonewall İsyanları, Stonewall İsyanı   

    Stonewall Ayaklanmasından Bugüne Onur Yürüyüşü 

    1969 yılı Haziran sonunda, ABD’de bazı LGBTİ‘ler kendilerine uygulanan ayrımcılığa ve şiddete baş kaldırarak Stonewall adı verilen gay barda protestoya başladılar. Polisin baskıyla olayı kontrol altına almaya çalışması sonucu barın dışında da büyük bir kalabalık toplandı ve uzun süren çatışmalar yaşandı. Bu olay eşcinsellerin cinsel azınlıklara uygulanan baskı ve şiddete karşı toplu halde seslerini çıkardıkları ilk olaydı ve sonrasında gittikçe güçlenecek olan LGBTİ hareketlerinin de ilk kıvılcımı olarak kabul edildi.

    Stonewall ayaklanmasının ilk yıldönümünde New York’ta ilk Onur Yürüyüşü düzenlendi. Oldukça kalabalık, coşkulu ve Stonewall Ayaklanması’nda omuz omuza yapılan direnişin verdiği dayanışmayla bu yürüyüş gerçekleştirildi.

    İlk yürüyüşten sonra, dünyanın çeşitli ülkelerinde Onur Haftası kutlanmaya başlandı ve LGBTİ bireylere yönelik ayrımcılık, zorbalık, şiddet, dışlama ve istismar çeşitli etkinliklerle protesto edildi. Onur Haftası’nın Pazar gününe denk gelen son gününde yapılan yürüyüş ülkemizde de 2003 yılından beri gittikçe artan katılımcı sayısıyla gerçekleştirilmektedir.

    Onur yürüyüşü bu yıl 28 Haziran saat 17:00’de Taksim Meydanı’nda başlayacak. LGBTİ‘ler haklarını savunmak için hazır olduklarını bu yıl da gösterecekler.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 14:19 on 23 June 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Nerdesin Aşkım? Burdayım Aşkım! Homofobi Nedir? 

    321 Media   web için özgün içerikler üreten bir prodüksiyon şirketi.

    Nedir? Her bölüm farklı bir konu başlığı ile ilgili bilgi verirken sarkastik bakış açısı ile eğlendirmeyi hedefliyor. Metinler sunucuları Billur Bolu tarafından hazırlanıyor, 321 Media stüdyolarında çekiliyor ve yayına hazırlanıyor.

    İlgilerini çeken özel günlere de nedir konu başlığı altında yer veriyorlar. LGBTİ “Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks” bireyleri desteklemek amacıyla da “Homofobi Nedir?” adlı onur haftasına özel bir video çekmek istemişler.

    İşte o video;

    https://dailymotion.com/video/x2v2ywb

    Nedir?’in resmi kanalına şuradan ulaşabilirsiniz; http://www.dailymotion.com/nedir

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 17:26 on 22 June 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    #OnurDuyuyoruz Hayrettin 

    Homofobik açıklamaları nedeniyle Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman’a tepkilerin ardı arkası kesilmiyor. İşte o tepkilerden biri de eşcinsel blog yazarı Geylesof’tan geldi. İşte o yazı:

    Gün geçmiyor ki insan haklarını ayaklar altına alan bir talihsiz açıklamaya daha tanık olmayalım…

    Özgür düşünceden mahrum, akıl ve bilimden ise nasibini almamışların içine düştüğü bu ruh hâli, cahil cesareti şeklinde dillerine vuruyor olsa gerek ki bu günlerde çokça duyar olduk.

    Elbette gönül isterdi ki öğrendikleri ve üzerine düşündüklerinin sayısı, konuştuklarının ve yazdıklarının sayısından fazla olsun. Ama “fıtrat”tan mıdır nedir? Bir türlü özgür düşüncenin bir parçası olmaları mümkün olmuyor. Onun yerine “gizli kabahat”lerinin ardına saklanan, kendi fikirlerini “ahlak” adı altında topluma empoze etmeye çalışan, “mutlu insanların yakasına nasıl yapışırız, mutsuzluğumuzu başkalarına da nasıl bulaştırırız” diye çırpınan bir zümre olup çıktılar.

    Bu zümreye bir kişi daha katılmış veya hep oradaymış: Hayrettin.

    Açıklamasında ne had bilmiş, ne de hak; saydırmış da saydırmış… “Ahlaksız” demiş, ardından hızını alamayıp önce nefretine destek bulmak için manevî değerleri suistimal etmeye çalışmış:

    “Bu ülkenin düzeni laik, seküler, liberal demokrat vs. olabilir, ama kimse unutmasın ki halkımızın kahir çoğunluğu Müslümandır”

    Ardından da -yine de canı sağ olsun- bizleri tehdit etmiş:

    “Savaşı onlar başlatınca da görmeleri muhtemel olan tepkiden şikayet etmemeleri gerekir.”

    Yazının tamamını buraya taşıyarak kimsenin sinirlerini harap etmek istemiyorum. Özetle demek istediği şu:

    LGBTİ bireyler olarak var olma mücadelesi veremezsiniz! Onurlu olamazsınız! Sizlerin var olmasına izin vermeyiz! Sizlerin varlığı “toplumun ahlakına, geleneğine, kırmızı çizgilerine karşı savaş ilan etmek”tir.

    Bir de sürekli “ahlaksızsınız” diyor onu zaten biliyorsunuz.

    Şimdi gözünü dört aç ve iyi oku Hayrettin…

    1- Bu ülkenin düzeni “laik, seküler, liberal demokrat” ise öyledir! Aması maması olmaz. Bunda bir anlaşalım. Yani “laikiz ama o kadar da laik olamayız” gibi bir şey devşirmeye kalkmayalım, o iş tutmaz.

    2- Farz edelim ki bu ülkenin belli bir çoğunluğu Müslüman olmayı seçmiş olsun; bu yalnızca o kişilerin bireysel seçimidir, yaptıkları ibadet de günah da o bireyleri ilgilendirir.

    Yani kişinin Müslüman olması başkalarının da Müslüman olmasını veya o dine uygun hareket etmesini gerektirmeyeceği gibi, Müslüman olsalar dahi başkalarının “kabahat”i de yine o kişiyi ilgilendirmez!

    Diyeceğim o ki herkes kendi “kabahat”iyle ilgilensin, Hayrettin.

    3- Ahlaksızlığı eğer iki insanın birbirini sevmesi olarak görüyorsan, bu kısmı daha da iyi oku:

    Biz ahlaksızlığı;

    İkiyüzlü davranmak, yalan söylemek, kendi çıkarın uğruna insanlarını aldatmak!
    Senin insanın açken tok yatmak, senin insanın ağlarken gülmek, senin insanın yas tutarken kutlama yapmak!
    Hakkın olmayana göz dikmek, zorla ve hileyle ona sahip olmak! Çalmak çırpmak, hırsızlık yapmak!

    diye biliriz.

    Yani sevgiye öyle ahlaksızlık filan denmez! Diyen varsa yukarıda saydığım “ahlak”ından şüphe ederiz; bu adam niye “ahlak”ı çarpıtıyor acaba diye?

    Ayrıca Hayrettin, belli ki bilmiyorsun, ama sevgi içten gelir. İnsanlar kimi seveceğine karar veremezler ve bu yüzden de hiç kimse sevgisinden sorumlu değildir. Çünkü bu insanın “fıtrat”ı gereğidir! Her kim olursa olsun, sevmek ve sevilmek bir haktır!

    Hatta sana bir şey diyeyim Hayrettin, yalnızca insanın değil doğadaki daha 450’ye yakın eşeyli canlının da fıtratı böyledir. Yani gayet doğadan olan, gayet doğal olan bir şey.

    Soruyorum sana Hayrettin, penguenin de mi “imtihan”ıdır eşcinsellik? O da mı “kabahat”lidir?

    Yanıt alacağımı sanmıyorum. Çünkü üzerine düşünmeyeceğini, asıl niyetinin insanların elinden mutluluğunu almak, onlara nefretle saldırmak, onları hedef göstermek olduğunu biliyorum.

    Uzun lafın kısası:

    Halkımızın kahir çoğunluğu Müslümandır, ama kimse unutmasın ki bu ülkenin düzeni laik, seküler, liberal demokrattır!

    Eğer o yürüyüşte onurlu herhangi bir LGBTİ bireyin kılına dahi zarar gelirse, “görmeleri muhtemel olan tepkiden şikayet etmemeleri gerekir” diyenler sorumludur! Bu da böyle biline!

    Sevgiler sana Hayrettin, daha çok sevgiler…

    Dipnot: Haklarımızın yasal güvence altına alınmasını isteyen birinin de sana selamı var. 😉

    Geysel Notlarım

     

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:18 on 13 June 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Sen Yoksan Bir Eksiğiz 

    Sarıgazi LGBTİ Topluluğu yöneticisi Devrim Kargın ile kısa bir söyleşi…

    Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

    Öncelikle merhaba. Ben 22 yaşında transseksüel bir bireyim. İstanbul sarigazide oturmaktayım.

    LGBTİ bir birey olduğunuzu ne zaman anladınız?

    Ben 13 yaşında trans erkek bir birey olduğumu hissetmeye başladım.

    Aileniz trans erkek olduğunuzu biliyor mu?

    Ailem trans bir birey olduğumu şuan bilmiyor.

    Anlatmayı düşünüyor musunuz?

    Anlatmayı en yakın zamanda düşünüyorum. Şuan kendimi aileme nasıl aileme nasıl ifade edebileceğimin alt yapısını oluşturmaktayım.

    Ne tür bir tepki vermelerini bekliyorsunuz?

    Açıkcası nasıl bir tepki vereceklerini bilmiyorum , bu ailem için zor bir durum olacak alt yapımı ne kadar sağlamlaştırırsam onlara kendimi net bir biçimde anlatabileceğim.

    Karşılaştığınız transfobik bir olay oldu mu?

    Elbette her LGBTi bireylerinin homofobik yaklaşımlarla karşı karşıya kaldıklarını söyleyebiliriz. Benimde oldu böyle sorunlarım. Genel olarak sokaklarda, toplu taşıma araçlarında gözlerini kaçırmadan alay eden alaycı tavır sergileyen insanlarla karşılaşa biliyorum.

    Facebook’ta Sarıgazi LGBTİ adlı topluluğun yöneticisisiniz. Neden böyle bir topluluk kurma gereksinimi duydunuz?

    Ezilen bir toplum olarak duyarlılığı arttırmak, dayanışmayı büyütmek ve toplumun gözündeki var olan nefreti ve önyargıları kırmak için Sarigazi LGBTİ sayfasını kurduk.

    Topluluğa ait Facebook Sayfası: http://facebook.com/sarigazilgbti

    Söyleşi için Devrim Kargın’a teşekkür ederim.

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın