Son Güncellemeler Sayfa 18 Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 19:40 on 24 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Beyoğlu, ,   

    HDP Beyoğlu’ndaki marjinallerden kurtulmalı 

    Vatan gazetesinden Ruşen Çakır’a konuşan Terör Örgütü PKK’nın Yöneticisi Cemil Bayık,HDP’nin Beyoğlu’ndaki marjinallerden kurtulması gerektiğini söyledi.
    Terörist Bayık, Beklentimiz yüzde 10-13 arasıydı. HDP, Türkiye’nin en büyük muhalefet gücü haline gelebilir.HDP bunu örgütlenmeye dönüştürebilirse buradan güçlü bir muhalefet ortaya çıkar. HDP’nin aldığı oy oranı üzerinde oturmaması, bunu örgüt gücüne dönüştürmesi gerekiyor. Eğer bunu yaparsa Türkiye’nin en büyük muhalefet gücü haline gelebilir. HDP bazı marjinal yaklaşımlardan kendisini kurtarmalı” ifadesini kullandı.
    Ruşen Çakır’ın “Örnek verebilir misiniz?” diye sorması üzerine Bayık, “Mesela Beyoğlu’nda bir grup var” dedi. Bayık, Ruşen Çakır’ın “Cihangir’de…” demesi üzerineyse Bayık, “İsmini vermek istemiyorum. Herhalde anlaşılıyor” görüşünü dile getirdi.
    Sosyal Medya’da Terörist Bayık’ın bu imalı sözlerinde LGBTİ derneklerden söz ettiği yorumları yapıldı.
    Başta İstanbul ve Ankara’daki LGBTİ dernek yöneticilerinin HDP’li oldukları ve açık şekilde HDP’ye destek verdikleri biliniyor.
    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Sellahatin Demirtaş’ı desteklediğini açıklayan LGBTİ derneklerin farklı siyasi görüşlerde üye ve aktivist kayıpları yaşadığı da sosyal medya’da yer alan diğer ayrıntılar arasında.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 13:00 on 23 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Aile İçi Şiddet, ,   

    Erkekler de Aile içi şiddet mağduru 

    Türkiye’de aile içi şiddet sonucu bu yıl 96 kişi hayatını kaybetti.
    Öldürülenlerin arasında erkekler de bulunurken söz konusu dönemde hayatını kaybeden kadın sayısı 60’a ulaştı.

    Bu arada şiddet mağduru olduğunu belirten erkeklerden de polis koruması talebinde bulunanların olduğu öğrenildi.

    Türkiye’deki 125 kadın konukevinden 90’ı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına, 32’si belediyelere ve 3’ü de sivil toplum kuruluşlarına bağlı faaliyet yürütüyor.

    Türkiye’nin ilk erkek sığınma evleri İstanbul ve İzmir’de hizmete girdi. İlk etapta İzmir’de 18, İstanbul’da 12 olmak üzere 30 erkeğin kalacağı sığınma evinde erkeklerin kimlikleri gizli tutuluyor.
    Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girmesiyle 2012 yılında Adana ve Bursa’da ”Elektronik Destek Sistemi Pilot Uygulaması” da başlatılmıştı. Pilot uygulama kapsamında, kadınlara ŞÖNİM tarafından ”güvenlik butonu” veriliyor.

    Bakanlığın 2014 yılı nisan ayı verilerine göre Adana’da verilen 73 güvenlik butonu cihazından 22’si, Bursa’da ise 53 güvenlik cihazından 34’ü aktif olarak kullanılıyor.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 12:42 on 21 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , Transeksüel Kadın   

    Ünlü model transeksüel çıktı 

    ABD’de 12 yıl boyunca iç çamaşırı modelliği yapan Geena Rocero açıklamalarıyla şok etkisi yarattı.
    Glamour dergisine konuşan Rocero, transeksüel,ameliyatla kadın olduğunu açıkladı.
    ABD’de 12 yıl boyunca iç çamaşırı modelliği yapan Geena Rocero açıklamalarıyla şok etkisi yarattı.
    Rocero, “Ancak içimde hep bir korku vardı. Ortaya çıkarsa ne olacak, kariyerim bitecek diye düşünürdüm” dedi.
    Rocero, “Menajerim dahi şaşkına döndü, ama cesaretimden dolayı beni kutladı” diye konuştu.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 12:20 on 21 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: ,   

    Travesti Rolü Adaylıktan Etti! 

    Türk Rus’un haberine göre Rusya’nın Metalurji şehri Çelyabinks’te yapılacak olan belediye meclis üyeliği seçimi için aday olan şov sanatçısı Aleksey Başenko, TV’de bir programa “travesti” rolüyle çıktıktan sonra,  komünistlerden ve medyadan gelen baskılar üzerine adaylıktan çekilmek zorunda kaldı.

    27 yaşındaki sanatçı, bu kararı medyada kendisi aleyhinde başlatılan haksız kampanya yüzünden aldığını söyledi. Başenko, “Karar tamamen bana ait. Daha önce pek çok role çıktım ama bu olay oldu” dedi.

    Talk şovunda travesti görüntüsüyle program yapan Başenko, “Buradan benim travesti olduğum sonucunu çıkarmak doğru değil” diye konuştu. –

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 11:06 on 21 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Çift Cinsiyet, , ,   

    Ameliyatı için yardım arıyor 

    Canlı Haber’in geçtiği habere göre Karabük’te “interseksüel” çift cinsiyetli olması nedeniyle 26 operasyon geçiren ve 3 ameliyat daha olması gereken Muhammed İsmail Akgül (33), tedavisi için gerekli parayı bulabilmek adına il il geziyor.

    Karabük’ün Cumayanı köyünde yaşayan ve doğuştan çift cinsiyetli yani “interseks” olarak dünyaya gelen Muhammed İsmail Akgül, çift cinsiyetliinterseks” olması nedeniyle arkadaşlarının kendisiyle alay ettiğini ve bu nedenle okulu bırakmak zorunda kaldığını anlatarak, “Mahalle ve okuldaki arkadaşlarım çift cinsiyetli “interseks” olmamdan dolayı benimle alay ediyorlardı. Bana kız oğlan diyorlardı. Ben de bu nedenle ilkokul 4. sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldım” dedi.

    Erkek cinsiyetine kavuşabilmek için 26 kez ameliyat olduğunu vurgulayan Akgül, “Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Araştırma Hastanesi’nde 26 ameliyat geçirdim ancak tam sağlığıma, yani erkek cinsiyetine kavuşmam için 3 ameliyat daha olmam gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    YARDIM İSTEDİ

    Ameliyat olabilmek için her yolu denediğini ancak olumlu bir sonuç elde edemediğini belirten Akgül, “Sağlığıma kavuşabilmem için 3 ameliyat daha olmam gerekiyor. Bunun için de 4 bin 500 TL para lazım ancak maddi durumumuz hiç yok. Babam kalp hastası, annemin ise şeker ve tansiyon rahatsızlığı var. Benim de sol böbreğimde bir kitle mevcut. Üstelik sol ayağımdan da daha önceki tedaviler için parça alınmış. Çalışıp ameliyat paramı çıkarabilmem için yeteri derecede sağlığa sahip değilim. Bu nedenle ameliyat paramı bulabilmek için il il dolaşıyorum. Birçok televizyon programına çıktım. Bana yardımcı olacaklarını söylediler ancak şu sana kadar kimse bana yardım elini uzatmadı” dedi.

    Tek isteğinin ameliyat olmak ve erkek cinsiyetine kavuşmak olduğunun altını çizen Akgül, “Bu hayattan kurtulmak istiyorum. Allah kimsenin başına getirmesin. Ailem de perişan bir durumda. Tek istediğim bir an evvel sağlığıma kavuşmaktır. Bu nedenle yetkililerden ve hayırsever vatandaşlardan bana yardım elini uzatmalarını istiyorum” şeklinde konuştu.

    LGBTİ

     
    • Yavuz adlı kullanıcının avatarı

      Yavuz 12:09 on 28 Haziran 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Sosyal bir devlette bu tur olayların görmezden gelinmesi tamamen ülkemiz adına bir utanç kaynağıdır.

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 19:42 on 20 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Gebze, Kocaeli   

    Kocaeli Gebze’de Eşcinsel Cinayeti 

    Edinilen bilgilere göre,Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir kişi, S.Ç. (35) evinin balkonunda otururken, yoldan geçen arkadaşı E.Y.’yi (32) evine davet etti. İddiaya göre, evde belli bir süre Alkol aldıktan sonra S.Ç., arkadaşı E.Y.’ye cinsel eşcinsel ilişki davetinde bulundu. Bu duruma kızan E.Y., yerinden kalkarak mutfağa gitti ve arkadaşı S.Ç.’yi de mutfağa çağırdı. E.Y., mutfakta bulunan ekmek bıçağını alarak arkadaşını 28 yerinde bıçaklayarak öldürdü.
    Olay yerine gelen gebze polis ekipleri incelemelerde bulundu. Polis ekiplerinin çalışmaları sonucu E.Y., çalıştığı iş yeri olan tekstil atölyesinde yakalandı. Emniyet müdürlüğündeki ilk ifadesinde cinayeti işlediğini itiraf ettiği öğrenilen E.Y., adliyeye sevk edildi.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 12:25 on 20 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: ,   

    Çağla Akalın Perfect Models of Turkey finalinde! 

    Yapımcılığını Kemal Topuz’un, organizasyonunu ise Engin Taşkıran’ın üstlendiği ‘Perfect Models of Turkey 2014’ Türkiye’de bir ilke imza atarak, ilk 16′da yer alan bay ve bayan adaylar arasında, transeksüel bir yarışmacıya yer verdi. Transeksüel yarışmacı Çağla Akalın, yarışmada finale kalınca, ilk kez Türk sanat müziği sanatçısı ve yazar Onur Akay’a konuştu. Akalın, ‘Adımı Çağla Şikel’den, soyadımı Demet Akalın’dan aldım. Ben bu yarışma ile birlikte bu ismin hakkını vereceğim inşallah. Transların gücünü ispatlayacağız.’ dedi.

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) örgütleri de ortak bir metinle Selahattin Demirtaş’ı desteklediklerini duyurmuştu. Neden Selahattin Demirtaş’ı desteklediler bir fikrin var mı? AKP hükümeti beklentilerinize cevap veriyor mu? sorusuna ise, ‘O destek genel bir kesimi kapsadığına inanmıyorum. Hiç bir derneğinde bütün üyelerinin onayını almadan bu tarz bildiri yayınlanmasına da anlam veremiyorum. Evet belki birçok kişi destek vermiş olabilir ama destek vermek istemeyen büyük bir çoğunluk var onlarda gözardı edilemez. Biz LGBTİ bireylerin, yıllardır duymak isteyipte duyamadıkları vaatleri bize duyurdukları için olabilir. Sadece AKP değil, hiç bir hükümet bize destek vermedi. Bizler ayrılacalık istemiyoruz hakkımız olanı istiyoruz. Madem bir ülke ileriye gidiyor o zaman ileri ülkelerin kanunlarını da örnek almak gerekir.’ dedi.

    Haber Hürriyeti

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 21:58 on 19 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Andrej Pejic, ,   

    Top Model Cinsiyet Değiştirdi 

    Podyumların ünlü top modeli Andrej Pejic cinsiyet değiştirdi. İki cinsiyet arasında sıkıştığını söyleyen Model Andrej Pejic artık bir kadın.
    2011’de Jean Paul Gaultier defilesinde transparan bir gelinlikle yürüyen 22 yaşındaki Model andrej Pejic , androjen model trendini başlattı.
    O günden bu güne modelin ‘erkeksi’ bir pozu olmadı.
    9 yaşında annesi, anneannesi ve abisiyle Bosna Savaşı’ndan kaçarak Avustralya’ya sığınan model her ne kadar kendisini ‘çetin ceviz’ olarak tanımlasa da üç ay süren operasyon sürecini pek de güle oynaya kabul etmedi: “Tabii ki heyecanlı ve sinirliydim. Ama doktorum prosedürü uzun uzadıya anlattı. Ruh halim de hazırdı.

    13 yaşınmda Google’da ‘cinsiyet değiştirme’ kelimelerini aradığımdan beri bunu düşünüyorum zaten. Ailem de destekledi kararımı. Liseden Andrej olarak mezun olur, sonra yeni hayatıma başlarım diye düşünüyordum ama işler planladığım gibi olmadı.”

    Andrej Pejic’in ameliyatını ertelemesine neden olan ‘aksilik’ 17 yaşında Mc Donald’s’ta çalışırken keşfedilmesi. Apar topar Paris’e yollanan model çıkış dönemini şöyle anlatıyor: “İlk iki yıl çok süründüm. Moda dünyası beni nereye oturtacağını bilemedi. Kadın desen kadın değil, erkek desen erkek değil.

    Gaultier defilesinden sonra işler patladı. Bana bu kadar yoğun ilgi varken, operasyonla göz önünden kaybolma riskini alamadım. Yine de son bir buçuk yıldır hep bunu düşünüyordum.” dedi.

    Farklı görüntüsüyle hem kadın hem erkek defilelerinde podyuma çıkan Sırp model Andre Pejic, ‘Fatih’ dizisi kadrosuna konuk oyuncu olarak dahil olmuştu.

    İnce görünümü ve yüz hatları nedeniyle hem kadın hem de erkek gibi görünen Andre Pejic ilk kez Fatih dizisinde izleyici karşısına çıkmıştı.

    Fatih Sultan Mehmetin çocukluk arkadaşı Radu karakterini canlandıracak Andre Pejic, dizinin bir bölümünde daha rol almıştı.

    Top Model Andrej Pejic LGBTİ hakları konusunda da çeşitli aktivist çalışmalar da yürütüyor.

    İşte Androjen Manken Andrej Pejic’in Fatih dizisinde oynadığı sahnelerden bazı bölümler…

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 19:37 on 19 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Hatay, , İskenderun   

    Hatay’da Erkek Çocuğa Tecavüz Girişimi! 

    Hatay İskenderun’da Cumhuriyet Mahallesi 174 Sokak’ta 10 yaşında olan çocuğu suriyeli bir kişi tarafından tecavüz girişiminde İskenderun ayağa kalktı.
    Tecavüz iddiası üzerine 10 yaşındaki çocuğun yakınları iki mahallenin içinden geçen Mithatpaşa Caddesi üzerinde bulunan Suriyeli sığınmacılara ait dükkanların önünde toplandı. Bunun üzerine İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipleri gelerek çevrede güvenlik önlemi aldı. Kalabalığın kendilerine zarar vermesinden korkan Suriyeliler ise dükkanları kapatarak bölgeyi terk etti. Kalabalığın dağılmaması üzerine İlçe Emniyet Müdürü Cengiz Başar da olay yerine geld
    Ailesi ve çevredeki vatandaşlar tarafından darp edilen şahıs gözaltına alınarak emniyete götürülürken mahalle sakinleri sokağa döküldü. Suriyeli gencin 10 yaşındaki çocuğa tecavüz etmeye kalkıştığını öne süren vatandaşlar, iş yerlerini açmaları halinde ortalığın savaş alanına döneceğini söylediler.
    Tecavüze uğradığı iddia edilen çocuğun kendi yeğeni olduğunu söyleyen bir vatandaş, Emniyet Müdürü Başar’a yönelerek Suriyelilerin gitmeden kendilerini huzur içinde hissetmeyeceklerini belirtti. Güvenlik güçlerinin tüm uğraşlarına rağmen, kalabalık halen olay yerinden ayrılmadı. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı bölgede, gergin bekleyiş devam ediyor. Gözaltına alınan Suriyeli, sorgulanmak üzere emniyete götürülürken, mahalle sakinlerinin öfkesi dinmedi.
    Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı olayla ilgili mahallede gergin bekleyiş sürüyor.
    LGBTİ Haber Merkezi

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 19:19 on 19 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , ,   

    Lezbiyen Çift nişanlandı! 

    Amerika Birleşik Devletleri Kadın Basketbol Ligi WNBA’de rakip takım oyuncuları lezbiyen çift Brittney Griner ve Glory Johnson nişanlanarak evlenme kararı aldı.
    Hürriyet’in haberine göre Phoenix Mercury takımı oyuncusu Griner, sevgilisi Johnson’a evlilik teklifi yaparken çekilen bir kareyi Instagram hesabından paylaştı.
    23 yaşında olan basketbol oyuncusu Griner iki aydır birlikte yaşadığı Tulsa Shock takımı oyuncusu 24 yaşındaki Johnson’a pırlanta yüzük ile evlilik teklifinde bulundu.
    Lezbiyen Çift böylelikle basketbol tarihinde nişanlanan ilk rakip takım oyuncuları oldu.
    Griner ve Johnson çifti nerede ve ne zaman evleneceklerini açıklamadı
    Lezbiyen çifte LGBTİ hakları aktivistleri ve örgütlerden Sosyal Medya üzerinden tebrik mesajları yağdı.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 02:06 on 19 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , ,   

    Pakistan’da iki biseksüel kadın! 

    BBC Türkçe’nin haberine göre Pakistan’ın bir köyünde muhafazakar ve dar gelirli bir aileye doğmuş bir kadın olarak Azra Ahmet çok başarılı. Okumuş, iyi bir mesleği var.
    Fakat işleri çok da yolunda gitmiyor.
    29 yaşındaki Azra Ahmet, Lubna Cemal ile eşcinsel bir ilişki sürdürüyor ve homofobi yani eşcinsel düşmanlığının yaygın kabul gördüğü bir ülkede yaşıyor.
    Güvenliklerini tehlikeye atmamak için iki kadın da, bu yazıda gerçek isimleriyle anılmıyor.
    Azra Ahmet çocukluğundan beri ameliyatla cinsiyet değiştirmek istemiş fakat yaşadığı yerde bunu yaptırma imkanı olmamış.
    Aynı sebeplerle kız arkadaşıyla yasal olarak evlenebileceği bir ülkeye göçme yollarını da zorlayamamış.
    Şu anda kendisine çok fazla ekonomik gelecek vaadetmeyen küçük bir kasabada, satış müdürü olarak, partneriyle birlikte sessiz bir yaşam sürdürüyor.
    İnternet kampanyası
    Azra Ahmet ile partneri Lubna Cemal’in hikayesi, pek bilinmeyen bir Pakistan insan hakları grubu, çift için internet üzerinden destek çağrısı yaptığında duyuldu.

    Çağrı gerçi insan hakları gruplarının çoğunun dikkatini çekmedi ama, kampanyanın arkasındaki kişi, eski gazeteci Erşad Sulari, kimliklerini açıklamayan kişilerin kendisini arayarak “eşcinselliği teşvik etmemesi” yolunda uyardıklarını anlatıyor.
    Bu tehditlerden yılmayan Sulari şu sıralarda Pakistan’da hadım edilen insanları da üyelik formunda ayrı bir toplumsal cinsiyet grubu olarak anan ilk partiyi kurmuş bulunuyor.
    Partisinin şimdi lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks lgbti bireyleri de içine alarak genişlemesini hedefliyor.
    ‘Büyük tehlike’
    İnternetten açılan yardım kampanyası Azra Ahmet ve Lubna Cemal’i önce heyecanlandırmış, umutlandırmış ama bir süre sonra ne kadar tehlikeli bir şey yaptıklarının ayrımına varmışlar.
    Azra Ahmet, “Çağrıda isimlerimizin açık açık yazdığını düşündükçe hala tüylerim ürperiyor. Neyse ki adresimiz ve diğer ayrıntılar verilmemişti. Sanırım bizi bu kurtardı” diyor.
    Azra Ahmet, küçük toprak sahibi, çiftçilikle geçinen bir aileden geliyor. İki erkek iki kız kardeşi var. Hepsi de evlenip çocuk sahibi olmuşlar.

    Hiç biri liseden sonra okumamış. Ama Azra Ahmet köyünde liseden sonra meslek okulunu bitiren ilk kız olmuş.
    Çocukluğundan beri, “kız bedenine hapsolmuş bir oğlan” gibi hissettiğini ve özgürleşmeye çalıştığını anlatıyor.
    Büyüdükçe, diğer kızları cazip bulmaya başlamış ve bir dizi kadın sevgilisi olmuş.
    Aşk acısı
    Üniversiteye devam etme hevesinden, o sıradaki kız arkadaşı Ammara Tahir (gerçek adı değil) ailelerinden ayrı birlikte bir yaşam sürmek için dahiyane bir plan yaptığında vazgeçmiş.
    “Ammara küçük bir kasabada bir bilgisayar kursuna devam etme ve özel bir yurtta kalma konusunda ailesini ikna etmişti. Halalarından biri çok yakındaki bir kasabada yaşadığı ve onu her hafta ziyaret edebileceği için, ailesi razı olmuştu” diyor.
    Azra Ahmet de kendi ailesini ikna ederek aynı kursa yazılıyor. Yedi yıl birlikte yaşıyorlar. İşlere giriyor ve ailelerinden giderek daha bağımsızlaşıyorlar.
    Azra, Pakistan’da tamamen erkek mesleği sayılan satış elemanlığı alanına giriyor ve başarılı oluyor.
    Ne var ki, 2012 yılının sonlarında ailesi tarafından eve çağrılan Ammara Tahir bir tuzağa düşüyor ve onbeş gün içinde bir uzak akrabasıyla evlendiriliyor.
    Azra, “Eşyalarını toplamaya bir takım erkek akrabaları geldi. Yıkıldım. Sürekli ağlıyordum. Geceleri uyuyamıyordum” diye anlatıyor.
    “Sanırım Ammara da şoktaydı. Beni arada ve geri geleceğine söz verdi, ama gelmedi. Ona ‘yalancısın’ dedim. ‘Çaresizim’ dedi” diyor.
    İki ihtimal var
    Bir kaç ay sonra beden eğitimi konusunda yüksek lisans yapmaya gelen ve aynı yurtta kalan Lubna Cemal ile tanışan Azra kendini toparlamaya başlıyor.
    Lubna’nın eğitimini tamamlamasına 10 ay var. Ondan sonra bütün genç Pakistanlı kadınlar gibi evine dönmesi ve ailesinin kendisi için seçtiği biriyle evlenmesi bekleniyor.
    Azra şimdi iki olasılık üzerinde düşündüklerini söylüyor. “Ya eşcinsel evliliklerine izin veren bir ülkeye iltica edeceğiz, ya da ameliyatla cinsiyet değiştireceğim ve Lubna ile evleneceğiz.”
    Her iki ihtimal de sorunlu.
    Çiftin iltica edebilmek için insan kaçakçıları ve avukatlarla anlaşacak paraları ve bağlantıları yok.
    Cinsiyet değişikliği ameliyatına gelince, Azra’ya bu konuda destek ve danışmanlık sağlayan psikiyatrist Dr. Fida Malik (gerçek ismi değil) bunun çok karmaşık bir süreç olduğunu anlatıyor.
    “Bu yıllar alan bir süreç ve cerrah, endokrinolog, psikiyatrist gibi bir çok farklı uzmanlık alanından doktorun müdahalesi gerekiyor. Pakistan gibi bir ülkede ayrıca bunun sosyal olarak kabul edilmesini istiyorsanız bir de din adamının onayını almanız gerekir” diyor.
    İlk denemeler
    Azra Ahmet aslında 2009 yılında cinsiyet değişikliği için ilk adımları atmış.
    Kendisini inceleyen heyet, ilk aşamada hormon tedavisine başlatmayı uygun bulmuş.
    Dr. Malik, “Erkek olduğuna dair inancı çok kuvvetli ve dolayısıyla bir kadın olarak yaşamaktan duyduğu acı çok büyüktü. Bu nedenle sakallarının çıkmasını sağlayacak ilk hormon tedavisini yapmaya karar verdik ve sonrası için de göğüs düzleştirme ve muhtemel rahim alma ameliyatı için bir takvim çıkardık” diyor.
    Azra Ahmet, erkeklik organına sahip olmak için faloplasti de istiyormuş ama bunu yaptırmak için Hindistan’a gitmesi gerektiği anlatılmış.
    Ameliyatlar hukuki olarak da sorunlara yol açabiliyor. Pakistan’da 2007’de ilk kadından erkeğe geçiş sürecinde rol alan doktorlar hakkında dava açılmış.
    Ama doktor Malik “Biz hastanın çıkarlarını da korumak zorundayız” diyor.
    Doktoru, o sırada Azra Ahmet’e, cinsiyet değişikliği tamamlandıktan sonra bile partneriyle birlikte gizli bir hayat sürmek zorunda kalabileceklerini, çünkü ailelerinin peşlerine düşüp aile şerefine leke sürdükleri gerekçesiyle onları öldürmek isteyebileceğini anlatmış.
    “Yine de ilk adım olarak Pakistan’da mümkün olan herşeyi yaptırmaya karar verdim” diyor.
    Azra Ahmet o sırada partneri Ammara’nın gidişiyle süreci yarım bırakmış ve iki yıldır askıya almış.
    Şimdi yeni bir ayrılık tehlikesi karşısında ve istediği hayatı sürmek istiyorsa her biri birbirinden çetin kararlar vermesi gerekiyor.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 01:11 on 19 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Eşcinsel Hakem, , , TFF   

    Hailil İbrahim Dinçdağ’dan TFF’ye Dava 

    Eşcinsel yönelimi nedeniyle rapor alarak askere gitmeyen Hail İbraihim Dinçdağ bu nedenle Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından hakemlik mesleğinden atılmıştı. Halil İbrahim Dinçdağ, bu sefer de TFF’ye dava açtı.
    Hürriyet’te yer alan habre göre
    Dinçdağ’ın 110 bin liralık tazminat talebi sonrası mahkeme, TFF ve Trabzon İl Hakem Kurulu’ndan Dinçdağ’ın görev aldığı maçların bilgisini istedi. İki kurumdan farklı cevap geldi. Bunun üzerine Dinçdağ’ın avukatı Fırat Söyle, TFF’nin gönderdiği yazıda mahkemeyi aldattığını iddia ederek suç duyurusunda bulundu.

    100 BİN TL TAZMİNAT İSTEDİ

    TRABZON Bölgesi hakemlerinden Dinçdağ, Türkiye Futbol Federasyonu’nu 2010 Kasım’da mahkemeye vermişti. Dinçdağ, TFF’nin kendisine, 10 bin TL’si maddi, 100 bin TL’si de manevi olmak üzere toplam 110 bin TL tazminat ödemesini talep etti. TFF ise, davacıya cinsel yönelimi yüzünden değil, ‘performans yetersizliğinden’ dolayı maç verilmediğini öne sürmüştü.

    TESPİT YAPILDI SONUÇLAR ÇELİŞKİLİ

    Gerek Türkiye Futbol Federasyonu’na gerekse Trabzon İl Hakem Kuruluna yazılan müzekkerelerde davacının 2000-2001 sezonundan 2007-2008 sezonuna kadar kaç maçta görevlendirildiğinin tespiti istenilmiş idi. Ancak her iki kurumun cevabi yazılarında birbiriyle çelişkili cevaplar vermişlerdir.

    14 YILLIK HAKEM

    TFF’nin internet sitesinde dahi Dinçdağ’ın hangi maçlarda görev aldığının bilgisinin bulunduğunu belirten Söyle, dilekçesinde şunları söyledi: “Müzekkereye 30.04.2000 ile 30.10.2006 arasında en az iki maçta görev aldığı bilgisi vardır. 21.09.2000- 26.04.2002’de davalı kurum davacının banka hesabına ödemeler yapılmıştır. Müvekkil, bu mesleği 14 yıldır yapmıştır. Davacı en son 22.03.2009’da görevlendirilmiştir. Federasyon’un Mahkemeye sunmuş olduğu belgeler son derece yetersizdir. Müvekkilin, askerlik işlemlerinden dolayı 2008-2009’da az maça çıkabilmiştir. Askerlikten muaf olmasıyla birlikte zaten kendisine maç verilmemeye başlanmıştır.”

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 10:21 on 18 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Botoks, Botoksun Yan Etkileri, Estetik   

    Botoks erkeklerde kadınsı görüntüye yol açabilir! 

    Kadınlara yönelik botoks uygulamalarının benzerleri erkeklere yapıldığında feminen bir görüntü oluşabiliyor.
    Anadolu Ajansı’na konuşan İstanbul Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Güven, erkeklere uygulanacak dolgu ve botoks işlemlerinde dikkatli olunması gerektiğini ifade ederek, kadınlara yönelik uygulamaların benzerleri yapıldığında feminen bir görüntü oluşabileceğini bildirdi.

    Güven, yaptığı yazılı açıklamada, erkeklere uygulanacak dolgu ve botoks işlemlerinde dikkatli olunması ve işlemin tecrübeli kişiler tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.

    Kadınlara yönelik uygulamaların benzerleri erkeklere yapılmaya çalışılırsa “feminen” bir görüntü oluşabileceğini kaydeden Güven, “Ortaya çıkabilecek istenmeyen görüntüleri engellemek için tecrübeye bağlı, kişinin yüz mimiklerine ve kas yapısına paralel yapılacak botoks ve dolgu çalışmaları ile yüz ifadesi yumuşatılırken, bakışlardaki derinlik ve anlam artırılmaya çalışılmaktadır” dedi.

    Yüzde ve kaşlarda meydana gelen düşmelerle ortaya çıkan yorgun ifadenin düzeltilmesi için lokal anestezi ile gerçekleştirilen askı prosedürleri, kaş ve yüz askıları ile “kararında” bir gençleşme elde edilebildiğini belirten Güven, yöntem doğru uygulandığında 5-10 yıl arasında kalıcılık sağlayabildiğine işaret etti.

    Güven, doku travmasının çok az oluştuğu işlemlerden sonra iyileşmenin oldukça hızlı olduğunu ve işlemden 3-4 gün sonra tam bir düzelme ortaya çıktığını ifade etti.

    • İlk sırada saç ekimi var

    Erdem Güven, teknolojinin ilerlemesiyle saç ekiminin, erkeklere en fazla uygulanan estetik müdahalelerin başında geldiğini ifade etti.

    Saç nakli, diğer adıyla saç ekiminin, iki kulak arasındaki, ensenin üst bölgesinde bulunan, genetik olarak dökülmeme özelliğine sahip sık ve sağlıklı saç köklerinin, lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra uzman ekip tarafından tek tek alınarak, kişinin saç açıklığı olan bölgeye saç yönü doğrultusunda kanalların açılarak ekim yapılması işlemi olduğunu anlatan Güven, şunları kaydetti:

    “Dünyada ve Türkiye’de uygulanan son saç ekimi tekniği FUE, hem saçı alırken hem de alınan saçı ekerken doğal sonuçlar elde etmemizi sağlayan bir saç ekimi tekniğidir. FUE ile tüm saç ekimi girişimlerinde olduğu gibi saçlı bölgeden tek tek alınan canlı saç köklerinin saçsız olan bölgeye transferinin gerçekleştirilmesi işlemidir. Saç nakli ortalama 6-8 saat sürmektedir. Bu süre bazen 10-12 saate kadar da uzayabilir. Nedeni ise ‘mega seans’ dediğimiz 4 bin ve üzeri saç kökü ekimleridir.”

    Güven, saç naklinin 18 yaşından itibaren yapılabileceğini belirterek, şu bilgileri verdi:

    “Kişide bulunabilecek ek hastalıklara bağlı olarak 70-75 yaşlarına kadar da yapılabilir. Saç naklinde başarıyı belirleyen en önemli etken ise kişinin saç açıklığı ve verici bölgedeki saç yoğunluğudur. Saç açıklığı az olan bir kişi için bin 500 saç kökü yeterli olabilirken, ön bölgeden tepe bölgesine kadar saç açıklığı olan bir kişiye 7 bin 200 saç köküne kadar saç ekimi yapılabilir”

    lgbti.family.blog

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 08:47 on 18 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , New York   

    New York Borsasını Eşcinsel bir bankacı açtı! 

    New York Borsası’nın açılışını bir bankanın eşcinsel yöneticisi yaptı.
    Burgess, halka açılan, CEO’su olduğu C1 Bank için borsanın açılış zilini çaldı.
    Borsa tarihine geçen Burgess Amerika’da ilk kez halka açık bir bankanın eşcinsel CEO’su oldu.
    Hürriyet’te yer alan habere göre, ABD’deki C1 Bank büyük bir banka değil. Bankanın Florida’da 29 şubesi var. Ancak banka Amerika’nın ilk 1000 şirketi arasında yer alıyor. 42 yaşındaki Trevor Burgess Bu işi yapmadan önce 10 yıl köklü yatırım bankası Morgan Stanley’de çalışmış. İş dünyasında eşcinsel olmanın büyük bir handikap olduğunu biliyor. Fakat cinsiyetini hiç saklamamış. Onu özel yapan şey ise dünya tarihinde ilk kez borsaya açılan bir bankanın başında bulunan bir eşcinsel olması. Burgess’in kocası Gary Hess de C1 Bank’ın hissedarlarından. Çift, eşcinsel evliliğin yasal olmadığı Florida’da oturuyor. Burgess’in başarısıyla ilgili olarak Huffington Post’a konuşan Out Leadership isimli LGBTİ örgütünün temsilcisi Todd Sears, “Şirketlerin eşcinseller hakkında nasıl ayrımcılık yaptığı artık dünyanın konuştuğu bir konu değil. Önemli olan şirkette ne kadar üst düzey yöneticinin eşcinsel olduğudur” diyor.

    Apple’ın yayımladığı ‘farklılık’ raporunda da görüldüğü üzere beyaz ve heteroseksüel olmayan kimliklerin firmalarda kariyer yapma şansı oldukça düşük. Örnek olarak Amerika’da çalışan Apple yöneticilerinin sadece yüzde 3’ü siyahi. ABD’de Şirkete alınan elemanların ise toplamda sadece yüzde 7’si siyahi. HSBC’nin CEO’su Irene Dorner da, “Cinsel yönelimleriyle ilgili olarak açık olanlar daha üretken” dedi.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:00 on 16 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Bonzai,   

    Bonzai bağımlılığı ilkokul ve lise çağında başlıyor 

    100 bonzai kullanıcısıyla yapılan ankette yüzde 42’si lisede, yüzde 39’u ilkokulda, yüzde 12’si ortaokul ve yüzde 7’side üniversitede başlıyor.

    Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonu tarafından 100 bonzai kullanıcısıyla yapılan ankette ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Yapılan bir ankette bonzaiyi en çok gençlerin kullandığı belirlendi. 19-30 yaş arası yüzde 67, 31-45 arası yüzde 16, 18 yaş altı yüzde 9 ve 46 yaş üstü yüzde 8 vatandaşın bonzai kullandığı belirlendi. Yapılan araştırmada bonzai kullananların yüzde 93’ünün erkek, yüzde 7’sinin ise kadın olduğu tespit edildi.

    BONZAİ EN ÇOK MARMARA BÖLGESİNDE KULLANILIYOR
    Bağımlıların doğum yerleri dağılımı dikkate alındığında Türkiye’nin en çok göç alan ve göç veren bölgesi ile örtüştüğü ortaya çıktı. Bonzai en çok yüzde 35 ile Marmara bölgesinde kullanılıyor. Bu oran Güneydoğu Anadolu’da 19, Karadeniz ve Doğu Anadolu’da 14, Akdeniz’de 7, İç Anadolu ve Ege Bölgesi’nde ise 4.

    BAĞIMLILIK LİSE VE İLKOKUL ÇAĞINDA BAŞLIYOR
    Araştırmalarda bonzai ile ilgili acı gerçek ortaya çıktı. Gençlerin yüzde 42’si lisede, yüzde 39’u ilkokulda, yüzde 12’si ortaokulda ve yüzde 7’side bonzaiye üniversitede başlıyor. Bonzai kullananların yüzde 30.3’ünün işsiz, yüzde 22.2’sinin de serbest meslek ve geri kalanların ise diğer mesleklerde çalıştığı açıklandı. Bonzai kullananların yüzde 72’sinin bekar, yüzde 28’inin de evli olduğu belirlendi. Bağımlıların çoğunun iş bulamadığı, evlenemediği veya ailesine bağımlı kaldığı için, evlilerin de aile içi sıkıntılar sebebiyle içtiği öğneldi. Anne ve babası sağ olanların yüzde 78’i, anne ya da babası olmayanların yüzde 22’si bağımlı. Bağımlıların yüzde 26’sı ailesi ile birlikte, 24’ü ise ailesinden ayrı yaşıyor.

    İHLAS HABER AJANSI

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 23:27 on 15 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Kaan Arer, pembe teskere   

    Bir eşcinselin askerlik anıları 

    Hürriyet Gazetesinden Ayşe Arman Gay Blogger Kaan Arer ile röpörtaj yaptı.
    İşte o röpörtaj:
    Eşcinselim ve askerden yeni geldim.Siz bugüne kadar, gay’lerin, eşcinsellerin, trans bireylerin askere gitmemek için neler yaptığıyla ilgili röportajlar yayımladınız. Ben de neden gittiğimi ve orada nelerle karşılaştığımı anlatmak istiyorum. İlgilenir misiniz?”
    Hemen aradım, buluştuk.
    Kaan Arter, gerçekten sıkı bir adam. Eğitimli, bilgili. Çok içten ve samimi. Bir de zeki. TÜBİTAK ödüllü bir matematikçi.
    Öğretmenliğe devam ettiği için fotoğraflarda yüzünü gizledi.
    Kaan Arter, blogu olan, eşcinsellik hakkında yazıp çizen biri.
    Çok cesur yazıları var. Askerde onu ziyarete gelen sevgilisiyle nasıl seviştiğini de anlatıyor, çarşı izninde, bir kafenin tuvaletinde.
    Ama bayağılaşmadan…
    Ona matematik ve yazı hayatında başarılar diliyorum.

    Adın?

    -Kaan Arter.

    Bu gerçek ismin mi?

    -Değil, çünkü öğretmenim. İsmimi açıklamak meslek hayatımın sonu olur.

    Ne öğretmenisin?

    -Matematik. Herkese gerekir. Hayat matematiktir!

    Güzelmiş… Yaş?

    -27.

    Gay olduğunu ne zaman fark ettin?

    -(Gülüyor) Ben biraz naiftim. Kafamda, heteroseksüel-homoseksüel gibi ayrımlar yoktu küçükken. Seks olayına bakışım şu şekildeydi: Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla, bazı kadınlar da erkeklerden hoşlandığı için erkeklerle sevişirler. Kısacası herkes istediğiyle sevişir. Mesela annemle babam sevişiyor çünkü birbirlerinden hoşlanıyorlar. Ben de bir erkek arkadaşımdan hoşlanıyordum, onunla sevişebileceğimi düşünüyordum. Sonra bir gün bir erkeğin, aslında bir kadından hoşlanması gerektiğini fark ettim. Dehşete düştüm! Ben yanlış ve hatalıydım. Değişmeliydim. Ama nasıl? İşin kötüsü sesim de inceydi. Babam sürekli beni uyarıyordu. “Sesini kalınlaştırmamız lazım!” diyordu. “Yok elini şöyle kullanmayacaksın. Yok ay demeyeceksin, ayol demeyeceksin! Dersen yumuşak olursun, tekerlek olursun!” Liseye geçtiğimde bu baskılar yüzünden, homoseksüel olmama rağmen homofobiktim.

    İNSAN ÖZÜNDEN, KENDİ GERÇEĞİNDEN KAÇAMIYOR

    Peki lisede…

    -Cinselliği düşünmemeye çalışıyordum. Çünkü düşündüğümde aklıma erkekler geliyordu. Bu da sinirimi bozuyordu. Üniversiteye başladığımda bir kız arkadaşım oldu. Dört yıl birlikte olduk.

    Nasıl yani? Seviştiniz mi?

    -Evet. İlk cinsel deneyimimi bir kadınla yaşadım. Benim herhangi bir vajina fobim yok. Bir kadınla da beraber olabilirim. Ama tabii ki tercihim erkek bedeni. Biseksüel değilim. Bir kadınla beraber olarak, aklımca heteroseksüel olmaya çalıştım. Ama ne mümkün?

    O hiçbir şeyden şüpheleniyor muydu?

    -Kız arkadaşım mı? Çok komik olaylarımız var. Mesela iki kişilik bir yurt odasında kalıyordum. Ben meğer oda arkadaşım olan erkeğe âşıkmışım. Ama bilmiyorum. Onun da kız arkadaşı var, dörtlü gezip tozuyoruz. Sonra kızlar ayrılıp kendi aralarında konuşuyorlarmış, “Ya bu ikisi sürekli birlikteler, üstelik birbirleriyle çok ilgililer. Bunlar biseksüel olmasın?” Mert kızlardı, direkt sordular bize. O kadar homofobiktim ki şiddetle reddettim. İnanılmaz tepki gösterdim. O kadar uzattım ki, kız arkadaşım sonunda, “Aman tamam be, amma homofobiksin!” dedi.

    Sonra?

    -Sonra… İnsan, özünden, gerçeğinden kaçamıyor. Üniversite bittikten sonra kız arkadaşımla ayrıldık. “Ben gerçekte kimim? Ne yapıyorum? Aslında ne yapmak istiyorum” sorgulamasına girdim. O arada TÜBİTAK’tan burs aldım, çünkü üniversiteyi bölüm birincisi olarak bitirmiştim. Bir süre yurtdışında yüksek lisans yaptım. O süreçte gay’lik üzerine çok okudum. Okudukça, “Aa benim gibi insanlar da varmış!” dedim. Ve şunu fark ettim: “Bu toplumun gay’leri kabullenebilmesi için bizi bilmesi, tanıması gerekiyor.” O yüzden de güvendiğim, inandığım insanlara açılmaya başladım. Önce kız kardeşime. Sonra halama, yağmurlu bir günde. Halamla, psikiyatri üzerine bir seminerden dönüyorduk. Birden, “Ben de sana bir şey söylemek istiyorum” dedim. “Söyle canım” dedi. “Ben eşcinselim!” dedim. Tabii bu kadar kolay olmadı. Söylerken ağlıyordum, dışarıda da yağmur yağıyordu. Halam sarıldı bana, “Keşke daha önceden söyleseydin, kim bilir ne zorluklar yaşamışsındır. O acıları çekerken ben de senin yanında olmak isterdim!” dedi.
    Ben samimi olmak istedim, öyleyim de…

    Hala müthişmiş! Peki anne-baban?

    -O mesele çözümsüz işte! Bilmiyorlar. Babama söylemeyi hiç düşünmüyorum, çünkü beni anlayabileceğini sanmıyorum. Kâbuslar yaşayacak, bunu dünyanın en büyük meselesi haline getirecek. Anneme de söylemem, zavallı arada kalacak, benim için endişelenecek. Kimseyi üzmek istemiyorum. “Benim çocuğum” belgeselinde de izledik işte, eğitimli insanlar bile evlatlarının eşcinsel olmasını kabul edemiyor, başkalarının çocukları olabilir, modern zamanlarda yaşıyoruz, ama onların çocukları asla!

    Sorun çevreye karşı utanma duygusu mu yoksa “Bu homofobik ülkede, çocuğum korunmasız kalır. Başına bin türlü iş gelir!” mi?

    -İkisi de. Ama daha çok, “Ben çocuğumu nasıl koruyacağım? Bilmediğim bir dünya, bilmediğim bir hayat yaşayacak. Orada hiçbir şeye hâkim değilim. Oysa heteroseksüel olsaydı, birisiyle evlenecekti. Kayınpederi, dünürü falan olacaktı. Çocukları olacaktı. Sonra çocukları ona bakacaktı. Ama homoseksüel olduğu için evlenmeyecek. Evlense de çocuğu olamayacak. Yaşlandığı zaman ona ne olacak, kim bakacak?” gibi bir sürü soru işareti var ailelerin kafasında.

    Sen nasıl bu kadar cesur olabildin?

    -O kadar ikiyüzlü bir toplumuz ki, aslında başka çarem yoktu. Biz, “Misafir başımızın tacıdır” deriz ama biraz uzun kaldığı zaman arkasından konuşuruz ya da “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” yaparız, söylesene direkt gelinine, ı ıh. Toplumsal zikrimizde var bunlar. Ben de nasıl bir yaşam biçimi oluşturmak istediğim konusunda kendimi sorgularken fark ettim ki en çok inandığım şey samimiyet. Ben de samimi olmak istedim. Varlığımla, davranışlarımla, yazılarımla… Öyleyim de.

    GÜNEŞLİ HAVALARDA ÇIKARIP 50 FAKTÖR GÜNEŞ KREMİMİ SÜRÜYORDUM

    ‘Askerlik’ deyince eşcinsellerin aklına ilk ne gelir?

    • Bir sürü şey. Çürük raporu almak için yapılan o muayenede yaşanacak aşağılayıcı muamele. Askeriyedeki emir-komuta zinciri, öldürme ya da öldürülme, cinsel saldırıya uğrama korkusu. “Bir sürü erkekle aynı anda aynı ortamda yaşarken nasıl rahat edebilirim? Ortam hijyenik midir? Ya beni dalga konusu haline getirirlerse, ya ib.e gibi kelimeler kullanırlarsa? Bu yaştan sonra kaldırabilir miyim?”

    Peki senin için de aynı şey miydi?

    -Ben antimilitarist bir insanım. Ama gittim, askerliğimi yaptım. Oysa eşcinsel olduğumu çok kolay kanıtlayabilirdim. Erkek arkadaşımla birlikte yaşıyorum. Halam da, kız kardeşim de gelir anlatırdı. İstedikleri ‘pozisyon fotoğrafı’ysa -gerçi artık istenmiyor- onu bile verebilirdim.

    Ama vermedin, eşcinsel olduğunu bile söylemedin. Neden? Askere gitmek istemenin gerekçesi neydi?

    -Ben askerliğin zaten zorunlu olmasına karşıyım. Gitmek istemeyenlerin kesinlikle gitmemesi gerekir. Keşke böyle bir kanuni hakkımız ve şansımız olsa. Ama yok. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında doğan bir erkek, belli bir yaşa geldiği zaman yasalara göre askerliğini yapıyor. E ben de bu topraklarda doğdum, belli bir yaşa geldim ve erkeğim. Benim onlardan bir farkım yok ki. Onlar gidiyorsa ben de gitmek zorundayım. Tanrı’nın bahşettiği cinsel yönelimimi bahane etsem bu gay’liğimi kullanmak olacaktı.

    Peki zorlukları yok mu?

    -Olmaz mı? Aklın, mantığın olmadığı bir yer. Ama herkes için zor. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Siz kendinizin ve haklarınızın farkındaysanız kimse size kötü bir şey yapmaya cesaret edemiyor. Hele eğitimliyseniz, internetle, sosyal medyayla haşır neşirseniz korkuyorlar. Bakın, komutanlar da dahil olmak üzere sizi suistimal etmeye çalışanlar olursa çok güçlü şikayet mekanizmaları oluşturulmuş. Başbakanlık İletişim Merkezi var. Bir hafta içerisinde, “Bir askerin şöyle şöyle şikâyeti var” deniyor, savunma isteniyor. Ama tabii ki feminenlik çok ağır basıyorsa, trans bireyse ya da kesinlikle gitmek istemiyorsa gitmesin. 60 erkekle bir arada yatıyorsun, kalkıyorsun…

    Sen bunu anlatarak, gay’lere, “Askerlik yapabilirsiniz” mi demek istiyorsun?

    -Bazı arkadaşlarımızın çürük raporu alma ihtimali yok. Devlet memuru olarak çalışacaklar mesela. Ya da gay olduklarını açıklamak istemiyorlar. Kaldırabilecek güçte değiller. O zaman büyük bir ikileme giriyorlar. Askere gitmeleri gerekiyor ama korkuyorlar. Ben onlara seslenmek istiyorum. Korkmayın, gidin. O kadar da kötü bir ortam değil. Ki ben gerçekten zor şartlarda yaptım.

    Ya onlar seni “Mücadelemize zarar veriyorsun!” diye suçlarlarsa…

    • Gay olmamız bizim artı bir özelliğimiz değil. Bizim doğuştan gelen, çok normal bir özelliğimiz. Ve doğuştan gelen bu özelliğimizle ne övünebiliriz ne de farklı bir ayrıcalık isteyebiliriz.

    Nasıl bir yer umuyordun, ne buldun?

    -Ben altı aylık kampa gidiyorum diye düşündüm. Beklentiye girmedim. Kötünün kötüsüne de hazırdım. Üstelik genelde vukuatlı insanların gönderildiği bir yere düştüm: Sakarya. –

    Nasıl deneyimler yaşadın?

    -Askerlik sana Türkiye’yi tam olarak tanıma fırsatı sunuyor. Bir üçüncü dünya ülkesi olduğumuzu iliklerine kadar hissediyorsun. Sistem 50 yıl geriden geliyor. Herhangi bir mantık işletmeye gerek yok. Zaten düşünmen de istenmiyor. Ama tabii, ben de benim. Güneşli havalarda, çıkarıp 50 faktör güneş kremimi sürüyordum mesela. Cildim perişan olmasın istiyordum.

    “Napıyor bu manyak!” demediler mi ya da alay konusu olmadın mı?

    -(Gülüyor) Ben 27 yaşındayım. Oradaki birçok insandan büyüktüm. Bir de öğretmen olduğum için bana, “Hocam” diyorlardı. Gördüğüm yanlışları rahat bir şekilde söyleyebiliyordum. Güneş kremi taşımanın nesi kötü? Bu bir bilinç. Bir de amele yanığı gibi sadece kollarım yansın istemiyordum. Kulaklarımı da güneşten korumaya çalışıyordum. İnşaat işleri de oluyordu. Çarşı izninde inşaat eldiveni aldım. Ellerim bozulmasın diye onları takıp çalışıyordum. Yani kendi şartlarımı askeriyeye taşıyabildim. Kimse de “Neden eldiven kullanıyorsun ya da güneş kremi sürüyorsun?” demedi. Biri sadece, “Fondöten mi abi bu!” dedi, “Yok güneş kremi” dedim. Yerlere çöp atıyorlardı. İnanır mısın, çöp atmama bilinci de yerleştirdim kendi bölüğüme.

    Nasıl?

    -Öğretmen olduğum için sınıfa girdiğim ilk anda şöyle bir yerlere bakarım ben. Eğer pisse, yerde çöpler varsa, “Herkes hak ettiği ortamda yaşar. Ama ben böyle bir ortamda yaşamayı ve çalışmayı hak etmiyorum!” derim ve ilk çöpü kendim yerden alırım. Ondan sonra çocuklar da yavaş yavaş çöpleri toplamaya başlarlar. Askerde de asla çöpümü yere atmıyordum. Yürüyoruz diyelim, elimde boş pet şişe var, çöp kutusu arıyorum. Arkadaşım dedi ki, “Sen hâlâ asker olamamışsın! Her yer çöp burada. At yere. Yarın sabah mıntıka temizliği yapılır, toplanır!” Mantık böyle ilerliyor. Ben bunu değiştirmek istedim. Ama komutanlara baktığın zaman, onlar da çay içiyorlar bardağı atıyorlar, sigara içiyorlar, izmariti atıyorlar. Bu yüzden, “Önce kendi çevremden başlayayım” dedim. Bir arkadaşım sigarasını içtikten sonra izmariti yere attı. Onu herkesin önünde uyardım, “Nereye atacağım ki, atacak yer yok!” dedi. “Madem yok, o izmariti al, cebine koy.” “Olur mu öyle şey?” dedi. “O zaman ben yaparım” dedim. Gittim, onun attığı izmariti aldım ve cebime koydum. “Kesinlikle kendi izmaritimi sana taşıtmam!” dedi, yerden aldı. Böyle böyle bir algı oluştu. Okuma öğrettiğim insanlar da oldu. O altı ay hiç de kâbus gibi geçmedi. Birkaç insana faydam olduysa ne mutlu bana.

    ASKERLİKTE EGOLARDAN LEGO YAPMAYI ÖĞRENDİM

    Siz tek miydiniz? Sizin gibi başka gay’ler de var mıydı?

    -Olmaz mı? Hatta şöyle bir hikâyem var. Sevgilim beni ziyarete geldi. Nizamiye’nin önündeki duvarın üstünde sohbet ediyoruz. Bir şeyler getirmiş onları yiyoruz. Bizim tam yanımızda, iki erkek var, onlar da aynen bizimki gibi sohbet ediyor. Biri asker, tanıyorum içeriden. Yandan yandan bakıp, “Allah Allah acaba bunlar da gay mi diyoruz?” Kimsenin alnında yazmıyor çünkü, herkesin feminen olması da gerekmiyor. Neyse biz nizamiyeye döndük, sevgililerimizse dönüş yolunda birbirleriyle sohbet etmişler. Sevgilim telefon etti, “Evet, bir gay asker arkadaşın daha oldu!” dedi.

    Senin yaşadıklarından çıkardığın ders ne? Askerlikte en çok ne öğrendin?

    -Egolardan Lego yapmayı öğrendim! “Yok efendim, fakülte birincisi olarak mezun oldum, TÜBİTAK bursuyla İngiltere’de okudum. Şu seviyedeyim, bu seviyedeyim. Nasıl olur da bana lise mezunu bir komutan, çöpleri topla, tuvaleti temizle diyebilir?” Yapsaydım yanmıştım. Ben orada sadece bir er olarak bulunuyordum. “Bütün askerler ne yapıyorsa benim de onu yapmam lazım!” diye düşündüm. Ve askerliği sorunsuz bitirdim.

    Ayşe Arman 

    HÜRRİYET GAZETESİ

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 14:31 on 15 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , , ,   

    Lezbiyen çifte imam nikahı 

    Alman dergisi Spiegel’in haberine göre Zahed dergiye ilkokuldayken babasının kendisine “Ağlayan küçük kız çocuğusun” dediğini ve babasıyla bir daha asla konuşmadığını söyledi.
    Daha önce de Cezayir asıllı eşcinsel imam Muhammed Zahed, Fransa’nın başkenti Paris’te lgbti dostu cami açarak dikkatleri üstüne çekmişti.

    Zahed, kısa bir süre önce de İsveçli lezbiyen bir çifti evlendirdi. Zahed Spiegel’e kendisi gibi Selefi olanlarla vakit geçirdiğini ve erkek arkadaşlarından birine âşık olduğunu anlattı. Zahed, bugün dünyayı geziyor ve İslam’da lgbti‘ler ile ilgili dersler veriyor.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 14:27 on 14 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , ,   

    İran: Eşcinsel oldukları için idam edilmediler! 

    Ulusal Medya’da İran’da 6 Ağustos’ta iki kişinin eşcinsel oldukları için bir kamyona kurulan darağacında asılarak idam edildiği iddiaları iran yetkilieri tarafından yalanlandı.

    Yapılan açıklama şu şekilde
    Adalet sisteminin başındaki isim Sadık Amoli Laricani, Batılı İnsan Hakları aktivistlerinin iddalarını “yalandan başka bir şey değil” diyerek reddetti.

    İran’da rejim yanlısı bir internet sitesine konuşan Laricani, “Bu insanlara ayrıcalıklar sunmuyoruz ama onları astığımız uydurulmuş bir yalandan başka şey değil” dedi.

    Ancak Adalet bakanı Laricani yaptığı açıklamada LGBTİ bireylerin idam edilip edilmediği konusunda bir şey söylemedi.

    Ulusal Medya

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 02:18 on 14 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , , Muhafazakar   

    Muhafazakar parti lideri eşcinsel olduğunu açıkladı 

    Danimarka’da Muhafazakar Parti Genel Başkanı  seçilen 42 yaşındaki eski belediye başkanı Sören Pape Poulsen eşcinsel olduğunu açıkladı.

    Danimarka Muhafazakar Parti’nin 3,5 yıldır genel başkanlığını yapan Lars Barfoed, geçen hafta partinin yenilenmeye ihtiyacı olduğu ve gençlerin önünü açmak istediğini belirterek görevi bırakınca yerine Viborg Belediye Başkanlığı’nı yapan 42 yaşındaki Sören Pape Poulsen getirildi.

    Viborg kentinin futbol takımına usulsüz para aktarılması konusunda suçlamalara da maruz kalan Poulsen, genel başkanlığa seçildikten sonra özel hayatıyla ilgili medyanın yoğun soruları üzerine açıklama yapmak zorunda kaldı.

    Kamu yayıncısı DR’ye özel bir röportaj veren Poulsen, “bilgi sahibi her insan cinsel durumunu kendisinin seçmediğini bilir” dedikten sonra eşcinsel olduğunu kabul etti.

    “Homoseksüel olduğum bir sır değil”

    Geçen hafta genel başkanlığa seçildikten sonra özel hayatına dair gazetecilerin röportaj talepleri olduğunu belirten Poulsen, “Basın ofisimizi arayan bazı gazeteciler, özel yaşantım hakkında bazı şeyleri bildiklerini söyleyerek röportaj istiyorlar ancak ben bu konuda röportaj yapmak istemesem de durumum bir şekilde ortaya çıkacak. Benim homoseksüel olduğum bir sır değil ancak bu konunun günümüzde Danimarka’da bile bu kadar ilgi çekmesi ve insanların bunu bilmenin hakları olduğuna inanması beni şaşırtıyor. Cinselliğin neden bu kadar büyük mesele olduğunu anlamıyorum” dedi.

    Paulsen, muhafazakar bir lider olarak bu konuyu konuşmasının ilkeleriyle uyuşmadığını ve konuşmak zorunda hissetmesinin talihsiz olduğunu da söyleyip cinsel durumuna rağmen eşcinsellik konusunda aktivistliğe soyunmayacağını sözlerine ekledi.

    Mayısta yapılan AP seçimlerinde yüzde 9,2 oy alan Muhafakar Parti Genel Başkanı Lars Berfoed görevden çekilmiş, destek olduğu Poulsen yerine geçmişti.

    Danimarka’da sağ bloktaki partilerden aşırı sağcı Danimarka Halk Partisi, eşcinsel evliliklerine ve eşcinsellerin evlatlık alabilmelerine karşı çıkarken, muhafazakarlar üyelerini ortak tavır almaya zorlamasa da genel olarak eşcinsellerin taleplerine karşı çıkıyor.

    CNN TÜRK

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 13:09 on 13 August 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Öykü Evren Özen, , Bursa Gökkuşağı Derneği   

    Bursa Gökkuşağı Derneği Başkanı Brezilya’ya kaçtı 

    Fuhuş için çıkar amaçlı örgüt kurmak ve zorla fuhuş yaptırmak suçlamasıyla yargılandığı davada ceza alan Öykü Evren Özen,Rio de Janeiro’ya kaçtı.

    BURSA’daki Gökkuşağı LGBTİ Derneği Başkanı olan transseksüel Öykü Evren Özen, sosyal medyadaki hesabından, çarptırıldığı hapis cezası nedeniyle hapse girmemek için yurt dışına kaçtığını açıkladı.

    Fuhuş için çıkar amaçlı örgüt kurmak ve zorla fuhuş yaptırmak suçlamasıyla yargılandığı davada çarptırıldığı 35 yıl hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması üzerine ortalıkta görünmeyen Öykü Evren Özen, sosyal medyadaki Rio de Janeiro’dan yer bildirimi yaptığı mesajında, özekle şöyle dedi:

    “Seçim yapmam gerekiyordu. Ya bu ülkeden gidecektim ya da tutuklanıp hak arayacaktım. Ne yazı ki ülkemde artık adalet kalmadığı için tekrar dönmek üzere ülkemi terk ediyorum. Travesti ve transseksüelleri fuhşa iten de bu toplum ve bu devlet. Bu ülke insanlara hayatta durma şansı vermiyor. Adaletin olduğu bir Türkiye,insan haklarının ve ayrımcılığın olmadığı bir Türkiye diliyorum” dedi.

    Bursa’da kurulan Gökkuşağı Derneği‘nin Başkanı Öykü Evren Özen, yeşil kart ile gerçekleştiremediği cinsiyet değişikliğini, bankadan çektiği kredi ile gerçekleştirip pembe nüfus kağıdı aldı. 2007 yılında düğün yaparak sevgilisi Mehmet Özen ile evlendi. Kurduğu çete ile travesti ve transseksüellere zorla fuhuş yaptırdığı iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklanan ve daha sonra tahliye edilen Öykü Evden Özen, 30 Mart seçimlerinde CHP Bursa merkez Osmangazi İlçesi Belediye Meclisi Üyeliğine aday oldu ancak seçilemedi.

    Doğan Haber Ajansı

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın