Son Güncellemeler Sayfa 14 Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 20:59 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , ,   

    Gizli Lezbiyenler Kulübü 

    Hollywood’un en ünlü kadın yıldızları 1940 yılında toplanıp yoksullara yardım amaçlı Dikiş Kulübü’nü (The Sewing Circle) kurduklarında, akıllarından geçen tek şeyin kanaviçe yapmak olduğu sanılmıştı. Önümüzdeki sonbahar İngiltere’de yayımlanacak olan bir kitap ise Greta Garbo, Marlene Dietrich, Judy Garland ve Joan Crawford gibi yıldızların lezbiyen ilişkiler içinde olduklarını ve kendilerini bu biçimde maskelediklerini öne sürüyor.

    Axel Madsen ‘ın Dikiş Kulübü üzerine 231 sayfalık araştırması 1996 yılında Amerika’da yayımlandığında tartışmalara yol açmıştı. Kitap sadece 1940’lı yıllardan söz etmekle kalmıyor, homoseksüel ilişkilerin bugün de Hollywood’da egemen olduğunu ileri sürüyordu. Madsen kitapta, bazı kadın yıldızların film stüdyolarının baskısı sonucu evlenmek zorunda kaldıklarını da iddia etmişti.

    Madsen’a göre Myrna Loy, Tallulah Bankhead, Elsa Lanchester, Barbara Stanwyck ve Fred Astaire ‘in kız kardeşi Adele de lezbiyen ilişkiye giren kadınlardan bazılarıydı. Bu kadınlar cinsel kimliklerine ilişkin gerçeğin ortaya çıkmasını önlemek için ilişkilerini her zaman gizlediler.

    Bacaklarının arasında bir kadınla görülen çıplak Joan Crawford fotoğrafının dışında pek sağlam kanıtları olmayan kitabın tutulmasının sırrı, yazarın gizli erotizm fikriyle oynamaktaki başarısına ve halkın sinema ikonlarına olan ilgisine dayanıyor.

    Gerçek dışı cinsel etiketlendirmeleri ortaya çıkaran ‘Anti-Gay’ isimli kitabın yazarı Mark Simpson , Hollywood yıldızlarının cinselliklerine duyulan ilgiyi, genel bir ‘yaşamı basitleştirme’ eğiliminin parçası olarak görüyor.

    ”Cinsellikle ilgili söylentiler tüm toplumlarda gündemdedir, ama bunlar her zaman yazıya dökülmez” diyor Simpson, ”Neyin doğru olduğunu, gerçeği asla bilemezsiniz, ancak bu tip kitaplar halkın genel saplantısının bir göstergesidir. Yarattığımız yıldızlar, kendi karmaşık psikolojimizi yansıtırlar” . Homoseksüel hayranların da sevdikleri yıldıza kendilerine yakın bir yakıştırma yapma eğilimi taşıdıklarını belirtiyor Simpson: ”Aynı şey Burt Reynolds ‘ın da başına geldi. Cinsel kimliğine ilişkin gerçek ne olursa olsun, 1970’lerin sonunda hakkında çıkarılan söylentilerin nedeni gay erkekler tarafından beğenilen bir tip olmasıydı.”

    Madsen’ın kitabı çoğu noktalarda sağlam kanıtlara dayanmıyor, Judy Garland’ın düzmece bir evlilik yapmış olması ya da Katherine Hepburn ‘ün hiç çocuğunun olmaması gibi. Ancak senaryo yazarı Mercedes de Acosta ‘ya ilişkin iddialar, daha sağlam bir araştırmanın ürünü görünümünde. Alice B. Toklas , Acosta’nın kesin olarak 20. yüzyılın en önemli üç kadınıyla ilişkiye girdiğini söylüyor. Bu kadınlardan ikisinin Garbo ve Dietrich olduğu biliniyor. Gizli kalan üçüncü ismin ise Gertrude Stein ya da Eleanor Roosevelt olabileceği belirtiliyor.

    Kadın yıldızların cinsel kimliği tartışılıyor
    Dikiş Kulübü’nün sırrı
    01 Ağustos 1998 tarihli Cuhmuriyet Gazetesi

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 20:39 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: ,   

    Coming out 

    Çok uzun süredir zaten ben kendimi kabul etmemiştim ya, söylemiştim ya bunu… Çooook uzun yıllar sırdı ve kendime de itiraf edemiyordum ya… Bay A benden uzaklaştığında ağlıyordum o gece… Karışıktım… Kendi içime dönüp, dönüp geliyordum yine dünyaya. En iyi arkadaşımı aradım… Ve buluştuk onla… Ve

    başladım anlatmaya;

    • Sana söylemek istediğim bir şey var…
    • Neymişşşşşşşşşş?
    • Nasıl söylicemi bilemiyorum…
    • Oğlum söylesene yaw!
    • Dur beaaaaaa… Bu öyle kolay söylencek bir şey diiiil…(hüngür hüngürrrr)
    • Söyle kardeşim ne olur! Eğer rahatlayacaksan söyle…
    • Ben erkeklerden de hoşlanıyorum…
    • Hoooo!??? Yaw ne güzel işte yawwwwww!!! Ben dünyanın yarısından hoşlanıyorum, sen ise tamamından:))) Ne güzel işte:)))

    Çok mutlu etmişti beni… O ana kadar ağlarken, gülmeye başlamıştım… Bay A’yı unutmayacaktım… Bay Y’den sonra ilk defa elimi tutan ve ilk defa beni bu kadar mutlu eden biri vardı ama artık yoktu… Onu her tesadüfen görüşümde yine hiyecanlanırım ve yine mutluluk dilerim ona… yine özlerim onu…

    İşte böyle, açılmak ama doğru insana açılmak… Ama ben Total Comming-Out‘u hiç düşünmedim… Çünkü hayatın herkese “BEN GAYIIIIM!” diyerek, daha da kolaylaşacağını düşünmüyorum.

    Bence her insanın, güveneceği bir kaç kişiye ama sadece bir kaç kişiye kendini anlatması gerekli.. Ve o bir kaç kişi buna değmeli… Yoksa çok inciniyor insan ve Türkiye’de total coming-out çok sorunlar getirir…

    “total coming-out” aaaa bir terim ürettim sanırım:) Kimseden duymamıştım bu terimi… Belki de vardır. Ama ben duymadan ürettim işte:))

    Don Kişot değiliz hiç birimiz ve değirmenlerle savaşılmaz.

    Maskeli Balo

    Coming Out Nedir?: kişinin cinsel yönelimini veya cinsi kimliğini, uygun gördüğü kişilere, “kendi isteğiyle” beyan etmesi. İngilizce coming out of closet (dolaptan [saklandığı yerden] çıkmak) kavramının kısaltması olan bu terim Türkçede de kullanılmaya başlanmıştır.

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 20:20 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Gay Barlar,   

    Gay Barlar 

    Aslında bu tür barlar, toplumdan izole olmak ve özgürce davranabilmek amacıyla ortaya çıkmışlardır. Ve en kadınsı

    olanların gittiği yerlerden, dışardan gay olduğu anlaşılmayanların gidebildiği yerlere kadar çeşitli barlar bulunmaktadır.

    Aslında herkes her istediği bara girebilir, nasılsa klasik barlar gibi bayan sorunu bulunmaz buralarda.

    Cumaları ve Cumartesileri bu barlaran en çok dolu olduğu günlerdir, özellikle kışın çok yoğun şekilde işlerler.

    İçeridekiler ne kadar kabul etmeseler de (ki bu iki yüzlü bir davranıştır) beğenilmeye ve beğenmeye giderler oraya.

    Dans etmekten tutun da, tüm davranışların temelinde bu umut yatmaktadır.

    Ve barlar internet ortamı gibi materyalizmin ve vücut öğelerinin en belirleyici özellik olduğu yerlerdir. Gaylerin özgürce

    ve hiç bir anlaşılma kaygısı olmadan ve hareketlerini sınırlamadan dans edebilecekleri bu ortamlarda, çirkinler ezilir,

    gözde yakışıklılar ise hayatlarının en müthiş duygularını yaşarlar. Yaş, kilo, boy, vücut yapısı, penis boyları (burda

    görülmese de) çok önemli unsurlardır. Bu konulara ek olarak da, insanlarin kaç ülke gördükleri ve ne kadar paralarının

    bulunduğu da belirleyicidir.

    Barlara devamlı gelenler yanında, arada bir görünerek ortadan kaybolan çekingenler ve meraklılar da uğrarlar. Bunun

    yanında straight olarak nitelenen “normal” erkeklerin de geldiği görülmektedir. Bunlar bu ortamı merak edenler ve belki

    de hala kendilerini kabul edememiş ama kendilerini çılgın ve uçuk olarak tanımlayanlardır.

    Gece hayatı içerisnde olan veya internetteki gayler için seks vazgeçilmez bir olgudur. Bu gruplar dışında kalan gayler

    için de o denli büyük bir ihtiyaç olsa da, tanışılan platformlar dışında kaldıklarından, en saf ve en temiz kalan ama

    rüyalarında hep erkek gören, henüz harcamayı ve harcanmayı öğrenmemiş bedenler benzetmeleri yapılabilir.

    Barlarda gözler hep birilerini ararlar. Haaa aslında bu barlarda para karşılığı seks yapan ERKEK OROSPULAR da

    bulunmaktadır. Para bastırılınca yapamayacakları yoktur. Ehh tamin edebiliyorsunuzdur, bunlar da namı değer

    Jigololardır. Jigololar güvenilmez, düzenbaz, hırsız, namussuz, kalpleri bulunmayan, içlerinde ruh olmayan, Allahları

    para olan profesyonel seks araçlarıdırlar. Bunlar da anladığım kadarıyla göze çarpan ve öne çıkanları daha koyu derili

    vatandaşlarımızdandır. Tiplerinden bu sonuç çıkarılabilir.

    Her köşe başında bir grup oluşmuştur. Eskiden birbirlerini tanıyanlar, bazen büyük bir yavşaklık içinde sarılarak hatır

    sorarlar birbirlerine. Bazıları da karizma oluşturmak için bir köşede dans etmeden dikine dururlar. Hatta gülüşleri bile

    kısıtlanmıştır. Bunlar kendilerini süperior olarak gören, ukala ve çok harcayıcı ve bi o kadar da materyalist tiplerdir. Uzun

    yıllardır daima toplum dışında kalan insanlar olmalarının sonucu, ezemeyecekleri insan yoktur.

    Bu barlarda, herkes birbiri için potansiyel oluşturur. İçki tüketimi de büyük boyutlardadır. Aslında bu insanların çoğu

    “normal” hayatlarında belki çok iyi insanlardır, ama bu gay ortamlar acımasız olmayı ve daima gizlenmiş kişiliklerin,

    patlama ile ortaya çıktığı ortamlar olduğundan, her duygu abartılıdır adeta. Aşk, nefret, kıskançlık, merak, hüzün,

    erişememe duygusu, kendini beğenmişlik gibi duygular yanında, dedikodu, kimin kimle yattığı ve yatakta nasıl olduğu

    gibi konular dönüp durur.

    İstanbul Gay Barları en gözde mekanlardır. Hafta sonları diğer şehirlerden sırf bu barlara gelebilmek için İstanbula

    gelinir.

    Kim ne derse desin, barlara partner, hatta bir gecelik partner bulabilmek için gelinir. Hep daha iyisi, hep yeni biri, hep

    yeni heyecanlardır kovalanan.

    Maskeli Balo

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 20:07 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags:   

    Testislere ve Skrotuma bağlı sorunlar 

    Testisin Burulması

    BELİRTİLERİ :
    ** Tek testiste ani ve genellikle şiddetli sancı;
    ** Skrotum içinde testislerden birinin yukarı çıkması,
    ** Bulantı ve kusma;
    ** Baygınlık hissi;
    ** Şişme
    ** Ateş

    ACİL DURUM BELİRTİLERİ :

    • Testiste aniden veya ağır fiziksel hareketten sonra ortaya çıkan, ani şiddetli sancı.

    Testislerin her biri skrotum içinde birer sperm kanalı üzerinde asılı olarak bulunurlar. Bu kanallarda testisleri besleyen kan damarları vardır. Testislerin burulması vakasında, testis sperm kanalı etrafında döner ve bu durumda testise kan gitmez. Bu sorun bazen hiçbir nedene bağlı olmaksızın, hatta bazen uykuda ortaya çıkar. Bunun dışında ağır fiziksel hareketle de meydana gelebilir.
    Testisin burulması sık rastlanan bir olay değildir. Daha çok küçük çocuklarda, bazen de ergenlik çağı civarıda görülür. Ancak her yaşta olabilir.

    TEŞHİS :
    Aynı yerde dağılmayan şiddetli sancı ile birlikte bulantı, kusma, baygınlık hissi, ortada belirgin bir neden yoksa (yaralanma, örselenme gibi) akla testis burulmasını getirir. Öte yandan, aynı semptomlara skrotum içinde bir iltihaplanma veya bir tümör de neden olabilir. Testis burulması ile epididimitisin semptomları birbirine benzer. İki rahatsızlığı birbirinden ayırmanın bir yolu; ayakta iken acıyan testisi kaldırmaktır. Burulma varsa testis muhtemelen daha fazla acıyacak, epididimitis ise ağrı daha hafif olacaktır.
    Bazı vakalarda, teşhisi doğrulamak ve testis burulmasını düzeltmek için cerrahi müdahale gerkebilir.

    TESTİS BURULMASI NE KADAR CİDDİ :
    Testiste keskin bir sancı hissedildiğinde hemen tıbbi yardım gereklidir. Burulma 1-2 saat içinde düzeltilmediği taktirde (çoğunlukla ameliyatla), testis yeterince kan gitmemesi nedeniyle beslenemeyeceği için körelecek ve bir ameliyatla çıkarılması gerekecektir.
    Tıbbi müdahale olmadan burulan sperm kanalının kendi kendine açılması pek söz konusu değildir.

    TEDAVİ-AMELİYAT :
    Testis burulması durumunda doktor, testisi normal durumuna getirerek düzeltmek ve yerine tespit etmek için, hemen bir ameliyat yapacaktır. Buna ilaveten ileride ortaya çıkabilecek bir burulma olasılığını önlemek için genellikle diğer testisde yerine tespit edilir.

    Testisin Yetersizliği

    BELİRTİLERİ :
    ** Kısırlık
    ** Muhtemelen cinsel isteksizlik,
    ** Bazı vakalarda, ergenlik veya erkeklik özelliklerin gelişmesinde gecikme.

    “Testis yetersizliği” deyimi, testislerin sperm üretme veya bazı vakalarda erkeklik hormonu üretmedeki yetersizliğini belirtir. Bu yetersizliğin nedenleri arasında, doğum öncesi kromozom anornalliği, cinsel olgunluğu etkileyen sorunlar ve normal gelişip olgunlaşmış testislere hastalık, uyuşturucu veya yaralanmanın verdiği zararlar, bulunmaktadır. Testis yetersizliği çok rastlanan bir rahatsızlık değildir.

    TEŞHİS :
    Testis yetersizliği birçok kısırlık ihtimalinden biridir. Kısırlığı teşhis edebilmek için doktor, eşlerin her ikisiyle de görüşüp, ikisini de muayene etmeli, aynı zamanda kan, idrar, meni testleri uygulanmalıdır. Teşhis testlerin sonucuna bağlıdır.
    Cinsel olgunluğun yavaşlaması veya yokluğu durumunda teşhise, görüşme, muayene ve gerekli testlerin yapılması sonucunda varılabilir.

    TESTİS YETERSİZLİĞİ NE KADAR CİDDİ :
    Testis yetersizliği insan hayatını tehdit edici değildir, dejenere bir oluşumun ilk safhası da değildir. Öte yandan, önemli semptomlarının kendisiyle bağlıdır (kısırlık, muhtemelen cinsel isteksizlik, cinsel olgunlaşmanın gelişmesi). Cinsel isteksizliğin düzeltilmesi veya normal cinsel gelişmenin devam etmesi hormon verilerek sağlanabilir. Ancak kısırlığın düzeltilebildiği pek enderdir.

    TEDAVİ – İLAÇ :
    Bazı testis yetersizliklerinde erkek hormonları verilir. Bunlar çoğunlukla ergenliğin gecikmesi veya cinsel isteksizlik gibi belirtileri ortadan kaldırır.

    Epididimitis

    BELİRTİLERİ :
    ** Skrotumda (torba) genellikle şiddetli ve birkaç saat veya gün içinde yavaş yavaş artan ağrı;
    ** Ateş;
    ** Şişme

    Her bir testisin gerisinde spermleri sperm kanallarına taşıyan kıvrımlı bir boru bulunur. Bu boruya epididimis denir. Epididimitis bu borunun iltihaplanmasıdır. Dokunulduğunda şişen bölgenin sıcak ve sosis gibi gergin olduğu hissedilir. Epididimitis’e genellikle bakteriler neden olur. Bazen bakteriler olmaksızın, bilinmeyen nedenlerden de ortaya çıkabilir.

    TEŞHİS :
    Testislerde birkaç saat içinde yavaş yavaş artan ağrı, ateş de varsa epididimitisi akla getiri. Genellikle tek testis etkilenmiştir. Doktor enfeksiyonu meydana getiren organizmaları saptayabilmek için idrar ve prostat bezi salgısı alabilir.

    EPİDİDİMİTİS NE KADAR CİDDİ :
    Epididimitis genellikle cinsel organlara bir zarar vermeden ilaçla tedavi edilebilen akut bir rahatsızlıktır. Çok daha ender olarak ortaya çıkan kronik epididimitis, iyileşebilmek için cerrahi müdehaleyi gerektirebilir.

    TEDAVİ – İLAÇ :
    Bakteri kökenli epididimitisi geçirmek için genellikle antibiyotikler kullanılır. Aynı bakterinin bulaşmış olma ihtimaline karşı eşinde tedavisi gerekli olabilir.
    Epididimitis’in tedavisi için ayrıca, yatak istirahati, skrotuma buz torbası koymak, skrotumu kaldırmak ve ağrıya karşı da ağrı kesici kullanmak gereklidir.

    Hidrosel

    BELİRTİLERİ :
    ** Skrotumda yumuşak, genellikle ağrısız şişkinlik.

    Hidrosel terimi Yunanca hydro: su vecele, tümör kelimelerinden gelir. Testiste hidrosel, testisi saran kılıfta sıvı toplanmasıyla oluşur. Normalolarak kılıfta sadece testisi kayganlaştıracak kadar sıvı bulunur. Bu miktarının artmasının nedeni, vücudun ya çok fazla sıvı üretmesi veya yeterince sıvıyı emmemesidir. Hidroseller skrotumda çok görülen kitlelerdendir, tek veya her iki testiste de görülebilir. Her yaşta görülebilirse de yaşlı erkeklerde daha yaygındır.

    TEŞHİS :
    Hidroseli tümör veya diğer şişliklerden ayırabilmek için doktor, şiş bölgeyi dikkatle inceler ve büyük ihtimalle skrotuma bir ışık tutar. Şişkinlik sebebi hidrosel ise ışığı geçirir. Ağrısız bir ultrasonografi muayenesi de uygulanabilir.

    HİDROSEL NE KADAR CİDDİ :
    Hidrosel tehlikeli değildir. Skrotumun çok şişmesi nedeniyle fazla rahatsızlık vermiyorsa, tedavi gerektirmez.

    TEDAVİ – AMELİYAT :
    Hidrosel tedavi gerektiriyorsa, ameliyat gereklidir. Sıvı bir iğne ve şırınga ile de çekilebilir (aspire etmek). Bu yöntem çok basittir, ama sıvı yeniden birikeceği için çok ender uygulanır. Ayrıca iğne ile boşaltma, enfeksiyon bulaştırmak tehlikesi nedeniyle risklidir. Aspirasyon sadece ameliyatın tehlike oluşturduğu hastalarda uygulanır.

    Varikosel

    BELİRTİLERİ :
    ** Skrotumun genellikle sol tarafında, şişkinlik.

    Şiş genellikle ağrısızdır ve dokunulduğunda bölge kurt dolu bir kese hissi verir. Uzanıldığında bu durum hemen hemen kaybolur.
    Varikosel, skrotum içinde varisli (genişlemiş) damarların neden olduğu bir şişkinliktir. Testislerden çıkan kan, damarlardaki bulunan valflerle ilgili bir sorun nedeniyle damarlara geri döner.

    TEŞHİS :
    Doktor şişkin skrotumu dikkatle inceler ve şiş kısma bir ışık tutar. Sorun varikosel ise ışığı geçirmez. Ağrısız bir ultrasonagrafi incelemesi de yapılabilir.

    VARİKOSEL NE KADAR CİDDİ :
    Varikosel kendisi tehlikeli bir bozukluk değildir. Ancak testislere geri dönen kan kısırlık gibi bir sorun yaratabilir. Bu durumda varikoselin ameliyatla bağlanması sorunu ortadan kaldırır.

    TEDAVİ – AMELİYAT :
    Varikosel kısırlığa neden olduğunda ameliyatla bağlanması gerekir. Bu cerrahi müdehale genellikle hastanede gece yatmayı gerektirmeksizin yapılabilir. Ancak, kısırlık söz konusu değilse böyle bir ameliyat gereksizdir.

    Orşit

    BELİRTİLERİ :
    ** Skrotumda ağrı;
    ** Genellikle skrotumun sadece tek tarafında şişlik;
    ** Skrotumda bir ağırlık hissi.

    Orşit, testislerin iltihaplanmasıdır. Orşit en çok görülen sebebi herhalde kabakulaktır ancak, prostat veya epididimit enfeksiyonlarına da bağlı olabilir. Orşit pek sık görülmeyen birçok hastalığın yan etkileri arasında olabilir.

    TEŞHİS :
    Doktor skrotumdaki şişliği dikkatle inceleyecektir, çünkü orşitin semptomları, epididimit ve testisleri etkileyen başka şartlarda ortaya çıkan belirtilerle karıştırabilir. Doktor idrar testi ve başka testler de yaparak orşite bağlı olabilecek diğer enfeksiyonları araştırır.

    ORŞİT NE KADAR CİDDİ :
    Orşit testislerin birine veya her ikisine zarar vererek kısırlığa ve organların küçülmesine neden olabilir.

    TEDAVİ – İLAÇ :
    Bakteri enfeksiyonları ile birlikte ortaya çıkan orşit, genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir. Ancak kabakulak gibi viral (virüslerin neden olduğu) enfeksiyonlarla birlikte olduğu zaman istirahat etmek ve ağrı kesici ilaçlar almak gibi geleneksel yollar izlenir.

    Testislerin Zarar Görmesi

    Erkek cinsel organları, kadınlarda olduğu gibi karnın içinde korunmadıkları için dış etkilere açıktırlar. Karından (ısıya bağlı olarak) devamlı değişen uzaklıklarda duran testisler, kendilerine zarar verebilecek cisimlerle karşılaşabilirler.
    Testislere gelen bir darbenin verdiği acıyı her erkek küçük yaşlardan beri bilir. Testislere vurulduğunda ne olacağı hakkında hiçbir tereddüt yoktur. Neyse ki, bir sorunun ortaya çıkması çok enderdir. Dokularının süngerimsi özelliği ve yerlerindeki hareket esnekliği önemli şokları, kalıcı bir zarara uğramadan atlatabilmesini sağlar.
    Testilere keskin olmayan bir şeyle vurulmasına veya düşerken bir darbe almasına karşın, acı ve skrotumdaki şişlik bir saat içinde geçerse, büyük olasılıkla ciddi hiçbir zarar yoktur. Eğer skrotumdaki şişlik kalırsa veya berelenme varsa yada ağrı geçmezse acilen doktora gitmek gerekir.
    Skrotuma keskin bir cisimle vurulmuş ve yara almışsa derhal bir acil yardım ünitesine başvurmak gereklidir.
    Aynı önlemler çocuklar ve bebekler içinde geçerlidir. Genç bir erkek yaralanma sırasında cinsel olgunluğa erişmemiş bile olsa tedavi edilmeyen bir testis hasarı nedeniyle kısır kalabilir.

    Testisleri Kendinizin Kontrolü

    Testis kanseri potansiyel bir katildir, ama erken yakalandığında genellikle iyileştirilebilirler.
    Bir iki dakikalık basit bir muayene testislerdeki bir oluşumu ilk safhalarda belirleyebilir. Kadınların kendi göğüslerini incelemeleri gibi, testislerin kendiniz tarafından incelenmesi de önemli, kolaydır ve hayat kurtarabilir. Testis kanserine yaşlı erkeklerden çok genç erkeklerde rastlandığı gibi, bu kendini muayene lise yaşlarında başlamalıdır.
    Bu incelemeyi duşta veya ılık bir banyodan sonra, sakrotumun (torbanın) derisi gevşek ve rahatken yapmak gerekir. Testiler tek tek muayene edilmelidir. Testinizi elinize alıp başparmağınızla yüzük parmağınız arasında yuvarlayın. Bunu yaparken, testisin üzerinde yumru olup olmadığına bakın. Ayrıca testisin bir önceki muayeneye göre kıyasla, büyümüş, sertleşmiş veya başka türlü değişmiş olup olmadığına dikkat edin. (Testisin üzerine doğru hissedilen küçük katı kısım testisin normal bir bölümüdür; testisin tepesinden yukarı uzanan boru da anormal bir oluşum değil, testisle skrotumun normal bir parçasıdır.)
    Testisin üzerinde bir yumru veya içinde bir değişiklik hissederseniz bunun mutlaka kanser olması gerekmez. Ama ne olduğunu anlamak için hemen doktorunuza başvurun.

    Testis Kanseri

    BELİRTİLERİ :
    ** Testiste yumru veya şişme;
    ** Muhtemelen bölgesel ağrı veya hassasiyet;
    ** Testiste ağırlık hissi (bazen)

    Testis kanseri çoğunlukla, sperm üreten hücrelerde başlar. Kanser ilk olarak testiste bezelye büyüklüğünde sert bir yumru olarak dikkat çeker. Bu yumru genellikle dokunulduğu zaman acımaz. Erken safhalarda başka semptom yoktur. Birçok erkek tümörü kendisi keşfeder. (Bk. Testisleri Kendinizin Kontrolü) Ne kadar erken keşfedilirse o kadar iyidir. Genellikle kanser sadece tek testisi etkiler.
    Testis kanseri genç erkeklerde, özellikle 15-35 yaşlarında siyah erkeklere kıyasla beyaz erkekler arasında daha çok görülür. Eğer testislerin biri veya her ikisi doğumda inmemişse, ilerde her iki testis içinde kanser riski daha büyüktür. Erken tespit edilerek tedavi deilirse, kanser iyileşebilir.

    TEŞHİS :
    Kendi kendini muayene ile skrotum içindeki tümör veya başka bir oluşumun varlığı fark edilebilir. Böyle bir yumru farkederseniz, acıyıp acımadığına bakmadan hemen doktora danışın. Teşhisi doğrulamak için ultrasonografi yapılabilir.
    Testisteki bir tümör hemen her zaman habistir, ama tümörün varlığından emin olmak için doktor muayenesi gereklidir. Testisleri ve skrotumu etkileyen başka şartlarda da benzer yumrular ortaya çıkabilir. Epididimidit, Hidrosel, Varikosel ve orşid gibi. Bunların bir kısmıda zararsızdır.
    Testiste tümör varsa, ameliyatla çıkartılması şarttır. Tümör habis ise, vücudun başka yerlerine dağılıp dağılmadığını anlamak için, kan testleri, röntgen ve başka testler gereklidir.

    TESTİS KANSERİ NE KADAR CİDDİ :
    Testis kanseri teşhisi konulan erkeklerin yüzde 70’i tedaviden sonra 5 yıl veya daha fazla yaşarlar (5 yıl sağ kalma oranı). Ancak, bu geç safhada keşfedilmiş kanserleri de kapsamaktadır. Testis kanserlerinin en çok görülen türü olan seminoma, erken teşhis ve tedavi edilirse, hemen hemen bütün vakalarda iyileşebilir.

    TEDAVİ – AMELİYAT :
    Hasta testisin ameliyatla alınması gereklidir. Bu erkekliğin kaybedileceği anlamına gelmez. Çünkü geride kalan sağlıklı testis vücudun normal cinsel ve hormon üretme işlevlerini yerine getirebilir. İki testis de kaybedilirse, kısırlık meydene çıkar. Ancak 3 haftada bir enjeksiyonla erkeklik hormonu verilerek gerekli olan normal cinsel işlev sağlanabilir.

    DİĞER TEDAVİLER :
    Kanserin vücudun diğer kısımlarına yayılmasını önlemek veya yayılmışsa ona karşı mücadele edebilmek için radyoterapi veya kemoterapi kullanılır.

    www.lgbti.org

     
    • ahmet adlı kullanıcının avatarı

      ahmet 17:58 on 13 Kasım 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Merhabalar

      ben 2 sene once 1 er sene arayla iki defa hidrosel ameliyati oldum. ikincisi hidrosel+variosel+kist ameliyatiydi. ameliyat oldugum sol scrotum su alindiktan sonra bile hala şiş duruyor. Özellikle esofman giydigimde cok belli oluyor. bu konuda kime gorunmem gerekir? tekrar üroloğa mı yoksa estetisyene mi? estetisyen ise devlet hastanelerinde yapılabiliyor mu

      Beğen

      • mesutC adlı kullanıcının avatarı

        mesutC 17:33 on 24 Kasım 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

        Ürolog sizden usg isteyecektir deneyimli nir ürologa gitmeniz ve onun yönlesirmesi halinde esteik caresine bakarsınız geçöiş olsun

        Beğen

    • asaf adlı kullanıcının avatarı

      asaf 07:30 on 17 Ocak 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Merhaba ,benim sol testisimin alt tarafında dokunduğum zaman küçük bi yumru olduğunu fakettim. Hiç bir acı ve şişlik yok. Yumru gözle görülmüyor. Elimle zar zor buluyorum. Acaba bu ne olabilir ?

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 17:28 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Transeksüele İş Yok   

    Transseksüele iş yok! 

    Aşağıdaki metin “Pazartesi” adlı “kadınlara mahsus gazete” sloganıyla yayınlanan, feminist içeriğiyle tanınan aylık bir derginin Nisan 1999 baskısında yayınlandı.
    N. B. B., bilgisayar uzmanı, yıllarca yöneticilik yapmış. Kadın olduğundan beri işsiz.

    N. B. B., ıstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Fakültesi mezunu. Teknik müdür, imalat müdürü ve üniversite yıllarında da kendi işinde yirmi yılı aşkın bir iş deneyimi var. Bilgisayar konusunda uzman; pek çok işletim sistemi, programlama dili biliyor,pek çok yazılım kullanıyor, internet bilgisi iyi. Ama bir yıldır işsiz. Sayamadığı kadar çok iş yerine başvurmuş ama sonuç hep aynı olmuş. “Ben de çok eleman aldım, çok eleman çıkardım. Yani gerekçe çok, kıyamet gibi gerekçe söyleyebilirler reddetmek için,” diyor. Asıl gerekçeyi biliyor tabii. N.B.B transseksüel iken kadın olduğu için iş bulamıyor.

    Zaten bugün yaşayabileceği zorlukları gördüğü için kadınlığa geçişini kırk yaşına kadar ertelemiş. “Bu kararı çok erteldim, bir noktada beni aştı. Yani taşıyamaz hale geldim. 94’de şiddetli bir depresyon sonucunda psikoloğa götürüldüm. O beni cinsel kimlikle özdeşleşme uygunsuzluğu teşhisi ile Çapa’ya sevketti. Artık başka çarem kalmamıştı, ameliyat oldum.

    “Ben bunu internette çok inceledim daha sonra. Bazı insanlar transseksüel doğuyorlar. Ben bunlara daha sonra baktım, önceden hiç haberim yoktu. Tamamen insana çok ters bir olay gibi geliyor, oysa tamamen doğal bir olaymış. Bu kimlik olayı bastırılamıyor. Kimliği bastırabilmek çok zor, o farklılığı yaşamayan bir insanın yaşadığımız zorlukları anlaması imkansız.”

    N., kimliğini kimseyle paylaşamamış. Henüz öğrenciyken annesinin ısrarlarına dayanamayıp evlenmek zorunda kalmış ve ilk büyük depresyonunu da evliliğinin altıncı ayında geçirmiş.

    “Yirmialtı yaşında evlendim. Ben bundan kurtulmak için elimden ne geliyorsa yaptım. Yani o tür bir hayat yaşamak için çok çabaladım. Eşim daha en başta anladı durumu, depresyon geçirince psikoloğa birlikte gittik. Ben ona ‘boşanalım’ dedim. ‘Ben böyle de kabul ederim’ dedi. Her ilişki kadın-erkek ilişkisine bağlanıyorsa da kafa uyumu daha başka bir şey. ınsanı insan olarak sevmeniz lazım, cinsiyetinizi bir kenara koyarsanız herşey kolaylaşıyor. Yıllarca ben bunu yaptım, yani bir cinsiyetim olmadığını varsayarak yaşadım. Bu kimliği bastırıp hep değişik şeylerle ilgilenip, hep yeni şeyler öğrenerek kendimi meşgul etmek için işime sarıldım. ışimdeki başarımın temelinde yatan sebep bu, sürekli kendimi geliştirdim.”

    N.’ün on üç yıllık evliliği, başarılı iş yaşamı ve ailesiyle ilişkileri ameliyatı ile son bulmuş. Eşi ameliyattan sonra onu görmeyi reddetmiş, hala görüşmüyorlar.

    ış yerinde ise kendi deyimiyle “yumuşak bir geçiş” yapmış; “ınsanlar birdenbire bir rahatsızlık yaşamasın diye hemen bu görünüme girmedim, yavaş yavaş oldu, bu yüzden çok rahatsız edici olmadı, benim için zorlayıcı oldu tabii.”

    ışyerinden ayrılmasının nedeni ameliyatı değil, muhtemelen yılların ağır yükünden geçirdiği bir kalp krizi olmuş. Kalbi neredeyse durmuşken, hastaneye kaldırılmış ve ölümden dönmüş. Bir altı ay iş saatlerini esnek kullanma talebi ise reddedilmiş. O günden bugüne üniversitedeki arkadaşlarının arada sırada bulduğu dışardan yapabileceği işlerle yetiniyor.

    Ailesiyle bütün bağları kopmuş. “Ailemle şu anda görüşmüyorum. Aileyi ikna edip etmemek gibi bir durum söz konusu değildi. Çünkü öyle bir noktaya geldim ki olmazsa olmaz noktasıydı. Algılayıp kabul etmeleri gerekirdi. Ama ben ailemin ön yargılarını kıramadım, onları aydınlatmaya çalıştım ama olmadı. Başkalarının ön yargılarıyla da uğraşmadım. Transseksüeller öyle ‘hadi ben kadın olayım’ diye kadın olmuyorlar. Hep benim gibi bir takım yollardan geçerek başka yolları çareleri kalmadığı için ameliyat oluyorlar. Yani bunun başka bir tedavisi yok. Çünkü psikiyatrik tedaviye cevap verilmiyor, bunu psikiyatristler de kabul ediyorlar”.

    N. yine de ameliyat olduğu için çok memnun. “Zaten sorun bunu anlatabilmek, anlattıktan sonra pek sorun kalmıyor. Ameliyattan önce iflah olmaz bir baş ağrım vardı, ağrıdan kafamı duvarlara vururdum, şimdi 4 senedir başım ağrımadı. Mide ülserim vardı. şimdi midem de ağrımıyor. Yani olumlu çok değişiklikler var. ışyerimde de takılıyorlardı. ‘şu patronu da mı ameliyat ettirsek” diye.”

    “Bu, bir cinsel yönelim problemi değil. Bu tamamen bir kimlik problemidir. Bunun cinsel yönelimle bir ilgisi yoktur. Tamamen kimlikle bedenin uyuşmamasıdır. Ben bütün hayatım boyunca cinsiyetimi, cinsiyeti reddederek yaşadım, bilmem anlatabiliyor muyum? Ameliyat olana kadar hiç erkek sevgilim olmadı.”

    N.’ün şu andaki en büyük sorunu işsizlik. “kalbimle bir problemim yok artık, şu an tamamen sağlıklıyım. şimdi sadece emekli maaşım var. Bir gelecek yok, bir noktada tıkanacak, geliştiremiyorum iş çevremi. Önceden bir evim vardı, ameliyat yüzünden satmak zorunda kaldım. Sadece bir tek ameliyat değildi, bu görünümü sağlamak için, hormon tedavisi, epilasyon ve birtakım estetik ameliyatlar içinde harcamak zorunda kaldım.”

    Filiz Koçali

     

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 17:08 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , ,   

    Travesti ve Transseksüel Arasındaki Farklar 

    PROFİL TİP 1 TİP 2 TİP 3 TİP 4 TİP 5 TİP 6
    Sahte
    transvestit
    Fetişistik
    transvestit
    Gerçek
    transvestit
    Ameliyat
    olmamış
    transseksüel
    Gerçek
    ılımlı
    transseksüel
    Gerçek
    kesinlikle
    transseksüel
    Cinsel davranış Erkeksi Erkeksi Erkeksi
    fakat emin değil
    Kararsız
    TV ile TS arasında gidip gelir.
    Kadınsı
    Bir erkek bedeninde tutsak
    Kadınsı
    Tam bir psikoseksüel dönüşüm
    Giyim alışkanlığı ve sosyal yaşantı Normal erkek yaşantısı. Kadınsı giyim yakışmaz. Gerçekte TV bile değil Erkek olarak yaşar. Bazan kadın gibi giyinir. Genellikle kadın iç giyimlidir. Mümkün olabildiğince kadın görünümünde yaşar. Kadın olarak kabul edilebilir. ıç giyim kadınsıdır. Cinsiyetinden duyduğu rahatsızlığı hafifletmek için mümkün olabildiğince sık kadın görünümünü tercih eder. Erkek olarak da kadın olarak da yaşamını sürdürebilir. Mümkünse günün 24 saati kadın olarak yaşar. Görünümü gerekli iç huzurunu sağlamakta yetersizdir. Kadın olarak yaşar. Görünümü yine de ona iç huzuru vermez. Dişi olarak doğmamış olmasından dolayı üzgündür.
    Cinsel yönelim ve cinsel yaşam Hetero-, bi-, veya homoseksüel. Kadın görünümü ve cinsiyet değişimi üzerine fantazi kurarak masturbasyon yapar. Heteroseksüel. Nadiren biseksüel. Fetişistik masturbasyon yapar. Kendini günahkar hisseder. Kadın görünümünde olduğu zamanlar dışında heteroseksüel. Kadın görünümünde olmaktan cinsel bir tatmin ve cinsiyetinden hoşnutsuzluğunu gideren bir iç huzuru duyar. Cinsel istek azdır. Aseksüel veya oto-erotik. Biseksüel olması muhtemel. Cinsel istek azdır. Aseksüel, oto-erotik, veya pasif homoseksüel davranış gösterir. Evlenebilir, çocukları olabilir. Normal bir erkekle bir dişi olarak ilişki kurmak ister. Cinsel isteği zamanla azalır. Evlenebilir, çocukları olabilir.
    Dönüşüm ameliyatı Düşüncesi bile saçma Reddeder Reddeder fakat yatkın görünür. Yatkın ama isteksiz. ısteklidir Kesinlikle isteklidir ve bu bir hedeftir.
    Östrojen tedavisi Tedaviye ilgi duymaz. Söz konusu değildir. Nadiren ilgili duyar. Cinsel isteklerini azaltmakta yardımı olabilir. Bir deneyim olarak çekici gelir. Yardımcı olabilir. Rahatlamak ve duygusal dengesini sağlamak için gereklidir. Ameliyata hazırlık veya bir bedel olarak gereklidir. Kısmen iç huzuru için gereklidir.
    Psikoterapi ıstemez, gereksizdir. Uygun şartlar sağlanırsa başarılı olabilir. Eğer kendi isteğiyle katılırsa başarılı olabilir. Aksi takdirde terapi sonuç vermez. Yalnız rehberlik hizmeti kabul eder aksi takdirde tedaviyi reddeder ve başarılı olmaz. Reddeder. Psikolojik rehberliğe izin verir. Psikolojik rehberlik veya iç huzurunu sağlamaya yönelik psikoterapi gerekir.
    Düşünceler Spor olsun diye kadın görünümüne girer. Erkek ve kadın isimleriyle erkek ve kadın çift kişiliği taklit edebilir. Bir çift kişiliklilik geliştirebilir. Transseksüelliğe yönelebilir. Sosyal yaşamında bakmakla yükümlü olduğu birileri vardır. Ameliyat olma beklentisindedir. Bunun için çabalar. Çoğunlukla da başarır. Kendi erkeklik organlarından nefret eder. Uzun süre hedefine ulaşamazsa, intihar edebilir ya da organını kendi kesmeye girişebilir.

    geocities.com/Wellesley/3116/brain.html
    Not: Geocities 2009’da kapandı

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:40 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , ,   

    İntersex Sözlüğü 

    Cinsel rol bakımından sınıflama:

    Heteroseksüel dişi:
    Biyolojik cinsiyeti dişi, cinsel kimlik dişi, erkeklere cinsel çekim duyuyor.
    Biseksüel dişi:
    Biyolojik cinsiyeti dişi, cinsel kimliği dişi, hem erkeklere hem de dişilere cinsel çekim duyuyor.
    Eşcinsel dişi (lezbiyen):
    Biyolojik cinsiyeti dişi, cinsel kimliği dişi, dişilere cinsel çekim duyuyor.
    Eşcinsel erkek (gey):
    Biyolojik cinsiyeti erkek, cinsel kimliği erkek, erkeklere cinsel çekim duyuyor.
    Biseksüel erkek:
    Biyolojik cinsiyeti erkek, cinsel kimliği erkek, hem erkeklere hem de dişilere cinsel çekim duyuyor.
    Heteroseksüel erkek:
    Biyolojik cinsiyet erkek, cinsel kimlik erkek ve dişilere cinsel çekim duyuyor.
    Travesti ve Transvestit:
    Biyolojik cinsiyet erkek, cinsel kimlik erkek, erkeklere ya da dişilere ya da her ikisine de cinsel çekim duyuyor. Temelde erkek, ancak kadın giysileri ile kendini daha çekici hissediyor.

    Genetik farklılaşmalar:

    Genetik bakımdan farklılaşmalara rastlama sıklığı %2 civarındadır.

    Turner sendromu:
    Karyotip 45x dir. Dış görünüş ve cinsel kimlik olarak kadın olmakla beraber iç erbezleri vardır. Doğurgan değildir.
    Klinefelter sendromu:
    Karyotip 47xxy dir. Erkek doğumlarında 1000 de 1 sıklıkla görülür. Erbezleri gereğinden az hormon ürettiğinden ikincil cinsel karakterler tam olarak oluşmaz. Sperm üretilmediğinden doğurgan değillerdir. Genellikle eşcinseller ve bazan transseksüeller bu gruptan çıkar.
    Androjen duyarsızlığı sendromu:
    Bu kişilerin hücreleri erkek cinsiyet hormonlarına cevap vermez. Karyotip 46xy dir. Ancak dış cinsel organları kadın biçimindedir. Rahim ve yumurtalıkları yoktur. Erbezleri vardır. Ergenlikte geçte olsa göğüs büyümesi görülür. Doğurgan değildirler. 20 000 kişiden birinde görülür. Genetik bir sendromdur. x geni ile taşındığından, aynı anneden doğan normal kız ve erkek çocuklarla %50 şansla sonraki nesillere taşınır.
    Kısmi androjen duyarsızlığı sendromu:
    Cinsel organlar ya irileşmiş klitoris ya da küçük bir penis olarak ortaya çıkar. Bebeklikte uygulanacak düzeltici bir ameliyatla organlara dişi ya da erkek organ görünümü verilebilmektedir.
    Progestin etkisiyle erkekleşme:
    50 li 60 lı yıllarda düşük tedavisinde kullanılan Progestin’in xx karyotipli bebekleri androjen etkisiyle erkekleştirmesi durumudur. Bu bebekler dişi kromozom yapısına sahip oldukları halde dış cinsel organlarından dolayı erkek kimliği ile yetiştirilmişlerdir. Yetişkin olduklarında ise kimlik problemleri ile karşılaşmaktadırlar. Genellikle transseksüel olan bu kişilerin cinsiyet seçimleri bir cinsel tercih değil, doğumlarındaki hatalı oluşumun meydana getirdii bir zorlamadır.
    geocities.com/Wellesley/3116/brain.html
    Not: Geocities 2009’da kapandı

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:24 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , ,   

    İnsan beyninde cinsiyet farkı ve transseksüellikle ilişkisi 

    Transseksüeller, çocukluk çağlarından başlayarak yanlış cinsiyette doğmuş olduklarına ilişkin güçlü duygulara sahiptirler.Transseksüelliğin mümkün psikojen ve biyolojik sebepleri uzun yıllar tartışma konusu olmuştu [1,2]. Burada, cinsel davranış için temel bölge olan bir beyin alanı [3,4], “stria terminalis”in yatak çekirdeğinin merkezi alt bölümü (BSTc) hacminin erkeklerde kadınlardan daha büyük olduğunu gösterdik. Biyolojik erkek transseksüellerde dişi hacimli BSTc bulundu. BSTc’nin hacmi yetişkinlikteki cinsiyet hormonlarından etkilenmemiştir ve cinsel yönelime de bağlı değildir. ıncelememiz, biyolojik erkek transseksüellerde bir dişi beyin yapısı olduğunu gösteren ve ‘oluşum aşamasındaki beyin ile cinsiyet hormonları arasındaki bir etkileşimin sonucu olarak cinsel kimlik oluşur’ [5,6] hipotezini doğrulayan ilk incelemedir.

    Transseksüellerin hormon seviyeleri, cinsel organları ve genetiği üzerine araştırmalar, onların durumunu açıklayan hiçbir sonuç ortaya koyamamıştır [1,2]. Deney hayvanlarında cinsel organların şeklini doğum öncesinde belirleyen cinsiyet hormonları, cinsel bakımdan ikişekillilik gösteren deney hayvanlarında beynin fonksiyonuna ve yapıya tesir eder [6,7]. Transseksüellerde beynin cinsel farklılaşması hipotezine bu açıdan bakıldığında, gövdenin cinsel farklılaşması gözlenememektedir. Birkaç yıl önce cinsiyete ilişkin çeşitli anatomik farklar ve cinsel yönelim insan hipotalamusunda gözlemlendi (bak [6]), fakat karşı cins özdeşleşmesi (transseksüellik) kavramına ilişkin şimdiye dek herhangi bir “neuroanatomical” araştırma yoktu.

    t1

    şekil 1: şemada (BST) “stria terminalis”in yatak çekirdeğinin iki alt bölümü tarama çizgileri ile belirlenmiştir. BSTc and BSTv: BST’nin merkezi ve karın alt bölümleri; III: üçüncü karıncık; AC: anterior commissure; FX: fornix; IC: internal capsule; LV: yan karıncık; NBM: nucleus basalis of Meynert; OT: optic tract; PVN: paraventricular çekirdek; SDN: cinsel olarak ikişekillilik çekirdeği; SON: supraoptic çekirdek.

    Toplanması 11 yıldan fazla süren 6 biyolojik erkek transseksüelin hipotalamusunu inceledik (T1-T6); Cinsel davranış olarak transseksüeller her iki cinsede yönlenmiş olabilir diyerek cinsel olarak ikişekilli bir beyin yapısı için araştırma yaptık, fakat beyin yapısı cinsel yönelimden etkilenmemişti. Daha önceki gözlemlerimiz paraventricular nucleus (PVN), sexually dimorphic nucleus (SDN) ve suprachiasmatic nucleus (SCN)’un bu kriteri desteklemediği yönündeydi ([6] ve yayınlanmamış bilgi). Cinsel özdeşleşme başkalaşmaları için kabul edilebilir bir hayvan modeli olmadığından, aşağıdaki sebeplerden dolayı incelemek için bir uygun aday olarak (BST) dışarı alındı. Öncelikle, BST’nin kemirgen hayvan cinsel davranışında önemli bir parça rolü oynadığı bilinir [3,4]. BST’de sadece östrojen ve androjen reseptörleri bulunmaz [8,9], aynı zamanda oluşan fare beynininde ana koku merkezidir [10]. Farede BST esas olarak amigdala’dan aldığı yansımalarla preoptic-hypoşalamic region’a kesin girdiler sağlar [11,12]. Deney hayvanlarında hypoşalamus, BST ve amygdala arasındaki karşıt bağlantılar oldukça iyi dökümante edilmiştir [13-15]. Ek olarak, cinsiyet farkları, gelişim aşamasında gonadal steroid’lerden etkilenen kemirgenlerde BST’nin hücre sayısı ve boyutlarıyla tarif edilmiştir [16-18]. Üstelik insanlarda BST’nin kısmi kuyruk parçası (BNST-dspm), erkeklerde kadınlardan 2.5 kere daha büyük olarak rapor edilmiştir [19].

    şekil 1 de BST’nin yeri gösterilmiştir. BST’nin merkezi parçası(BSTc) onun somatostatin hücreleri ve vasoactive intestinal polypeptide (VIP) canlandırması ile karakterize edilmiştir [20]. VIP canlandırması bazında BSTc’nin hacmini ölçtük.

    t2

    (şekil. 2).
    A: Heteroseksüel Erkek B: Heteroseksüel Kadın
    Eşcinsel Erkek D: Biyolojik erkek Transseksüel

    şekil 2: BSTc’ ler vasoactive intestinal polypeptide (VIP) ile görünür duruma getirilmiştir. A: heteroseksüel erkek; B: heteroseksüel kadın; C: homoseksüel erkek; D: biyolojik erkek transseksüel. Bar = 0.5 mm. LV: yan karıncık. Not: A ve B resimlerinde BST iki parça olarak görünmektedir. küçük olan (BSTm) orta altbölüm ve büyük olanı (BSTc) merkezi altbölüm

    Heteroseksüel erkeklerde BSTc hacmi (2.49 ± 0.16 mm3), heteroseksüel kadındaki BSTc hacminden (1.73 ± 0.13 mm3) %44 daha büyüktü. (P < 0.005) (şekil 3). Heteroseksüel ve homoseksüel erkeklerin BSTc hacimleri arasında istatistiksel olarak belirgin bir fark bulunmadı (2.81 ± 0.20 mm3) (P = 0.26). BSTc homoseksüel erkeklerde heteroseksüel kadınlardan %62 daha büyüktü (P < 0.005). BSTc hacimlerine AIDS etkisi görülmedi: ıki heteroseksüel AIDS’li kadın ve üç heteroseksüel AIDS’li erkekte BSTc hacmi kendi referans grupları içinde kaldı (Fig. 3). Biyolojik erkek transseksüellerde BSTc hacmi daha küçük bulundu (1.30 ± 0.23 mm3) (Fig. 3). Bu hacim, heteroseksüel erkeklerdekinin %52 si (P < 0.005), homoseksüel erkeklerdekinin ise %46 sı (P < 0.005) kadardı. Transseksüellerdeki BSTc hacmi dişi gruptakinden daha küçük olmasına rağmen bu fark istatistiksel olarak belirli bir fark değildi (P = 0.13). BSTc hacmi, incelenen referans gruplarının hiçbirinde yaşa bağlı değildi (P>0.15), averaj olarak heteroseksüel ve homoseksüel erkeklerden 10-13 yıl daha fazla yaşamış olan transeksüellerdeki küçük BSTc hacmi de bunu gösteriyor.

    Farelerdeki araştırmalar göstermiştir ki, BST gonadotrophin bırakılmasının düzenlenmesinde ve erkeksi cinsel davranışta önemli bir rol oynar [3,4,21]. ınsan cinsel davranışı üzerinde BST’nin böyle bir rolü olduğuna dair doğrudan bir kanıt yoktur. Gelişim sırasında ve yetişkinlikte cinsiyet hormonlarının beyin üstündeki etkilerinden dolayı fare beyninde nörokimyasal cinsiyet farkları olabilirliği öne sürülmüştür [22,23]. ınsanlar hakkındaki bilgilerimiz, yetişkinlikteki cinsiyet hormonu seviyelerindeki çeşitlilikten BSTc hacminin etkilenmediğini gösteriyor. Çok yüksek testesteron ve androstenedione kan seviyelerine sebep olan bir adrenal cortex tümörüne 1 yıl kadar dayanabilmiş ve 46 yaşında ölmüş bir kadının BSTc hacmi diğer kadınların dağılım bölgesi içindeydi (şekil 3: S1). Bundan başka, 70 yıldan fazla yaşamış iki (menopoza girmiş) kadın tamamen normal dişi BSTc gösterdi (şekil 3: M1, M2). Transseksüellerin tümünün öströjenlerle tedavi edilmelerinden sebeple, kanlarındaki yüksek östrojen seviyelerinden dolayı BSTc hacminin düşmesi mümkün olmuş olabilirdi. Bu olguya karşı kanıt olarak her ikiside küçük dişi benzeri BSTc’ ye sahip T2 ve T3 transseksüelleri gösterilebilir (şekil 3): Prolaktin seviyesi çok yükseldiğinden T2, ölümünden 15 ay önce hormon kullanmayı bırakmıştı. T3 ölümünden 3 ay önce tespit edilen sarcoma’dan dolayı hormon tedavisini durdurmuştu. Üstüne üstlük çok yüksek östrojen kan seviyeleri indükleyen feminize olmuş bir adrenal tümöründen muzdarip 31 yaşında ölen bir erkeğin buna rağmen BSTc’si çok büyüktü (şekil 3: S2).

    t3

    şekil 3: M: Heteroseksüel erkekler, HM: Homoseksüel erkekler, F: Heteroseksüel dişiler, TS: Transseksüeller. Altı transseksüel T1 den T6 ya numaralandı. Cinsiyet hormon seviyeleri normalin üstünde olanlar S1 den S4 e numaralandı. M1 and M2: menapozdaki kadınlar.

    Bizim sonuçlarımız, transseksüel grupta BSTc’nin dişi hacimli oluşunun, androjen bulunmayışından dolayı mı olduğunu da açıklamalıydı: T4 dışında hepsinin testisleri alınmıştı. Bunun üstüne prostat kanserinden dolayı ölümlerinden 1 ve 3 ay önce testisleri alınmış iki erkeği inceledik (S4 ve S3, söylendiği sırasıyla) ve bulduk ki, onların BSTc hacimleri normal erkek BSTc bölgesinin üst ucundaydı. Testisleri alınmamış tek transseksüelin (T4) BSTc hacmi ise transseksüel skorlarının ortasındaydı. (şekil 3). Transseksüellerin beşi yalnız testisleri alınmakla kalmamış, onların tümü antiandrogen cyproterone acetate (CPA) kullanmıştı. BSTc üzerinde bir CPA etkisi benzerliği görülmedi, çünkü T6 son 10 yılında ve T3 ölümünden önceki 2 yıllık sürede CPA almamıştı ve her ikiside özellikle bir dişi hacimli BSTc’ye sahipti.

    Özet olarak,gözlemlerimiz yetişkin cinsiyet hormon seviyelerindeki farklarla biyolojik erkek transseksüellerin küçük hacimli BSTc’lerinin açıklanmış olamayacağı, fakat cinsiyet hormonlarının bir düzenleme hareketi neticesinde gelişim sırasında tesis edildiği fikrini doğuyor, yeni doğmuş erkek farelerde gonadectomy ve dişi farelerde androgenization’un BST’nin nöron sayısında cidden belirgin değişiklikler indüklemesi ve cinsel iki şekilliği bastırmış olması bu fikri desteklemektedir [17,18].

    Hayvanlardan sağlanan bilgilerle birlikte dikkate alındığında incelememiz, “cinsel özdeşleşme başkalaşımları oluşum aşamasındaki beyin ile cinsiyet hormonları arasındaki bir etkileşimin sonucu olarak gelişebilir” hipotezini destekler [5,6]. Genetik faktörlerin doğrudan etkisi hayvan deneyleri temelinde dikkate alınmış olacaktır [24].

    Transseksüellerin cinsel yönelimleri ile BSTc hacimleri arasında onlar erkek yönelimli (T1, T6), dişi yönelimli (T2, T3, T5) ya da her ikisi (T4) olsa da olmasa da bir ilişki bulamadık. Bundan başka, heteroseksüel ve homoseksüel erkeklerin BSTc hacimleri, cinsel yönelim BSTc hacmini düşürür fikrini güçlendiren bir fark değildi. Ek olarak, erken geçiş yapan (T2, T5, T6) ve geç geçiş yapan (T1, T3) transseksüeller arasında BSTc hacimleri bakımından fark yoktu. ılginç olanı, transseksüellerdeki çok küçük BSTc hacmi çok yerel bir beyin farkı olarak görünür. Diğer üç hypoşalamic nuclei’nin (PVN, SDN, SCN) aynı kişilerde benzer değişiklikler gösterdiğini gözlemleyemedik (unpublished data). Bu nuclei’lerin tüm gelişimlerini aynı zamanda yapmamasından ya da cinsiyet hormon reseptorlerinin bulunmasına veya aromatase’ına bağlı olarak BST ve bu nuclei’ler arasında bir farktan dolayı bu böyle olabilir. Biz şimdi cinsel yönelim ve cinsiyetle beyin ilişkisini, çeşitli hipoşalamic nuclei’de cinsiyet hormon reseptorlerinin dağılımı ve aromatase aktivitesi bakımından inceliyoruz.

    MEşODS. (Bu bölümde BSTc hacminin nasıl ölçüldüğü anlatılıyor. Çok fazla teknik bilgi gerektirdiğinden Türkçe’ye çevrilmedi. Bu teknik bilgiye ilgi duyanlar zaten anlar.) Brains of 42 subjects matched for age, postmortem time and duration of formalin fixation were investigated. şe autopsy was performed following şe required permission. For immunocytochemical staining of VIP, şe paraffin sections were hydrated and rinsed in TBS (Tris-buffered-saline: 0.05 M tris, 0.9% NaCl, pH 7.6). şe sections were incubated wiş 200 µl anti-VIP (Viper, 18/9/86) 1:1000 in 0.5% triton in TBS overnight at 4° C. şe immunocytochemical and morphometric procedures were performed as described extensively elsewhere [25-27]. In brief, serial 6 m m sections of şe BSTc were studied by means of a digitizer (Calcomp 2000) connected to a HP-UX 9.0, using a Zeiss microscope equipped wiş a 2.5x objective and wiş 10x (PLAN) oculars. Staining was performed on every 50ş section wiş anti-VIP. şe rostral and caudal borders of şe BSTc were assessed by staining every 10ş section in şe area. şe volume of şe BSTc was determined by integrating all şe area measurements of şe BSTc sections şat were innervated by VIP fibres. In a pilot study, şe size of şe BSTc was measured on boş sides in eight subjects (five females and şree males) and no left-right asymmetries were observed: şe left BSTc (1.71±0.16 mm3) was comparable in size to şat of şe right BSTc (1.83±0.30 mm3) (P=0.79). No asymmetry was observed in şe BNST-dspm eişer [19]. şe rest of our study was şerefore performed on one side of şe brain only. Brain weight of şe male transsexuals (1385±75 g) was not different from şat of şe reference males (1453±25 g) (P=0.61) or şat of şe females (1256±35 g) (P=0.23). şe cause of deaş of şe six transsexuals was suicide (T1), cardiovascular disease (T2,T6), sarcoma (T3), AIDS, pneumonia, pericarditis (T4) and hepatitic failure (T5). Sexual orientation of şe subjects of şe reference group (12 men and 11 women) was generally not known, but presumably most of şem were heterosexual. Sexual orientation of nine homosexuals was registered in şe clinical records [28]. Differences among şe groups were tested two-tailed using şe Mann-Whitney U test. A 5% level of significance was used in all statistical tests.

    Acknowledgements

    We şank Mr. B. Fisser, Mr. H. Stoffels, Mr. G. van der Meulen, and Ms. T. Eikelboom and Ms. W.T.P. Verweij for şeir help, and Drs. R.M. Buijs, M.A. Corner, E. Fliers, A. Walter and F.W. van Leeuwen for şeir comments. Brain material was provided by şe Neşerlands Brain Bank (coordinator Dr. R. Ravid). şis study was supported by NWO.

    References

    Money, J. and Gaskin, Int. J. Psychiatry, 9 (1970/1971) 249.
    Gooren, L.J.G., Psychoneuroencrinology, 15 (1990) 3-14.
    Kawakami, M. and Kimura, F., Endocrinol. Jap., 21 (1974) 125-130.
    Emery, D.E. and Sachs, B.D., Physiol. Behav., 17 (1976) 803-806.
    Editorials Lancet, 338 (1991) 603-604.
    Swaab, D.F. and Hofman, M.A., TINS, 18 (1995) 264-270.
    Money, J., Schwartz, M. and Lewis, V.G., Psychoneuroendocrinology, 9 (1984) 405- 414.
    Sheridan, P.J., Endocrinology, 104 (1979) 130-136.
    Commins, D. and Yahr, D., J. Comp. Neurol., 231 (1985) 473-489.
    Jakab, R.L., Horvaş, T.L., Leranş, C., Harada, N. and Naftolin, F.J., Steroid Biochem. Molec. Biol., 44 (1993) 481-498.
    Eiden, E.L., Hökfelt, T, Brownstein, M.J. and Palkovits, M., Neuroscience, 15 (1985) 999-1013.
    De Olmos, J.S. In: Paxinos, G. (Ed.), şe Human Nervous System, Academic Press, San Diego, 1990, pp. 597-710.
    Woodhams, P.L., Roberts, G.W., Polak, J.M. and Crow, T.J., Neuroscience, 8 (1983) 677-703.
    Simerly, R.B., TINS, 13 (1990) 104-110.
    Arluison, M., et al., Brain Res. Bull., 34 (1994) 319-337.
    Bleier, R., Byne, W. and Siggelkow, I., J. Comp. Neurol., 212 (1982) 118-130.
    Del Abril, A., Segovia, S. and Guillamón, A., Dev. Brain Res., 32 (1987) 295-300.
    Guillamón, A., Segovia, S. and Del Abril, A., Dev. Brain Res., 44 (1988) 281-290.
    Allen, L.A. and Gorski, R.A., J. Comp. Neurol., 302 (1990) 697-706.
    Walter, A., Mai, J.K., Lanta, L. and Görcs, T.J., Chem. Neuroanat., 4 (1991) 281-298.
    Claro, F., Segovia, S., Guilamón, A. and Del Abril, A., Brain Res. Bull., 36 (1995) 1-10.
    Simerly, R.B. and Swanson, L.W., Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A., 84 (1987) 2087- 2091.
    De Vries, G.J., J. Neuroendocrinol., 20 (1990) 1-13.
    Pilgrim, Ch. and Reisert, I., Horm. metab. Res., 24 (1992) 353-359.
    Swaab, D.F., Zhou, J.N., Ehlhart, T. and Hofman, M.A., Brain Res., 79 (1994) 249- 259.
    Zhou, J.N., Hofman, M.A. and Swaab, D.F., Neurobiol. Aging (1995) in press.
    Zhou, J.N., Hofman, M.A. and Swaab, D.F., Brain Res. 672
    Swaab D.F. and Hofman M.A., Brain Res., 537 (1990) 141-148.

    Correspondence and requests for materials to:

    J.-N. Zhou, M.A. Hofman and D.F. Swaab
    Graduate School Neurosciences Amsterdam
    Neşerlands Institute for Brain Research
    Meibergdreef 33
    1105 AZ Amsterdam ZO
    şe Neşerlands

    L.J.G. Gooren
    Department of Endocrinology
    Free University Hospital
    1007 MB Amsterdam
    şe Neşerlands
    Email: lgooren@inter.nl.net

     

    Araştırma J.-N. Zhou, M.A. Hofman, L.J. Gooren ve D.F. Swaab tarafından yapıldı. (1997)
    Alıntı: Bu inceleme http://www.symposion.com/ijt/ijtc0106.htm adresinde ıngilizce yayınlanmıştır.
    Burada Türkçe çevirisini okuyacaksınız. Bazı teknik terimler çevirilememiştir.
    geocities.com/Wellesley/3116/brain.html
    Not: Geocities 2009’da kapandı

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 16:01 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , ,   

    Transseksüellik ve Cinsel kimlik 

    Transseksüelliği anlayabilmek için bazı kavramların anlamlarını iyi anlamamız gerekmektedir. Bu kavramlar insan cinselliğinin bütününü oluştururlar. Bunlar biyolojik cinsiyet, cinsel rol ve cinsel kimlik kavramlarıdır.

        Biyolojik cinsiyet:
    Bir insanın erkek ya da dişi olmasıdır. Doğduğumuz andaki ilk belirlenen biyolojik cinsiyetimizdir.
        Cinsel rol:
    Bir kişinin dişiliğini ya da erkekliğini ifade etme biçimi, yani ne kadar kadınsı ya da ne kadar erkeksi gibi olduğudur.
    Cinsel kimlik:

    Bir kişinin kendini erkeklik ya da dişilikle özdeşleştirmesidir.

    Biyolojik cinsiyetle, cinsel rolün ayrı kavramlar olarak alma gereği, cinselliğin bedensel olduğu kadar beyinsel bir kavram olmasından kaynaklanır. ınsanların cinselliğinin toplum tarafından algılanışı insanlar, karakter ve davranışların belirli kültürel kalıplara uyması ölçüsünde dişi ya da erkek nitelikli sayılırlar şeklindedir. Ancak cinsel rolün, toplum tarafından algılanışı ile bizzat kişi tarafından algılanışı farklıdır. Bir örnekle açıklarsak, dış cinsel organlarından dolayı çevresi tarafından erkekliğe uygun görülen kişi, kendini tam ters yönde algılayabilir. Yani kendisine yakıştırılan cinsel rol ile kendine yakıştırdığı cinsel kimliği farklı olabilir. Uzun vade de bu kişinin cinsel rolüyle değil de cinsel kimliği ile bütünleşmesi, yani erkek cinsel organlarından dolayı kendisine uygun görülen erkek rolüne göre yetiştirilmesine rağmen dişi kimliğini benimsemesi çok mümkündür. Bu tür durumlar çok sık görülmemekle birlikte insanların cinsel kimliğinin fiziksel durumları ve görünüşteki davranışları ile değil, yalnız ve yalnızca kendilerini dişilik ya da erkeklikle özdeşleştirmeleri ile belirlendiği ortaya çıkar.

    ınsanların büyük çoğunluğunda cinsel kimlik ile cinsel rol gerek toplumsal algılanışı gerekse kendi algılayışı bakımından aynıdır. Yani çoğu erkek yalnızca erkeklik rolünü oynamaz, aynı zamanda onu özümser ve benimser. Bir çocuk doğduğunda dış cinsel organlarına bakılarak hemen cinsiyeti tespit edilir ve o andan itibaren takılan adla, giydirilen renkle, alınan oyuncakla ve desteklenen davranışlarıyla diğer cins ile aralarında farklar yaratılmaya başlanır. 3-4 yaşlarındaki bir çocuk kendini erkeklik ya da kadınlıkla özdeşleştirmiş olur ve tipik erkek ya da kadın davranışını üstlenir. Böylece çocuk henüz kendi başına karar alabilecek duruma gelmeden cinsel rolü, biyolojik cinsiyetine uydurulmuş olur. Bu kurala uymayan durumlar istisnalar ya da sapmalar olarak ele alınır. Tamamen kadın ve tamamen erkek olanların iki ucu oluşturacaklarından hareketle bunlar arasında kalan ve büyük çeşitlilik gösteren fiziksel ya da ruhsal sapmalar demetine intersex adı verilir.

    Transseksüellere uygulanan ve aslında pek titizlikle seçilmiş bir kavram olmayan cinsiyet değiştirme kavramı yerine cinsiyetin düzeltilmesi kavram olarak daha doğrudur. Çünkü bir insanın cinsel kimliği değiştirilemediğine göre cinsiyetini gerçek anlamda değiştirmek olanaksızdır. Cinsiyetin tespiti için doğumda dış cinsel organların görünümünü kıstas almak yanlış bir davranış değildir. Çünkü büyük bir çoğunlukla, tespit edilen cinsiyetle sonradan ortaya çıkan cinsellik ve cinsel rol, cinsel kimlikle denk düşmektedir. ınsanın cinsel kimliği doğuştan var olan özelliklerdendir. Ancak insan cinsel varlığının farkına varana değin anlaşılamaz. Bu bakımdan transseksüellik daha çocukluk çağlarında kendini belli eder. Transeksüelliğin teşhisine ve tedavisine ilişkin uluslararası sağlık standardları 1979 da yayınlanmış, B.M. Dünya Sağlık Teşkilatınca kabul edilmiştir. Tıbben Gender Disphoria adı verilen transseksüelliğin, teşhis edilmesi için aranan nitelikler bilimsel olarak belirlenmiştir. ılk cinsiyetin düzeltilmesi ameliyatı tam olmasa da 1912 de Berlin’de biyolojik kadın transseksüellere uygulandı. Yine Berlin’de biyolojik erkek transseksüellere ilk ama tam gerçekleşmeyen bir ameliyat 1920 de gerçekleştirildi. ılk tam anlamıyla gerçekleşen ameliyat 1931 de Berlin’de yapıldı. Ameliyattan sonra Dorchen adını alan Rudolph 10 yıldan fazla Dr. Hirschfeld’in enstitüsünde hizmetçi olarak çalıştı. ılginçtir ki, bu ameliyat ve sosyal kimlik bilgilerinin değiştirilmesi Nazi Almanya’sında yasaldı. Bazı Avrupa ülkeleri örneğin ısveç 1972 de, Almanya 1981 de, ıtalya 1982 de, Hollanda 1985 de ve Türkiye 1988 de bu işlemi yasal hale getirdi.

    Cinsel organları incelendiğinde bir transseksüel hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kadın ya da erkektir ve çoğu kez üretken durumdadır. Ama kendini başka cinsiyetteki bir bedenin içinde tutsak hisseder ve kendisine yakıştırılan cinsel rolden sorumlu olan cinsel organlarından nefret eder. Yani biyolojik cinsiyeti ile cinsel kimliği arasında bir uygunsuzluk vardır ve bunun düzeltilmesi gerekir.

    Çoğunlukla cinsiyet ile cinsel kimlik arasındaki zıtlık ve bunun açıklanmasındaki zorluk anksiyete, depresyon gibi bazı psikolojik rahatsızlıklar biçiminde kendini ortaya koyar. Bu gibi durumlar tıbbi yardım gerektirdiğinden ilk teşhis terapist tarafından konulur. Transseksüel kişinin cinsiyetinin düzeltilmesi arzusu geçirdiği depresyonun şiddetiyle genellikle doğru orantılıdır. Kişi ya tamamen yaşamından ya da toplumsal konumundan vazgeçmek kararını vermek zorunda kalır. ıstatistiklere göre transeksüellerin %20 si 1. şıkkı seçmektedir. Aslında toplumsal açıdan bakıldığında her iki seçimde bir bakıma intihardır. ıkinci şıkkın bir intihar konumundan çıkarılması için toplumun bu konuda eğitilmesi önem kazanır. Kararını önce ailesine söyler, genellikle bu evlat ailesi tarafından reddedilir. ış yerinde patronuna söyler, genellikle işinden atılır. Gerçek kimliğinde daha mutlu ve dengeli bir insan olarak toplumda faydalı bir birey olarak yaşaması mümkünken toplum tarafından dışlanan bu kişi yasal olmayan yollara başvurmak zorunda bırakılarak toplum açısından asalak bir birey durumuna gelir. Bu insan savurganlığından başka bir şey olmadığı gibi toplumsal kalitenin de bozulmasına yol açar. Bu insanın tek kusuru cinsel yönden hatalı/sakat doğmuş olmasıdır.

    Cinsiyetin düzeltilmesi için ameliyat yasalsa da bu yeterli değildir. Ayrıca ömür boyu sürecek hormon tedavisi ve bir takım estetik ameliyatlar geçirmesi gerekir. Bu oldukça yüksek bir maddi yük getirir. Bugünkü(1997) koşullara bu miktar 2 Milyar TL.nin üstündedir.Ayrıca daha da zor olanı biyolojik erkek bir transseksüelin sadece yüzündeki kıl sayısı 30,000 civarındadır ve bunların kökleri elektrikle yakılarak, 1-2 saatlik seanslarla 300-500 saatte alınabilmektedir. Bu işlemin toplam faturası cinsiyeti düzeltme ameliyatının faturasının çok üzerindedir ve 1-2 yıl sürer. Sadece hormon tedavisinin aylık gideri (1997) 5 Milyon TL. civarındadır. Gardrobunu yeni baştan oluşturmak zorundadır. En önemlisi yaşamak istediği cinsel rolün toplum tarafından kabul edilebilmesi için cinsel rolün gerektirdiği davranış modeline uyum sağlaması gereklidir. Bu davranış modeli normal bir insana daha çocukluğundan başlayarak, yetişkin bir insan olana kadar ailesi ve arkadaşları tarafından öğretilerek, özendirilerek, düzeltilerek uzun bir zaman dilimi içinde yerleştirildiği halde, bu kişilerden bu davranış modeli sanki insanın doğal bir yeteneği imiş gibi hemen bu modele uygun davranması beklenmektedir. Hormon tedavisi ile bir biyolojik erkek transseksüelin nispeten kabul edilebilir bir kadın görünümü alması ve davranış modelini oturtması en az iki yıl, tamamen bir kadın görünümü alması ise 8 yıl sürmektedir. Batı ülkelerinde bu süreç içindeki eğitim ve tıbbi destek, bu konuda uzmanlaşmış personel tarafından profesyonel bazda verildiği halde, ülkemizde bir transseksüel bu eğitimi ancak transseksüel arkadaşlarından amatör bazda alabilmektedir.

    Transeksüelliğin teşhisi ve tedavisine ilişkin sağlık standardları 1979 da belirlenmiştir. Bir çok ülkede uygulanan sistem: Transseksüel teşhisi konan kişi terapisti tarafından cinsiyetin düzeltilmesi için fiziksel ve ruhsal desteği sağlamakla yükümlü merkezlerden birine tavsiye edilir. ılk 3-4 aylık hormon tedavisinden sonra bireyin karşı cinsiyetin cinsel rolünde toplum içinde en az 2 yıl, günde 24 saat, hormon tedavisi görerek yaşaması istenir. Bu süreç için kendisine karşı cinsiyetin kimliği ve hakları yasal olarak sağlanır. Yani bir biyolojik erkek transseksüel cinsiyetin düzeltilmesi ameliyatını geçirmeden önce yasal kimlik bilgileri kadın olarak değiştirilerek en az iki yıl bu rolde yaşar. Bu süre içinde kendisine bu role uyum sağlaması için gerekli tüm eğitim ve ruhsal destek verilir. En az 1 yıl sonra yeni rolüne sağladığı uyuma göre kendisine ameliyat izni verilir veya bu denemeye devam etmesi istenir. (Amerika, Fransa, ısviçre, Yugoslavya, Avusturya, v.s.)

    Ülkemizdeki durum ise çok farklıdır. Bir transseksüelin yasal olarak kimlik bilgilerinin değişebilmesi için, bu ameliyatı geçirmiş ve ruhsal kimliği ve davranışlarıyla yeni cinsiyetinin gerçek bir üyesi durumuna gelmiş olması gereklidir. (Türkiye, Almanya, ıtalya, Hollanda ve ısveç) Bu durumda ameliyat öncesi gerçek yaşam testi yasal olarak uygulanabilir değildir. Bir transseksüel en azından, emniyet birimlerinin arasıra yaptığı kimlik kontrollerinde kimliğini ispatlıyamıyacağından şüpheli şahıs olarak göz altına alınacaktır. Böylece toplumsal baskı yanında, yasal bakımdan illegal bir kişi haline gelmek te göze alınması gerekli engellerden biri olarak karşısına çıkar. Herşeyi göze alan transseksüeller ameliyat olup, resmen kimliğini alabilir duruma gelene kadar uygulanan toplumsal ve yasal baskılar nedeniyle toplum açısından çoğunlukla sağlıksız bireyler haline gelmektedirler. Bir transseksüelin en doğal hakkı olan (toplumun büyük çoğunluğunun zaten doğal hakkı olan) cinsel kimliğine uygun ve yasalara uygun yaşama hakkı yetersiz düzenlemelerle kişinin elinden alındığı gibi, toplumsal yapıda istenmeyen bozulmalara da sebep olmaktadır. Yine de ülkemizdeki bu yasa Brezilya gibi bazı ülkelerin yasalarından daha medenidir.
    ilk olarak 09.Ağustos 1997 de hazırlandı ve 12 Ocak 2000 de yeniden düzenlendi.
    geocities.com/Wellesley/3116/first.html

    Not: Geocities 2009’da kapandı

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:23 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Yansımalar, Geniş Açı 

    bembeyaz kar taneleri düşmeye başladığında heyecanlandım… camın kenarına gidip elimi dışarı çıkardım. avucuma düşen kar tanelerini izledim, seni düşünerek. seversin sen kar’ı… sen de benim gibi heyecanlanırsın! çocuklar gibi mutlu olursun, hayallere dalarsın…

    elime sımsıcak bir soğukluk değerken, camdaki yansımamın yanında seni gördüm… elinde çiçeklerle bekliyordun beni gülümseyerek. hatırladın değil mi? soğuk havada, sıcak duygularla beklemiştin beni, ben de sana gelmiştim…

    işte o günleri gördüm camda, kendi yansımamın yanında! işte bak sen de görüyor musun? beyaz yumuşacık bir gündü… kapkara gözlerin o beyazlığın içinde kömür gibi göz alıyordu… bak bak! görüyor musun? nasıl da seviyordum seni, tıpkı bugünkü gibi…

    görüyorsun değil mi? ben buradaydım, seni bekliyordum.. sen her seferinde bana geliyordun!!! bak şimdi de bekliyorum seni… ve yine karlar yağıyor… ve yine geldim cama, gülümsedin bana…

    senin dudaklarından bahsettim karlara… “aynı sizin gibi onun dudakları” dedim. “ve sizin kadar keskin bizim sevgimiz, sizin kadar yakıcı, sizin kadar temiz”

    bu kış, seni yine eskisi gibi seviyorum… ve eskisi gibi, baktığım her yerde seni görüyorum. serin dudaklarını hissediyorum yanaklarımda… ve gelmeni bekliyorum camdaki yansımamın yanında…

    I-D

    ……………………………………………………………………………………………………………………

    Yansımalar — Slow Motion…

    ***kan kusmuyorum, verem değilim, seni seviyorum!***

    aynaya baktığında da insan “anti”sini görmez mi zaten? bir çeşit simetri değil midir insanın yansıması? hem antidir, hem simetriğidir, ama en güzeli gördüğü kendisidir! ve miligramlarla sınırlı değil aşklar… örneğin benimki tam 46 kilo bir aşk. tam da kendi ağırlığımca yaşıyorum aşkımı! seviyorum yansımamı 46 kilo kadar! yan etkisi mi? biraz uykusuzluk yapıyor aşırı dozda aşk… ve biraz da uçuruyor insanı!

    nefesimde biyotik kokusu kabulümdür… eğer sen de biyotik kokuyorsan! senin kokuna değişmem hiçbirşeyi! biyotikse biyotik kokayım ben de senin gibi; bebekse ben de senin gibi bebek kokayım…

    aşırı dozlarda kaybolmak, aska teslim etmek kendini… ne güzel aşırı dozda sevmek seni!

    aynaya baktığımda kocaman gözlerini görüyorum yine… çocuk bakışlarını özlüyorum aşırı dozda! ve biliyorum ki biyotik kokmuyorsun, bebek kokuyorsun sen!

    seni seviyorum antibiyotiğim! her derdime devasın sen benim!!!

    I-D

    Yansımalar — STOP!

    PAMUK PRENSES, BİRKAC CÜCE VE TABİİ KÖTÜ CADI… E BİR DE AYNA:

    1. DİYOLOG (ANALOG)

    • Ayna ayna söyle bana, benden daha güzeli var mı dünyada?
    • Yok kraliçem, siz en güzel insanısınız dünyanın (yalandan kim ölmüş)

    2.DİYOLOG (KONFERANS)

    • Ayna ayna söyle bize, bizden daha kısası var mı bu dünyada?
    • Yok sayılır… Bir tek step iklimi bitkileri sizden kısa (dogru söyleyeni dokuz köyden kovarlar)

    3.DİYOLOG (ÖZELEŞTRİ)

    • Ayna ayna söyle bana, sıkılmıyor musun bütün gün orda?
    • Benim de kaderim böyleymiş prensesim ama eğer kırarsanız bu aynayı ben de dışarı çıkıp sizin en yakın arkadaşınız olabilirim (iyilik yap iyilik bul kim kazanmış kötülükten)

    Buradan çıkarılacak sonuçlar:

    1-Cadı salak ve de saf ve hatta çirkin.
    2-Cüceler kısa, hem de bayağı kısa; step iklimi onlardan da kısa.
    3-Pamuk prenses iyi, temiz kalpli, ve aynaya baktığında ne sorması gerektiğini iyi biliyor.

    I-D

    ……………………………………………………………………………………………………………………

    Yansımalar — ve… ACTION!!

    Atılgan diye bişey olsa keşke. olsa… şöyle derdim ona:

    Atılgan yolları kısalt!
    Atılgan boyumu uzat!
    Atılgan sevgilimi buraya ışınla!
    Atılgan beni sevgilime ışınla!
    Atılgan bizi birbirimize ışınla!!!!!!!!
    Atılgan bizi birbirimize kaynak yap!
    Atılgan mucize yarat!
    Atılgan beni Demi Moore yap!
    Atılgan beni Drew yap!
    Atılgan beni Punto yap!
    Atılgan beni Oscar yap!
    Atılgan beni kuş yap!
    Atılgan beni deli etme!
    Atılgan bana bedava uçak biletleri bul (ama ne gerek var zaten ışınlıyosun beni… olsun sen yinede uçak bileti bul bana, garanti olsun)!
    Atılgan elin değmişken vize al bana!
    Atılgan ailemi uzak diyarlara taşı (benden uzak, birbirlerine yakın)!
    Atılgan manyağa bağlıyorum, biraz eğlendir beni!
    Atılgan uçur beni (kendimden kaçır beni)!
    Atılgan elini biraz çabuk tut, geç kalmak üzeresin!
    Atılgan beni saat 6’da iş yerinden al, uçağa bindir (tek gidiş olsun, dönüşünü istemem)!
    Atılgan ya uf yaa gerçek ol!
    Atılgan nefret ediyorum senden!
    Atılgan beni kraliçe yap (mümkünse İngiltere olsun)!
    Atılgan uyuz musun?
    Atılgan bana sabır ver!
    Atılgan içki getir!
    Atılgan bir müddet beynimi emanet al!
    Atılgan ruhumu geri ver bana!

    Atılgan….

    please send me back to my REFLECTION…
    please send me back to my “EXPRESSION”…

    I-D

    ……………………………………………………………………………………………………………………

    Yansımalar — fade in…

    gerçek olmak zormuş, bunu anladım… insan olmak zormuş. harcanan hayatlara katılmak, öylece kalıvermek papatya tarlasının ortasında -bir papatya kadar ömrümle- zormuş. ben gülümsemeye çalıştım başıboş bir iyimserlikle aynalara, aynalar çekti beni en pis bakışlarımla…

    ben aynalardan öğrenmeye çalıştım insanlığımı, ama sessiz kaldılar söylemediler bana güzelliğimi. kendime baktığımda göremedim yüzümün rengini. pamuk prensesin üvey annesi oldum hep, pamuk prensesin benden güzel olduğunu öğrendim. amacım en güzel olmak değildi, sadece “sen de güzelsin” demelerini istedim aynalardan…

    Gülümsememin karşılığını bekledim, insanlığımı, hatalarımı, acılarımı, en güzel yanlarımı görüp de bana gülümsesinler istedim… ama üvey anneydim hep. kötü cadı…

    şimdi, saçlarımdaki üç beş tel beyaz saçımı yoluyorum belki çocukluk yıllarıma geri dönebilirim diye. belki dönebilirim de annemin makyaj malzemeleriyle, yüzüme içten bir mutluluk çizebilirim…

    gerçek olmadığını anladım artık. görüntüme sığınıyorum ve aynamın içine geri dönüyorum… en güvenli yer orası benim için…

    I-D

    ……………………………………………………………………………………………………………………

    Yansımalar — fade out…

    Döküldü aynanın tüm sır’ları… Göremiyorum kendimi baktığım hiçbir yerde…

    I-D

    ……………………………………………………………………………………………………………………

    Yansımalar — zoom in & zoom out

    annemden arta kalan değil miyim ben? annemin zoraki gençliğinden, çok kardeşli yalnız ortamından kalan değil miyim? genç kızlık hayallerinde düşünmeye cesaret edemedikleri ben değil miyim? içinde barındırdığı özgürlüğü ancak evlilikle ölçebildiğinde, o özgürlükten arta kalan ben değil miyim? hayal kırıklıklarında, sevgi azlığında, sıradanlığında, hayal ettiği ben değil miyim?

    babamdan arta kalan değil miyim ben? tabanı delik ayakkabılarına, çocuk yaşta babalık yapmasına nefreti ben değil miyim? her şekilde yalnız kalan, her zaman olgun olan; düşüncelerinden arta kalan ben değil miyim? bir kızın aşkı ile yanarken o, sevgisinden arta kalan ben değil miyim?

    kardeşimden arta kalan değil miyim ben? gençlik heyecanından atan kalbi ben değil miyim? gelecek hayallerin içinde, çok sesli fikirlerden saklandığı ben değil miyim? onun uykusundan, çocukluğundan arta kalan ben değil miyim?

    ben arta kalmışım kendimden, diğerlerinden… tanrı’dan arta kalmışım ben… o bana diğerlerine vermediklerini vermiş. o bana, özgürlüğü evlilikte değil, hayatta aramayı vermiş. o bana insan sevgisini, kadın aşkını vermiş… o bana tabanı bütün, az kardeşli, sessiz bir aile vermiş. o bana, mutluluğu diğerlerinden farklı yerlerde arama duygusunu vermiş..

    tanrı bana kendinden bir parça vermiş, tıpkı diğerlerine verdiği gibi. tanrı insanlara; diğerlerinden arta kalanları vermiş…

    ama aslında kimin kimden arta kaldığını tam olarak bilememiş…

    I-D

    ……………………………………………………………………………………………………………………

    Yansımalar — hareketli kamera görüntüsü

    Kucak aciyorum hayatin butun getirdiklerine… Baliklara, ciceklere, peri kızıma, trafik sıkışıklığına, ölenlere, yaşayanlara, agaçlara, hatta örümceklere, hatta kana, hatta en kötülere, hatta en iyilere, mutluluklara, acılara, gecelere, karanlığa, okyanuslara, pamuk gibi bulutlara, kelebeklere, gelinciklere, papatyalara, en büyük maceralara, küçük bebeğin ayak parmağına.anlamsız cümlelere, yıkılan hayatlara, yeni doğan güne, ölümcül hastalıklara, en yeni buluşlara, teknolojiye, geleneklere, anlamayanlara, kendilerini anlatamayanlara, kaybedenlere, hep kazananlara, gözleri gülenlere, sürekli ağlayanlara, ve hatta dostluğa ve hatta düşmanlığa ve hatta nefrete ve hatta çaresiz asklara, herşeye rağmen mutlu olanlara, körken gorebilenlere, sağırken duyabilenlere, kaprise, neme, intiharlara, kumar borçlarına, ve hatta insanlara, ve hatta kendime…

    Kucak açıyorum hayata, bir peri kızından bana yansıyanlarla… Kucak açıyorum Tanrı’ya… Hepimiz O’ nun birer yansıması degil miyiz zaten?

    I-D

    ……………………………………………………………………………………………………………………

    Yansımalar — yakın plan çekim

    sırlarımı kimse bilmez. acılarımı yüzümden okuyamazsınız benim… ne koparabilirsiniz hayattan beni, ne de yaşamamı sağlayabilirsiniz.

    yalnızlığımı kimse bilmez. gözümdeki perdeyi kaldıramazsınız benim… ne gösterebilirsiniz güzellikleri, ne de kör olmamı sağlayabilirsiniz. hislerimi kimse bilmez.

    yüreğimi yerinden çıkaramazsınız benim… ne hissedebilirsiniz vurulan bir ceylanın acısını, ne de iyileşmesini sağlayabilirsiniz.

    beni kimse bilmez. aynadaki yansımam bile bilemedi beni…

    I-D

    ……………………………………………………………………………………………………………………

    Yansımalar — 50mm

    Simdi hayatin ortasinda durmus aynaya bakiyorum da; aynaya yansiyan da benim, aynadan yansiyan da…

    I-D

    Reglnet – 2009

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 15:16 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Dönüm Noktası 

    Kontrolu dışındaki durumlar yüzünden terapideki bir kadın kendini sorguluyor ve nereye ait olduğunu anlamaya çalışıyor, gerçekte kim olduğunu ve bundan sonra nasıl devam edeceğini. bu kendini keşfediş ve uzun süre saklı tutulan duygular üzerine (biraz) karamsar bir hikaye.

    DÖNÜM NOKTASI
    (yazan DJWOODS)

    bu küçük odada oturmuş düşünüyorum, nasıl oldu da bu noktaya geldim. ben her zaman kontrollüyümdür -başkalarını değil ama en azından kendimi, hislerimi, işlerin nasıl gideceğini kontrol edebilirim- fakat şimdi yüzeye çıkarılmamış duygularım için bedel ödüyorum. bütün bu yıllar boyunca kontrollü olmak sonunda beni ele geçirdi ve artık hiçbirşeyin kontrolü benim elimde değil.

    sanki az önce karanlık, penceresiz, kapısız, dipsiz bir çukurdan dışarı çıktım ve dünyayla yüzleşmeye çalışıyorum. daha da önemlisi kendimle yüzleşmeyi öğrenmek zorundayım. aslında ben özele önem veren birisiyim. gözlerden uzak olmamı gerektirecek birçok istek, düş, tutku ve sorularım var. bunları bütün hayatım boyunca kafamda, kalbimde ve ruhumda saklı tuttum. şimdi ise onları günışığına çıkarmak sanki kabuklarını soymaya benziyor. sadece duygusal olarak değil, fiziksel olarak da oldukça acı verici. parçalara bşlünmüş gibi hissediyorum ve beni birarada tutan şey de yok oldu.

    herşey o kadar yavaş birbirinden koptu ki farkına bile varamadım aslında. fakat öfke olarak geldi dışavurum, tıpkı bir buhar makinesinin çalışması gibi yavaş yavaş birikti öfke. önce yıllar boyu birikip, sonra tüm gücü ile saldırarak savurdu beni.

    bütün hayatım boyunca herkes gibi çoğunluğun bir parçası olmak istedim fakat genellikle başarılı olamadım. çay partileri yada sek sek oynamak yerine futbol ve basketbol vardı. fakat yazı yazmak yada müzüğe karşı olan yeteneğim bile kendime güven duymamı sağlayamadı, tam tersi beni o içine girmeye can attığım topluluktan uzaklaştırdı. bu yüzden beni farklı kılan şeyleri tekrar dışarı çıkmayacaklarını umarak olabildiğince derine gömmeye çalıştım. en çok gizlemeye çalıştığım şey ise benim kabullenemediğim bir parçamdı. kabul edemediğim, nasıl kabulleneceğimi bilemediğim bir parça. bir başkası tamam ama ben değil -lütfen ben değil- ben zaten yeteri kadar farklıyım bu kadar büyük birşeyin üstesinden gelemem. zaten üstesinden gelemedim de…

    reddedilemeyen bir ileri gidiş. inkar edilmesi imkansız bir yanıt, ruhumun en karanlık köşesinde bile büyümeye devam eden bir tohum. ve o, bunca yıldan sonra kendini serbest bırakmaya karar verdi.

    şimdi bu küçük odada bir yabancı ile oturmuş iç döküşümü kaydediyoruz herşey açığa serilirken. tekrar bişraraya getirmeye çalışıyoruz. tekrar aynı kişi olmayacak kesinlikle çünkü çok önce yok oldu o, belki yeni biri.. başka bir bütün.

    eğer sadece ben olsaydım söz konusu olan bu yolculuğa devam etmek daha kolay olurdu. fakat şimdi beni seven bir adama başlandım ve paylaştığım bu sır onu yiyip bitiriyor. -nereye aitim? onunla beraber mi kalmalıyım yoksa ayrılıp hayatımın geri kalanına yalnız mı devam etmeliyim? –

    şimdi içinde bile olmak istemediğim bu küçük odada oturmuş, konuşmak istemediğim birisi ile konuşmak istemediğim şeyler üzerine konuşuyorum. kendimi koruma güdüsüne karşı koyamıyorum, tek bir söz yada bakış ile yaralanabileceğim duygularımın zayıf noktası.

    öfkenin dışa vurumundan ve acının beni sarmalamasından sonraki ilk eğilimim terk edip gitmekti herşeyi. Bir iki ufak eşya toparlayıp, kaçıp gitmek. Başka biri olarak tekrar başlamak, beni kimsenin tanımadığı, bilmediği başka bir yerde. Ve ben başka birisi olabilirdim bu sayede, geçmişime takılı kalmadan.. ama hala kendimi de kendimle beraber götürmem gerekecekti ve bu bile başlı başına bir yüktü.

    4 ay sonra hala kendi evimde bir yabancıyım 5 ay önceki kadın gitti. Kim bu görünüşte değişen diğer kadın? Kendime baktığım zaman gördüğüm. şimdi yüzleşilmesi ve cevaplanması gereken soruları olan. Birçok muhtemel cevabı olan sorular. Hala buraya ait miyim? öyle gibi hissetmiyorum ama nereye gidebilirim? Ayrılmak yada kaçmak herşeyi daha mı iyi yapacak? Tekrar eskiden olduğum gibi olamazken nasıl kalabilirim burada? Benden beklenen yada ihtiyaç duyulan nedir? Bu kadar kaybedecek şey varken nasıl ayrılabilirim ki? Evim, köpek ve kedilerim, ailemin yarısı ve o kadar uzun süre emek verip zorlukla yarattığım güven ortamı.

    Bir dönüm noktasında duruyorum. Yolun biri beni eski, zaten aynı kişi ile geçtiğim yola götürüyor, diğeri ise bilinmeze. Ama bu diğer yola çekiliyorum, kalbimin oraya ait olduğunu hissediyorum. Hatta onu, kalbimi bir daha bir başkası ile paylaşamama olasılığına rağmen. Her geçen gün daha fazla kuvvet ve güç kazanan bu duygulara hayır diyebilir miyim?

    Nasıl seçebilirim? Her iki yolda da tehlike ve acı var. Bilinmeyen yol sorularla dolu ama bilinen yol da benim yolum değil artık. Eğer her ikimize de adil olabilirsem, kimseyi yaralamak istemiyorum ama ben zaten hiçbirşey yapmayıp böyle durarak yaralanıyorum. Ne olursa olsun, nereye dönersem döneyim, sonuçta bir kişiyi yaralamak var.

    Bu küçük oda aradığım cevaplara sahip olabilir mi? Olası bir mutluluğa ulaşmamda bana yardımcı olabilir mi? Köşede kendisini bulmamı bekleyen cevabı kaldırabilecek miyim? Her iki yolun da bir sonu var. Tamamlanmaya ihtiyaç duyan yanımla nasıl yaşayabilirim? Eğer ayrılırsam bunun doğru hareket olduğunu nasıl anlayacağım? Yoksa eski yol işe yaramadığı için kendimi bu yeni yola doğru mu itiyorum? Ama eğer bu benim yazgım olmasaydı bu kadar ilgilenir miydim ki? Tanıdığım hiç kimse bu şekilde düşünmüyor ama ben düşünüyorum. Cevabım kendi içinde mi saklı? Iki ayrı zıt yol yerine kesin çizgilerle belirlenmiş olsaydı daha kolay olurdu herşey.

    Bu küçük oda üzerime kapanıyor. Ayrılmak istiyorum ama yaparsam neye dönüşeceğim? Burada benimle duran şu kişiye nasıl güveneceğimi bile bilmiyorum. Bu kadar önemli cwvapları kendi kendime bulabileceğim konusunda kendime bile güvenmiyorum.

    Iki şekilde de yaşama ihtimalim var mı? Yada bu iki yolu dengelemeye çalışmak beni o kara deliğin içine mi itecek tekrar ve ikinci kez dışarı çıkmayı başarabilir miyim?

    Bir sürü soru ve bir sürü olasılık ama sadece bir tane doğru cevap var. Sadece doğru olan kalıncaya dek sınıflandırıp, elemeliyim soruları ve cevapları.

    Eğer yüreğimin arzusunu takip edersem, o zaman ne olacak? Birşeyler yapabilecek miyim yoksa yine dışarıdan bakıyor mu olacağım? Kalırsam çaresiz mi hissedeceğim yoksa ayrılırsam mı daha çaresiz olacağım?

    Kuvvet-Kuvvetli olmam lazım-hem zihinsel hem vücut olarak. Cevapları bulmak ve bir karara varabilmek için ve sonra yaşayabileceğim en iyi şekilde yaşama başlayabilmek için.

    Aslında şu bilinmeyen yolu tatsız bulduğum filan da yok, öyle olsa üzerinde düşünmezdim bile. Düşünüyorum da sizi mutlu edecek birini bulmak onun kim olduğundan daha önemli bence. Fakat dalgalara karşı kürek çekmek kuvvet ister.

    Eğer yanlış bir sebeb yüzünden kolay yolu çseersem yine şu anda olduğum yere döneceğim gibi geliyor. Tekrar ikiye bölünmek. Yine parçalara ayrılıp sınıra mı geleceğim?

    Galiba bu sahip olduğum güçlü duygular bana birşeyler söylüyor. Sadece onların sesini dinleyerek bu duygularla yaşayabilir miyim? Kendimi nasıl dinlemem ve cevabı bulmam gerektiğini bilmiyorum ki. Bu yüzden bu küçük odaya ve içindeki insana ihtiyacım var. Beni yönlendirmesi ve gerçek yaşamımın nasıl olması gerektiğini bulmama yardımcı olması için.

    Son soru, belkide bunu başka birisi ile paylaşmaya müsait değilim. Belkide kendimi birisine verip tam bir ilişki kurma yeteneğine sahip değilim. Belkide eksik olduğum nokta bu.

    Bu küçük odada bir yol ayrımında duruyorum, sağa ve sola bakıyorum. Umulmadık bir duygu göçünün içerisine çekildim sanki, kim bilir daha kaç kişinin seyahat ettiği bir yere? Savaşıp, çarpışmalı mıyım? Yoksa onu takip mi etmeliyim?

    SON

    Reglnet 2009

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 13:13 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Filmler, Sinema, Sinema Filmleri   

    İzlenmesi Gereken LGBTİ Temalı Filmler 

    20 Santimetre / 20 Centimeters 
    İspanyol yönetmen Ramon Salazar’ın 20 Santimetre’si, Priscilla, Çöllerin Kraliçesi’nin ihtişamının Almodovar filmlerinin canlılığı ve rengârenkliliğiyle buluşmuş hali. Narkoleptik bir transseksüel olan Marieta (Monica Cervera) fazlalık gibi gördüğü 8 santimlik aletinden kurtularak hayalindeki göz alıcı kadın kimliğine kavuşmak için can atmaktadır. Hiç olmadık zamanlarda birdenbire uyuyakaldığında ise rüyalarında o kadın olup, her dilden şarkıları kostümlü, fantastik ve sürreal koreografiler eşliğinde söyleyebilen şahane bir şarkıcıya dönüşüverir. Dusty Springfield, Madonna ve Queen gibi isimlerin en çok sevilen parçalarının Marieta tarafından yeniden yorumlanmış versiyonları sizi oturduğunuz yerde dans ettirecek; istediği kimliğe kavuşma serüveni ise içinizi ısıtacak.

    Erkekçe / Boy Culture 
    Matthew Rettenmund’un romanından uyarlanan Erkekçe, seksi, eğlenceli ve zekice yazılmış bir eşcinsel komedisi. Bu ikinci uzun metrajlı filminde Brocka, sıradışı eşcinsel bir aile ile karşımızda: X, daima 12 zengin erkekle sabit tuttuğu seçkin bir müşteri portföyü olan pahalı bir erkek fahişedir ve ucunda para yoksa kimseyle asla yatağa girmez. Eşcinsel kimliğini yeni keşfetmiş olan ve doğru erkeği bekleyen güzel ev arkadaşı Andrew’a gizli bir aşk besler. Ama Andrew’a göre bir fahişe onun için doğru erkek değildir. Evin diğer sakini, sevişmeye bir türlü doyamayan 17 yaşındaki Joey ise, X’e için için yanmaktadır. Bu üç erkek arasında yoğun bir cinsel gerilim yaşanırken, X’in 12 kişilik kadroyu doldurmak için tanıştığı 79 yaşındaki münzevi Gregory her şeyin üstüne tuz biber eker.

    Baloncuk / Bubble 
    İsrail’in cesur genç yönetmeni Eytan Fox bu kez tutku dolu ve trajik bir aşk hikâyesi ile karşımızda. Film bir İsrail Filistin kontrol noktasında açılıyor; bir tarafta askerliğini yapmakta olan Noam, diğer tarafta ise yol kenarında doğum yapmak zorunda kalan bir kadına yardım etmekte olan Ashraf. İlk olarak burada tanışıyorlar ve hemen aralarında bir bağ kuruluyor. Noam, Tel Aviv’in Shenkin Caddesi’nde oturuyor; İsrailli liberal solcu ve gençlerin yaşadığı, bir tür fanusu andıran modern, steril ve şık bir semt. Ashraf, Noam’ın hayatına girdiğinde, bu fanusun içinde ona da yer açılıyor, Noam ve arkadaşları Lulu ve Yali ile yaşamaya, Yali’nin şık lokantasında İizinsiz de olsa- çalışmaya başlıyor. Ancak tabii ki tüm İsrailli ve Filistinlileri saran düşmanlık arka planda hep hissediliyor; bu iki sıradan ve sevilesi adamın aşkı bu husumetin acısını ve tedirginliğini hep taşıyor. Lulu ve Noam’ın işgal karşıtı bir grupla düzenlemeye çalıştıkları Barış eylemi, tüm iyi niyet’lerine karşın, özellikle Ashraf aniden Tel Aviv’den kaçmak zorunda kalınca gerçekler karşısında zayıf ve sığ kalıyor. Baloncuk, izleyiciye sürekli, içinde gerçeklerden uzak bir hayat sürdürülen fanusların delineceğini, delinmek zorunda kalacağını hatırlatıyor. Ashraf ve Noam’ın tutku dolu sevişme sahneleri, hülyalı aşkları ve birbirlerine duydukları şefkat, yaklaşan felaketle yüzleşmeyi daha da güç kılıyor.

    Aşk Hastası / Legaturi Bolnavicioase / Love Sick 
    Aşk. Bir anda olur. Kural tanımaz. Hastalıklı görünebilir, ama derindir ve can yakar. Üniversitedeki ilk gününde Kiki, Bükreş’e yeni gelmiş olan Alex’le tanışır. Aniden birbirlerine sırılsıklam aşık olurlar. Başkalarına arkadaşlarmış gibi yaparlar, ama aslında dünyalar kadar farklı olmalarına rağmen deli gibi aşıktırlar birbirlerine. Ancak bu hikâyede bir karakter daha vardır: Kiki’nin ara sıra kavga ettiği kardeşi Sandu. Aslında Sandu ve Kiki aynı zamanda sevgilidirler de. Aşk Hastası bu üçlünün öyküsü. Gönül yarası ve sevinci bir araya getiren film, aşkın kural tanımayan olasılıklarına sansasyondan uzak, saf bir bakışla yaklaşıyor. Hem iki kız arasında, hem de bir erkek ve bir kız arasında yaşanan çekimin, tutkunun ve kıskançlığın hikâyesi olan Aşk Hastası baştan sona yoğun bir romans duygusuna sahip. Film yalnızca kural tanımayan aşka doğal yaklaşımıyla değil, iki genç kızın ateşli ilişkilerini canlandırırken gösterdikleri başarılı ve sakin oyunculuklarıyla da hafızlara kazınacak.

    Yeni Başlayanlar için Puccini / Puccini For Beginners
    Tesadüfi karşılaşmaların, psikanalitik mazeretlerin ve bir kadının sevgililerine bağlanmamak için verdiği mücadelenin öyküsünü anlatan bu seks komedisi, tatlı ve bağımsız bir yapım. Allegra, Samantha’yı sever ama bunu bir türlü söyleyemez. Allegra her açıdan mükemmeldir, ama sevgililerine bağlanmakla ilgili problemleri vardır. Samantha, Allegra’yı terk eder, çünkü seni seviyorum cümlesini duymak istemektedir. Allegra üzgün ve süzgün yaşamına devam ederken, havalı Columbia profesörü Phillip ile tanışır. Aslında hiç de oralı değildir, bir erkekle işi olmaz, ama bir gece onunla yatıverir. Sonra geceler birbirini izler ve Allegra’nın yaşamında –istemeden de olsa- bir erkek vardır artık. Bir yandan da Grace’le tanışır. Allegra’nın hayatında sanki bir tek, kısa zaman önce sevgilisinden ayrılmış, heteroseksüel bir kadın eksiktir. Allegra, işlerin iyice sarpa sarmasına neden olan son bir sürprizle daha karsılaşır: Grace ve Phillip eski sevgililerdirler. The Incedibly Ture Adventures of 2 Girls in Love’dan beri lezbiyen sinemaseverlerin kalplerinde taht kurmuş olan Maria Maggenti bu kez sürükleyici ve cüretkâr bir seks komedisiyle karşımızda. Başroldeki üçlünün performansları büyüleyici, diyaloglar ise hafif ama zekice kurgulanmış.

    Maximo Oliveros’un Açılması / And Pagdadalaga Ni Maximo Oliveros / The Blossoming Of Maximo Oliveros
    On iki yaşındaki Maximo kendisiyle barışık, eşcinsel bir oğlan çocuğudur kadın kıyafetleri ve rujlar içinde, Manila’nın fakir bir semtinde, küçük çaplı hırsızlık yapan babası ve iki abisine bakmaktadır. Onlar ise Maximo’nun feminen kimliğini olduğu gibi kabul ederler; ölen annelerinin yerini alan Maximo okula gitmektense onlar için yemek yapıyor, evi temizliyor, kıyafetlerini onarıyordur. Ancak Maximo bir gün mahalleye yeni taşınan Viktor ile tanışıp ona aşık olunca hayatları değişir. Viktor kendi rüştünü ispatlamaya çalışan genç bir polis memurudur ve Maxi’nin ailesini hapse göndermeye, Maxi’yi de değiştirmeye niyetlidir. Yakın plan el kamerası çekimleri ve renkleriyle olağanüstü bir görsel lezzet yakalayan film, özünde bir yeni yetmenin aşk hikâyesini anlatırken, şiddet ve fakirliğin gerçekliğinden de asla kaçmıyor. Kendine özgü bir dünyası olan bu şehirli kabilenin hikâyesi, özellikle Maximo’yu oynayan Nathan Lopez’in cesur ve yürek hoplatıcı oyunculuğu ile gösterildiği tüm festivallerde seyircilerin favorisi oldu.

    Örtüsüz / Unveiled
    Yarı belgesel tarzda çekilen bu dramda, evli bir kadınla lezbiyen ilişkisi olduğu polis tarafından öğrenilince idam edilme korkusuyla ülkesi İran’dan kaçan 29 yaşındaki bir kadının, çevirmen Fariba Tebrizî’nin iç dünyasında bir yolculuk bekliyor bizleri. Sığınma başvurusu Frankfurt Havalimanı’ndaki mülteci müşahade merkezi tarafından geri çevrilen Fariba, her an bir sonraki uçakla sınır dışı edilme korkusuyla geçirmeye başlar saatlerini. Kendisi gibi sığınma talebinde bulunmuş başka bir İranlı umudunu yitirip intihar edince, talih Fariba’nın yüzüne gülmeye başlamış gibidir. Saçlarını kısacık keser, kalın bir bezle göğüslerini sıkıca sarar ve intihar eden arkadaşı Siamak Mustafaî’nin gözlüklerini takıp erkek kimliğine bürünerek Mustafaî’ye verilen geçici ikamet izniyle Almanya’ya girmeyi başarır. Ücra bir kasabada erkek göçmenlere tahsis edilmiş bir yurda yerleştirilir. Bir sürü erkekle paylaştığı dar bir odada kadın olduğunu fark ettirmemek zorundadır. İçinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmanın tek yolu sahte kimlik belgesi edinmektir. Bunun için de acilen paraya ihtiyacı vardır. Oda arkadaşının yardımıyla kasabada sözü geçen biriyle tanışır. Bir turşu fabrikasında mevsimlik işçi olarak kaçak çalışmaya başlar. İş arkadaşı Anne, çocuğuyla yaşamaktadır ve bu tuhaf yabancı ilgisini çekmektedir. Uzun uğraşlar sonucu suskun göçmenden bir randevu koparmayı başarır. Başka herhangi bir durumda Anne’in kendisine gösterdiği ilgiye karşılık vermekten fazlasıyla hoşnut olacak olan Fariba, bu ilişkinin asıl kimliğini ortaya çıkaracağından endişe duymaktadır.

    lgbti.family.blog

     

     

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 12:34 on 4 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Hollanda, Tatil Rehberi   

    Amsterdam 

    Amsterdam Kimine göre dünyanın gay başkenti, kimine göre kuzeyin Venedik’i, kimine göre ise sadece esrar odası Ama herkes için mükemmel!

    AMSTERDAM

    Hollanda’nın her ne kadar meclisi olmasada başkenti olan şehri Amsterdam şehrin her yerindeki sokaklar kadar sık kanalları, insana bir çizgi filmin içinde yaşıyormuş hissi veren binalarıyla başlı başına farklı bir deneyim. Özellikle de daha önce yurt dışına hiç çıkmamış kişiler için kesinlikle muhteşem bir başlangıç noktası.

    Sunduğu farklı mimari ve hissin dışında sıcak kanlı ve yabancılara karşı açık insanlarıyla daha gittiğiniz andan itibaren aşık olabileceğiniz şehirde birkaç gün geçirdikten sonra kendinizi evinizde hissetmeniz de çok olası. Ülkenin kuzeyde olması nedeniyle turistleri bir hayli şaşırtan bu sıcak kanlılık bazen öyle bir boyuta varıyor ki yol sorduğunuz kişi zaman zaman yolunu değiştirip size eşlik edebiliyor.

    Bununla birlikte bir eşcinsel başkent bekleyip de Amsterdam’ı ziyaret edenlerin bazen hayal kırıklığına uğramadığını söylersek de yalan söylemiş oluruz. Çünkü Amsterdam’ın toplam nüfusu yarım milyonun altında. Bundan dolayı eşcinseller yüzdesel olarak ne kadar yüksek bir orana sahip olsalar da sayısal olarak az olmanın etkisi hissediliyor. Bazen binlerce kişilik Amerikan tarzı gece kulüpleri ve kalabalık bekleyenler büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor çünkü şehirdeki eğlence mekanları genel olarak küçük ve gösterişten bir hayli uzak. Ancak Amsterdam bekli de bir eşcinsel olarak elinizde haritalar, rehberler olmadan ziyaret edebileceğiniz tek şehir. Zira sokaklarda karşınıza çıkan Gay Info ofisleri ve her lgbti mekanın astığı gökkuşağı bayrakları işinizi bir hayli kolaylaştırıyor. Yapmanız gereken tek şey adeta havaalanından şehre kadar gitmek.

    Amsterdam’da bahsederken bahsetmeden geçemeyeceğimiz bir diğer nokta ise şehrin kozmopolit yapısı. İster yerleşik halkı isteniz de turistleri ele alın sonuç aynı olacak. Dünyanın her yanından insanın bir araya geldiği şehirde canınızın istediği her türlü yemeği bulabiliyor ya da kendi dilinizde yayın bulabilmenin ve kendi dilinizi konuşabilmenin rahatlığı yaşabilirsiniz. Çöpçüsünden bakkalına herkesin İngilizce ve Almanca’yı çok rahat konuşması da bir turist olarak hayatınızı kolaylaştırıyor.
    Nasıl Gideyim ?

    Amsterdam’a THY  ya da daha az ödemek istiyorsanız Corendon, Kom Fly ya da Onur Air ile gidebilirsiniz. Ülkeye gitmek için bir Shengen vizesi almanız gerekiyor.

    Ne Zaman Gideyim ?

    Amsterdam yılın her döneminde insana eğlence vadeden nadir şehirlerden birisi. Yılın dilediğiniz zamanında gidebilirsiniz. Ancak yaz başında Gay Pride varken giderseniz eşsiz bir deneyim yaşayabilirsiniz.

    Nerede Kalayım ?

    Amsterdam’da yapılacak en doğru tercih şehre uzak zincir hoteller yerine şehrin merkezinde eğlencenin kalbinde konaklamak.

    GTürk

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 23:18 on 3 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , ,   

    Kadınlardan Hoşlanan Kadınlar 

    LEZBİYEN OLMAK NE DEMEKTİR?
    Kadınlardan hoşlanan kadınlara lezbiyen denir.Bizler cinsel ve duygusal açıdan diğer kadınları çekici bulan kadınlarız.Bizler,kendilerini duygusal ve zihinsel açıdan kadınlara yakın hisseden kadınlarız. Bizler,partner(ya da sevgili mi desem?) olarak kadınları tercih eden kadınlarız.

    Lezbiyenler olarak,yalnız değiliz.Ergenlik çağındaki her 10 kişiden biri lezbiyen ya da geydir.Tarih sahnesinde pek çok ünlü lezbiyene rastlanır. Lezbiyenler,doktor,öğretmen,avukat, fabrika işçisi,polis memuru,politikacı,bakan,film yıldızı,sanatçı,anne,hemşire,kamyon şoförü, manken,yazar olabilir. Siz adını koyun,biz yapalım.

    Lezbiyenler,beyaz,siyah,asyalı,latin,güney amerikalı,yahudi, katolik,protestan,budist olabilir. Lezbiyenler,zengin,yoksul,işçi sınıfından ya da orta sınıftan olabilir.Bazı lezbiyenler heteroseksüel evlilikler yaşamaktadır. Bazı lezbiyenler engellidir. Lezbiyenler genç kadınlar ve yaşlı kadınlar olabilir. Siz adını koyun,biz olalım.

    Şehirlerde de,taşrada da pek çok lezbiyen yaşamaktadır.Biz her yerdeyiz.

    LEZBİYEN OLUP OLMADIĞIMI NASIL ANLAYABİLİRİM?

    “Ben küçükken,büyüyünce en iyi kız arkadaşımla yaşamayı hayal ederdim,ve bu duygu yaşım ilerledikçe değişmeden kaldı.”—Tuğba,21

    “Ben çok küçükken,diğer kızlara aşık olurduk,ancak daha sonra bu süreçten kurtulmamız beklenirdi.Kızların erkeklerle,erkeklerin kızlarla tanışma hikayelerini anlatan kitaplar okumalıydık.Doğrusunu söylemek gerekirse,o kitapları hiçbir zaman sonuna kadar okuyamazdım.”—Tülin,19

    Ergenlik çağında,çoğu genç kız cinsel duygularının bilincine varır ve “çıkma” fikrine ilgi duymaya başlar.Çoğu,erkekleri çekici bulur.Ancak pek çok genç kız da hemcinslerine çekim duyar.

    Hemcinslerinizden hoşlandığınızın farkına varabilirsiniz. Kız arkadaşlarınızdan farklı olduğunuzu,bazen hiç uyuşmadığınızı hissedebilirsiniz. Kız arkadaşlarınız erkekleri keserken,kendinizi kızları keserken bulabilirsiniz.Erkeklerle çıkmak sizin ilginizi çekmeyebilir.”Neden görüştüğüm şu harika kadına benzer hiç erkek yok?” diye kendi kendinize sorabilirsiniz.

    Tüm bunların yanı sıra,lezbiyen olup olmadığınızla ilgili kafanız karışabilir,şüpheye düşebilirsiniz.Yetişkinlerin büyük çoğunluğu bize,kendimize eşcinsel diyebilmemiz için daha erken olduğunu,bir dönemden geçtiğimizi ya da neden bahsettiğimizi bilmediğimizi söyleyecektir.Bu,bazılarımızın lezbiyen olduğu gerçeğini yadsıma yöntemleridir.

    Hem erkekleri,hem kadınları çekici bulduğunuz için kafanız karışabilir.Bu sorun teşkil etmez.Bazı kadınlar,yaşamları boyunca hem erkeklerle hem kadınlarla ilişkiye girebilir.Bazıları sonradan tamamen lezbiyen ya da heteroseksüel olmayı tercih edebilir.(”tercih etmek”,cinsel yönelim için uygun bir tanım değil gibi geldi bana.)

    Cinsellik zamanla gelişir.Bu yüzden,cinsel kimliğinizden emin değilseniz endişe etmeyin.

    NORMAL MİYİM?

    “Bize eşcinselliğin hastalıklı,sapkınca,günah ya da anormal olduğu söyleniyor.Ancak bunu söyleyenler,kadının yerinin mutfak olduğunu,engellilerin ise işe yaramaz olduklarını iddia edenlerle aynı kişiler.Neyin normal olduğunu söylemeye kimin hakkı var?Kimilerine göre çiğ balık yemek normalken,kimilerine göre iğrenç ve anormal olabilir.”—Tülin,19

    “İçimizdeki eşcinsel yönelimin bilincine varmamız ve yaşam şartlarımızı buna göre değiştirmek istemine ulaşmamız çok cesurca.” Natalie,23

    Evet,normalsiniz. Bir insanın hemcinslerine çekim duyması tamamen doğaldır.Ancak bu,toplumumuz tarafından desteklenen bir şey değildir.Pek çok kişi,gey ve lezbiyen karşıtı önyargılar nedeniyle bu duyguları bastırır.

    Çoğu bilim insanı,cinsel yönelimin temellerinin çok genç bir yaşta,hatta kimi zaman doğumda atıldığı konusunda hemfikirdir.

    İster eşcinsel ister heteroseksüel olun,kendiniz olmak normal ve sağlıklıdır.Önemli olan kendimizi sevmeyi öğrenmektir.

    GENÇ VE LEZBİYEN OLMAK NASIL BİR DUYGU?

    “Kendimi çok güçlü, özel, bağımsız ve cesur hissediyorum”-Natalie, yaş 23.

    “Bu bazen korkutucu bir duygu.Kendimden emin olamadığım zamanlar oldu ama bunun dışında kendimi harika ve gururlu hissettim.”-Tülin, yaş 19.

    Lezbiyen olmanın belli kuralları, doğrusu yada yanlışı diye bir şey yoktur. Toplumun bize çocukluğumuzdan beri dayatmış olduğu klişeleşmiş lezbiyen tiplemeleri yüzünden eğer lezbiyenseniz belirli bazı özelliklere sahip olmanız gerektiğini düşünebilirsiniz. Ama
    lezbiyenler her çeşit eğitim seviyesinden, herhangi bir dış görünüşe veya meslek grubuna sahip olabilen kadınlardır.

    Cinsel yöneliminiz kişiliğinizin sadece bir parçasıdır ve büyük bir olasılıkla heteroseksüel arkadaşlarınızla aynı olan hobilere ve ilgi alanlarına sahipsiniz.

    Homofobik ve önyargılı düşüncelerden dolayı bazı insanlar lezbiyenleri ve geyleri kabullenemezler. Lezbiyenler ve geyler ayrımcılık ve şiddet yüzünden acı çekmektedirler.Bu yüzden dolayı eşcinsel hakları için mücadele vermekte olan gey ve lezbiyen organizasyonu vardır.

    “Kendimi ve cinselliğimi kabul ettiğim andan itibaren farkına vardım ki hayata karşı daha ilgili olmaya ve arkadaşlarımla daha sıcak ilişkiler kurmaya başladım.Çünkü kendimle çok daha barışıktım”-Tuğba, yaş 21

    “Sürekli karşı karşıya kaldığım homofobi yüzünden çoğu kez kendimi depresif ve üzgün hissettim, ama sonra farkettim ki kendi kuşağımdan insanları bu konuda eğitebilme gücüne sahibim.”-Müge, yaş 20.

    KENDİMİZİ SEVMEYİ NASIL ÖĞRENECEĞİZ?

    “Duygularımızı inkar etmememiz çok önemli. Eğer biz gerçekten içimizden gelen kişi olabilirsek, ne kadar mutlu olabildiğimize şaşırabiliriz. Ve olumlu yönlerimize kafa yormalıyız, lezbiyen olmak çok olumlu birşeydir.”- Rabia, yaşı 24

    “Kendimi mutlu ve iyi hissettiren insanlarla etkileşim içinde olmam yardımcı oluyor. Ve iyi hissetmemi sağlayan şeyleri yapmaya çalışıyorum.”- Serap, yaşı 19

    Her insanın kendi kendisinden hoşnut olmaya hakkı vardır. Hepimiz değerli insanlarız. Genç insanlar için özgüven geliştirmek çok önemlidir. Çevremizde bizim hasta, sapkın ya da çok mutsuz hayatlar sürmeye mahkum olduğumuzu düşünen insanlar varken, lezbiyen ve gay gençliğin kendileri ile ilgili iyi hissetmeleri zordur.

    Kendimizi, gerçekte kim olduğumuzu saklamak zorunda hissedersek, alkol, uyuşturucular ve intihar yoluyla kendimize zarar vermek isteyebiliriz. Özellikle, lezbiyen olduğumuz gerçeğini konuşacak kimsemiz yoksa, oldukça dışlanmış, korku dolu ve depresif hissedebiliriz.

    Herşeyin ötesinde, biz, genç lezbiyenler olarak, kimliğimizi sevmeyi öğreniyoruz. Lezbiyenler hakkında yazılmış iyi kitaplar okumanın faydası oluyor- tam ve doğru bilgiler içeren ve çok tatmin edici hayatlar süren lezbiyenler hakkındaki kitaplar. Başka lezbiyenlerle tanışmanın da faydası oluyor çünkü böylelikle lezbiyenlerin en az diğer insan grupları kadar çeşitlilik gösterdiğini ve toplumun bize bir çok yalan söylediğini anlıyoruz.

    “Ben bir lezbiyenim ve ben iyiyim.” hergün kendi kendinize bunu söylemeniz faydalı olabilir. Ve konuşmak için de, lezbiyenlerin sorun olmadığını düşünen birilerini bulmaya çalışın. Unutmayın; lezbiyen olmak normal ve doğaldır, aynı, bazılarının heteroseksüel olmasının normal ve doğal olduğu gibi.

    KİME SÖYLEMELİYİM?

    ” Bu konuda kendinizi rahat hissedene kadar lezbiyen olduğunuzu başkalarına söylemek için kendinizi baskı altında hissetmemelisiniz. İnsanların farklı farklı tepkilerine karşı hazırlıklı olun.”
    -Tuğba, yaş 21.

    ” Sadece olabilecek şeylerle yüzleşebilecek yeterli güce sahip olduğunuzu düşünüyorsanız bunu birine söylemelisiniz.Bu duygularla daha fazla tek başınıza başa çıkamayacağınızı düşündüğünüzde başkalarına açılmaya çalışın.Ailenizin delirebileceğini düşünüyorsanız daha objektif olabilecek birine söyleyin.”-Sabriye, yaş 19.

    “Lezbiyen olduğumu birkaç arkadaşıma söylediğimde onlara bundan 5 dakika öncesinden hiç bir farkım olmadığını sadece şimdi onlardan büyük bir sırrı saklamıyor olduğumu söyledim.”-Tülin, yaş 19.

    Dışarı açılmak (coming out), kendinizi bir lezbiyen olarak kabullenme ve cinsel yöneliminiz konusunda ne kadar açık olmak istediğinizi anlama sürecidir.

    Ne yazık ki tanıdığınız herkes lezbiyen olmanın dilimlenmiş hazır ekmekten bu yana en harika şey olduğunu düşünmeyebilir.Kimin size destek olabileceğini ve bununla başa çıkabileceğini bilebilmek zordur. Bazı arkadaşlarınız sizi kabullenir, bazıları da sizden uzaklaşabilir veya sizin izniniz olmadan başka insanlara söyleyebilirler. Aileye açılmak çok zor olabilir.Bazı aileler bu

    konuda çok anlayışlı davranırlar.Ama bir kısım lezbiyen ve gey gençlik,aileleri onların yönelimlerini öğrendiğinde evlerinden kovulmuştur.

    Konuşabileceğiniz birisinin olması önemli çünkü hayatınızın bu kadar önemli bir kısmını bir sır olarak saklamak zorunda kalmak ne normal bir şeydir ne de sağlıklı. Bu konuda güvenebileceğiniz, yardım alabileceğiniz ya da danışabileceğiniz eşcinsel organizasyon ve topluluklarının internet adresleri sitemizin “linkler” bölümünde mevcuttur.

    DİĞER LEZBİYENLERLE NASIL TANIŞABİLİRİM?

    “Çevrenizde bir çok lezbiyen vardır , ama siz onların lezbiyen olduğunu bilmiyorsunuz, tıpkı onların, sizin lezbiyen olduğunuzu bilmedikleri gibi. Umudunuzu kaybetmeyin. Sonuçta birileriyle tanışacaksınız.”- Serap, yaşı 19

    Yerel feminist,lezbiyen organizasyonlarla bağlantı kurun.(Sitemizin linkler bölümünde bu organizasyonların internet adreslerini bulabilirsiniz) Ayrıca Türkiye’nin bir çok üniversitesi gay&lezbiyen organizasyona (Legato) sahiptir.
    Çevrenizde gay/lezbiyen veya feminist yayınları araştırın.

    • Bu broşür ,OUTRİGHT The portland,Maine,Alliance of lesbian and gey youth tarafından hazırlanmış,LeGaTo içerisindeki öğrenciler tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve Türkiye şartlarına göre adapte edilmiştir.

    2009 Legato

    unilegato.org

     
    • Orman adlı kullanıcının avatarı

      Orman 23:28 on 27 Aralık 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Ben 16 yaşındayım.Bu yaşıma kadar erkeklerden hoşlanmadim.Yani hoşlandigim oldu ama bu kendimi zorlayarak oldu.Hani ben kizim ve efkekleri sevmeliyim diuerek.Aslinda normal mi bilmiyorum ama küçüklüğümden beri kadın hocalarimdan hoşlaniyorum.Gemelde olgun ,dik duruşlu ,sicak kanli ve idealist insanlar oluyor bunlar.Eve gidince o hocami düşünüyorum.Okulda beni gormesi icin elimden geleni yapiyorum.Sabah 8.50 geliyor bir hocam ve bazen beni gorsun diye derse gec.giriyorum.Bazen dersten erken çikmaya calisiyorum.Cikarken beni gorsun diye.Onunla.konusmak sohbet etmek istiyorum.
      kendisi 65 yasinda ama soyle en fazla 45 gibi gozukuyor.hatta daha az.Cok tatli.Ama.ona karsi o sekilde düsünup düşünmediğimi bipmiyorum.Onu farkli seviyorum.Hep yanimda olsun istiyorum.Kocaman sarilsin bana.Yaninda ağlayabiliyim.Beni ağlatan seyleri ona anlatiyim sadece.Yani bunlari yapiyorda .Ama yetmiyor gibi… ooff çok salakça dimi.Ve aslinda söyle kendi yasitlarimi sevmiyorumm yani lezbiyen olsaydim onlarfanda hoslanirdim sanki.

      Beğen

    • yamur adlı kullanıcının avatarı

      yamur 12:19 on 9 Şubat 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      bunlar çok doğal şeyler kendinizi başkaları için kısıtlamayın ne olursa olsun kendiniz gibi davranın ve olmak istediğiniz gibi sevin kendinizi

      Beğen

    • Ceren adlı kullanıcının avatarı

      Ceren 00:29 on 16 Kasım 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      ben 16 yaşindaym ve kız meslekte okuyorum ilk öncelerde ilk okulda falan öyle şeyler yoktu bende ama her zaman her gece yatarken güzel kizlari hayal ederdim erkek olsaydim söyle boyle yapardm die sonra liseye gectim ilk 9.snfta guzel olmamasna ragmen sira arkadasimdan hoslandiğmi anladm hep boyle ona yaklaşiyordum filan bazen rhatsz oluyordu fian ama sonra okln sonlarna dogru oda benden hoslanmaya basladi sanki surekli bakişiyoruz saatlerce birbirmizn elini tutuypruz filan hatta simdi 10.snfz ve hala bu böle sürüyor surekli bakisiyoruz ikimzde açilamiyoruz ama ona deli gibi aşik olduğmu hissediyorum!

      Beğen

    • nisa adlı kullanıcının avatarı

      nisa 14:40 on 12 Ocak 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Ben de 15 yaşındayım arkadaşımdan hoşlanıyorum arkadaşım eşcinsel ben de eşcinselim 9.sınıf öğrencisiyiz arkadaşım çok güzel biri ama o beni arkadaş olarak görüyor ben ona aşık oldum ama henüz söylemedim gece yatarken onu düşünüyorum

      Beğen

    • Git basimdan seni seviyorum adlı kullanıcının avatarı

      Git basimdan seni seviyorum 23:11 on 17 Haziran 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Hepinizi cok iyi anliyorum is yerinde bir kadin var ismini vermim simdi 150 boylarinda uzun sacli ela gozlu bir kadin evli cocugu var ama o kadar guzel ki o kadar icten ki tabiko cinsel istek duyuyorum ama daha cok ona sarilip sadece uyudugumu hayal ettigim cok oluyor.ah keske seni seviyorum diyebilsem ama bu kadar kolay degil.

      Beğen

    • eda adlı kullanıcının avatarı

      eda 22:22 on 15 Ağustos 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      18 yaşında lise son öğrencisiyim lezbiyen olma şüphem uzun zamandır var ama sürekli kendimi bastırıyordum saçmala diyerek susturuyordum iç sesimi ama bu sene okulumuza gelen kadın ingilizce öğretmenine karşı duygularım yüzünden kafam çok karıştı. daha önce erkek sevgilimde oldu ama ingilizce hocasına karşı duygularım var sanırım. böyle çok narin çok tatlı bi kere sarıldık ve ben son kez de olsa bi kez daha sarılmak istiyorum. bazen kendimi onu düşünürken buluyorum. ne yapacağımı bilmiyorum

      Beğen

    • Nur adlı kullanıcının avatarı

      Nur 21:07 on 21 Ağustos 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Ben 17 yaşındayım bu yaşıma kadar hep kadınlardan hoşlanıyordum hala da öyle orman nin dediği gibi ama benim yakın çevrem lgbti ye çok karşı bu durumda olan kimseyle daha önce hiç tanışmadım lezbiyen olduğum için sanki sevmeye sevilmeye hakkım yok gibi davranıyorlar bu durumdan bahsetmiştim aileme şakayla karışık ben seni lise bitince gorcem demişlerdi şuan üniversite sınavına hazırlanıyorum duygularım hâlâ aynı hiç değişmedi.

      Beğen

    • Nur adlı kullanıcının avatarı

      Nur 21:09 on 21 Ağustos 2018 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Ben 17 yaşındayım bu yaşıma kadar hep kadınlardan hoşlanıyordum hala da öyle orman nin dediği gibi ama benim yakın çevrem lgbti ye çok karşı bu durumda olan kimseyle daha önce hiç tanışmadım lezbiyen olduğum için sanki sevmeye sevilmeye hakkım yok gibi davranıyorlar bu durumdan bahsetmiştim aileme şakayla karışık ben seni lise bitince gorcem demişlerdi şuan üniversite sınavına hazırlanıyorum duygularım hâlâ aynı hiç değişmedi

      Beğen

    • .. adlı kullanıcının avatarı

      .. 10:24 on 28 Haziran 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Ben şuan 26 yaşındayım 3 gün sonra 27 olacağim hayırlısıyla. Bir senelk evliyim Sanirimben de böyle duygular besliyorum kız arkadaşlarıma çocukluğumda béi hep böyle seylêr yaşıyordum. Bırakın kimseye söylemeyi kendime bile söyleyemiyordum daha 5 6 ay öncesine kadar bir arkadaşımı deli gibi düşünüyordum ama onunla hicbir zaman cinsel birleşim hissetmedim. Tam ondan kurtuldum dedim bu sefer iş değişikliği yaptım aramızda 8 yaş fark olduğu bir abla vardı öylesine ıçten tavırları kendinden emi.olusu çok hoşuma gitti. Bir de baktım sürekli onun ekseni etrafın da onu göz hizasında olmak için uğraşıyordum. Eve gelince hep onu düşünüyordum yarın işe gidecegimde onu göreceğim için daha bir heyecanlı şekilde gidiyordum işe. Sonra bir şey oldu işverenle tartıştım ve ışten ayrıldım. Ama çok üzüldüm ve üzülmemin sebebi işten ayrılmak değil onu eskisi gibi görememek oldu gece yatarken onu düşünüyorum sabah kalkarken onu düşünüyorum öyle ki onunla ilgili rüyalar bile görmeye başladım. Ama ben böyle olmak istemiyorum tamam arkadaşlarıma değer vereyim istiyorum ama bu derecesini de istemiyorum düşüncelerim hep onlar olsun istemiyorum.

      Beğen

      • Yok adlı kullanıcının avatarı

        Yok 22:52 on 4 Temmuz 2019 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

        Bende lezim 16 yillik evliyim esimdenn etkilenmiyorum 2 tane cocugum var ama esimi seviyorum ama hic etkilenmiyorum iliski sirasinda hicbir zevk almiyorumm kucuklugumden beri kadinlardan etkileniyorumm bunu ilkdefa itiraf ediyorum tedavisi varsa olmak istiyorum esimden etkilenmek istiyorum ona haksizlik yaptigimi dusunuyorum gercekten eyer varsa tedavisi burdan yazabilirmi nedi diyee

        Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 21:16 on 3 October 2014 Kalıcı Bağlantı
    Tags: , Öğrenci Değişimi,   

    Rusya ABD ile öğrenci değişimi yapmayacak! 

    Rusya’nın sesi radyosunun haberine göre,Rusya Federasyonu Eğitim ve Bilim Bakanı Yardımcısı Veniamin Kaganov, gazetecilere yaptığı açıklamada

    ABD dışında Avrupa ve Asya ülkeleri ile öğrenci değişimi programlarını geliştirme kararı aldıklarını söyledi.

    Açıklamada, ‘‘Bir çok ülke ile oldukça yüksek sayıda öğrenci değişiminin yapılacağı  programlar geniş bir biçimde devam etmektedir. Sadece eğitim ve öğretim alanında dünyada 70 farklı ülke ile anlaşmamız bulunuyor. Sadece ABD ile değil, Avrupa ve Asya’da bir çok ülke  ile de pek çok değişim programımız var. Bu programları büyütmeye devam edeceğiz’’ diyen Bakan Yardımcısı, ‘‘Rus öğrenciler pek çok programa katılma konusunda yeterli imkana sahiptir. Bu sebeple FLEX isimli programdan çıkılmasının herhangi bir sıkıntı yaratacağını düşünmediği yönünde görüş belirtti.

    Rus öğrencilerin ABD’de eğitim görmelerine ve Amerikalı ailelerin yanında yaşamalarına olanak tanıyan Future Leaders Exchange isimli öğrenci değişim programından çıktığını açıklayan Rusya bu kararını  Eylül ayında  Rusya’daki ABD Büyükelçiliği’ne bildirmişti. Rus hükümeti, söz konusu kararın ABD’de gerçekleşen yasadışı bir evlat edinme olayı sonucu alındığını söylerken, Rusya Devlet Başkanlığı Yönetimi’nin çocuk haklarından sorumlu yetkili temsilcisi Pavel Astahov ise konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, Rusya’da ailesi bulunan bir öğrencinin ABD’deki LGBTİ bir aile tarafından evlat edinildiğini ifade etmişti.

     

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 06:08 on 3 October 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: ,   

    Eşcinselim, herkesle eşitim 

    Mersin Üniversitesi öğrencisi LGBTİ birey, üniversitede yaşadığı sıkıntıları ve karşılaştığı sorunları paylaştı.

    Türkiye’de giderek artan LGBTİ cinayetleri ve bu bireylere karşı yapılan ayrımcılık çözülmeyi bekleyen büyük sorunlardan biri. Herkesle eşit şartlarda dünyaya gelen LGBTİ bireyler toplumda kabul görmek için yıllardır mücadele ediyor. Bu mücadeleden biri de Mersin Üniversitesi’nde okuyan eşcinsel bir öğrenci tarafından veriliyor. Yaşadıklarını, sıkıntılarını ve gelecekten beklentilerini dile getiren eşcinsel öğrenci, kimseden bir farkının olmadığını, bu durumun bir tercih değil, yaradılış gereği olduğunu ve artık bunun farkına varılması gerektiğini anlattı.

    ‘Üniversiteye hayallerle geldim, hayal kırıklığına uğradım’

    “Mersin’e ilk geldiğim gün yurduma yerleşmek için dolmuşa bindim. Dolmuş şoförüyle aramızda güzel bir konuşma geçti, sohbet ettik kendisiyle. Sonra ben yurduma eşyalarımı yerleştirdim, tekrar dışarı çıktım ve akşamüstü bindiğim dolmuşu yine aynı şoför kullanıyordu. Bende görünce plakasını istedim ve şakayla karışık bundan sonra plakayı görüp onun dolmuşuna bineceğimi söyledim. Kendisi de bana numarasını vermek istedi ve her zaman görüşebileceğimizi söyledi. Bu Mersin’deki ilk günümde yaşadığım onur kırıcı bir durumdu. Evet ben gay’im fakat o adam bana sokakta parayla bu işi yapan bir insanmışım gibi davrandı. Sonuçta bu işi parayla yapanlar da seks işçisi ve zorunlu bir şey bu. Fakat beni öyle görüp kendi zevkine alet ettirmeye çalışması çok tuhaf bir durumdu. Hayallerimin daha ilk günden sarsıntıya uğramasıyla üniversitede yaşayacaklarımı az çok tahmin etmeye başlamıştım.

    Okulun ilk günleri gayet sessizdi. İlk hafta kimseyle tanışamadım çünkü çok çekiniyor ve korkuyordum. Daha sonra çok fazla kız arkadaşım oldu ve bu durum dikkat çekmeye başladı. Bir erkeğin bu kadar çok kızla gezmesi garip geliyordu. İnsanlar kibar konuşmamdan, hal ve hareketlerimden anladılar eşcinsel olduğumu ve birçok erkek yaklaşmadı tabi ki de. Emin olduktan sonra birkaç erkek yanıma geldi ve ben samimiyetlerine güvenerek onlarla sohbet ettim. Daha sonra Mersin Üniversitesi itiraf sayfasında eşcinselleri aşağılayıcı homofobik tavırda haberler yayınlandı. Birleri itiraf ediyor imajı yaratarak benim ağzımdan paylaşımda bulundular. Ve benim okuduğum bölüme kadar paylaştılar o platformda. Benim eşcinsel olduğumu duyurmak ve kendilerine alay konusu yapmak için yaptılar bunları. Zaten erkeklerin çoğu kız tavlama peşinde. İtiraf sayfaları bunlara yarıyor sadece. Halbuki orası haber portalı gibi olsa insanlara çok şey kazandırır, belki bizim sesimiz de oradan bütün üniversiteye duyurulur. Bu eksik bir durum ve düzeltilmesi gerekiyor. Yani kısacası benim hayat tarzım başka insanların dalga konusu oldu daha ilk günlerde ve böyle de devam ediyor.

    ‘Masama gelip hakaretler savuran erkekler oldu’

    Bir gün üniversitede bir kafede kızlarla oturuyorduk ve yan masada sevgililer vardı. Bir an kafamı çevirdim ve yan masadakilerin öpüştüklerini gördüm. Bu görüntü de açıkçası rahatsız etti beni. Aradan zaman geçti ve onlar kasada para öderken gayri ihtiyari bir şekilde onlara döndüm. İçlerinden bir çocuk bizim masaya geldi ve hakaretler savuşturmaya başladı. Yanındaki kızlar benim kız arkadaşlarıma dönüp o yanınızdaki ‘çiçeği’ bize güldürüyorsunuz dedi ve kız arkadaşlarım benimde insan olduğumu hatırlatarak terslediler. Ben karşı taraftaki kızlardan birinin insansa insanlığını bilsin gibi laflar söylediğini duydum. Bu olay beni derinden yaraladı ama çıkardığım sonuç şu oldu. Ben gerçekten tek başıma “HOMOHOBİK” bir kız örgütü kurmuştum. Sonuçta homofobik kavramı varsa homohobik kavramı da olmadı. O arkadaşlarım benim haklarımı korumak için, beni savunmak için mücadele ettiler o gün. Olayın yaşandığı kafe benim her zaman gittiğim bir yerdi ve garsonlar bile benim haksızlığa uğradığım bilincine vararak davranıyorlardı. Ben herkesi kabul ediyorum ama onlar beni neden kabul etmiyor anlamıyorum. Eşit geldiğimiz bu dünyada yaşamak zaten zorken bir de insanlara kendini kabul ettirme çabası çok garip, çok anlamsız.

    ‘Tuvalete ve camiye çekinerek gidiyorum’

    Ben dershanedeyken tuvalete gidemezdim. Ders saatini beklerdim. Çünkü orada erkekler vardı ve benim için hiç iyi olmuyordu o ortamda bulunmak. Ben de dersten önce hocalarımla konuşup elimi kaldırdığımda izin vermelerini söylüyordum. Bir de camiye girerken bu sorunla karşılaşıyorum. 1.5 yıldır namaz kılmıyordum fakat bu eksikliği hissettim ve artık camiye gitmeye başladım. Orada ister istemez yürüyüşümü değiştiriyorum. Ama toplumdaki şu yargıyı da kırmak isterim. Neden eşcinsellerin dinsiz olduğu düşünülüyor? Ben kendimi bildim bileli böyleyim. Bu benim tercihim değildi. Eşcinsel doğdum evet ve dini inancımın sorgulanması, benim inanmadığımın düşünülmesi de çok rahatsız edici. Bu düşünce de kırılmalı kesinlikle. Ben dinime çok bağlıyım ve bu inançtan kimse beni koparamaz.

    ‘Bizi kabullenmek için eşcinsel olmaya gerek yok’

    Siyaset, insanın toplumda farklı hissettiği, eksik bulduğu şey için savaşmasıdır bence. Benim Facebook’taki görüşümde bile LGBTİ yazıyor. Benim önceliğim bu olmalı, siyasetim bu olmalı. Bu kadar kötü şey yaşadım ama şunları kendime ilke edindim. Çok farklı biri olacağım. Herkesle dost olacağım ve kendimi benimsettiğimde iyi niyetimi anlayacaklar. Ama bir gün o birileri düşerse kaldırmak için elimi uzattığımda nasıl gözlerime bakacaklar çok merak ediyorum. Lisede tuvalette dayak yedim ben, eşcinsel olduğum için… Ama üniversitede böyle bir şey olmayacak biliyorum. Eşcinsel kimliğimle öğrenci kimliğimi birleştirdim ve ders esnasında sırada yan yana oturabileceğim arkadaşlar elde etmeye başladım ve o insanların hiçbiri eşcinsel değil. Hayatlarında hiçbiri gay görmemiş olabilir. Ama ben bu dostane duyguyu kendimle birlikte onlara benimsetebilirsem çok şey katmış olurum. Çünkü LGBTİ bireyi savunmak için ille de LGBTİ olmaya gerek yok. Dün beş tane daha erkek arkadaşım oldu mesela. Bu çok büyük bir artı benim için. Bu böyle devam edecek hissediyorum. Ben uzun bir süre Mersin’de olacağım ve üniversite içinde kendi topluluğumu kuracağım. Birçok insan katılacak, destek verecek ve belki şu an ismimi vermiyorum ama inanıyorum beş yıl sonra herkes beni tanıyacak.

    ‘Toplum kabul etseydi sen beni kabul edecek miydin baba?’

    Benim eşcinselliğim konusunda babamın yorumu hep biz kabul etsek bile toplum kabul etmez oldu. Ben de ona hep bu soruyu sordum : Toplum kabul etseydi sen beni kabul edecek miydin baba? O zaman susuyor tabi. Ve babam eşcinsel olduğumu ilk öğrendiğinde Kuran- Kerim’i açarak bana eşcinsel ilişki olduğu için gazaba uğrayan Lut Kavmini okudu ve beni gerçekten çok korkuttu. ‘Ben n’apıyorum’ dedim kendi kendime. Yanlış bir şey yapıyorsam neden yapıyorum? Bu madem günah madem yanlış ben bunu bilerek yapmıyorum, beni buna zorlayan şey ne? Herkes bunu çocukken seçtiğimizi düşünüyor. Ben bunu çocukken nasıl seçebilirdim ki. Ben doğduğumdan beri böyleyim. Milyonlarca insan var bu şekilde. Gezi Parkında 50 bin eşcinsel yürüdü bunu kimse inkar edemez. Ben bunun sıkıntısını her alanda çektim. Hocalarımın tehdit ettiği de oldu, arkadaşlarımın dalga geçtiği de ama büyük bir umutla bekliyorum, bunların aşılacağına inaniyorum. Yaşlı bir kadın bir röportajda herkesin kendi hayatı, özgür bir ülkede yaşıyoruz demişti. Bu konuşma şunu gösteriyor ki bir gün gelecek beni babaannemde kabul edecek, aşağıdaki Şükriye teyze de kabul edecek. Kınayan gözler değişecek.

    ‘Bu zihniyet ‘Benim Çocuğum’la değişecek’

    Sadece din olgusuyla hareket eden Türk toplumuna karşı, eşcinsel çocukları olan anne ve babalar kamera karşısına geçerek bir belgesel çekti. ‘Benim çocuğum’ adlı bu belgesel televizyonda yayınlanmadı. Çünkü amaç önce yerelleri dolaşmaktı. Yerellerde LGBTİ’yi bilmeyen birçok insan var. Bazı üniversiteler tabi ki karşı çıktı bu filme. İçeriği kötü dendi ama bence bu filmden sonra herkes bir şeyler yapmaya başlayacak. Anlatarak olmayacak biliyorum ama bu film izlendikten sonra gerçekten birçoğunun bakış açısı değişecek. Sadece ‘ biz eşcinseliz, bizi böyle kabul edin’ demiyorum. Benim de yapmam gereken çok şey var. Yüzyıllardır böyle devam eden bir düşünceyi kırmak için çalışmalara başladım bile. Böyle gelmiş böyle gidecek diyemem. Benimde haklarım var ve ben de sizler gibi eşit doğdum, bunun farkına varın diyebilirim.”

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 00:53 on 30 September 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Oral Seks 

    Oral seks de HIV virüsünden etkilenmenin bir diğer yoludur. Çünkü ağız çeperi de sıvıları kolaylıkla içine çeken, ince bir yapıya sahiptir. Aynı anüste olduğu gibi HIV virüsü kolaylıkla ağız mukozasından kan sistemine geçebilir. Ayrıca ağız içindeki yaralar ya da dişeti kanamaları HIV virüsünün penise geçmesine neden olabilir. Bunun için de oral seks sırasında kondom kullanılması sizi koruyacaktır. Ancak, birçok insan lateksin tadından hoşlanmadığı için bu yolu tercih etmemektedir.

    Oral seks sırasında korunmak için ne yapabiliriz?

    Oral seks sırasında HIV virüsü kapmamanızı sağlayacak iki altın kural var:

    Partnerinizin ağzınıza boşalmasına izin vermeyin: HIV virüsü taşıyıp taşımadığına emin olmadığınız birisine oral yapıyorsanız, ağzınıza boşalmasına izin vermemek sizin için güvenli olacaktır. Sakınmanıza rağmen partneriniz ağzınıza boşalırsa hemen ağzınızı yıkamanızı ve temizlemenizi öneririz. Bu, riski azaltacaktır.
    Oral seksin öncesinde ve sonrasında dişlerinizi fırçalamaktan kaçının!

    Ağzınızı kontrol edin: Hijyenik bir ağız sağlıklı bir cinsel ilişki demektir. Eğer ağzınızın içinde bir kesik veya yara varsa oral seks sırasında HIV virüsünü kapma riskiniz de bir o kadar yüksek olacaktır. Ayrıca oral seks yoluyla sizdeki virüsün partnerinize geçmesi de mümkündür.
    Oral seks, korunmasız cinsel ilişkiden daha az risklidir!

     
    • alfa adlı kullanıcının avatarı

      alfa 14:01 on 23 Haziran 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      12 gun once bir iliskiye girdim ve partnerim ilk basta oral sex yapti agzinda yara veya kanama yoktu 20 30 saniye surdu ama bosalma olmadi hiv olabileceginden supheleniyorum sizce bisey olurmu?

      Simdiden tesekkurler
      Saygilarimla…

      Beğen

      • lezbiyengaybiseksuel adlı kullanıcının avatarı

        Nikopol 14:06 on 23 Haziran 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

        Eğer sizde ağız hastalıkları, dış eti kanaması ve partnerinizde cinsel yolla bulaşan bir hastalık varsa hastalığın bulaşma riski var.
        Bu konuda yapmanız gereken en doğru şey bir doktora görünmek.
        Saygılarımla

        Beğen

    • Hhalee adlı kullanıcının avatarı

      Hhalee 02:41 on 9 Mayıs 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Ben bir kadın olarak iki gün önce başka bir kadınla beraber oldum seks oyuncağını beraber kullandık lezbiyenlerin Hiv e yakalanma riskinin düşük olduğunu öğrendim yine de test yaptırmalımıyım?

      Beğen

  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 00:46 on 30 September 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Sözlük   

    Sözlük 

    AIDS
    AIDS- edinilmiş bağışık yetmezliği sendromunun kısaltması-insan bağışıklık yetmezliği virusunun(HIV) neden olduğu malul bırakan , ölümcül bir hastalıktır. HIV ile infekte herkeste sonunda AIDS gelişmesinin kaçınılmaz olduğu düşünülmektedir. Çünkü insan bağışıklık sistemi HIV virusu tarafından mütemadiyen zayıflatılmaktadır.Eğer hastalıkla mücadele gündeme gelmezse çoğu kişi AIDS in ilk belirtileri görüldükten yaklaşık 3 yıl sonra hayatını kaybetmektedir.

    Anal ilişki
    Anal ilişki penisin anüsten sokulması olarak anlatılabilir. Burada alınan zevkin maddi temelleri, buraya yakın olan iç üreme organlarının(başta prostat olmak üzere idrar kanalı, idrar torbası, salgı yapmaktan sorumlu bazı diğer organlar) uyarılmasıdır.

    Anonim test
    Kişinin adı veya onu tanımlayacak kişisel özellikleri yerine bir kod numarası verilerek kanına HIV testi uygulanmasıdır. Bu kodu test yapılan kişi de dahil kimse bilmemektedir. Dolayısıyla testin kime yapıldığı hiçbir zaman bilinemez sadece pozitif veya negatif olduğu bilinir.

    Asemptomatik (belirtisiz) HIV infeksiyonu
    HIV virusunun vücuda girmesiyle başlayıp hastalık belirtilerinin görülmesine kadar geçen HIV infeksiyonu dönemine denir.

    Ayrımcılık
    İnsanlara onların cinsiyet, cinsel yönelim, ırk, milliyet, bölge gibi gerçek veya varsayılan herhangi bir özelliğinden dolayı (olumsuz anlamda ) farklı davranılması, haksızlık edilmesi.

    Bağlantılı anonim test
    HIV testi yapılan kanın kodunu sadece testi yaptıran kişinin bildiği durumda HIV testi uygulanmasıdır. Kişinin kendisi söylemedikçe test sonucunu sözkonusu kişi dışında kimse öğrenemez.

    Bağlantısız anonim test
    Kişiyi tanıtıcı tüm kimlik bilgileri yokedildikten sonra kana HIV testinin uygulanması.

    Bağışıklık yetmezliği
    Bağışıklık sisteminin vücudu yeterince koruyamaması sonucu çeşitli kanserlere ve fırsatçı infeksiyonlara yatkın hale gelmesi durumu.

    Biseksüel: Duygusal, erotik ve cinsel yönelimlerini kendi cinsine ve aynı zamanda diğer cinse yönelten kadın ya da erkek.

    Bulaştırıcılık
    Hastalığın göreli olarak bulaştırma potansiyelidir. HIV in bulaştırıcılık derecesi kuluçka süresinin seyrine göre değişir, ve büyük olasılıkla virusun vücuda girdiği ilk dönemde (antikor pozitifleşmeden önce) ve belirtiler görülmeye başlandığında en yüksektir.

    Cinsel Yönelim: Kişinin cinsel, duygusal olarak çekim duyduğu cinsiyete göre tanımlanan bir özellik. Bir erkeğin kadınlara ilgi duyması, bir kadının kadınlara ilgi duyması gibi.

    CYBİ (Cinsel Yolla Bulaşan İnfeksiyon )
    Çoğunlukla cinsel ilişki yoluyla bulaşan (frengi, belsoğukluğu, AIDS) ile cinsel ilişkinin önemli bir bulaşma yolu olduğu ( hepatit B ve C gibi) infeksiyon hastalıkları.

    CYBİ çözümü (Vaka çözümü)
    Tam kapsamlı olarak ; CYBİ li olup bunun teşhis ve tedavisini isteyen kişilere bu hizmeti verirken ; aynı zamanda tekrar yakalanmamaları için eğitim vererek kondom kullanmayı ve eşini de bilgilendirmeyi ihtiva eden hizmet.

    Damariçi
    Toplardamar(lar) içine anlamına gelir. Bir iğne aracılığıyla bir çözeltinin damariçine verilmesidir.

    Damgalama
    İnsanlara karşı, toplumdaki diğer bireylerle mevcut toplumsal “değerlere göre” aralarında bulunan bir farktan ötürü aşağılayıcı, küçültücü, dışlayıcı davranışlarda bulunmak. HIV veya AIDS li insanlar ve yakınları , aslında infeksiyonun kendisiyle hiç bir bağlantısı bulunmadığı halde ahlak kurallarına ve mevcut önyargılara (sözgelimi eşcinsellik nedeniyle) dayanarak sıklıkla damgalanmaktadır.

    Danışmanlık
    İhtiyaç duyan bir kişi ile bu hizmeti veren kişi arasında geçen HIV/AIDS in bu insanda oluşturduğu stresi azaltmayı ve HIV infeksiyonunun bulaşmasını önlemeyi amaçlayan görüşme. Bilgi aktarımı, eğitim ve psikolojik destek sonucunda bireyin önleyici davranişlara karar vermesini kolaylaştırmayı sağlayacak şekilde verilir.

    Duyarlılık (HIV testinin)
    Bir testin HIV infeksiyonu varlığında verdiği reaksiyonun bir ölçüsüdür. Yüksek duyarlıklı bir HIV antikor testi bazen yanlış negatif sonuçlar verebilir, fakat aynı zamanda gerçekte HIV antikoru olmayan sağlıklı kişileri de HIV pozitif (yanlış pozitif) gösterebilir. (bkz. Özgünlük)

    Düşük riskli kan vericisi
    Kanında bulaşıcı hastalık etkeni bulundurma riski düşük olan ve kan bağışını özgür iradesiyle, para almadan yapan kişi.

    Ek HIV Testi
    Sonucu pozitif bulunmuş bir testin doğrulanması amacıyla aynı kan örneğine aynı duyarlıkta veya daha duyarlı bir başka yöntem kullanılarak HIV testinin tekrarlanmasıdır. Bu işlem aynı testin tekrarlanması, aynı testin başka bir yöntem uygulanarak yapılması veya farklı formatta bir test yapılması şeklinde olabilir.(Bkz. Özgünlük) :Transfüzyon (Kan nakli): Başka bir insana ait kan veya kan ürününün çoğunlukla bir toplardamar yoluyla verilmesine denir.

    Epidemiyoloji
    Bir toplumda bir hastalık, infeksiyon veya sağlığı ilgilendiren bir olayın; nedenleri, dağılımı, ve görülme sıklığı ile ilgili çalışmalar yapan bilim dalı. Epidemiyoloji kim, nerede, ne zaman, ne ve neden sorularının cevabıdır. Yani bu hastalığa/infeksiyona kim(ler) yakalanır, bunlar nerede yaşarlar bunlarla bağlantılı olarak da hastalığın/infeksiyonun hangi yaşta ortaya çıktığı, sebebinin ne olduğu ve niçin oluştuğu araştırılır. Uyruk

    Eşcinsel
    Kendi cinsinden olanlara duygusal, erotik ve cinsel yönelim içinde bulunan kadın veya erkek. Eşcinsel terimi, hem kadın eşcinseller hem de erkek eşcinseller için kullanılmakla birlikte günlük hayatta daha çok, erkek eşcinselleri anlatır.

    Eşcinsellik
    “Homosexuality&” teriminin birebir çevirisidir. Zamanında bir tıp terimi olarak tanımlanmıştır. Kadın veya erkek, kişinin erotik, cinsel, duygusal açıdan kendi cinsine yönelik olma durumudur. Toplum genelinde ve bazı ruh sağlığı profesyonellerindeki kanının aksine eşcinsellik ile transeksüalizm veya transvestik davranış birbirinin uzantısı, örneğin transeksüalizm eşcinselliğin daha aşırı bir şekli değildir.

    Bunlar ayrı düzlemlere ait olgulardır.

    Eşcinsel bilinç
    Eşcinsel olmanın eleştirel gücü yalnız bir cinsel pratiği ötekine tercih etmek olamaz. Eşcinsel olmak, toplumda cinsel hazzı düzenleyen reçeteler karşısında olduğu kadar karşıcinsel toplumun siyasal ve toplumsal yapısı karşısında da eleştirel bir tavır takınmak demektir.

    Fahişe
    Başka bir kişiyle, para,mal ve/veya uyuşturucu karşılığında bizzat cinsel faaliyette bulunan kişi. Bu terim, düzenli olarak, bazen veya gayrıresmi olarak cinsel ilişkiyle para kazanan kişileri de kapsar. Fahişeler erkek, dişi, eşcinsel veya transseksüel olabilir. Erişkin, genç bazen de çocuk olabilir.

    Fırsatçı infeksiyonlar
    Normalde vücudun bağışıklık sisteminin başedebildiği mikroorganizmaların oluşturduğu infeksiyonlardır. Bağışıklık sisteminin zayıflaması veya tahrip olması durumunda , HIV infeksiyonunda olduğu gibi, fırsatçı infeksiyonlar ortaya çıkabilir. Mesela, pamukçuk ağızda normalde bulunan ancak bağışıklık sistemi sağlıklı olanlarda hastalık yapmayan bir mantardır.

    Gey
    Bu terim, eşcinsel kurtuluş hareketiyle birlikte ortaya çıkmıştır. Başlangıçta hem kadın hem erkek eşcinselleri kapsayan bir kelime olmakla beraber, günümüzde sadece erkek eşcinseller kendileri için kullanmaktadırlar. Bu süreçte, “homoseksüellik”ten politik bir kopuş olarak tanımlanmıştır. “Homoseksüel” kelimesi, tıp tarafından tanımlanmış olduğu halde, “gey” kelimesi, aynı cinsten insanların birbirlerine karşı duygusal, erotik, cinsel yönelimleriyle yarattıkları hayat tarzını tanımlamak için, eşcinsel bireyler tarafından ortaya konmuştur. Bu kelimenin, Türkçe’ye, İngilizce’den olduğu gibi alınması 80’lere rastlar.

    Gizli olmayan test
    Ne anonim ne de gizli olmadan test uygulanmasıdır.

    Gizli test
    Sadece sözkonusu kişi ve yakın tedavisini yapan sağlık görevlilerinin test sonucunu bildiği ve bunlara erişebildiği durumdur. Bu bilgi hiç bir şekilde kişinin açık izni olmaksızın okuluna, patronuna, sigortacısına, sağlık makamlarına, ve diğer sağlık personeline açıklanmaz.

    Gizlilik
    HIV/AIDS e ilişkin kişisel bilgilerin ve test sonuçlarının gizlilik içinde korunması hasta ve insan haklarının vazgeçilmez bir gereğidir. Yalnızca HIV/AIDS le yaşayan kişi ve ilgili sağlık çalışanları test sonuçlarına ulaşabilmelidir. Kişilerin onayı olmadan bu bilgiler diğer kişilere verilemez.

    Güvenli seks
    Bir insandan diğerine HIV virusu bulaşmasını önlemeyi amaçlayan bütün cinsel uygulamalara denir. Örnek olarak , tam birleşmenin olmaması veya cinsel birleşmede prezervatif kullanılması verilebilir. Öte yandan korunmasız seks sırasında sperm sıvısı, vajen sıvısı ve kan gibi HIV bulaştıran sıvılar cinsel partnerin vücuduna girer. Güvenli seksin beş ana ögesi vardır. Bunlar daima kondom kullanmak, eş sayısını azaltmak, karşılıklı sadakate uymak; ilk cinsel ilişki yaşını ileriye almak, hiç cinsel ilişkide bulunmamak gibi güvenli cinsel davranışlarda bulunmak

    Gönüllü test
    Anonim veya gizli olarak , kişi veya kendi hekiminin isteği ile kişiyi bilgilendirip ondan izin aldıktan sonra test yapılmasıdır.

    Heterosesizm
    Bir tür ırkçılıktır. Kadınlara yönelik ayrımcılık olan seksizmin (cinsiyetçilik), heteroseksüel olmayanlara yönelik halidir. Heteroseksizm, heteroseksüelliği bir zorunluluk olarak görme ve biricik varoluş biçimi olarak dayatma halidir.

    Heteroseksist
    Heteroseksizmi savunan kişidir. Heteroseksüellik dışında hiçbir varoluşu kabul etmez ve heteroseksüel olmayanlara şiddete varan fizik ya da psikolojik terör uygular.

    Heteroseksüel
    Bireylerin, cinsel, duygusal ve erotik olarak karşı cinsten kişilere yönelmiş olma halidir. Kendiliğinden ve zorunlu olarak, toplumda egemen varoluştur. Bu kendiliğinden ve zorunluluk hali, heteroseksüel bireylerin kendilerini “heteroseksüel” olarak tanımlamalarına bile gerek duyurmamaktadır.

    HIV
    HIV (İnsan bağışıklık yetmezliği virusu, Human Immunodeficiency Virus) AIDS hastalığını oluşturan virusun adıdır. Bu virusun günümüzde bilinen iki tipi vardır. HIV-1 ve HIV-2. Dünya genelinde en yaygını HIV-1 dir. Virusun her iki tipi de cinsel ilişki, kan nakli, anneden çocuğa olmak üzere üç yolla bulaşırlar. Oluşan hastalık belirtileri arasında herhangi bir fark yoktur. Bununla birlikte mikrobun vücuda girişinden hastalığın ortaya çıkmasına kadar geçen süre HIV-2 de daha uzundur ve HIV-2 HIV-1 göre daha zor bulaşır.

    HIV İnfeksiyonu
    HIV virusunun yaptığı bulaşıcı hastalık. HIV çoğunlukla korunmasız cinsel ilişkiyle bulaşan bir infeksiyondur. Virus kan nakliyle, sterilize edilmemiş injektör veya kesici tıbbi aletlerin kullanımıyla ve hasta anneden karnındaki bebeğe doğumda veya doğumdan sonra emzirmeyle bulaşabilir. Bazı kişilerde virus vücuda girdikten hemen sonra hafif HIV rahatsızlığı görülürken, hemen hemen hepsinde yıllarca hiç bir hastalık belirtisi görülmez. Zamanla, virus bağışıklık sistemini ağır ağır bozarken, gittikçe ağırlaşan hastalık belirtileri görülmeye başlanır. Bunlar bazı şikayetler ile hastalık belirtilerinin bileşiminden oluşan ; ishal, ateş, zayıflama, mantar infeksiyonları, verem, zatürre, lenf kanseri, gelişme geriliği ve Kaposi sarkomu (bir tür deri kanseri) dir.

    HIV/AIDS ile yaşayan kişi
    HIV bulaşmış olan kişiye ; aynı zamanda HIV pozitif veya HIV seropozitif olan kişiye de denir. Bir kişiye HIV bulaşır bulaşmaz, diğer insanlara cinsel ilişki, kan ve perinatal bulaştırbilecek duruma gelir. HIV infeksiyonu hayat boyu devam eder.

    Homofobi
    Bu terim, eşcinsellere yönelik önyargı ve nefreti anlatır. Bir tür kaygı ve korku ifadesidir.

    İnsidens
    Belirli bir infeksiyon, hastalık veya sağlıkla ilgili bir olgu bakımından, belirli bir süre içerisinde ortaya çıkan yeni infeksiyonların sıklığının risk altında bulunan nüfusa orantılı olarak ifade edilmesidir.

    İnvaziv
    İnsan vücuduna bir nesne veya aletin takıldığı/sokulduğu uygulamaları anlatır. Döğme yapılması (sağlam derinin delinmesi) Tıpta invazif uygulama, insan vücudundaki boşluklara bir alet yerleştirilmesi veya sağlam derinin delinmesini gerektiren uygulamadır.

    Koruyucu önlemler
    HIV infeksiyonunun anneden çocuğa, kanyolu ve cinsel ilişki yoluyla bulaşmasını önlemeyi amaçlayan önlemlerdir. Sözgelimi, cinsel yolla bulaşmayı azaltan önlemler arasında , – yüksek risk taşıyan cinsel davranıştan kaçınmayı teşvik eden eğitim, – diğer cinsel yolla bulaşan infeksiyonların önlenmesi ve tedavi edilmesi – çevreyi ve şartları güvenli cinsel davranışı kolaylaştırır duruma getirmeyi hedefleyen önlemler (örneğin, bütün otel odalarında ücretsiz kondom bulundurma zorunluluğu getiren bir yasal düzenleme )

    Kuluçka süresi
    Virusun vücuda girmesiyle anti HIV antikor testinin pozitifleşmesi, HIV ile ilgili klinik belirti ve şikayetlerin veya AIDS in başlamasına kadar geçen süre. Bu terim kullanılırken mutlaka bu özel olgularda birisi belirtilmelidir.

    Lezbiyen
    Eşcinsel kadın şair Sappho’nun yaşadığı Lesbos (Midilli) adasının isminden türetilmiş bir terim olup, duygusal, cinsel, erotik yönelimleri kendi cinsinden bireylere yönelik olan kadınları tanımlamak için kullanılmaktadır.

    Mastürbasyon : Latince ”masturbare=(elle bozmak )” fiiliden türemiştir. Kişilerin kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir.

    Müdahale
    Bir strateji çerçevesinde yürütülen etkinliklere denir. Örnek olarak, HIV in cinsel yolla bulaşmasını azaltmak için , güvenli cinsel davranışa yönlendirmek bir müdahaledir.

    Nokta prevalansı
    Zamanın belirli bir noktasında nufustaki oranı gösterir. Periyod prevalansı: hastalığın özel bir dönem sırasında herhangi bir anda toplumda varolan toplam oranıdır.

    Pembe üçgen (The pink triangle)
    Nazi toplama kamplarındaki eşcinsel tutsaklar üzerinde kullanıldı. Nazi toplama kamplarında öldürülen eşcinselleri anımsatıcı bir işaret olduğu için 1970’lerin başlarında ABD’deki gey aktivistler tarafından dayanışma ve direnişin sembolü olarak kullanılmaya başlandı. Gey özgürlük hareketinin dünya çapında bilinen işaretlerindendir

    Pencere dönemi
    HIV virusunun insan vücuduna girişinden kanda saptanabilecek antikorların oluşmasına kadar geçen süreye denir. Bu süre 90 gündür.

    Perinatal
    Doğumdan önce, doğum sırası veya doğumdan sonraki kısa bir dönemi kapsayan zaman dilimi; gebeliğin 28. haftayla doğumdan sonraki 7 gün arasındaki dönemi ifade eder. HIV li anneden bebeğine HIV bulaşması perinatal bulaşma olarak tanımlanır.

    Prevalans
    Nüfusun belirli bir kesitinde belirli bir noktada veya belirli bir zaman dilimi içinde bir hastalığın, infeksiyonun veya sağlık sorununun görülme oranıdır.

    Rahatlatıcı Tedavi
    Hastanın şikayetlerinin rahatlatılmasını hedefleyen ama AIDS tedavisi olmayan uygulamalardır.

    Risk faktörleri
    Bir kişiye HIV in bulaşmasını kolaylaştıran koşul veya davranışlardır. Bu etmenler : -HIV negatif, tek eşli ve kendisine sadık olan eşi yerine başka kişi/kişilerle cinsel ilişkiye girmek, – Cinsel yolla bulaşan hastalık bulunması, – Damar içi uyuşturucu kullanımı – Kan nakli öyküsü, – vücut deldirme (kalıcı döğme veya küpe taktırma amaçlı) – İnvaziv , cerrahi veya dişhekimliği uygulamaları esnasında steril olmayan/ kan bulaşmış cerrahi malzeme kullanılması – Yukarıda sayılan risklerden herhangi bir tanesini taşıyan kişiyle cinsel ilişkide bulunmak.

    Rutin test
    Kişilerin bilgisi olmadan , ancak özellikle HIV testi yapılmasını istemediklerine dair bir ifadelerinin de bulunmadığı durumda HIV testi yapılmasıdır. Örnek olarak başka bir nedenle hastaneye başvuranlar , doğum öncesinde gebelik takibinin yapıldığı antenatal polikliniklere veya cinsel yolla bulaşan infeksiyon kliniğine gelenlere HIV testi yapılmasıdır.

    Oral ilişki : Cinsel organların ağza alınması, ağızla uyarılması olarak tanımlanabilir belki. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve AIDS için risklidir. Kondom kullanılması önerilir. Bu tatsız ve anlamsız gelebilir kimimize, ama riskleri değerlendirip karar vermek gerekiyor. Kondom kullanımını daha zevkli hale getirmek için kayganlaştırıcısı olmayan kondom kullanılabilir, veya üstüne içinde yağ olmamak şartıyla bal gibi hoş tatlı maddeler sürülebilir. Sperm öldürücülü kondomların tadı iğrençtir.

    Ağzına alan kişinin ağzında, diş ve dişetinde kanama, iltihap, infeksiyon gibi bir sorun olmadığında, ağıza alınan organda akıntı, açık yara, kabarcık, kabarıklık gibi cinsel yolla bulaşan hastalık belirtileri olmadığında risk anal sekste olduğu kadar yüksek değildir (ama bu şartlara sıkı sıkı bağlı kalınırsa). İlişki öncesinde ve sonrasında diş fırçalanmamalı, ağız, bademcikler, boğazda hastalık varsa ilişkiden kaçınılmalıdır. Şüphelenildiğinde ağza hiç alınmamalıdır. Partneriniz sürekli eşiniz değilse hayır deme hakkınızı kullanın, hoşlanmadığınızı söyleyin ya da belli edin. Sürekli eşinizse doktora gitmesini sağlayın.

    Ağıza alındığında penisin çok derine sokulması da riski arttırır.

    Özgünlük (HIV testinin)
    Özel bir mikroorganizmanın varlığını gösteren özel bir maddenin (antikorun) varlığını saptayan testin doğruluğu. Özgünlüğü yüksek olan bir testte yanlış pozitif sonuç çıkma ihtimali düşük olacaktır. (bkz. Duyarlılık)

    Seks işçisi
    Para veya mal karşılığında cinsel faaliyet ve hizmetler sunan kişi.

    Seks sektörü
    Para veya mal karşılığında cinsel ilişkiye geçme anlamına gelen “Fuhuş”tan daha geniş anlamı olan bu terim; aynı zamanda eğlence, konaklama(otelcilik), masaj ve eskort hizmetlerinin de sıklıkla bir parçasını oluşturmaktadır. Seks sektöründe çalışanlar; seks sektörü işyerlerinin sahipleri, yöneticileri ve kurucularını da kapsar.

    Serolojik test
    Kanın şeffaf sıvı bölümüyle (serum) yapılan laboratuvar testlerine denir.

    Seroprevalans (HIV, CYBİ)
    Verilen herhangi bir zamanda , toplumdan toplanan kanlara yapılan serolojik testler sonucunda HIV veya CYBİ(Cinsel yolla bulaşan infeksiyon) yönünden pozitif bulunanların yüzdesidir.

    Sosyal pazarlama
    Kondom gibi toplumsal bir hedefi de olan ticari ürünlerin satışı amacıyla başvurulan özel sektör pazarlama uygulamaları. Pazarlama doğru ürünü, erişilebilir bir yerde, ucuz fiyatla topluma arz etme anlamına gelir.

    Stonewall
    29 Haziran 1969 gecesine gönderme yapar. O gece New York’taki küçük bir gey bar’ın (Stonewall Inn) uzun süredir polis tacizine maruz kalan müşterileri bir baskın sırasında saldırıya karşılık verdiler. Başkaldırıları iki gece sürdü ve dünyadaki eşcinsel imajının bir parçası haline geldi. Stonewall, topluma karşı birleşik gey hareketinin simgesi haline gelmiştir ve çoğu Gey Pride (Eşcinsellik Onuru) kutlamasında anılmaktadır.

    Tarama
    Bağışlanmış olan kan, kan ürünü, sperm dahil doku ve organlara, alıcıya HIV bulaşmasını önlemek için düzenli olarak laboratuvar testi yapmaktır. (test yapmaya bakınız.)

    Test yapmak (HIV testi)
    1. Test kan veya doku/organ naklinden önce(bkz. Tarama) veya bir kişiye test uygulamak amacıyla kullanılabilir. 2. Bireylere test çoğunlukla HIV infeksiyonu taşıyıp taşımadıklarını anlamak amacıyla yapılır.Bu mantıkla bütün test uygulamaları üç eksende incelenebilir. a) Kişinin kendi isteği, sağlık hizmeti verenin isteği veya sağlık nedenleri dışında bir üçüncü tarafın isteğiyle; b) Kişinin bilgilendirildikten sonra onayı (izni) alınarak veya alınmadan; c) Anonim (adsız olarak), gizli veya gizli olmayarak -Kişinin kendi isteği : Bir kişinin kendi kararıyla yaptırmak istediği HIV testi. -Sağlık hizmeti verenin isteği : Sağlık hizmeti verenin önerdiği HIV testi. -Sağlık nedenleri dışında üçüncü bir tarafın test isteği : işe girme, göç veya sigorta yaptırma sırasında HIV testi istenmesi. Kişinin bilgilendirildikten sonra izni alınarak: Sadece kişi bilgilendirildikten sonra izin alınarak test yapılır. Bilgilendirmenin anlamı, test öncesinde danışmanlık hizmeti verilmesi yoluyla kişiye HIV testi yaptırmanın yarar ve zararları anlatılır. “İzin”, kişinin kendi hür iradesiyle , hiçbir baskı altında kalmaksızın , izin verip vermemekte özgür olması anlamındadır. Bilgilendirilip izin alınmadan test yapılması: yukarıda tanımlanmış olan bilgilendirme ve izin olmadan test yapılması durumudur. Rutin test : Kişilerin bilgisi olmadan , ancak özellikle HIV testi yapılmasını istemediklerine dair bir ifadelerinin de bulunmadığı durumda HIV testi yapılmasıdır. Örnek olarak başka bir nedenle hastaneye başvuranlar , doğum öncesinde gebelik takibinin yapıldığı antenatal polikliniklere veya cinsel yolla bulaşan infeksiyon kliniğine gelenlere HIV testi yapılmasıdır. Zorunlu test : Kişiyi bilgilendirmeden ve izin de almadan yapılan HIV testi uygulamasıdır. Burada kastedilen zorunluluk; reddetmek gibi bir seçeneği olmayan mahkumlara ve evlilik işlemleri veya işe giriş sırasında testin yapılmasını reddetmenin kişiye bir sürü zorluk çıkarabileceği ve gerçekçi olmadığı durumlardır. Anonim test : Kişinin adı veya onu tanımlayacak kişisel özellikleri yerine bir kod numarası verilerek kanına HIV testi uygulanmasıdır. Bu kodu test yapılan kişi de dahil kimse bilmemektedir. Dolayısıyla testin kime yapıldığı hiçbir zaman bilinemez sadece pozitif veya negatif olduğu bilinir. Bağlantılı anonim test: HIV testi yapılan kanın kodunu sadece testi yaptıran kişinin bildiği durumda HIV testi uygulanmasıdır. Kişinin kendisi söylemedikçe test sonucunu sözkonusu kişi dışında kimse öğrenemez.

    Transeksüellik
    Karşı cinse ait olma, karşı cinse benzeme isteği, kendisini karşı cinsten biriymiş gibi hissetme.

    Transeksüel
    Hem erkek hem de kadın için geçerli. Yani kişi erkek olduğu halde kadın olmayı isteyebilir, kadın olduğu halde erkek olmayı isteyebilir. Ancak transeksüel, daha çok ruhsal eğilimler için belirleyici bir kelime. Kişinin davranışlarından çok iç dünyasında kendisini karşı cinsten biri gibi görmesi, hissetmesi. Bu yüzden transeksüelleri dış görünüşlerinden belirlemek söz konusu değil. Çünkü kendilerini karşı cinsten hissettiklerini dış görünüşlerine her zaman yansıtmazlar.

    Travesti
    Daha çok dış görünüşle ve davranışlarıyla karşı cinse ait olma isteğini hissettirir. Halk arasında travesti dendiğinde daha çok kadın kılığındaki erkekler akla gelse de travesti kelimesi aslında hem erkek hem de kadın için geçerli. Travestiler, karşı cinsin eşyalarını kullanmaktan, karşı cinsin giydiği kıyafetleri giymekten, ait olmak istediği cinsin davranışını sergilemekten zevk alan kimseler. Yani bir travestiyi dış görünüşü ve davranışlarından tanımak mümkün. Halk arasında ameliyatla kadın olmamış, yalnızca dış görünümü ve davranışlarıyla kadın kimliğine bürünenleri; transeksüel de giyim ve davranışlardan öte ameliyatla kadın olanları belirlemek için kullanılan yerleşmiş kelimelerdir. Bununla birlikte ameliyat olmuş ya da olmamış kadın veya erkeklerden biyolojik cinsiyetine ve görünümüne birşekilde müdahale edenlerin tamamını kapsayacak şekilde

    Transgender
    terimi yurtdışında kullanılmakla birlikte herşeyin birbirine karıştırıldığı ülkemizde bu terim henüz pratik karşılığını bulamamıştır.

    Transfobi
    Bu terim, travesti ve transeksüellere yönelik önyargı ve nefreti anlatır. Biyolojik cinsiyetinden dolayı kendisinden beklenen seksüel ve toplumsal rollere uymayarak cinsiyet değiştirenlere karşı bir tür kaygı ve korku ifadesidir.

    Virüs
    Adi ışık mikroskobuyla görülemeyen küçük infeksiyon etkenlerine denir. En tipik özellikleri bağımsız bir metabolizmaları bulunmaması ve sadece canlı hücrelerin içinde çoğalabilmeleridir. Viruslar DNA veya RNA dan sadece birisini ihtiva ederler. Virusler üç alt gruba ayrılırlar ; bakteri virusları, hayvan virusları ve bitki viruslar

     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 00:40 on 30 September 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags:   

    Üreme Hakları ve Cinsel Haklar 

    Bu bölümün hazırlanmasında Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu (IPPF) tarafından hazırlanan “Bildiri, IPPF Üreme Hakları ve Cinsel Haklar Bildirgesi”nden temel kaynak olarak yararlanılmıştır.

    Yaşama Hakkı: Tüm bireylerin yaşama hakkı vardır. Hiçbir kadının yaşamı gebelik nedeniyle tehlikeye atılmamalıdır. Bu hak, öncelikle önlenebilecek ölümlerde önem kazanmaktadır. Erken yaşta evliliğin bir sonucu da erken yaşta olan gebelik ve doğumlardır. Erken yaşta doğurganlığın başlamasının anne ve bebek ölüm riskinin artması nedeniyle trajik bir maliyeti vardır. Gençlik dönemi gebelikleri yüksek risk taşıyan gebeliklerdir ve bu yaştaki istenmeyen gebeliklerin önlenmesi hem anne hem de bebek ölüm riskini azaltacaktır.

    Hükümetlerin HIV/AIDS dahil cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların önlenmesinde etkin rol almaması durumunda gençlerin etkilenebildiği, ölüme varan, ciddi sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

    Hiçbir gencin yaşamı sağlık hizmetlerine, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine ya da bilgi ve danışmanlığına ulaşamama nedeniyle tehlike altında kalmamalıdır.

    Özgürlük Hakkı: Tüm bireyler özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Bu bağlamda tüm bireyler, başkalarının haklarına saygı göstermek koşuluyla, cinsellik ve üreme yaşamlarını sürdürme ve kontrol etme hakkına sahiptir. Gençler üreme ve cinsel sağlıkları konusunda, tam, özgür ve bilinçli rızaları dışındaki tüm tıbbı müdahalelerden korunma hakkına sahiptir. Gençlerin cinsel tacizden korunma hakları vardır.

    Tüm bireyler, özellikle de gençler, cinsel isteklerini önleyen ya da cinsel yaşamlarını zorlaştıran korku, utanç, suçluluk duygusunun ve yanlış inançların empoze edilmesinden ya da diğer ruhsal etkenlerden korunma hakkına sahiptir.

    Eşitlik Hakkı: Tüm insanlar özgür, onurlu ve eşit haklara sahip olarak doğmaktadır. Kadınlar ve genç kadınlar, yasalar, yönetmelikler, gelenekler, uygulamalar, sosyal ve kültürel davranış biçimleri yönünden erkeklerle eşit olmalıdır. Gençlerin geleneksel erkek-kadın rollerine dayalı olarak ayrımcılığa uğramama hakkı vardır.

    Bireyler, cinsel ve üreme yaşamında, sağlık bakımı ya da sağlık hizmetlerinden yararlanmada ırk, renk, cinsiyet ya da cinsel tercih, medeni durum, aile konumu, yaş, dil, din, siyasi ya da diğer görüşler, ulusal ya da sosyal köken nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulamaz.

    Tüm bireyler; ırk, renk, ekonomik durum, cinsiyet, cinsel tercih, medeni durum, aile konumu, yaş, dil, din, siyasi veya ulusal ya da sosyal köken, doğum ya da diğer konumları ne olursa olsun, üreme sağlığı, cinsel sağlık ve haklarına ilişkin bilgi, danışmanlık hizmetlerini de kapsayan sağlık ve refahlarını güvence altına alacak bilgi ve eğitime ulaşmakta eşit haklara sahiptir.

    Gençlerin içinde bulunduğu yaş grubu üreme sağlığı haklarına ulaşmada bir engel haline getirilmemeli, tam tersine bu haklara ulaşmalarında kolaylaştırıcı ortam hazırlanmalıdır.

    Kadınlar ve kız çocukları, yaşamları süresince uygun beslenme ve bakım hakkına sahiptir.

    Hiçbir kadın, başka bir kişinin olurunun gerektiği öne sürülerek gelişimi, cinsel sağlık ve üreme sağlığı ve haklarıyla ilgili olan ve doğurganlığı düzenleme hizmetlerini de kapsayan eğitim, bilgi ve/veya hizmetlerden mahrum bırakılamaz.

    Tüm bireyler; her tür şiddetten korunma hakkına sahiptir. Hiç kimseye zihinsel ya da fiziksel yetersizlik nedeniyle ayırımcılık yapılamaz.

    Mahremiyet Hakkı: Bilgilendirme ve danışmanlığın da içinde yer aldığı tüm cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinde mahremiyet ve kişisel bilgilerin gizli kalması sağlanmalıdır.

    Tüm kadınların; gebeliğin güvenli sonlandırılması da dahil olmak üzere, üremeyle ilgili seçim yapma hakkı vardır.

    Tüm bireyler, başkalarının haklarına saygılı olmak şartıyla yargılanmak, özgürlüğünün engellenmesi ya da sosyal müdahaleye maruz kalmak korkusu olmaksızın, güvenli ve doyurucu bir cinsel yaşam için cinsel tercihini ifade etme hakkına sahiptir.

    Bilgilendirme ve danışmanlığın da içinde yer aldığı tüm cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri bireylere ve çiftlere, özellikle de gençlere, mahremiyet ve gizlilik haklarına sadık kalarak ulaştırılmalıdır. Arkadaşça, saygılı, yargılamayan, ahlak dersi vermeyen tutum özellikle gençlere yönelik yaklaşımda önem kazanmaktadır.

    Ülkeler, ergenler için üreme sağlığına ilişkin bilgi ve bakımı engelleyen yasal ve sosyal engelleri kaldırmalıdırlar.

    Düşünce Özgürlüğü Hakkı: Tüm bireyler, cinsel ve üreme yaşamları hakkında düşünce ve konuşma özgürlüğüne sahiptir. Tüm bireyler, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konularında eğitim ile bilgiye ulaşmada düşünce, vicdan ve inanç nedeniyle herhangi bir kısıtlamaya karşı korunma hakkına sahiptir.

    Profesyonel sağlık personeli, doğum kontrolü ve gebelik sonlandırma hizmetini sunmayı bilinçli olarak reddetme hakkına, ancak hizmete başvuranı, bu hizmeti hemen sunmayı isteyen bir profesyonele sevk etmek koşuluyla sahiptir. Hayati risk taşıyan acil durumlarda böyle bir hak yoktur.

    Bilgilenme ve Eğitim Hakkı: Tüm bireyler, cinsel sağlık, hakları ve sorumluluklarıyla ilgili, cinsiyete duyarlı, önyargılardan uzak, yansız ve çoğulcu bir şekilde sunulan eğitime ve doğru bilgiye ulaşma hakkına sahiptir.

    Tüm bireyler; cinsel ve üreme yaşamlarına ilişkin kararlarını tam, özgür ve bilinçli vermelerini sağlayacak yeterli eğitim ve bilgiyi edinme hakkına sahiptir.

    Tüm bireyler, doğurganlığı düzenleyen bütün yöntemlerin ve istenmeyen gebeliklerin önlenmesinin görece yararları, riskleri ve etkililiği konularında tam bilgi edinme hakkına sahiptir.

    Ebeveynlerin destek ve rehberliğiyle, gençlere kendi cinsel sağlıkları ve doğurganlıkları konusundaki sorumluluklarını vurgulayan, bu sorumlulukları yerine getirmelerine yardımcı olan tam bir cinsel eğitim ve destek verilmelidir. Eğitme çabaları, gençlerin yaşına göre aile birliği içinde, toplumda ve okulda yürütülmeli, ama aynı zamanda yaygın eğitim ve çeşitli toplumsal girişimlerle yetişkinlere, özellikle de erkeklere ulaşmalıdır.

    Cinsel eğitimin okulda verilmesi ile gençlerde, daha erken ve artmış cinsel aktiviteye neden olduğu ile ilgili delil yoktur. Bunun aksine, Dünya Sağlık Örgütü’nün yürüttüğü bazı çalışmalarda cinsel yönden aktif olanlarda okulda eğitim verilmesi ile daha güvenli cinsel davranışlarda artış olduğu saptanmıştır. Bazı çalışmalarda ise okulda verilen eğitim ile cinsel aktiviteye başlama yaşında gecikme olduğu sonucu çıkmıştır. Eğitim hakkının sağlanması için eğitimin ailede başlaması, okullarda ise eğitimin devam etmesi gerektiği açıktır.

    Hükümetler, sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yaparak ergenlerin özel ihtiyaçlarını karşılamaya ve bu ihtiyaçlara cevap verecek uygun programlar oluşturmaya teşvik edilmelidirler. Bu programlar, cinsiyetler arası ilişkiler ve eşitlik, ergenlere yönelik şiddet, bilinçli cinsel davranış, bilinçli aile planlaması uygulanması, aile yaşamı, üreme sağlığı, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, HIV enfeksiyonu ve AIDS’ten korunma alanlarında ergenlere eğitim ve danışmanlık desteği sağlanmalıdır. Cinsel istismarı ve akrabalar arası cinsel ilişkiyi engelleyecek ve tedavi edecek programlarla diğer üreme sağlığı hizmetleri oluşturulmalıdır. Bu tip programlar ergenlere bilgi sağlamalı ve olumlu sosyal ve kültürel değerleri güçlendirmek için bilinçli bir çaba göstermelidir. Cinsel yönden faal ergenler aile planlamasına ilişkin özel bilgi, danışmanlık ve hizmetlere gerek duyacaklardır. Gebe kalanlar ise gebelik ve erken bebek bakımı sırasında ailelerinden ve toplumdan özel destek görme ihtiyacında olacaklardır. Ergenler, ebeveynlerinin rehberliğinde bu bilgi ve hizmetlerin planlamasına, uygulanmasına ve değerlendirilmesine tam olarak katılmalıdırlar.

    Evlenme ve Aile Kurma Konularında Seçim Yapma Hakkı: Tüm bireyler, tam, özgür ve bilinçli olurları dışında evlendirilmekten korunma hakkına sahiptir.

    Kısır olanlar ya da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar nedeniyle doğurganlığı aksamış olanlar da dahil olmak üzere tüm bireyler, üreme sağlığı hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptir.

    Genellikle 18 yaşın altında olarak tanımlanan erken yaşta evlilik, özellikle eğitim, ekonomik, otonomi, fiziksel ve psikolojik sağlık yönünden, gelişmelerinde olumsuz etkileri olması nedeniyle genç kızların kişilik hakkına saldırıdır.

    Erken yaşta evliliğin olumsuz diğer bir etkisi, genç kızların eğitim hakkının engellenmesidir. Yeterli eğitim alma hakkının sağlanamamasının diğer bir olumsuz etkisi, eğitimin yeterli olmadığı durumlarda sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının da sınırlanmasıdır.

    Gençlerin fizyolojik olarak doğum için yeterli olgunlukta olmaması, anne ve bebek ölümündeki artışlar dahil ciddi riskleri de birlikte getirmektedir. Erken doğuma bağlı riskler; kanama, kansızlık, beslenme yetersizliği, uzamış doğum eylemi, sezaryen ile doğum olasılığının artması, düşük doğum ağırlıklı bebek doğumudur.

    Çocuk Sahibi Olup Olmamaya Karar Verme Hakkı: Tüm bireylerin sahip olacakları çocuk sayısını ve çocukları arasındaki zaman aralıklarını özgürce ve sorumluluğunun bilincinde olarak kararlaştırma ve bunun için gereken bilgi, eğitim alma ve yöntemleri öğrenme hakkı vardır.

    Tüm kadınların, üreme sağlığının korunması, güvenli anneliğin sağlanması ve gebeliğinin güvenli sonlandırılması için gereken bilgi, eğitim ve hizmetlere ulaşma hakkı vardır.

    Tüm bireyler; güvenli, etkili ve kabul edilebilir doğurganlığı düzenleme yöntemlerine ulaşabilme hakkına sahiptir.

    Tüm bireyler, istenmeyen gebeliklerden korunma yöntemleri içinden kendileri için güvenli ve kabul edilebilir olanı özgürce seçmek ve kullanmak hakkına sahiptir. Bu haktan evli olanlar yanında evli olmayanlar da kısıtlamalarla karşı karşıya gelmeden yararlanabilmelidirler.

    Evli olmayan gençlerin gebeliklerini sonlandırmaları, diğer gruplardan daha sıktır. Gebeliğin sonlandırılması için girişimde genellikle geç kalınmakta ve uygun olmayan koşullarda ve ehil olmayan kişilerden gebeliğin sonlandırma hizmeti alınmaktadır. Gençlerin parasal ve ulaşım sorunlarının olması, güvenli koşullarda gebeliğin sonlanması olasılığını azaltmaktadır. Sonuçta güvenli olmayan düşükler gerçekleşmektedir. İşlem esnasında; kanama, enfeksiyon, genital organlarda yararlanma, geç dönemde ise enfeksiyona bağlı ciddi ağrı ve daha sonraki doğurganlığın olumsuz etkilenmesi gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Temel yaklaşım; istenmeyen gebeliklerin etkili korunma yöntemleri ile önlenmesi için yeterli danışmanlık, bilgi ve korunma yöntemlerinin sağlanmasıdır. İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması için gençlerin hizmet alabileceği birimlerin hizmet vermesi gereklidir.

    Türkiye’de de aile planlamasının yasal olarak tanımı yapılmış ve fertlerin istedikleri sayıda ve istedikleri zaman çocuk sahibi olabilmeleri esas alınmıştır.

    Sağlık Bakımı Alma ve Sağlığın Korunması Hakkı: Tüm bireylerin elde edebileceği en yüksek standartta fiziksel ve ruhsal sağlığa sahip olma hakkı vardır.

    Tüm bireyler; cinsel sağlık ve üreme sağlığı da dahil, bütün bakım hizmetlerinde ulaşabilecek en yüksek nitelikte hizmet alma hakkına sahiptir.

    Tüm bireyler; geniş kapsamlı bir sağlık hizmeti alma hakkına sahiptir. Bu hizmet, gebeliğin güvenli sonlandırılması dahil, doğurganlığı düzenleyen tüm yöntemler ile infertilite (çocuk sahibi olamama, kısırlık) ve AIDS de dahil olmak üzere cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların tanısı ve tedavisini de içerir.

    Tüm bireyler; özellikle de kadınlar ve kız çocukları, sağlığa zarar veren geleneksel uygulamalardan korunma hakkına sahiptir.

    Tüm kadınlar; yansız olarak sunulan bilgilere dayanarak kendi kararlarını vermelerini sağlayacak infertilite ve gebelik danışmanlığını alma hakkına sahiptir.

    Tüm bireyler, birinci basamak sağlık bakımının bir parçası olarak cinsel ve üreme sağlığına ilişkin bakım hakkına sahiptir. Bu içerikteki hizmetler; kapsamlı, parasal ve coğrafi açıdan ulaşılabilir, özel, mahremiyete, bireyin onuruna ve rahatlığına saygılıdır.

    Tüm kadınlar; gebelik, doğum ve doğum sonrası bakım ve gebelik ile emzirme sırasında yeterli beslenme hakkına sahiptir.

    Tüm bireylerin yukarıda sayılan hakları olmasına rağmen, gençlerin bu hakları kullanmasında engeller vardır. Gençler ahlaki değerler ve yargılayıcı davranışların etkisi altında bu hizmetlerden yararlanamayacakları duygusuna sahip olabilirler. Gençlere yönelik hizmetlerde; gençlerin kolay olarak ulaşabilecekleri yerde, uygun zamanda hizmet alabilecekleri, randevu sisteminin hızlı çalıştığı, ücretsiz veya gençler için kabul edilebilir fiyatlandırmanın olduğu, hizmet çeşitliliğinin sağlandığı ve gerektiğinde sevk zincirinin çalıştığı bir sistem esas alınmalıdır.

    Hükümetler, gençlerin üreme sağlığı ile ilgili engel oluşturan yasa ve yönetmelikleri yürürlükten kaldırmalı ve ülkenin genel sağlık politikasının bir parçası olarak yaşa uygun sağlık programları oluşturmalıdır. Üreme sağlığı ile ilgili hizmetler, evli olanlar yanında evli olmayanları da kapsamalı ve hem danışmanlık, hem bilgi, hem de hizmet alanlarını içermelidir.

    Bireyler, aşağıda on maddede özetlenen hakları kapsayan cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerini alma hakkına sahiptir.

    Bilgilenme: Aile planlamasının yararları ve hizmetlerin varlığı konusunda bilgilenme.

    Ulaşabilme: Cinsiyet, ırk, renk, medeni durum, yerleşim yeri farkı gözetilmeksizin hizmetten yararlanma.

    Seçme: Aile planlamasına ve hangi yöntemi uygulayacağına karar vermede özgür ve bilinçli seçim.

    Güven Duyma: Etkili ve güvenli aile planlaması yöntemi uygulayabilme.

    Mahremiyet: Danışmanlık ve hizmet sunumundan mahremiyet sağlayan ortamlarda yararlanma.

    Gizlilik: Kişisel bilgilerin gizliliğinden emin olma.

    Onurun Korunması: Hizmet sunumunda saygı ve ilgi görme.

    Rahatlık: Hizmetleri alırken kendini rahat hissetme.

    Hizmette Süreklilik: Aile planlaması hizmet ve araçlarını gereksinim duyulduğu sürece alabilme.

    Görüş Bildirme: Sunulan hizmet hakkında görüş bildirme.

    Bilimsel Gelişmelerden Yararlanma Hakkı: Tüm bireyler, infertilite, gebeliğin önlenmesi ve gebeliğin sonlandırılmasını da kapsayan konularda üreme sağlığı teknolojisinden yararlanma hakkına sahiptir.

    Tüm bireylerin, üreme sağlığıyla ilgili teknolojinin sağlık ve iyilik hali üzerinde olabilecek herhangi bir olumsuz etkisi konusunda bilgi alma hakkı vardır.

    Gençlerin gereksinimlerini saptamak, tutum ve davranışlarını etkileyen faktörleri ortaya koymak amacıyla, araştırmaların yapılması gereklidir. Araştırma sonuçlarına göre de gençlere yönelik politika ve programlar geliştirilecek ve uygun teknolojilerin kullanılması ile daha etkili hizmet sunumu sağlanacaktır.

    Toplanma Özgürlüğü ve Siyasete Katılma Hakkı: Her bireyin barışçıl toplanma ya da örgüt kurma özgürlüğü vardır.

    Tüm bireyler toplanarak; cinsel sağlık, üreme sağlığı ve haklarını savunma hakkına sahiptir. Tüm bireyler, cinsel ve üreme sağlığının savunulması amacıyla birlik oluşturma hakkına sahiptir.

    Dernek veya vakıf kurma veya üyesi olmada 18 yaşın esas alındığı durumlarda da gençlerin kendilerine verilen hizmeti değerlendirme ve yönlendirme yapabilmeleri için üreme sağlığı konusunda faaliyet yürüten dernek ve vakıfların çatısı altında gençlik grupları oluşturularak görüş ve beklentilerinin değerlendirilmesi gerekir.

    İşkence ve Kötü Muameleden Özgür Olma Hakkı: Tüm bireylerin, işkence veya acımasız, insanlık dışı ya da aşağılayıcı davranış ya da cezalardan, ayrıca özgür iradesi ve bilgisi dışında uygulanan tıbbi veya bilimsel işlemlerden özgür olma hakkı vardır.

    Tüm çocuklar, her türlü sömürüden, özellikle cinsel sömürüden, çocuk fahişeliğinden ve her türlü cinsel istismar, taciz ve saldırıdan, yasa dışı cinsel etkinliklere, fahişelik ya da diğer yasa dışı cinsel sömürü uygulamalarına katılmaktan ve pornografik gösteri ya da yayınlar için sömürüden korunma hakkına sahiptir.

    Hiç kimse, kendi tam, özgür ve bilinçli oluru alınmaksızın, cinsellik veya doğurganlığı düzenleme yöntemleriyle ilgili tıbbi araştırmalar ya da deneylerde kullanılamaz.

    Uluslararası ve Ulusal Düzenlemeler

    İnsan Hakları Dünya Konferansı (Viyana, 1993), Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı (Kahire,1994), Sosyal Kalkınma Dünya Zirvesi (Kopenhag,1995) ve Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nın da (Pekin,1995) dahil olduğu bir seri önemli Birleşmiş Milletler Konferansı’ndan elde edilen başarılı sonuçlar, genel olarak insan hakları, sürdürülebilir kalkınmaya ilişkin diğer sosyal sorunlar, özellikle cinsel ve üreme hakları ve sağlığı konularında uluslararası düzeyde anlamlı taahhütlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. İstanbul’da 1992’de düzenlenen Uluslararası Nüfus, Eğitim ve Kalkınma Konferansı Deklarasyonu’unda, nüfus konularında sadece cinsel ve aile hayatı eğitiminin yeterli olamayacağı, eğitim yelpazesinin AIDS’den korunma, adolesan gebelikleri ve nüfus, çevre ve kaynak ilişkisinin eklenmesi ile genişletilmesi önerisi getirilmiştir.

    Üreme hakları, cinsel haklar ve özgürlükler, bireyleri olduğu kadar çiftleri de ilgilendiren haklar ve özgürlüklerdir. Yukarıda özetlenen haklar, devlet ile halk arasındaki ilişkileri ve devletin halka karşı yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları yasalarına (Birleşmiş Milletler bildirgeleri, antlaşmalar, vb.) dayandığı için yasal bir nitelik taşımaktadır. Uluslararası insan hakları belgelerinden yola çıkarak hazırlanan ve yukarıda özetlenen, cinsellik ve üremeyle ilgili hakların temel insan hakları arasında yer aldığı hatırlanmalıdır.

    Uluslararası insan hakları antlaşmalarına imza koyan devletler, uluslararası yasalarla belirlenmiş olan görevleri üstlenmeyi kabul etmektedir. Bildirgede yer alan uluslararası antlaşmalardaki bir çok madde, hükümetlerin kabul ettiği ve sorumlu tutulabileceği yükümlülüklerdir.

    Tüm insan hakları evrenseldir, bölünmez, birbiriyle ilişkilidir. Ulusal ve bölgesel özellikler ve çeşitli tarihsel, kültürel ve dini faktörlere dayanan farklılıklar gözönünde tutulmakla birlikte tüm insan haklarını ve temel özgürlükleri korumak ve yaymak, siyasi, ekonomik ve kültürel sistemi ne olursa olsun tüm devletlerin görevidir.

    Türkiye’de 1983 yılında yayınlanan “Nüfus Planlaması Hakkında Kanun” ve buna bağlı çıkarılan “Rahim Tahliyesi ve Sterilizasyon Hizmetlerinin Yürütülmesi ve Denetlenmesine İlişkin Tüzük” cinsel ve üreme hakları konusunda önemli mesajlar içermektedir. Kanunun ikinci maddesinde “Nüfus planlaması, fertlerin istedikleri sayıda ve istedikleri zaman çocuk sahibi olmaları demektir. Devlet nüfus planlamasının öğretimi ile uygulamasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. Nüfus planlaması gebeliği önleyici tedbirlerle sağlanır. Gebeliğin sona erdirilmesi ve sterilizasyon Devlet’in gözetim ve denetimi altında yapılır” ifadesi temel tanım olarak kabul edilmektedir.

    Türkiye, Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Ulusal Faaliyet Planı’nda “Gençlik” kısmında “Türkiye’de yaygın olan kanı gençler arasında istenmeyen gebeliklerin henüz bir sorun olmadığıdır. Ancak tutum, davranış ve koşulların değişmekte olması bu konudaki sorunların giderek artabileceğini göstermektedir. Bu durum ve konunun hassasiyeti, sorunun gereği gibi araştırılmasını ve cinsel sağlık eğitimi dahil uygun bilgilendirme yaklaşımını engellemektedir” denilerek eğitimin gereği ve önemi vurgulanmaktadır. Ulusal Faaliyet Planı’nın “Kadının Statüsü” ile ilgili beşinci stratejisinde, bir aktivite olarak “Üreme ve cinsel sağlık konularında gençlerin ilköğretimden başlayarak bilgilendirilmesi için eğitim programları hazırlanacaktır” denilmektedir.

    Üreme hakları ve üreme sağlığı insanlık hakkının bir parçasıdır ve kişinin tam insan olma potansiyelinin keyfini çıkarma, mental, emosyonel, fiziksel iyi olma haline ulaşma, ilişkilerin geliştirilmesi, kadının güçlendirilmesi, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için şarttır. Üreme haklarına saygı ve üreme sağlığı hizmetlerinin sağlanması aynı zamanda yeni doğan sağlığı ve yaşamını, çocukların sağlığını ve gelişimini ve temelde tüm ailenin sağlığını sağlamaktadır.

    Hakların öncelikle bu konularda hizmet verenler tarafından bilinmesi, hizmet vermede onları daha güçlü kılacaktır. Bu güç, uluslararası ve ulusal antlaşmalara yönelik yasal güç niteliğindedir. Hizmet verenler yine bu alandaki tüm etkinliklerinde hizmet verdikleri kişilerin insan haklarını koruma yükümlülüklerinin bulunduğu bilincinde olacaklardır.

    Kaynaklar:

    • Bildiri, IPPF Üreme Hakları ve Cinsel Haklar Bildirgesi, Vizyon 2000, Uluslararası Federasyonu – 1996, (Türkiye Aile Planlaması Derneği tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiştir.) Türkiye Aile Planlaması Derneği Yayınları, No. 54, 1997.
    • Fincancıoğlu N.: Kahire Konferansı çerçevesinde üreme sağlığı, Gençlik, Cinsel Eğitim ve Üreme Sağlığı, İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı ve Türkiye Aile Planlaması Derneği İstanbul Şubesi, Anadolu Matbaa, İstanbul, 1995.
    • Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Ulusal Faaliyet Planı, Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Tisamat Basım San., Ankara, 1998.
    • Promoting the sexual and reproductive health needs and rights of adolescents, Progress in Reproductive Health Research, Khanna J (ed.), UNDP/UNFPA/WHO/World Bank, No. 58, 2002, p. 2.
    • Understanding Adolescents, An IPPF Report on Young People’s Sexual and Reproductive Health Needs,. Hawkins, C (ed), International Planned Parenthood Federation, A Banson Production, UK, 1994.
    • Ünal T., Güneral F.: Aile Planlamasında Hukuksal Yaklaşım, Türkiye Aile Planlaması Derneği, Yayın No. 40, 1990.
     
  • Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

    lezbiyengaybiseksuel 00:35 on 30 September 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Kondom, Prezervatif   

    Adım Adım Kondom Kullanımı 

    1.Paketten Çıkarma
    Paketi dikkatlice açın
    Dişle, tırnakla veya keskin bir objeyle açmak kondoma zarar verebilir
    Kondomu paketten çıkardıktan sonra, hangi yöne doğru sarıldığını kontrol edin

    2.Kondomu Takma Hazırlığı
    Penisiniz sertleştiğinde kondomu takmak üzere hazırlayın
    Kondomu takarken içindeki çıkıntıyı iki parmağınızın arasına alarak içinde hava kalmamasını sağlayın

    3.Kondomu Takma
    Parmaklarınızla kondomu ucundan tutarken diğer elinizle kondomu aşağıya doğru yuvarlayın

    4.Boşaldıktan sonra kondomu çıkarma
    Boşalmanın ardından, penis sertliğini kaybetmeden kondomu çıkartın
    Kondomun alt çemberini penisinizle birlikte tutarak yukarıya doğru sıyırın
    Spermlerin kondomun dışına çıkmamasına dikkat edin

    5.Kondomu çıkarma
    Kondomu çıkartmadan once penisinizin partnerinizden yeterince uzakta olduğuna dikkat edin
    Kondomu çıkarttıktan sonra çöpe atın, aynı kondomu ikinci kez kullanmayın

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın